Vuslat Hanım ‘a mektuplar 17 Ah bu sevgi..

0
159
Vuslat Hanım ‘a mektuplar 17 Ah bu sevgi..
5 (100%) 1 vote
H.& VUSLAT ( 2/2/2010 )
———————————————
Peki hocam, çok üzgünüm.. Allah hayırlısını versin ne diyeyim.. Umut da kesilmiyor ki..
Ah bu sevgi.. Ne denir ki..
Hayırlı geceleriniz olsun.. Uyuyamadım kalktım yataktan, geldim mailiniz gelmiş mi diye baktım…
Allaha emanet olunuz..
Sevgili Vuslat;
Sen akıllı bir kızsın. Ne dediğimi aslında çok iyi anlıyorsun ama gönlün başka, aklın başka şey söylüyor. Ben sana o kişiyle işin bu aşamada olumsuz diyorum. İleride ne olur bilemem. Kimse bilemez, O her an bir şendedir. Allah’ın sıfatlarının kâmilen anlaşılması muhaldir. Yarın ne olur kimse bilemez. Sen güzelliği mutluluğu hak et gereği yerine getirilecektir. Allah’ın sınırlarını zorlayarak bu çileyi hak etmişsin… Yahut kısmetinde bu hali yaşamak mukaddermiş. Şimdi belki ezelde edilen duaların bir sonucu olarak yolun bize düşmüş.
Seni geçmişinin sorumluluklarından kurtarmaya çalışıyoruz ki önün aydınlansın, güzel bir geleceğe yürüme sansın olsun. Dünya düzeninde bile sicili kirlenmişlere birçok kapı kapanıyor. Ya ahiret için ne olur sanıyoruz. Büyük günahlar insanın hidayete, cennete giden kapılarını kapatır. O kapıları yeniden açabilmenin yolu nasuh tövbe ile tövbe etmek ve geçmişini sildirmektir. Af çıkarmaktır.(O görülen rüyalarda yapılan doğum sıkıntılarından kurtulacağın anlamına geliyor.)sicilini temizlemektir. Şu anda yaptığımız tam da bu. Sen umduğun güzelliklere giden yolu bize gelmeden önce zedelemiştin. İzin ver seni kendini tamir etmede destekleyebilelim. Hoplayıp zıplayan nefsine bir destur çek ve zikrine sıkı sıkıya devam et. Çok zaman geçmeden işler yoluna girecektir.
Unutma henüz yaşın genç. Senin yaşında birçok kızımız henüz erkek eline değmeden, senin aldığın bazı hazları bilmeden yaşıyorlar. Allah için sabırla en doğal ihtiyaçlarını rıza dâhilinde yaşamayı umut ederek bekliyorlar.
Yukarıda belirttiğim gibi sana emek verenler olmuş, sen çaba sarfetmiş ve Allah yolunun müdavimi olmuşsun. Şeytan seni nefsinle atlatmış ve yolunu kesmiş. Sabret te yeniden açalım. Ha ne dersin.
Sabredebilecek misin?
Unutma bir bakıma senkronize olduk ve sen üzülünce ben de üzülür hale geldim. Hadi hem kendini hem beni üzme ve ibadetlerine sıkı sarıl. Gün yakında senin beklediğin gibi müjdelerle doğacak, merak etme.
Selam es selame
HİCRET & VUSLAT ( 2/5/2010 )
———————————————
Değerli hocam Nasılsınız?
