Hikmetli Mektuplar – 4 Peş peşe açılan beyaz kapılar.

3
2168

Merhaba hocam

Allah’ın selamı, bereketi, lütfu üzerinize ve tüm Müslümanların üzerine olsun Ali hocam,

Uzun zamandır yazmıyorum, ama sizi anmadığım, sayfanıza girmediğim gün yoktur. Çevrimiçi yeşil renkte olduğunuzu görmek bile iç huzura neden oluyor, Allah sizden razı olsun.

Rüyalarımın birinde kuraklık bir yerde gezinirken bembeyaz koridor ve sonunda beyaz kapı gördüm, oraya gidip kapıyı açtığımda kapının arkasında aynısından beyaz bir kapı daha, ve böyle devam ediyor. Beyaz koridor ve arka arkaya beyaz kapılar… Sonu yok. Uyandığımda beynimin içinde gezindiğim gibi bir his vardı, sanki nöronların içindeyim. Yeterli gibi değil tabi, ama bunun dışında da kayda değer rüyam da yok, hocam. Yine karlı tepelerde geziyorum bazen.

Namazlarımı bir ara biraz aksattım, sabahlarda zorlandım, kazaya bıraktım, o sırada facebookta sizin evkatlarla ilgili Vuslat hanıma yazdıklarınızı okudum, tekrar toparlandım. Her namazdan sonra uzun zamandır “Rabenneftah beynena ve beyne kavmina bil hakkı ente hayrul fatihiyn ” okuyorum. Acaba tekrar yeniden mi başlasam kırk gün için, kaza ederek okuduklarım oldu.

Kendimi yetersiz hissediyorum, çok hem de, salavat getirirken bile acaba buna hakkım var mı diye düşünüyorum, beynin oyunlarından kurtulamıyorum sanırım. Kalbim de çok inceldi bu arada, bir gün çocuk parkındayken ikindi için ezana bir dakika kala mescide girdim, ön tarafta yaşlı bir adam ezan okuyordu. İşaretle arkaya geçmemi anlattı. Geçtim, ama içim doldu, onu size benzettim, namaz bitinceye kadar yaş aktı gözümden. Keşke etrafımda da namaz kılan birileri olsa, büyüklerden. Anannem vardı, rahmetli, onu çok özlüyorum. O şimdi görseydi benim Kurandan yasin okuduğumu çok mutlu olurdu… Ona sağ devrini de anlatırdım. Çoğu yazdığınız şeylerle onun anlattıkları uyuyor, örneğin, çeneye yaslanmayın derdi, ana babanız ölür, salı günü doğanlar için kadersiz derdi, su içerken oturun derdi vs, az biraz efal ve evkat bilgisi sanki. Yanımda olsaydı. Bir ay önce çalıştığım iş yerinden biri bıçaklanarak öldürüldü hocam, otuzlu yaşlarında ve bekarmış. Tabi üzüldük, ama “çocuk beş vakit namazındaymış” deyince içimde bir şeyler kıpraştı, çok çok farklı duygular yaşadım, ben eskiden bunun ne olduğunu anlamazmışım. Kalben sevdim o çocuğu, hem sevindim adına. Şimdi o secde izi taşıyan alınların ne anlama geldiğini kalben kavrıyorum, bu duygu için çok şükrediyorum, kalbimin katılaştığını hissettiğimde çaresizlikten ne yapacağımı şaşırıyorum hocam.

Belki dinsiz ortamda yetişmiş biri için bu kadarı yeter denebilir, ama değil, hocam, haddimi aşmak istemiyorum, ama değil. Daha çok namaza, daha çok dua etmeye, daha çok Kuran okumaya ihtiyacım var. Bunları yazarken bile amacım ne diyorum, ama sadece size bunu bildirmek istedim nedense. İstemekle yapmak arasındayım her zaman olduğu gibi, oruç tutmaya ve her gün gece namazına kalkmaya iradem yetersiz hocam, doğrusu bu galiba. Ama bunları yapmadan nefsi devre dışı bırakmak zor gibi.

