“ÂLEMİN ÖZGEÇMİŞİ !” 

0
1110

I İLK UZAY !
HAK sırf göz ! Her göz gibi ! Göremez O kendini !
‘“Öz aslını”’ aynada görmektir ‘“HANÎF DÎN”’i !
Yasasını ilk önce kendine uyguladı !

Bu yüzden ‘İlk Müslüman’ oldu ! ALLAH’ın adı !
Her yerdeki vücûdu, bir noktadan çekildi !
Nokta ilk uzay oldu ! Boyutsuz bir şekildi !

Görülemeyen saydam cevherde, olmaz boyut !

Yâni hiç madde yoktu ilk uzayda ! Tam soyut !

Noktayı merkez yapıp ALLAH çepçevre sardı !

Kendini seyretmekti orda, fikrinin ardı !

Âlemin ilk rahmine, her kutsal kitab ‘“Su”’ der !

Su, anne, yâni ! Mâ – üm eşittir ! Kırk bir eder !

Buradan gelir, ‘Kırk bir kere mâşallah’ sözü !

Bu sudur ana madde ! Bu sudur hayât özü !

Bu uzay, Meryem gibi, idi Îsâ’ya gebe !

Mesîh’i doğurtacak olan RAB, idi ebe !

Dev bir yumurta ! Boş bir parabol ! İdi uzay !
İki odak dışında, ne Güneş vardı ! Ne Ay !

ALLAH’ın boşalttığı bu yer karanlık idi !

ALLAH’tan boşanmışın, karanlık, tek şâhidi !

ALLAH’ın bağışına, bu boşluk idi muhtaç !
HAK’tan her soyutlanan ! Olur ışığına aç !

ALLAH’tan ikiz ışın çıktı ! RAB onun ismi !

Hem RAHMÂN ! Hem RAHÎM O ! ALLAH’a benzer resmi !

Parabolde pozitif odak, oldu ‘“ERRAHMÂN !”’
Negatif kutbu ise, ‘“ERRAHÎM !”’ Eyle îmân !

‘“ALLAH’ın benzerinin, benzeri yok”’der, ÂYET !

Çünkü olmaz gölgenin gölgesi ! Normal gayet !

Sonraki ikizlere, bu nedenle deme RAB !
‘“Gölge uzantısı de !”’ Çekmeyesin ıztırâb !

RABB’İN pozitif kutbu RAHMÂN, Rûhu neşretti !

RÛH, babası RAHMÂN’ın emrindeki sûretti !

Negatif kutub RAHÎM, fışkırttı ‘Sekîne’yi !
Sekîne de RAHÎM’e ayna oldu en iyi !

Rûh çift cinsli kelime ! Hem erkek ! Hem de dişi !

Ses gücünü nakleden Sekîne ! Görür işi !

RAHMÂN’ın ‘“Arş”’ı, rûh’tur ! Sekîne’dir ‘“Kürsüsü !”’
Bu iki kıymet, ‘“Kadîr gecesi”’nindir süsü !

RAHMÂN rûha yansıdı !‘“En üst ufuk”’ tan bindi !

ARŞ, ilk uzayı cennet yapmak üzere, indi !

Kumru nasıl kalırsa sâbit ! Titretip kanat,
Rûh titredi ! Zirvede durdu ! Bu, müthiş sanat !

Titreşimin sesini Sekîne iletince,

Dalgalandı ilk sular ! Titreyip ince ince !

Enerjiye dönüşüp dalga, dört akım oldu !
Uzay Cennete dönüp HAK ışığıyla doldu !

Memesi, dört kanaldan süt veren ‘“Bir Bakare !”’
En uzun sûre oldu ! Niçin ? Düşün bir kere !

Tam dokuz ay on günde doğar ! Burnu hep ıslak !

İneğe tapılmakta bir sır olmalı mutlak !

