Affedilecek olan hanginiz

11
492
Affedilecek olan hanginiz
5 (100%) 6 votes

Affedilecek olan hanginiz

selam es selame değerli hocam
Nasılsınız, iyisiniz inşallah. Affedin bu aciz kulcağızı.
Sizden hem helallik istemem, hem de bir kaç bilgi vermem lazım. Yaklaşık bir sene öncesi size yine yazmış idim. Ama ne desem bilmiyorum, çok yanlış şeyler yaptım. İzninizle anlatayım;
Sizden izinsiz ya latifün zikrine kendim başlamıştım. Hatta iki beyaz sayfa şeklinde Cemalettin isimli bir tanıdığımdan beratımı almıştım. Mutlu olmuş ama size yazamamıştım. İlk önceleri o anların sarhoşluğu ile size yazdım facebook’tan. Lakin tam o aralar öyle derinlemesine içime kapandım ki sormayın. Sadece zikrime odaklandım… Namazlarımı saatlerce kılıyor, zikir çekiyordum. Normal yaşantıma zaman ayıramaz hale gelmiştim.
Ne zaman size yazacak olsam ya bir sebep çıktı ya da bir aksilik oldu. Celalden bilip zikrimin de sarhoşluğuna kapılıp sonraları yazarım gibisinden düşünerek bir seneye yakın yazmadım. Ya da yazdırılmadım. Ya bilgisayarım bozuldu, harddiski yandı ya telefonumun ekranı kırıldı yazı yazarken. Abuk subuk şeyler yazdım. Size olan hürmetimden, korkumdan yazdırılmadı…Bu arada çok etkili ayetler, sıkı sıkı uzun dualar okuyor ve uzun namazlar kılarak ümmet-i Muhammed’e dua eyleyeyim diye harap ve bitap düştüm. Hatta o zamanlar daha hiçbir şeyin farkına varmamışken, sizi yeni tanıdığım halde, sigara olayına herkes gibi hafifte olsa takılmış, Rabbimden kendi kendinize sigarayı bırakmanızı istemiştim. Ardına dualar, ayete kürsüler, derken günün birinde bilgisayar ekranımda büyük bir kalp belirmiş ve kalbime de yaşasın mı ölsün mü gibisinden bir sual gelmişti. Dedim ne alaka… Ama sonradan vefat edecekse hiç değilse imanlı mıdır, onu bilsem dedim. Ve yine kalbimden çok büyük yürekli, islama ve müminlere faydalı biri olduğunuz ilhamı geldi.
Sonrasında kalp krizi geçirdiğiniz ilhamı ve hangi duaları etmem gerektiği ilhamı geldi, dondum kaldım.
Her şeyde bir hayır var, abim kalp krizi geçirmiş ama tıkanan kalp damarı yerine yan kılcal damarlardan o bölge yine beslenmeye devam eder halde kalmıştı. Emin değilim sizin geçirdiğiniz olay bu şekil mi değil mi?
Ama kalbinizin alt tarafındaki hafif siyahlıkla, aklıma bu şekilde bir kalp krizi getirilmişti, o zamanlar.
Hemen hatamın farkına vararak tekrar duaya sarıldım, ettiğim duamdan pişman olarak, RABBİM! Hocam rahatsızlığını atlatsın diye ayeti kürsüler ve daha neler, neler okudum. Ama size bilmeden de olsa çok eziyetler ettiğimin farkına vardım. Hakkınızı helal edin hocam. N’olur can hocam… Daha belki iki gün öncesine kadar da bu halde idim. Bu Cinnî imanlı mı imansız mı bilmiyorum. Karşımda ya da yanımda ya da o an hiç alakasız bir kimse ile kalbime bir duygu belirtir, sonra da oturur dua ettirirdi. Ne uykularım uyku, ne gecelerim gece olarak geçti. Herkes ayrı bir dünyada kendim ise apayrı bir dünya da idim. Kime ne anlatayım ki, öyle büyük şeyler istedim diledim ki…
Rabbim affetsin. Ama sağ devrimi 7 ayetle kürsü ve ya latif zikrimi hiç terk etmedim. Rabbimin lütfu bir kaç gün evvel okuduklarımın tecellisini ( ya latifün ) zikrini ve okuduğum her şeyi bıraktırmıştı; buna da bir kitapta peygamberimizin Ahmed (as) ismini çok sevdiği yetiş ya Ahmed deyince yetişeceğini öğrendikten sonra oldu. Sizin yazılarınızı okur, ettiğim dualarımın Zülfikarlarda tecellilerini görüp mutlu olurdum. Ama içine kapanmış, kendi hayatından vazgeçmiş bir garip olarak, rabbime hamdü senalar olsun hocam. YETİŞ YA AHMED ( A.S. ) dedim bir kaç kere, içten gönülden… Rabbime hamdolsun sizin (SELAMÜN GAVLEM MİRRABBİRRAHİM ) zikrini verdiğiniz yazılarınız çıktı karşıma. Sonra kendiliğimden isteyerek başladım.
Bu zikri çekmeye başladıktan sonra korkuya kapıldım. Tecellisini istemek ne tür zararlar verir diye endişelendim.( daha öncesinden de okuduklarımı bırakmaya niyet etmiş ve her ettiğim dualarımın terse düştüğüne şahit olduğum halde ( sıfatım olarak alıp ) okumaya mecbur kaldığımı hissedip okumaya tekrar başlamıştım)…
Ama hocam, bu halde devam ederken alt çene ihtilacını öyle çok aldım ki sormayın. Korkup devam eyledim, sonrasında tecelli yerine dilime sırrı mucibince zatımı ve sevdiklerimi koru yarabbi diyerek dua eder oldum. Rabbime hamdolsun.