Hiç görüşemiyoruz. Karşılaşmıyoruz ki MSN. de… Malum gündüzleri de ben çalışıyorum. Nasip…
Dün gece 1.15 gibi uyudum, sabah 5,25 geçe bir rüya ile uyandım.. Rüyamda A…’in öldüğünü görüyordum. Ben İstanbul’da imişim, Onun çevresinden hiç kimse bana haber vermiyordu. Ama ben öldüğünü biliyordum. Bir haber almak için öylece bekliyordum. Mezarının yerini bile bilmiyordum hocam. O kadar üzgün idim ki.. Arıyordum telefonla telefona cevap veren yoktu. Aylar geçti, öyle bir ruh hali ile üzgün üzgün dolaşıyordum. Birileri beni aynı O’na benzeyen bir insanla tanıştırıyorlardı. Hayır diyordum asla olmaz. Hiç bir şeyi O’na benzemiyor. O böyle durmaz, gülümsemesi bile farklı.. Ben sadece sevdiğim adamı istiyorum… En sonunda O’nun mezarı başında, mezarının üzerine kapanmış öyle yanında yattığımı gördüm :(((
Biliyorum çok üzücü bir rüyaya benziyor. Ve biliyorum bana yine kızacaksınız kurtul bu adamdan diye. Ama hocam rüyalarımı kontrol edemem ki. Bak rüyamda bile nasıl sıkı sıkıya bağlı kalmışım… Ölüm bile vazgeçirmemiş. Tabii bir de bu rüyanın sizin tarafınızdan yorumu var. Bakalım ne diyeceksiniz. Daha zikrime devam edişimin 10. günü. Yani 25 Ocak’tan beri. Bununla bir alakası var mıdır acaba… Aydınlatırsanız müteşekkir kalacağım
En emine emanetim olunuz. Öptüm ellerinizden.
Dua ile…
Vuslat
Tarih:05 Şubat 2010 Cuma 14:41:37
RE: Slm Alyk.
Rüyan hayır olsun.
Bir kişiyi rüyada ölmüş görürseniz ona yepyeni bir hayat ve ömür verildi demektir. A…’in dünya görüşü değişecek yeni bir hayata başlayacak inşaallah senin beklediğin gibi bir hayata başlayacaktır. Yeni a…deki bazı değişimlerden etkileneceksin. Belki de sana geri dönecek, bunu zaman gösterir gelecek hakkında konuşmak sakıncalıdır. Hele hele teferruat vermek olacak iş değildir. Ağlamış, üzülmüş olman da sevineceğin anlamına gelir inşallah. Yaptığın zikirim tabi ki ilk başladığın günden itibaren Bir şeyleri değiştirdiği muhakkak. Yoksa zikrin ibadetin ne anlamı olurdu ki…”Allah bir şeye ol dedi mi o hemen oluverir.” Dünyadaki her değişim iyiye veya kötüye yönelik her değişim kulların dedikleri ve yaptıkları iledir. ‘Söyleyene değil söyletene bak”O zikiri çekmene izin veren güç kudret ve irade veren Allah’tır. Nefsini devreden çıkar, kendini yok say, geriye Allah’ın ruhu ve nefsi kalır. Senin dilinle söyleyen o dur. Meleklerin âdemin cesedine secde ettiğini mi sanıyorsun… Âdemde olan Allah’ın( özüne ) eserine idi. Şeytan bunu fark edemedi de itiraz etti. Kendini çok zeki bilen şeytan Âdemdeki (görünenin) Hakk’ı göremedi o nedenle de uzağa düştü. Kişi kendine bir varlık bent etmemeli. Hiç bir varlığı Allah’tan soyutlamamalı. Zahir yani görünen O’dur, batın O’dur, evvel O’dur, ahir Odur..O vardır, onunla birlikte hiçbir şey yoktur.
Velhasıl; rüyan bir müjdedir. Bakalım nasıl bir şekle bürünüp gelecek. Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler. Cuman mübarek olsun.
Selam ve dua ile.
O’un dilinden
Salat ile salavat günü
Bugün
O’un dilinden
Dua günü bugün
(Dua-i Kebir)
Büyük Dua:
İbn-u Abbas (r.a) anlatıyor:
“Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın
geceleyin namazdan çıkınca şu duayı okuduğunu işittim:
“Âllah’ım!