‘“Zülkarneyn”’e benziyor ! ‘“Çift boynuzu”’ yay gibi !
Harfleri ALLAH ile ayni ! ‘Yeni AY’ gibi !

Bu sûre ‘“ELİF LÂM MİM”’ ile başlıyor ! Niçin ?

‘“Bu inek dokununca ölü kalktığı için !”’

Çünkü, ‘“ELİF LÂM MİM”’dir, şeytandan ‘“Saklı kitab !”’

‘“Temiz dokunabilir !”’ Gelir özünden hitab !

İşte budur ! ‘“YAHYA’nın suyla yaptığı vaftiz !”’

Îsâ’yı Mesîh yapan o ‘“Kumru !”’ Bundan bir iz !

‘“O kuşları havada tutan benim”’ der, RAHMÂN !

Yâni RÛH bir güçtür ki, titreşim yapar her an !

Titreşim sayısıdır meleklerin kanadı !

Rûhunkinin altında olanın, ‘“BİZ”’ler Adı !

İşte bu titreşimin sesine HAK,‘“Sayha”’ der !

Bir anda her şeyi var veyâhut da yok eder !

Dönelim uzay boyu olan cennete yine !

Tâ ki herkes ‘“ALLAH’ın yapısı”’nı giyine !

II ARZ CENNETİ !

‘“Arzdan Göklere kadar olan cennet !”’ Bu cennet !

Çünkü onun boyutu, o ilk uzay ile denk !

Tüm melekelerini, HAK bu cennette açtı !

Melekleri, cinleri, onun içine saçtı !

En sonunda, kendi öz ismi olan ALLAH’I,
ÂDEM’e borç verdi O ! Çıktı Cennetin ŞAH’I !

Çünkü kapsadığından ALLAH adı, her ismi,

Cennetteki herkesi, içeriyordu cismi !

Yâni ikiz olarak RÛH’tan o çıktığı dem,
Vücûd olarak giydi bu cenneti ilk Âdem !

‘“Son sınır”’da bulunan;‘“Sonsuz cennet”’ işte bu !

Boyutu ilk uzaydı ! İlk Âdem’di mensûbu !

Arza değil de ! ‘“Arzda ! Halîfe oldu âdem !”’
O Arz, bu cennet idi ! Orada idi mâdem !

Bu ‘“Arz Cenneti”’dir, ilk Âdem’in Havvâ kutbu !

Rûhun, ‘“Sekîne”’ denen kanadından çıktı bu !

Cennet, ‘cenin’ kökünden ! Can gibi saklı cismi !
‘Kadın rahmi’ kökünden gelir ! ‘“ERRAHÎM”’ ismi !

MUHAMMED için ALLAH, Kur’anda ‘“O RAHÎM”’ der !

‘“Arzdaki ilk emin ev !”’ Girmeyen olur heder !

“Ben nebîydim ! Balçıktan yoğurulurken Âdem !”
Dedi RESÛL ! İşâret ettiği Zâtı, bu dem !

Cenneti giyen ise ! Erkek kutbu Âdem’in !

Onu, pozitifinden neşretti rûh’ül emin !

ÂLÎ : “Atanız olan o ilk Âdem benim !” Der !
“EBÛ-T-TURAB” ismini, böyle açıklar Peder !

III SECDE !

‘“YÜCE MECLİS”’ olmuştu ! İlk Âdem’in vücûdu !
‘“RAB hepsine emretti : Ona edin sücûdu !”’

Bu, ŞAH’ın emrine gir ! ÖZ’den kopma demekti !

Kulluğu ret cezası, kölece ödemekti !

Direnerek melekler, RAHMÂN’a dedi ‘hayır !’
Sandılar ÖZ’den özgür olmakta vardır hayır !

Her biri bir tek isme ayna olduğu için,

Bütüne bir kıskançlık beslerdi için için !

Secde emri, demekti ‘Ol Âdem’in hücresi !’

‘Başka vücûd arama ! Odur rûh penceresi !’