Okuduğum ayetleri burada yazmak sizi bilgilendirmek isterdim, hocam ama yanlış ellere düşüp te kardeşlerimin zarar görmesini, farkında olmadan yanlış işler yapmalarını istemem…Yazın illa derseniz yazarım.

Yukarıdaki yazıyı (bir ruhani ile karşılaştım-Kamet hanıma mektuplar 1)okuyunca kendime çok benzettim.
Bu uyarıyı yazayım istedim hocam. Hakkınız helal edin bir süre dinlenme, hayattan zevk alma maduna geçtim.
Şu an dahi dua edip korumaya çalıştığım onlarca şeyin terse düştüğünü görür haldeyim. Rabbim sonucunu hayra çıkarsın.
Yine şöyle bir fikrim var ki bu varlık, artık her neyse, insanlara dua ettirip, vakitlerini onlardan alıp, sizi islamda gösterip, çok keskin, olumsuz dualar yaptırıp sizi köşeye sıkıştırıyor. Karşınızdaki insanların asli niyetlerini ilham ettirip, onlardan soğutup, allah’a tefekkür ettirip, ibadet le meşgul ediyor. Asla yalan söylemiyor. Sizin hataya düşmenizi bekliyor ya da bir hayli yanlış dualar ettirip, bir şekilde sizi Allah’a karşı celalde bırakıyor. Selam es seleme hocam ne olur bu kula dua edin. Hakkınızı helal edin hocam. İnanın öyle ihtiyacım var ki…