Senden, katından vereceğin öyle bir rahmet istiyorum ki,
onunla kalbime hidayet,
işlerime nizam,
dağınıklığıma tertip,
içime kâmil iman,
dışıma amel-i sâlih,
amellerime temizlik ve ihlâs verir,
rızana uygun istikâmeti ilham eder,
ülfet edeceğim dostumu lütfeder,
beni her çeşit kötülüklerden korursun.
Allah’ım,
bana öyle bir iman, öyle bir yakin ver ki,
artık bir daha küfür (ihtimali) kalmasın.
Öyle bir rahmet ver ki,
onunla, dünya ve ahirette senin nazarında
kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım.
Allah’ım!
Hakkımızda vereceğin hükümde lütfunla kurtuluş istiyorum,
(kurbuna mazhàr olan)
şühedâya has makamları niyaz ediyorum,
bahtiyar kulların yaşayışını diliyorum,
düşmanlara karşı yardım talep ediyorum!
Allah’ım!
Anlayışım kıt, amelim az da olsa
(dünyevi ve uhrevi)
ihtiyaçlarımı senin kapına indiriyor
(karşılanmasını senden talep ediyorum).
Ràhmetine muhtacım,
halimi arz ediyorum.
(İhtiyacım ve fakirim sebebiyledir ki)
ey işlere hükmedip yerine getiren,
kalplerin ihtiyacını görüp şifâyâb kılan Rabbim!
Denizlerin aralarını ayırdığın gibi
benimle cehennem azabının arasını ayırmanı,
helâke dâvetten,
kabir azabından korumanı diliyorum.
Allahım!
Kullarından herhangi birine verdiğin bir hayır
veya mahlukatından birine vadettiğin bir lütuf var da buna idrakim yetişmemiş,
niyetim ulaşamamış ve bu sebeple de istediklerimin dışında kalmış ise
ey âlemlerin Rabbi,
onun husülü için de sana yakarıyor,
bana onu da vermeni rahmetin hakkında senden istiyorum.
Allahım!
Ey kuvvetli ipin,
doğru yolun sahibi!
Kâfirler için cehennem vadettiğin kıyamet gününde,
senden cehenneme karşı emniyet,
arkadan başlayacak ebediyet gününde de
huzur-i kibriyana ulaşmış mukarrebin meleklerle,
rükû ve secde yapanlar
ahitlerini ifa edenlerle birlikte
cennet istiyorum.
Sen sınırsız rahmet sahibisin,
sen
hadsiz sevgi sahibisin,
sen dilediğini yaparsın.
Allahım!
Bizi, sapıtmayıp, saptırmayan
hidâyete ermiş
hidâyet rehberleri kıl.
Dostlarına sulh
düşmanlarına da düşman kıl.
Seni seveni seviyoruz.
Sana muhâlefet edene,
senin ona olan adâvetin sebebiyle
adavet (düşmanlık) ediyoruz.
Allahım!
Bu bizim duamızdır.
Bunu fazlınla kabul etmek sana kalmıştır.
Bu, bizim gayretimizdir,
dayanağımız sensin.
Allahım!
Kalbime bir nur, kabrime bir nur ver;
önüme bir nur, arkama bir nur ver;
sağıma bir nur, soluma bir nur ver;
üstüme bir nur, altıma bir nur ver;
kulağıma bir nur, gözüme bir nur ver;
saçıma bir nur, derime bir nur ver;
etime bir nur, kanıma bir nur ver;
kemiklerime bir nur koy!
Allahım nurumu büyüt,
(söylediklerimin hepsine bedel olacak) bir nur ver,
(söylenmeyenleri de kuşatacak) bir nur daha ver!
İzzeti bürünmüş,
onu kendine alem yapmış olan Zât münezzehtir.
Büyüklüğü bürünmüş
ve bu sebeple kullarına ikramı bol yapmış olan Zât münezzehtir.
Tespih ve takdis sadece kendine layık olan Zat münezzehtir.
Fazl ve nimetler sâhibi Zàt münezzehtir.
Azamet ve kerem sahibi Zât münezzehtir.
Celal ve ikrâm sâhibi Zat münezzehtir.”

CEVAP VER