Âdem’e bağlanmadı ! Ve her melek kaldı aç !

Oldu o, Âdem’deki ‘“Sekîne”’, aşa muhtaç !

Âdem’in vücûdundan dışarı çıkamadı !
Çünkü her ismin yeri idi Âdem’in adı !

İsyan fikriyle, onun vücûduna hapsoldu !

Sekîne ememeyip nûru giderek soldu !

Gördüler ki Âdem’den başka yoktu bir vücûd !
Hapiste kalmaktansa, hepsi eyledi sücûd !

Secde edip oldular, hücreleri Âdem’in !

Anladılar, rahimde beslenmekmiş en emin !

Hepsi sayıldı HAKK’a tapmış tam bağlı kul !
Âdem’in her hücresi oldu bir isme okul !

Öz kalıba bürünüp ışıklı insân oldu !

İsmi ölçüsü kadar onun ilmiyle doldu !

‘“Baş şeytan baş eğmedi !”’ Kırılmadı inâdı !
Âdem’deki öz isme zıt idi onun adı !

Şeytanların çıktığı reisin ‘“İblis”’ ismi !

‘Elbiseli’ demek o ! Çünkü yoğundu cismi !

‘Sapık’ ismi sâhibi gelemezdi îmâna !

‘“Karşı geldi ! ALLAH’a değil de O ! RAHMÂN’a !”’

IV ADEMİN SÜRÇMESİ !

Cinlerin, meleklerden çok yoğundu yapısı !
Dediler : ‘Bu vücûddan var bir çıkış kapısı !’
Başları İblis uyup ‘“Saptırıcı”’ ismine,
Âdem’in dikkatini çekti, çifte cinsine !
Dedi :‘Dişi kutbundan ayır ! Erkek kutbunu,
Bir âlem yarat sen de ! RABB’in de yaptı bunu !

Çıkar üflenen Rûhu sonra ! Erkek kutbundan,
Bir cennet yarat ! Sana kolay bir şey yok bundan !

HAK gibi ölümsüz ol ! Bil kötüyü ve hayrı !
Tanrılığın, kulluktan zevki vardır apayrı !

‘“Dört ırmak”’ ‘“HAK ineğin”’ memesinden akıyor !
‘Emrindeyiz Mevlâmız’ diye sana bakıyor !

“Taşır senin tahtını bu dört melek, başında !”’
Onların gücü tutar seni ! Aynı yaşında !

‘“Hiçbir sözün lâf değil !”’ Hepsi ‘“Rûh”’ ve ‘“Kelime !”’
Bende ‘“SELÂM”’ nûru yok ! Bir şey geçmez elime !

RAHÎM olan yanını, RAHMÂN’dan ayırıp RAB !
Çıkardı ! Rûhtan sonra seni ! Olmadı harab !

Zaman yokken de söküp HAK kendinden bir nokta !
İlk uzayı yaratmış ! Suya benzer bir yokta !

Şeffaf tenin Havvâ’yı, çıkar ! Âdem’inden sen !
Yaratmak keyfi kadar, tatlı bir şey yok bilsen !

Olmasın çocukların artık hep çift cinsli nûr !
Robotlar üretmekte senin için yok onur !

Yaratsan da burada, ‘“Ol !”’ Deyip gelip aşka !
Eşinle çiftleşerek yaratma zevki başka !

‘O âlemde’ ben sana hemen secde ederim !
‘Emrindeyim cinlerle ey yüce Tanrım derim !’

Havvâ bunu duyunca, destekledi eşini !
‘Bitir !’ Dedi, ‘şu imâm nikâhının işini !’
İblîs en son, ‘vallahi’ deyip sâf’ı aldattı !
İkiz Âdem, Havvâ’yı koparıp dışa attı !

CEHENNEM !

O an korkunç bir sesle, vücûd etti infilâk !
Cehenneme dönüşüp ilk Cennet ! Oldu helâk !