-Selam es selame birkulcan, yazdıklarını ibretle okudum. Aynen senin tanımladığın şekilde defalarca kalp krizleri geçirdim… Bedduaların beni akıl almaz şekilde sıkıntılara soktu. Ümmete dua etmemi, sizlere yardım etmemi engellemek için sadece kalbimi değil bütün bedenimi tarumar etti ki seccadeye gitmeyeyim, dua etmeyeyim, sizlere yol göstermeyeyim istedi. Ancak celalın senin gibi kandırılmış askerleri beddua ederken, cemalın melekleri de bize dua yağdırıyordu. Bu arada biz bu yola baş koyalı neredeyse elli yıl oldu. Belki elli kere ölümün kıyısına getirildim de rabbim imdad etti yeniden hayat verdi. Ümmete ve milletime dua etmem için derman verdi….çok zor oldu ama hangi iş kolay ki. Sana da şeytanlık görevi verdiğinde rahatsız etmiş, yormuş, uyutmamış, öldürmeye kalkışmış.
Gün oldu kendim için dua ettim; rabbim kim bana bunca beddua eden dedim. Kâfiler sanıyordum. Ancak sen ve daha iki kardeşin, türbanlı, dili dualı, orta yaş kızlarımdınız. Yüzlerinizi kapatarak rabbim gösterdi…Pek içten dua ediyordunuz. Sizleri iblis benden çalmış, bana silah çektirmişti…saftınız, cahildiniz. Sizlere en içten duygularla dua ettim…hidayetiniz için. Onları bana geri kazandır rabbim dedim. ‘’Biri sana yazacak helallik isteyecek’’ buyuruldu. Hoş geldin.
Rabbimiz seni de bizi de affetsin…
çok tövbe namazı kıl.
Zikirlerine devam et. Ve yazmayı da sürdür. Eksik bıraktıklarını yaz ki başka saf müminler iblisi ve askerlerini iyi tanısın. selamünkavlemmirrabbirrahiym ayetini çok oku. Çevrenizi süflilerden temizler, selamete çıkarır.
Allah’tan sana bir selam demektir. Allah’tan selam almak istemez misin. Umarım samimi tövbeler ile canını kurtarırsın. Çünkü yaptığın her beddua sana geri yönelmiş durumda. Allah yar ve yardımcımız olsun .Bana MSN den yazmanı dilerim…Hakkımı tam helal edebilmem için kimliğini bilmem lazım. Üç tanesiniz. Affedilecek olan hanginiz nasıl bileceğim…bana seçme sanış vermelisin. şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır sözünü hatırladın mı..bana beratını alınca yazmalıydın,ikincisi ne olamalı diye sormalı, yenisini almalıydın.Selam es selame

11 YORUMLAR

  1. selam esseleme can hocam
ne anlatayım nasıl anlatayım bilmiyorum ki; size ilk yazımı hazırladığım zamanlar da rüyalarım artmıştı. sonraki Rüyamda tahta bir kapıdan içeri girdim ama yürüdüyordum. Havada uçuyorum, süzülüyorum gibi her yer mermerden di önümde merdivenler var ordan çıkmak yerine süzülerek yukarı çıktım. aslında çok da şahıs ve davranışsal olarak hoşuma gitmeyen birinden ismi cemaleddin hemen merdivenlerin üzerinde biraz ilerisinde iken yerler ve duvarlar tahtaydı, alt katta ise duvarlar ve taban mermerdendi; merdivenden çıkar gibiyken gemi kamerası mı burası neresi ki diyordum.
daha sonra gerçek hayattan tanıdığım belletmen hocam çetin ve çok sert mizaçlı olmasına rağmen gülerdi genel itibariyle. o gülüşle bana doğru gelerek bir imza föyü açtı iki taraflı ona yaklaşırken, iki tarafında da beyaz kağıt vardı aynı restorant önlerinde menü açanlar gibi. o an yazı yok diyerek üzülmüştüm ama beraatim olduğunun idrakinin sevinciyle sağ tarafıma yönelip boynuna sarıldığımı hatırlıyorum. Yönelirken bile idrakindeyim hocam sağdan mı soldan mı sarılsam diye daha sonra föyü elime aldım ve kapatıp sol koltuk altıma defter sıkıştırır gibi sıkıştırarak devam ettim, dışı siyah deri kaplı imza föyü idi siyah diye üzülmüştüm o an rüyamda, sonra yine süzülerek merdivenlerden inip tahta kapıdan dışarı çıktım. alt tarafta salon şeklindeki odada duvarlar full süt mermer olmasını diledim rüyamda ama öyle olmamasına da üzülmüştüm. mermerler geneli beyaz ama tek renkte, yalnız gölgeli gibi bir beyaz renkteydi. gölgemsi beyaz mı derler nasıl derler bilemedim. boynumu eğip peki diyerek tahta kapıdan çıktığımı hatırlıyorum.
    
