Cuma, Mayıs 25, 2018

Aylık Arşiv: Kasım 2014

Ruhumuda Aldım Bataklıkta Yüzdüm. Neredeydin? – Safiye’ye Mektuplar -18

Ruhumuda Aldım Bataklıkta Yüzdüm. Neredeydin? Dün sabah geldim bu şehre. Uzun zaman olmuştu buradan ayrılalı. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna arabamla seyahat etme fikri, yaşanan...

“Kermil” Doğmamış Bebeğimin Adı. – Safiye’ye Mektuplar-17

Kermil, Nablus ta bir dağ... Doğmamış bebeğimin adı. Fatih in ara sokaklarında, karanlık izbe bir ev. Yoğun rutubetin ve karanlığın içinde nasılda nefes alırdım, nasılda nefes...

Safiye’ye Mektuplar-16 / Delirmek İstiyorum.

DELİRMEK İSTİYORUM! Bu gece benim şu meşhur defteri aldım elime. Sayfalarında gezindim kederle. Kara kaplı kalın defter. Tarihler, yerler, saatler isimler, günün anlam ve önemini...

Niye doğurdun beni Anne? – Safiye’ye Mektuplar -15

Niye doğurdun beni  Anne? Seni gördüm bu gece. Anne demişimde iki kere, koşup gelmişsin yine. " Korkma yanındayım " dedin, elini sol yanağıma değdirdin. Tam sarılacaktım,...

Safiye’ye Mektuplar -14 / Üzerime Abandılar Dün Gece Bir Kere Daha Öldüm.

Dün gece bir kere daha öldüm, bu gece dün gecenin tekrarı olacak. Ölüp ölüp dirilmek diye tabir edilen buymuş demek ki diye düşündüm. Üzerime abandılar....

Safiye’ye Mektuplar-13 / Yaralı Eller

Bu evde geçen her dakika daha çok şey öğrenip daha çok şaşırıyorum. Bu küçük karanlık oda da ne çok hatıra ne çok gizem varmış....

Safiye’ye Mektuplar-12 / Kimliksiz Yaşanmıyor İşte

Ana rahmine düşmek Yeniden belirmek İmkânsızlığının farkındayım Elbet. Bir zamandır duyduğum istek Dün gece kesinleşti nihayet Bir erkek gerek, Şayet Bir kadın olacaksa mabet. Mezardan sökmek sizi Deri ve kana bulamak Çürük kemiklerinizi Bir yoğunluğun içinde Akıp...

Safiye’ye Mektuplar -11/ Anne artık kimse dokunmuyor bana.

Bir yazı okudum. Çırpınan, çelişkilerde kıvranan, doğru yolu ve ışığı arayan bir yüreğe aitti. Benim gibi başkaları da varmış gaflette olan diye rahatladım biraz...

Safiye’ye Mektuplar -10 / Çek Ellerini Üzerimden

Safiye’den;bir şiir… Giriyorum içeri... Ne buldun orada? Yeni bir dünya mı yoksa. Ehil gözükmekse rolüm, Ağlamıyorum işte bu esnada. Ne bulduysan anlat bana da. Merak ediyorum Seni Zamandan koparan nedir? Bu delilik vadisinde, keşfetme arzun...

Gülcan’ım

Telefon tellerince ince mi ince Kilometrelerce uzak mı uzak İzini sürdüm Uzay gezmeni, sıcak gözyaşlarının Geleceğe rahmet birileriyleydin Senin kadar körpe her biri Senin kadar güzel, ancak Aralarında sen kraliçeydin Anladık demen...