Işık vücûd çıkınca, madde olup karardı !
Her hücresi bir atom oldu ! Dahası vardı :

Her atom, parça parça edip yuttu Âdem’i !
Hapsoldu her zerreye Rûh ! Bitti ‘“Sultan”’ demi !

Sonuçta Havvâ ! Oldu bütün fizik kâinat !
Sızdı içine bütün cinler ! RAHMÂN’a inât !

Bu dev hapishânenin müdürü oldu İblis !
Âdemse, hükümlüsü ! Gizlendi ‘“Yüce Meclis !”’

Hücresinden her melek çıktı, bin bir zahmetle !
Cin kundakladı ! Mâden, bitki, kürk veya etle !

Hatta ölümle bile, zindandan kaçamadı !
Çünkü çıkmıştı, ‘kendi hırsına yenik’ adı !
Cezaevi bekçisi : bencillik ve şehveti !
‘“Derisi döküldükçe, yenilendi”’ pis eti !
Ancak bu cehennemden kurtuldu ! Variyeti,
Bir borç bilip ! HAKK’a ödeyenler diyeti !

Sonuçta Âdem’den, HAK her bir ismini aldı !
Eşiyle arasında, kopmayan bir bağ kaldı !

Bu ortak saydam bağa, ‘Cıva’ diyor simyâcı !
Âdem’in ismi kükürt ! ve Havvâ tuz ! Ne acı !

Ortak bağ Betûl’du tek, kurtuluş ümidi ip !
RESÛL ve ÂLÎ bundan, FÂTMA’ya çıktı sâhip !

Bu yüzden RESÛL, FÂTMA için “Benden bedel” der !
Hesapla ! İlk Âdem’in zevcesi FÂTMA eder ! (135)

Yâni dendi insâna ‘geldiğin yolu dene !’
İndi herkes hayvâna ! Bitkiye ! Ve mâdene !

SÜRÇME YORUMLARI I

Düzme varsayımlarla ! O ‘“Sürçme”’ yorumlandı !
Onu yorumlayamaz ! Unutanlar ‘“İlk andı !”’

‘“Yaratıma kâfiri şâhit etmedi RAHMÂN !”’
Kurtçuk yoktur ağaçta ! Bahçıvan diktiği an !

Sürçmeyi Aziz Pavlus en yanlış yorumladı !
Kilisenin gözünde, bunun ‘İlk günâh’ adı !

Çünkü, ‘Âdem cennette Havvâ ile yattı’ der !
‘Herkes piç doğar’ diye kaygılanarak peder,

Kendi oğlu olarak, sözde Dünyâya inmiş !
Ona kim ‘baba’ derse ! Yasal kimlik edinmiş !

Tevrât der : ‘“Yasak olan, iyi – kötü ağacı !”’
HAKK’ın tek yasağını çiğnemektir en acı !

Akılcı der : ‘Bu yasak asla uyuşmaz hakla !’
Sâhip değilken henüz cennette ‘insân akla !’
Bu ikinin amacı akla sâhip olmaktı !
‘“Bir ve iki”’ farkını bilmeye gönlü aktı !
Merakından yemişse ! Âdem cennette buğday !
İrdeleyen zekâya olmalı o, ilk aday !

Değilmiş ona göre demek ! Cennet ganimet !
‘“Çalışıp kazandığı ekmeği imiş nîmet !”’

Maddeci de ! Rûhçu da ! Biri birinden beter !
Ben eleştirmem ! Onlar biri birine yeter !

‘Sahiplik ve emânet’ sırrında beynim yattı !
Çünkü aklımın bütün sigortaları attı !

İlk çekirdek patladı ! ‘Evren oldu’ der, fizik !
‘İlk çekirdek patlamaz !’ O, ‘Rûh !’ Der ! Metafizik !

Maddeci görür bunda ! ‘Merkezkaç’ denen gücü !
Evreni genişleten bu güç çünkü bölücü !