Rüyamı hocam 25 şubat sıraları gördüm. 
Ama hocam messengerdan gönderdiğim yazıyı sırasında bile size gönderirken, bir kıssa çıkmıştı önüme hızır ve allah dostu bir kulun kıssası,
    camide yan yana cuma vakti namaz için beraberken uyuklayan kula hızır ‘’kalk abdestin bozulacak napıyorsun’’ diyerek nida edip adamcağızı dürttüğünde cevaben; hızır çok karıştırma şimdi senin burda hızır olduğunu söylersem saçının telini koymazlar diyivermiş..

    Hızır Allaha dua edip bu kulun listesindeki allahı seven kullar arasında bulunmadığını, ama olan olaya da kimliğini nasıl bildiği hakkında nasıl yorum yaptığına da anlam verememiş.. sonrasında yine nida ile hızıra;
’’ Hızır kulum sendeki listede allahı seven kulların adı var , oysa o kul benim sevdiklerimdendir. Ben sevdiklerimi hiç kimseyle paylaşmam. ‘’ gibisinden bir nida denilmiş.
    
hızır durumu anlamış kimliği açığa çıkmadığı için şükretmiş
 çok değerli can hocam inanın size ilk mesajı bile gönderdiğimde bu hal niyetinde idim. allahın sevdiği kullar arasında olmak hedefim vardı, kimseyle paylaşmadığı kullar arasında olabilmek idi.
    hocam insan rabbiyle dertleşip, dualaştığı şeyleri nasıl olur da bir başkasına gönderir ki böyle diyerek vehim geliyordu.
bir iki hafta öncesi yine herşeyimi anlatan bir yazı yazmış tüm açıklığı ile, size göndermeye niyet etmiştim. ama gelin görün ki ertesi gün kedileri besleyen miskin biri ile karşılaşmış ve uzaktan da merhabalaştığım için oturup bi müddet konuşmuş idik. o kuran okumayı bilmiyordu, biraz da dert yanıyordu ama merhametinden dükkan artıklarını toplayıp kedileri besliyordu havalarda soğuyunca içlenmişti adamcağız. ‘’kediler üşüyor bu insanlar ahireti düşünmüyorlar mı ? söz verdiler galü bela da ‘’, diye kızıyordu. devamlı kediler ile üşüyor, onlara gel gel yapıp napıyorsunuz, canlı onlarda diyerek yanımızdaki çocuklara da kızdı. o sıra bana dönüp unuttu bu insanlar allaha verdikleri sözleri diye beni fırçaladı. Allaha rabbime nice sözler vermiştik hala daha ağzımızdan çıkan onca şey hep bir söz olarak geleceğimizi şekillendirmeye devam ediyor. sadece farkında olan çok az bir kesim var bi haber çoğumuz. Bunun farkındayım, idrakindeyim hocam, yaşayarak öğretti rabbim..
 Sonra bu cahillle bile eğitiyor be hey abdal seni allah, deyip yine göndermemiştim yazımı, herseyde bir hayır vardır hocam, rabbimin hikmet dili öyle bir şey ki; başımıza gelmedi diye üzüldüğümüz şeylerin, kabul olunmayan onlarca duamızın altında, bizi nelerden koruduğunun farkında bile değiliz. hocam zikre meraklı biri olmama rağmen sizden önce hiç düzenli bir zikr hayatım olmadı. 
ama evde annem çocukken kadiri tarikatından aldığı okumaları yapar sürekli kendince, ablamda Nakşi olan çarşamba cemaatinden zikirler çekiyorlar. zikir çekenlere uzak bir yaşantımda olmadı diyebilirim.
    Hocam şu an eskiye nazaran daha rahatım sufiler konusunda ‘selamungavlemminrabbirrahim’ zikrine devam ediyorum. Niyetimi de ‘’Allahım okucağım esmaların ve yapacağım efallerin sırrı Mucibince zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ve taleb ederim, arşı aladan mucip sıfatınla dua ve dileklerimi kabul buyur. sonra istimdat ya rasulullah istimdat ya habiballah istimdat ya ehli beyti güzin istimdat ashab-ı kiram istimtad cümle-i ruhaniyat diyerek 9 ar kere subhanallahuvebihamdihi subhanallahul azim esteğfirullah sonra salavat ardına da zikrime başlıyor sonda da salavat ile bitiriyorum.’’
    İnternetten ilk zamanlarımda bulduğum ‘’alluhu ladifun bi ibadihi, yerzügu meyyeşeeü ve hüvel gaviyyül aziz’’ zikri vardı farzlardan sonra 9 kere okudurdum sabah ve akşam namazlarında sanırım süfliler bu zikrden geldi, bir de haftalık cuma günleri mübarek bir saatte künfeyekün duası şeklinde yasin suresinin son iki ayeti ve aralarında da faziletli bir çok ayet ve surenin olduğu bir kaç sayfalık bir kuran ayetlerinden okuma vardı bunu yapıyordum. sonunda da niyet alıp niyetimi ediyordum. Hocam hiç bir zaman bedduaya girmedim sadece rabbimden hayırlısı yerine iyisini güzellerinden lütfundan kereminden hayırlı olanlarını diledim. Size ailenize zülfikarlara, keşifleri, ilimleri, korunmaları için dua ettim hep sadece rabbül aleminin isteğine muğayyir mi diye hep içimden bir hoşnutsuzluk oldu. Çünkü bir şeyi kul zorla ister vermeme durumu olsa bile ayetlerin hürmetine verilir. bu böyle ilk elden çok çok yaşadım. lakin bir çok dileğimizin yerine gelmesi hayatta yaşam amacınızı değiştiriyor, geçmişi gelecekten ayıramıyor ve de insanların yaşantısı sizde bir alakadarlık uyandırmıyor bir müddet sonra.
içlerindeki bulundukları hal hem hüsran da olduklarını tahayyül edebiliyorsunuz.
    bir de hocam ‘ şehidallahu,.. inneddine indallahil islam … gulillehumme melikel mülki.. legad cee eküm rasülüm min ….. ’ ayetileri var namaz testihatına başlamadan sürekli tekrar olarak değil de bir kere okunup geçilen (ayetel kürsü okur gibi ) ayetlerdi . ama zikir edinmek yerine farzlar sonrası bir kere okudum hep.sonra namaz testihatı.
    

