Nefis terbiyesi ilk ADEM

0
1529
Nefis terbiyesi ilk ADEM
4.5 (90%) 4 vote[s]
ALLAH vaat ettiği NURU bu çağda TAMAMLAYACAKTIR

Nefis terbiyesi ilk ADEM

-Selamun aleyküm.. Üstadım sizin sülûkunuzda nefs terbiyesi gerekmiyor mu?

-Verdiklerimiz nefsi terbiye içindir. Celali değil cemalidir. Hırpalamadan, ‘’nefislerinize zulmetmeyin’’ ayetine uygun bir yoldur. Kuranın özünün özetidir, inşaallah. Kendimiz de bu metot ile yetiştirilmiştik. Hedefe varanlarla test edilmiştir. Sağ devri ve aralıklarla tutulan nafile oruçlar nefse şifadır. Selam ve dua ile huzurda kalınız.

-Rabbim derecenizi yükselişin.

-Cümleyle birlikte efendim. Selam ve dua ile.

***********

-Selam hocam Âdemden önce başka Âdemlerin olduğu görüşüne katılıyor musunuz?

-Selam es selame, bu soru bir başka kardeşimizce de sorulmuştu. Ona verdiğim cevap da  kalıcı bir yazıya dönüşmüştü. Selahaddin can, ne far keder ki…İlle de bir ilk âdem (ve ya ademler)vardır. Bir âdem yaratabilen değişik zaman ve mekânlarda sayısız âdem daha yaratabilir. Her zaman ve her hâlükârda âdem olacaklardır. Terbiyeye muhtaç, kan dökücü, sınama yanılma yoluyla hayatı öğrenmeye çalışan, cennete ve cehennemi doldurmak üzere… Selam es selame

-Hocam bu sorudan şu konuya geliniyor: insanların çoğalması için Âdem’in çocukları birbirleriyle evlenmiş deniyor. Oysa kardeşle evlilik haram. Efendim; önceleri  kardeşler birbirleriyle evlenmişler çoğalmışlar. Allah sonra haram evlenmeyin demiş.                                                                                                          Bugün haram olan bu evlilik o gün de haram idi değil mi hocam.

-Bana göre tartışma güncel konuları perdeleyen şeytani bir fitnedir. Bir âdem ve Havva yatan aynı anda binlerce çift (adem-yokluk) yaratamaz mi? Yahut ilk çağlarda genler çok sağlıklı olduğundan  kardeş evliliği sakıncasız olamaz mı? Akraba evliliğinin haramlığı gen transferinin sağlıklı olması ve dahi gen aktar iminin çeşitliliğini sağlamak olamaz mi?

Bütün yasaklar aklidir, ilmidir. Zarar / fayda KRİTERİ ile tespit edilirler. Bu bir felsefi konudur. Felsefeden önce dikkatlerimiz bilgilenme, temelleri sağlam atma üzerine olmalıdır.

En büyük yara İslam’dan yüz yıldır uzak kalmışlığımızdır.

Tolumun dini İslam gibi görünse de kuran-i  İslam’dan hem ferdi hem cemiyet ve devlet olarak çok uzağız. Yenide iman etmek, kitabullah’ı ve sünneti resulullah’ı yeniden öğrenmek durumundayız. Üstelik hem ayetleri hem hadisleri çağın gelişmişliğine uygun olarak yorumlamak, dini yenileyerek çağa transfer etmek zorundayız. Geçmiş âlimlerin fikir ve düşüncelerini çağa aktarmadan topluma dayatırsak zihinlerde çelişkilerin ortaya çıkışını ve kabulün gecikmesini önleyemeyiz.

Hızla değişen dünya atalete, ağır aksak davranmaya izin vermemektedir. Hızlı öğrenmenin, öğrenilenleri hayatımıza taşımanın yollarını bulmalıyız. Hali hazırdaki kurum ve kuruluşları tam kapasite çalıştırırken yeni kurum ve kuruluşlar oluşturmalıyız. Çocuklarımıza en uygun zamanda İslam’ın hiç olmazsa inanç temelli bilgilerini, kolay uygulamalarını hızlı öğrenme döneminde vermeliyiz.

Çünkü insan beyninin programları inançlardır. İnançlarını kurgulandığı dönem ilk altı yaş ile eğitim çağı olan ilk 25 yıldır. Yerleşik inançları değiştirmek atomu parçalamak kadar zordur.

Çağımızda öğrenilecek, yaşanacak çok şey varken, kişilerden ileri yaşlarda yanlış inançlarını değiştirmesini  istemek kolay değildir. İstesen de bireyi çepeçevre saran hesapsız gaileler buna izin vermez. 

Gelişmiş ülkeleri her bakımdan yakalamak hatta geçmek hedefimiz olurken, İslam dışı oluşmuş medeniyetin taklidinden ibaret çabadan hızla kurtulup özümüze dönerek yeniden büyük bir medeniyet yaratmak zorundayız. Boş laflara karnımız tok olmalıdır. Pratiğe dökülemeyecek fikirleri tartışmaya zaman izin vermemektedir.

Bu milletten tarih çok şey beklemektedir.

Elli yıl içinde İslam medeniyeti külliyen bütün dünyada hükmeder hale gelecektir.

ALLAH ın vaat ettiği gibi NUR bu çağda TAMAMLANACAKTIR. Selam es selame

CEVAP VER