‘Merkeze çeken rûhu !’ O göremez maddede !
Genişleyeni büzer ! Tek gözlüye ! ‘Deccal’ de !

‘“Kitab ilmine sâhib”’ ise; der :‘Emânete
Sâhib çıkmak istedi ! Bu denktir hıyanete !’

Zîrâ, HAK emâneti iki kutba bölmüştü !
Âdem’se, emâneti böldüğünden ölmüştü !

MASON YORUMU !

Yorumcular içinde, Mason’dur en bilgiçi !
Süslü çıfıt mezarı gibi bu evin içi !

Otuz üç dereceli üstâd ! Loncaya gider !
‘ALLAH bu kâinatın ‘Yüce mîmarı’dır’ der !

Bilmez ki ! ALLAH değil ! Âdem’dir yüce mîmar !
‘Aslına dönsün’ diye âlemi eder îmâr !

‘“Yehova”’ hi ile hû ! Hem dişi ! Hem erkek ! O
Yâni ilk ikiz Âdem ! ALLAH ise ! Bir tek O !

“ELOHİM”’, ilâhenin erkek olan çoğulu !
O da ALLAH değildir ! Çift cins birçok ULU !

Elohim İbrânîce : ‘ALHİM !’ Bir ! Üç ! Beş ! Bir ! Dört !
Yerlerini değiştir ! Pi çıkar ! RAB ile ört !
Hiçbirisi bunların demek ki ! ALLAH değil !
Mîmarı bırak da sen ! ‘“Mülk sâhibi”’ne eğil !

Var ya ! Bir yıldız resmi ! Loncanın perdesinde !
“Yıldız”’ sûresi ile çöz de ! Ona ALLAH de !
ALLAH kendi isminden tek tek harfleri alır !
Son ‘H’ harfinde ona, sâde ‘“EHLİBEYT”’ kalır !
Senin yıldızın gibi bu ‘H’ harfi beşizdir !
‘“ALLAH’ın perdesi”’nin sırrına âit izdir !
Eldeki tespih, ‘en son derece’nin timsâli !
Omurların sayısı otuz üç ! ZÂT-I ÂLÎ !

Kadını mâbedinden sürgün etmişken mason !
İnsân hakkı bilmezin ! ‘“Kitab”’da yeri en son !

‘Kadın’ erkekten çıktı ! Dersin ! Yanlış ! İsnadın !
‘“Bir tek özden”’ çıkmıştır ! Hem erkek hem de kadın !

Rûh O ‘“Bir tek öz !”’ Kur’an diyor ‘“Nefsi vahîde !”’
Çünkü her ikisi de ‘İki yüz on dört’ ede !
‘“Kaburga kemiğinden !”’ Kadın yaratılmadı !
‘“İkizin bir tarafı”’ demek o kemik adı !
‘“Eşiniz kendinizdir ! Çift yarattık her şeyi !”’
ALLAH işin aslını açıklıyor en iyi !
‘“Penis ve vaginadır modeli !”’ Elohimin !
Erkek ! Dişi ! Lâfı yok ! Tevrât’a bak ! Ol emin !

Loncan simge ! Dersin ‘O, kocası ölmüş arzdır !’
‘Dul karı evlâdıyım’ , demek Masona farzdır !

Bu mesajı oku da ! Öğren ! Neymiş ! Kimmiş ‘“Arz ?”’
‘Dul karı beslemesi’ olarak kalma bu tarz !

T E V B E !
Âdem dedi : ‘Yârâbb’i ! Îblis edince yemin,
Doğru söylediğine onun ben oldum emin !
Sâflığım nedeniyle sürçtü bende irâde !
Kul sınırını aştım ! Bana ne istersen de !
‘“Sana verdiğim sözde gösteremedim sebat !”’
Kayboldu senin ile özümdeki irtibat !