hocam hakkınızı helal edin yaşadığım tecellileri anlatmaya kalksam burda sayfalar dolusu yazı çıkar, rabbimin lütfu keremi,
ama şunu söyleyebilirim, namaz kılarken hafif perdemsi açılır gibi açılıp bana baktığınızı sanki göğsümle görür gibi oldum o an içime, ilk önce sanırım bu şekilde gizliden zülfikarlara dua eden için rabbimden görme talebinde bulundunuz, rabbim de lütfetti diye diye düşündüm. sizin yüzünüzü baktığım yerde değil de gönlümde görür gibi oldum, ama sonra kalbimden celalde olanları görmek istediğiniz geçti. hüzünlendim kendimi sizi nasıl zora soktuğumu bulmak için çabaladım.celale nasıl düştüğümü anlamaya çalıştım hep. aklıma sigarayı kendi kendinize, bırakmanızı istememden başka hiç bir şey gelmedi ve bir türlü akıl erdiremedim, bulamadım. yalnız sağ devri ve Latif zikri olmasa şu an nerelerde olurdum bilmiyorum. Bu kula zikri tanıttığınız sevdirdiğiniz daha doğrusu allaha giden yolun buradan zikir yolundan geçtiğini öğrettiğiniz için size nekadar teşekkür etsem azdır. Allah sizden razı olsun bir kere değil binlerce kere, habibullaha komşu eylesin.