Ben namazlarımı bırakmak istemiyorum, nefsimi yenmek istiyorum, o kabuktan sıyrılmak istiyorum ama kolay değil. Acaba mühürlü mü kalbim, açılamıyor mu artık, korkuyorum, ama kendi kendimleyim, bırakıp kaçamıyorum, sonuna kadar bu nefsi bir yük gibi yanımda taşıyacağım, gölge gibi kaçınılmaz. Gün içinde beynimize gelip geçen o kadar çok düşünce var ki, yüzde doksanı çöp. Bazen her şeyden sıyrılıp, beyni tamamen boşaltıp sadece Kuran ayetleri ile doldurmak istiyorum, fakat hayat küçük oyunları ve küçük hesapları ile sürekli müdahale halinde. Ne yapmalıyım hocam, sizden ödev almak istiyorum yerine getirmek üzere tekrar. “Rabbeneftah..” zikrine yeniden başlıyayım mı?..

Saygılarımla ve dualarımla ..

-Aleykümselam aziz hakk yolcusu kardeşim…

Dualarına, dileklerine amin diyor,aynen mukabele ediyorum..
Maşaallah rüyanız ne güzel….Kapılar kapılar sürekli beyaz koridorlara açılan sürekli beyaz kapılar…fetih açmak demek değil mi..beyaz da barış,islam,hayat,ihya,cennet, cemal değil mi…Şimdi, mana aleminde yani meleki boyutta ard arda açılan o beyaz kapılar, gel gel diye sizi davet eden kapılar yetmişiki perden bazıları… zahire zuhurunu bekleyin sabırla ve şükürlerle..
bakalım bu zor zamanlarında dünyanın, size hangi rahmetleri, izzetleri getirecek görelim,görün..

Her asrın çocukları kendi şartlarında,yapıp ettiklerinden sorumlu tutulacaklardır.
Bir dağda ermek var,bir de bağda..Hiç sahrada açan çiçeğin gayreti vahada açanla bir tutulur mu..
Hiç sevenlerle sevmeyenler,bilenlerle bilmeyenler,görenlerle görmeyenler,yapanlarla yıkanlar bir olur mu..Siz de biz de çağdaşlarımızın herbiri de içinde bulunduğumuz şartlarla yargılanıp,hüküm giyeceğiz…Gördüğümüz göreceğimiz o ki hakk tealada bağışlanma, kısasın iki katıdır..Rahmet her zaman mizanın cennetten yana ağır basması için devrede,merhametinin hazır kıta beklediğini kurandan öğreniyoruz..
Ancak Allah tealanın gazabının da çok çetin olduğunu biliyor,korkuyoruz…
Rabbim korusun ya rabbimizin gazabının coştuğu ana denk düşerse kusurlarımız..

Güneşleri düşünün, güneşler yutan karadelikleri ve mini mini bir gezegen olan dünyamızdaki depremleri,
yanardağ püskürmelerini, hortumları, sel felaketlerini,tusunamileri düşünün ve ayrım yapmadan götürdüklerini…..
Her zaman olabilir değil mi, depremler, yangınlar ve sıradan kazalar, kalplerin ani duruşları..Kimin garantisi var yarın ki namaza ulaşmaya …

Her şeye rağmen siz çabalayın, rabbinize yakınlaşmaya,gücünüzün yetmediği yerde özrünüze sebebiniz gerçek olsun,nefsin bahanesi değil…

Her güzelliği bir zorluğun ardına koymuş mevlamız, nefislerimizi cennet yolunda sıralamak, sınamak için…
Hak edene hak olsun cennetim demiş..
cennet cemalini yetmişikibin  perdenin ardına gizlemiş,
ardından gayretlisine perdeleri yırtma yetkisi vermiş..
Sanki bizlerle oyunda, oynaşta,
her zaman bizimle akran, aynı yaşta..

İnşaallah kırkbir gün her namazdan sonra 21 besmele olsun zikriniz…
vaktiniz olur da daha fazla okumak gelirse içinizden kalbinize bırakın sayıyı, saymayın..
Yorgunluk yahut doygunluk gelinceye kadar okuyun. Ancak namaz arkasına olsun, yürürken değil..