Soyundum cennetimden ! Çıplak kaldım ! Yok nûrum !
Giydim Âlem postunu ! Kırıldı hak onurum !
Yitirdim ben ne yazık, bir tek gerçek dostumu !
Affet de ! Üzerimden soy şu hayvân postumu !’

A F !

HAK dedi : ‘Benim ikiz olan fıtratımsın sen !
Düşmeyip sâde ‘“Kaydın !”’ Hep burdasın ! Bir bilsen !

Gölgeye özge ancak ! Bil ki kayma işlemi !
Dikey ışını tut da ! Gölgeni kaybet ! Emi !
Fıtrat cennete girmez ! Cennetleri pay eder !
Her cennete yansıyan bu öze Zât, Âdem der !

Gizli ve şeffaf yanı, cennet her bir âlemin !
Hepsinde Âdem diye hep varsın sen ! Ol emin !

Âlem yedişer katlı ! Yedi çember iç içe !
Ortak merkezleri HAK ! Kıral ve kıraliçe !

Rua ve Dam arası ! Var kız-oğlan kız vale !
Joker ile birlikte on dört kişi âile !

Kitab ! ‘“ALLAH’ın yüzü !”’ Bilim ‘kara delik’ der !
“Nokta” dır O ! İçine gireni sıfır eder !

İlâh bile yok orda ! ‘“Lâ ilâhe”’ makamı !
EHL-İ BEYT’i kıskanan ZÂT’ın bir intikamı !

‘“İllallah”’ da ALLAH var ! Tam orada denir ‘“Dur !”’
Mûsâ ile HIZIR’ı ayıran sınır budur !

Cennet Melek konumu ! Yâni son durak değil !
BEN bu yüzden meleğe derim ‘“Âdeme eğil !”’
Âdem içinde melek, yoğun âleme düşer !
Toprak, bitki, hayvândan geçtikçe ! Olur beşer !

Yâni şeffaf âlemde iken mevcût her duygun,
Dört kalıba büründü ! Titreşimine uygun !
Bak yalnız seni değil ! ‘“Her birini kınadım !”’
Şeytanı izliyorlar ! Ateşe adım adım !

‘“İğnenin deliğinden deve geçebilince,
Kâfir cennete girer !”’ Yoğun ! Olmalı ince !

‘“En güzel tuzak kuran benim”’ bak diyor âyet !
Bunda büyük bir sır var ! Yorumlar isen şayet !

Ben esindirdim ! Sizi kandırmayı şeytana !
Evren yapıp olmanız için ilk baba ana !
Yine de bana karşı saygıyı bozmadınız !
Benim en büyük adım oldu sizin adınız !

Âdem ! Didimos ! İkiz ! ÂLÎ-MUHAMMED ‘“Emin !”’
Siz her ikinizsiniz ! ‘“RAHMETEN-L’İL-ÂLEMİN !”’ ’

EY ÂDEM EVLÂDI !
Şimdi de beni dinle ! Sen ey âdem evlâdı !
‘İlk âdem’e borçlusun ! Sen ‘bu şerefli’ adı !

Bu şerefli adını ! Kendinden bile sakın !
Bir can düşmanın var ki ! ‘Sana senden de yakın !’
Bu süreci sürdüren gücün ! Şeytandır adı !
En dış âlemi yoğun tutmaktır hep inâdı !

O müdürdür ! Sen mahkûm ! Ve âlem hapishane !
Çıkamayasın diye ! Düzer türlü bahane !
İster ki hiçbir insân, bulamasın kendini !
Tapsın hayâl tanrıya ! Sevsin bir sapık dini !
Böyle ölen kul ! Bana dönemez ! Doğar yine !
Elinden tutup bir kör ! Götürür bir âyine !
Kutsal tuzaklardan halk kurtarınca kendini !
Bir gün özüne dönüp bulur hakîkî dini !
Yeniden doğmak biter ! Gelir ‘“KIYÂMET”’ demi !