    • ne anlatayım nasıl anlatayım bilmiyorum ki

      Selam es seleme can hocam; ne anlatayım, nasıl anlatayım, bilmiyorum ki. Size ilk yazımı hazırladığım zamanlar rüyalarım artmıştı. Sonraki Rüyamda tahta bir kapıdan içeri girdim. Yürümüyordum. Havada uçuyorum, süzülüyorum gibi, her yer mermerdendi. Önümde merdivenler vardı. Ordan çıkmak yerine süzülerek yukarı çıktım. Aslında çok da hoşuma gitmeyen ismi Cemalettin olan birinden, hemen merdivenlerin üzerinde, biraz ilerisinde iken yerler ve duvarlar tahtaydı. Alt katta ise duvarlar ve taban mermerdendi. Merdivenden çıkar gibi süzülürken gemi kamarası mı burası, neresi ki diyordum. Daha sonra gerçek hayattan tanıdığım belletmen hocam çetin ki çok sert mizaçlı olmasına rağmen güler yüzlü biriydi. O rahiym gülüşüyle bana doğru gelerek bir imza föyü açtı. İki taraflı ona yaklaşırken, iki tarafında da beyaz kâğıt vardı. Aynı restoran önlerinde menü açanlar gibi. O an yazı yok diyerek üzülmüştüm ama beraatım olduğunun idrakını varınca sevinçle sağ tarafıma yönelip boynuna sarıldığımı hatırlıyorum. Yönelirken bile idrakindeyim hocam. Sağdan mı soldan mı sarılsam diye. Daha sonra föyü elime aldım ve kapatıp sol koltuk altıma defter sıkıştırır gibi sıkıştırarak devam ettim. Dışı siyah deri kaplı bir imza föyü idi. Siyah diye üzülmüştüm o an. Sonra yine süzülerek merdivenlerden inip tahta kapıdan dışarı çıktım. Alt tarafta salon şeklindeki odada duvarların süt beyazı mermer olmasını diledim, öyle olmamasına biraz üzülmüştüm. Mermerlerin geneli beyaz ama tek renkte, gölgeli bir beyazdı. Gölgemsi beyaz mı derler, nasıl derler, bilemedim. Boynumu eğip peki diyerek tahta kapıdan çıktığımı hatırlıyorum.
      Rüyamı hocam 25 Şubat sıraları görmüştüm. Hocam Messenger’dan yazıyı gönderdiğim sırada bir kıssa çıkmıştı önüme. Hızır ve Allah dostu bir kulun kıssası;
      Camide yan yana cuma vakti namaz için beraberken uyuklayan kula Hızır ‘’kalk abdestin bozulacak n’apıyorsun’’ diyerek adamcağızı dürttüğünde cevaben; Hızır, çok karıştırma… Şimdi senin burada Hazır olduğunu söylersem saçının telini koymazlar, deyivermiş.
      Hızır Allah’a dua edip bu kulun, Allah’ı seven kullar listesinde bulunmadığını, kimliğini nasıl bildiğine, hakkında yorum yaptığına anlam verememiş. Sonrasında yine nida ile Hızır’a; ‘’Hızır kulum, sendeki listede Allah’ı seven kulların adı var, oysa o kul benim sevdiklerimdendir. Ben sevdiklerimi hiç kimseyle paylaşmam. ‘’ gibi bir nida gelmiş.
      Hızır durumu anlamış, kimliği açığa çıkmadığı için şükretmiş. Çok değerli can hocam, inanın size ilk mesajı gönderdiğimde bu hal ve niyetinde idim. Allah’ın sevdiği kullar arasında olmak hedefim vardı, kimseyle paylaşmadığı kullar arasında olabilmek istiyordum.
      Hocam insan rabbiyle dertleşip, danıştığı şeyleri nasıl olur da bir başkasına gönderir ki diyerek vehim geliyordu. Bir iki hafta öncesi yine her şeyimi anlatan bir yazı yazmış, tüm açıklığı ile size göndermeye niyet etmiştim. Ama gelin görün ki ertesi gün kedileri besleyen miskin biri ile karşılaşmıştım. Uzaktan da merhabalaştığım için oturup bir müddet konuşmuş idik. O kuran okumayı bilmiyordu. Biraz dert yanıyordu ama merhametinden dükkân artıklarını toplayıp kedileri besliyordu. Havalarda soğuyunca içlenmişti adamcağız. ‘’kediler üşüyor bu insanlar ahireti düşünmüyorlar mı? Söz verdiler kalubelada ‘’, diye kızıyordu. Devamlı kediler üşüyor, onlara gel gel yapıp n’apıyorsun, canlı onlarda diyerek yanımızdaki çocuklara da kızıyordu. O sıra bana dönüp ‘’unuttu bu insanlar allah’a verdikleri sözleri’’ diye beni fırçaladı. Allah’a, rabbime nice sözler vermiştik, ağzımızdan çıkan onca şey, bir söz olarak geleceğimizi şekillendirmeye devam ediyor. Sadece farkında olan çok az bir kesim var. Bihaber çoğumuz. Bunun farkındayım, idrakindeyim hocam, yaşayarak öğretti rabbim. Sonra bu cahille bile eğitiyor be hey abdal seni allah, deyip yine göndermemiştim yazımı… Her şeyde bir hayır vardır hocam, rabbimin hikmet dili öyle bir şey ki; başımıza gelmedi diye üzüldüğümüz şeylerin, kabul olunmayan onlarca duamızın altında, bizi nelerden koruduğunun farkında bile değiliz. Hocam zikre meraklı biri olmama rağmen sizden önce hiç düzenli bir zikr hayatım olmadı. Ama evde annem çocukken kadiri tarikatından aldığı okumaları yapardı kendince, ablam da Nakşi olan çarşamba cemaatinden zikirler çekiyor. Zikir çekenlere uzak bir yaşantımda olmadı diyebilirim.
