Salı, Ekim 17, 2017
Azizem; Yazdıklarınızın cevabı yıllar önce okuduğum üstad Ahmet hulusi’nin Kur’ân-ı kerimin ruhu adlı makalesinin son bölümünde veciz bir şekilde şöyle anlatılıyordu… ‘’Gâfillerin veya câhillerin “Kur’ân-ı Kerîm’in RÛHU”nu okuyamamaktan dolayı edinmiş oldukları yanlış kanaâtler, İslâm Dini’ni bağlamaz!. Kur’ân-ı Kerim’i “OKU”yamayanların yanlış yorumlarına...
ÖLÜM GERÇEĞİ Ölüm sonrasından söz edilince, Ahiret azabından kork denilince, Bazı yufka akıllılar derler ki; “Gidip gören mi var ne belli, Hani iddianızın delili.”? Aklı başında olanları etkilemez belki. Böyle saçma bir mantık, gülünç iddialar. Ya çocukların, şu zayıf insanların imanı. Onlara yazık oluyor, iğfal ediliyorlar. Ölüm gerçeğini şüpheye...
Hz.Mevlana Der ki : I. Ey akıllı / fikirli er Apaçık görmek istersen eğer Canlar canı Cananı Şu canından geç Yırt, at gözdeki, gönüldeki perdeleri Yaşarken ölümü seç Ölünür Mezara girilir ya hani O ölümü değil tabii ki Seni değiştiren Karanlıktan aydınlığa çıkaran ölümü seç O En güzel haber veren Peygamber; hz Muhammed( s.a.v) Ey ulular: ‘Ölmeden önce...
Burda / orda SEVGİLİSİN! Sakın kendini başkalarıyla kıyaslama Ama ben... Şu kadarım, böyleyim, şöyleyim deme.. Sakın sakın! üstünüm ötekilerden deme! Şeytan da böyle demedi mi? Ben! dedi. Üstünüm ondan! kıyasladı kendini, son yaratılanla.. malzemesine atıfta bulundu,gururlandı... Bilemedi sonun ilk’e baş olduğunu Nefsini alundan sandı, kovulmuşlardan oldu! Eğer böyle dersen; Kovulursun huzurdan Duaların varsa Oğluna kızına Anne babana mesela Hidayetlerine,dünyalarına asla kabul...
ah Nazım; demiş (güya), Atatürk;Rahmetli ’önce seni asmalı, sonra oturup dar’ın altına bir güzel ağlamalı’   gerçekten demiş mi bilmem sebebi Nazım’ın kaleminin zamana sivri gelmesiymiş sipsivri ve kasten / isteyerek teammüden pervasızca kullanılmasıymış   (güya). gerçek sebep bilinememiş te böylece bildirildiğinden derinden /derinden resmen böyle bilinmiş   vallahi vebali söyleyenlerin boynuna günahları demir ile taş gibi üstlerinde kalsın yalan söyledilerse yiğit arkaları yere gelsin de analarının yüreği cayır cayır...

HÜLASA

Senden yana Sen olmasan, sen Ben olmazdım Elli olmaz, yüz olmazdı Benden yana Ben olmasam, ben Sen olmazdın Bahar olmaz, güz olmazdı Sence/ bence Ben/sen olmasak Biz olmazdık, biz Bütün olmazdı, cüz olmazdı Dahası, doyasıya sevdiğim Gözlerince, yer yeşil Gönlünce gök mavi olmazdı Güzel olmaz, çirkin olmazdı Ben, sen, o Biz olmasak, biz Kavga olmaz, kin olmazdı Yasa...
Kaoslar içinde düzenler gördüm Zerreler içinde gezenler gördüm Saf nurlar içinde yüzenler gördüm Erindim ağladım metanetimden Evveller içinde ahirler gördüm Batınlar içinde zahirler gördüm Müritler içinde mahirler gördüm Derindim ağladım cehaletimden Cahiller içinde âlimler gördüm Asiler içinde halimler gördüm Adiller içinde zalimler gördüm Yerindim ağladım şikâyetimden Servetler içinde fakirler gördüm Yoksullar içinde...
“İnsanlar uykudadırlar. Öldükleri zaman uyanırlar.” Hz. Muhammed   Yaşam düş. Düş; Düş içinde düş. Zaman üç beş vakit, Zaman beş on bin yıl… Ne gam can, Ne tasa. Ha uzun ömür, Ha kısa. Değer mi haram arzulara… Değer mi kavgalara, Pişmanlıklara. Tut ki kavuş, Tut ki kazan. Dünya düş dünyası, Dünya yalan. Üç zaman mı, beş vakit mi? Ölür...
I . Bilesin ki, azizim Allah yar ve yardımcın olsun İsim denilen: kelam Vara / yoğa ad olan şeydir Öyle ki Fehim / varlığı isimle görür Hayal / suretlere bürür Vehim / yakınlaştırır Fikir /düşündürür Akıl bilir / hüküm yürür Ve Şey İsmiyle / eşleşir Şüpheye yer bırakmadan Özleşir /özelleşir Zatın bilincinde / söz Var /ve...

Sıfat

I. bilesin ki; azizim sıfat şeyin kimliğini niteliğini / niceliğini açık / kapalı bildirendir şeye, fehimde şekil veren vehimde toparlayan / belirten karanlığa ışık tutan akıl adıyla bilinene yakınlık kazandıran sıfattır / isimdir deriz uzun / uzun ki eksik kalmasın, kavransın algılansın yerli yerine otursun yitirilmesin, zayi olmasın II. çünkü Allahu teala ve her var ancak ve ancak isim ve sıfatlarla sezilir zatı özün,özünde;saklı yetmiş...