Hücre hücre örerler tekrâr o ‘İlk Âdem’i !’
Şeffaflaşarak, cennet olur yoğun kâinat !

Îblis ve kâfir döner ateşe ! Biter inât !
İki yeşil dalı sürt ! Hak bir kıvılcım çakar !
İki deri sürtülse ağlayan bebek çıkar !

İ B L İ S !

Bunu önlemek için ‘“Benden istedi izin !”’
‘“Demir”’ olarak girdi o ! Kanınıza sizin !

Önce söyleyim izin verdim Îblise neden !
Kanda ısı olmadan yönetilemez beden !
Nefesteki oksijen ile hep yanar demir !
İşte artık Îblis’in ! Ondan sonra her emir !

Oksijen ! Az veya çok yaksa demiri kanda !
Bilinç kalkar ! Ya baygın ! Ya katilsin ! Bir anda !
Kanı beyinde taşır ! Hep bencil merkezlere !
Dünyâdaki açlık ve savaşa aklın ere !

Kanı her an pompalar o ! Cinsel organlara !
Seks keyfini yaşayan ! Sen misin ? O mu ? Ara !
Klitoris, iç dudak monte etti kadına !
Hep çocuk yapsın ! Seksin doyamasın tadına !

Dikkat et ! Bu organlar olmasa da ! Bir dişi,
Yine hâmile kalır ! Seks onun tuzak işi !
Bilinç altı fantezi, ereksiyonu sağlar !
Şeytan uyarır onu ! Utanç hissini bağlar !

Penis Âdem ! Havvâ’ya boşaldı mı bak ! ‘“Düşer !”’
Seks gizli ve ayıp bak ! Bellekte çünkü ilk şer !
Îblisin gizli adı Azrail ! Düşün niçin ?
Demir kanda yandıkça paslanır ! Onun için !

MİNÂRE ve MİHRÂB !

Yakub keskin bir taşla sünnet etti kendini !
‘“Betil”’ dedi o taşa ! Çıktı Yehova dini !

Yehova’nın ilk harfi ‘“Yod !”’ Erkeklik organı !
ALLAH ingilizce GOD ! Kökü, ‘yod’ olan anı !
‘“Betil”’ hem Tanrı evi demek, hem ordaki taş !
Yaratmak tanrısal ve kutsal bir iş ! Seksi aş !

Meryem ‘Betil !’ Ve FÂTMA ‘Betûl !’ Namını aldı !
Biri YAHYA ! Öbürü ÂLÎ’den gebe kaldı !
‘ÂLÎ’nin yüzü olsun şerefli !’ Dedim niçin ?
Penis ve vagina’ya hiç bakmadığı için !

Cinsel organlarının çocuk farkında değil !
Minâre ile mihrâb kutsal ! Şekline eğil !
Sırf çocuk yapmak için kullan cinsel organı !
Betûl FÂTMA ve AZRA MERYEM en güzel anı !
Her orgazmda körleşir epifiz ve ipofiz !
Bedenden sağ çıkmanın tek yolu, cinsel perhiz !

Ürdün nehrini Îsa gibi yukarı akıt !
hem cennet ırmağı o ! Hem cehenneme yakıt !

Sekse geri zekâlı fazla ! Bilgin az düşkün !
Eren ise hiç yapmaz ! Deyinceye kadar ‘“KÜN !”’

‘“Kadın topraktır !”’ Erkek ise çapa ile su !
Ama, MERYEM gibi ilk, ‘“RÛH”’ta ara nâmûsu !

Fizik birlikte üç şart : ‘SEVGİ ! SAYGI ! Ve İLGİ !’
Hiçbiri kalmamışsa ! Çek üstüne bir silgi !

MARTİNEZ DE PASQUALİS yaşadı bu vizyonu !
Kur’an’a göre fakir, azıcık açtı onu !

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
İZMİR – 16.08.2000

CEVAP VER