      Hocam şu an eskiye nazaran daha rahatım süfliler konusunda… ‘selamünkavlemmirrabbirrahiym’ zikrine devam ediyorum. Niyetimi de ‘’Allah’ım okumağım esmâların ve yapacağım efâllerin sırrı Mucibince zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ve talep ederim, arşı aladan mucip sıfatınla dua ve dileklerimi kabul buyur’ ’dedikten sonra istimdat ya resulullah istimdat ya Habibullah istimdat ya ehli beyti güzin istimdat ashap-ı kiram istimdat cümle-i ruhaniyat diyerek 9 ar kere subhanallahuvebihamdihi subhanallahül azim estağfirullah dedikten sonra salavat okuyor, ardına da zikrime başlıyorum. Sonda da salavat ile bitiriyorum.’’
      İnternetten ilk zamanlarımda bulduğum ‘’Allah’u latifun bi ibadihi, yerzügu meyyeşeeü ve hüvel gaviyyül aziz’’ zikri vardı. Farzlardan sonra 9 kere okurdum, sabah ve akşam namazlarında. Sanırım süfliler bu zikirden geldi. Bir de haftalık, cuma günleri, mübarek bir saatte künfeyekûn duası şeklinde Yasin suresinin son iki ayeti ve aralarında da faziletli birçok ayet ve surenin olduğu bir kaç sayfalık kuran ayetlerinden okuma vardı, bunları yapıyordum. Sonunda da niyet alıp niyetimi ediyordum. Hocam hiç bir zaman bedduaya girmedim. Sadece rabbimden hayırlısı yerine, iyisini, güzellerini, lütfundan kereminden hayırlı olanlarını diledim. Size, ailenize, Zülfikarlara, keşifleri, ilimleri, korunmaları için dua ettim hep. Sadece rabbül âleminin isteğine mugayir mi diye hep içimden bir hoşnutsuzluk oldu. Çünkü bir şeyi kul zorla ister, vermeme durumu olsa bile ayetlerin hürmetine verilir. Bu böyle ilk elden çok çok yaşadım. Lakin birçok dileğimizin yerine gelmesi hayatta yaşam amacınızı değiştiriyor, geçmişi gelecekten ayıramıyor ve de insanların yaşantısı sizde bir alakadardık uyandırmıyor, zaman içinde. İçlerinde bulundukları hal ile hüsranda olduklarını tahayyül edebiliyorsunuz.
      Bir de hocam ‘ şehidallahu, inneddine indallahil islam… gulillahumme melikel mülki.. Lekad ceeküm rasülüm min… ’ ayetiler var namaz tembihatına başlamadan, sürekli tekrar olarak değil de bir kere okunup geçilen (Ayetel kürsü okur gibi ) ayetlerdi. Ama zikir edinmek yerine farzlar sonrası bir kere okudum hep. Sonra namaz tespih atı.
      Hocam hakkınızı helal edin, yaşadığım tecellileri anlatmaya kalksam burada sayfalar dolusu yazı çıkar. Rabbimin lütfu keremi, şunu söyleyebilirim, namaz kılarken hafif perde açılır gibi açılıp bana baktığınızı, göğsümle görür gibi olurum. O an içime, ilk önce sanırım bu şekilde gizliden Zülfikarlara dua edenleri rabbimden görme talebinde bulunduğunuzu, rabbimin de Lütfü diye diye düşünürdüm. Sizin yüzünüzü baktığım yerde değil de gönlümde görür gibi oldum. Sonra kalbimden, celalde olanları görmek istediğiniz geçti. Hüzünlendim, sizi nasıl zora soktuğumu bulmak için çabaladım. Celale nasıl düştüğümü anlamaya çalıştım hep. Aklıma sigarayı kendi kendinize, bırakmanızı istememden başka hiç bir şey gelmedi. Bir türlü akıl erdiremedim, bulamadım. Yalnız sağ devri ve Latif zikri olmasa şu an nerelerde olurdum bilmiyorum. Bu kula zikri tanıttığınız, sevdirdiğiniz, daha doğrusu allah’a giden yolun zikir yolundan geçtiğini öğrettiğiniz için size ne kadar teşekkür etsem azdır. Allah sizden razı olsun bir kere değil binlerce kere, Hizbullah’a komşu eylesin.
      -Azizem SELAMÜNKAVLEMMİRRABBİRRAHİYM ayetini zikretmeye devam et lütfen. Gelişmeleri de yaz. Başka zikir ekleme. salavat ve istiğfara devam et. Selam es selame