Rabbimin rahmeti o namazında niyazında olan şehit kardeşimize olsun..
ne şanslı bir can imiş…
Kaza gelmeden azığını hazır etmiş,ardında güzel bir şan bırakarak gitmiş..

Yine yazın lütfen,içinizden geldiği gibi…
rabbim yar ve yardımcınız olsun, kimseye gücünden fazla yük yüklemeyen rabbimiz yük vermeden önce taşıyacak güç versin, rahmetini üzerinizden hiç eksiltmesin.Amin

selam es selame

3 YORUMLAR

  1. Hocam aynı durumdayım kendimi sürekli sorgularken bu mektup çıktı karşıma.Gunluk istiğfar selavat ve ayetlerden okuyorum ama ben kendimden hiç memnun değilim vesvese mi bilmiyorum..sanki kabul olmuyor sanki bi tıkanıklık var gibi tarif edemiyorum.Okurken bi coşkunluk yok.Hep bi eksiğim üzülüyorum.duygu durumum bozuk belki ondan.Esimle boşanıyoruz…Bir de gece sağ tarafıma dönmüş vaziyette sağ elim sağ yanagimda uyuyana kadar ayet-el kürsi okuyorum.3 kez başıma geldi bu yazacagim..tam gözüm geciyor sağ işaret parmagim şiddetle yüzüme vuruyor ve sanki kafamda bi patlama oluyor…Ama korkmuyorum ki yıllarca evde yalnız kalamayan ben şartlar gerektiği için 3 yıldır gece bile korkmadan şükürler olsun kalıyorum.Hafta sonları oğlum babasına gittiği için..Başinizi şişirdiysem hakkınızı helal edin.Ama bu ayet-el kürsi de yaşadığımın anlamını sizden öğrenmek isterim.Mübarek ellerinizden öperim.Allaha emanet olun.

    • selam es selame banucan,sağ el işaret parmağının ihtilacı,duan kabul,devam et,hayırlı bir iş yaptın,allah razı oldu,bu yaptığın iş kesin doğrulardandır vs gibi anlamlar taşır.hemen her kul buna nebiler veliler dahil bilinmeyene yol alırız.ilmi tecrübe ederek ilerleriz. kitaplar sünnet ve diğer alimlerin yazılarından toplayabildiğimiz bilgi dağarcığına kendi teçrübelerimizi ekleriz.işte bu sağ el işaret parmağının ihtilacı bize doğruyu öğretirken sol el işaret parmağı ise celali bir işe giriştin kabul ediliyor haberin olsun.tetkik araştır tefekkür et eğer ayete, yasaya ve ahlak terslik varsa hemen o işi bırak.anlamı taşır..bir bakıma sağ el işareti evet onayı,sol el işareti ise hayır,devam etme hatta istiğfar et demektir.ihtilaçname gibi bir hakikat ilmi bu çağın zikir ehlini elinin altındadır.nasıl bir nimettir ancak arifler ve alimler anlar.rabbimiz size ihtilaçlarla, ilk yola çıktığınızda, adeta teşrifatçı görevliler verir.cebrail sürekli sizinledir.habir esmasının görevlisidir..bunu yap bunu yapma .hata yaptın doğru yaptın der yol gösterir..kesin haberdir ilahi haberdir.rabbimizin beze şah damarımızdan yakın olduğunu hakkal yakin yaşatır. ZİKRE İLK ADIM adlı yazımızı öneririm.selam es selame

    • Banucan..nasıl bir zikir ehlisiniz ki neler okudunuz da yuvanız dağılıyor.zikir ehli ne okuduğunu iyi bilmelidir.zikri iki taraflı bir kılıçtır.bir ucu cennete bir ucu ceheneme yol verir.zikrilerinizi sorgulayın.rahberiniz varsa sorgulayın.ibli de reheberdir son yüzyıllarda en çok mürite sahip DECCALI YÖNETİR.
      selam es selame

CEVAP VER