  2. Allah bizi şeytan ve nefsin şerrinden, bidat işlemekten, her çeşit günahtan, ölürken gelecek fitnelerden, ihlahsız amelden, şeytan ve ordusunun tuzaklarından korusun🌹 canım öğretmenim size de bütün şer ve kötülüklerden ve kötü etkilerden uzak sağlık hoşluk güç kuvvet diliyorum 💚 Allah yolumuzu aydınlatsın, ilmimizi arttırsın… Amin.

  3. Selam es selam, hocam, yukarida okudugum bu yazi beni ürküttü ve de cok sasirtti..Ögrenmek adina soruyorum,..Biz sevdiklerimizede dua ederken bu sekilde nasil zarar veriyoruz ki beddua sekline dönüsüyor..Bunu okuyunca şoka girdim,anlamaya calisiyorum..Böyle birseyi ilk defa duydum,birseyi isterken ” hayirlisiyla” deyip dua edincede yanlis yapmis oluyormuyuz genede..Eger öyleyse nasil bir sekilde etmeliyizki , zararli olmasin.. Bu konu hakkinda bizi bilgilendirirseniz,cok mutlu olurum..Tsk.ederim..Allah razi olsun..Selam es selame…

    • bütün bu yayınladıklarımız doğru dua etmeyi anlatmak içindir.dinimizi de duanın değerini de nasıl yapılacağını da yeterince bilmiyoruz.yaşayan neslin yetişkinleri dinden uzak büyüdü..yüz yıl bizi bizden çaldılar..ey inanalar yeniden iman edin diyen bir ayet var biliyor musun o ayet sanırım bizedir.dinimizi öğrenmeli öğretmeliyiz.ancak şu anda sular çok bulanık.şeytanlar çok hareketli nereyi düzenlesek hemen orayı kirletecek kadar hırslılar.allah hakkımızda hayırlısını versin.

      • Aminnn.selam es selame hocam.Yalnız ben de anlamadım beddua nerede ? Algılayamadım desem daha doğru olur.Sigarayı bırakmanızı istemiş olması bedduamı oluyor,gercekten anlamadım:( Ben dualarım da Rabbim herşeyin en doğrusunu sen bilirsin diyorum ve başkası için de hidayet istiyorum.başka hiç birşey gecmıyor kalbimden.

  4. Hocam, “illahu” isimli kardeşimizin en baştaki yorum yazısını kopyalayıp-düzenleyip yanıt olarak kendi isminizle paylaştığınızda sondaki “-…Habîbullâh’a komşu eylesin.” kısmı; “-…Hizbullah’a komşu eylesin” olmuş:)

    İnşaallah düzeltin ki yanlış anlaşılmasın:)

CEVAP VER