AMELİYATLARIM DEVAM EDİYOR ŞÜKÜR 3

0
11
AMELİYATLARIM DEVAM EDİYOR ŞÜKÜR 3
5 (100%) 2 vote[s]

 

 
*Euzü Billahimineşşeytanirraciym. Bismillahirrahmanirrahim, eşhedu enla ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasulûhu. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

*Selam es selame canlar canı Hocam… Dün akşam namazımdan sonra avuç içleri birbirine yapıştırıldı. Başparmak başparmağa, işaret parmağı işaret parmağına. Serçe parmağı serçe parmağına denk gelecek şekilde… Dört çift parmak bitişik başparmaklar ayrı yani havaya doğru dik. Yaklaşık üç buçuk dört saat süren işlemler sırasında ellerim hiç ayrılmadı…

Konum itibariyle ellerim tam göbek deliğinin üstünde midenin biraz aşağısındaydı… Gözlerim de kapalı… Önce sizin verdiğiniz şekliyle zikrettim bir müddet; <YA RABBİ YA HAFIZ YA RAHIM SUBBUHUN KUDDUSUN RABBUNA VE RABBUL MELAİKETİ VER RUH>… Sonra sağ yanıma eğilmek suretiyle esnetildim. Yukarı-aşağı sadece sağ yanıma bu sırada namaz oturuşundaydım, ayaklarım sağa doğru dışarda… Epey uzun sürdü. Sonra oturuşumu tam tersi şekilde değiştirdim, ayaklarım solda dışarda ve sol yanıma doğru esnetildim. Yukarı aşağı aynı uzunlukta bir süre boyunca… Sonra tekrar normal namaz oturuşuna geçtim ve bu kez öne doğru esnetildim yukarı- aşağı… Süre olarak bu da aynı uzunluktaydı…

Sonra yukarıda tarif ettiğim konumda ve pozisyonda olan ellerimde; serçe parmaklar gruptan ayrıldı; yüzük parmağıyla arasında bir V harfi oluşturacak şekilde aşağı doğru bakar bir vaziyette zikre devam ettim. Boyun esnemesine geçileceği sezdirildi fakat sanıyorum salonun orta yerinde falandım bu esnada kalçamın üzerinde hareket etmeye başladım bilmediğim bir yöne doğru bu arada size verilen sözü hatırlattılar incitilmeyeceğime dair… Farkettim ki kalçamın üzerinde hareket ettirerek beni koltuğun kenarına kadar getirmişler. Sırtımı dayadığımda anladım… Bacaklarımı uzatarak oturdum, bir müddet zikr çektim… Sonra esnemeler başladı… Sağ devri yönünde esneyebileceği son noktaya kadar esnetilmek suretiyle daireler çizdirildi.

Boyun esnemelerim beldekinden çok daha uzun sürdü… Bu arada sor demiştiniz, sordum, kibar ve saygılı olmaya çalışarak, kazanın benim acemiliğimden kaynaklandığını fakat süfli müdahale olduğunu da doğruladılar. Canım Hocam sizin verdiğiniz şekliyle zikir çektiğimde hiç bir karmaşa olmadı, tam bir sükûnet ve huzur vardı, güven duygusu vardı. Hiç bir ses ya da müdahale, ne işittim ne de hissettim. Bir ara döndürme işlemine ara verildi, bana kuyuya inmeyi isteyip istemediğimi sordular… Kuyunun ne olduğunu bilmediğimi söyledim. Rabbimin bildirdiğinin dışında bir bilgim olmadığını, Hükmün O’nun olduğunu benimse O’na teslim olduğumu söyledim.

Kuyunun ne olduğunu sorsam söylemeyeceklerdi, hissettim. Kuyuya inen Yusuf gibi mi çıkıyor diye sordum, önce cevap verilmedi, sonra hayır dendi. Kuyuya inersem orda ölecek miyim diye sordum, hayır dendi, geri çıkacak mıyım dedim HEMEN DEĞİL dendi. Bu cevap biraz geç ve sanki kırklardan bir adamdan gelen hoş bir sesti, netti ve sanki alnımın ortasından, iki kaşımın arasından geliyordu. Cevap verenlerde bir suskunluk bir çekince sezdim. Sorularımdan rahatsız olduklarını düşündüm ve O ses şöyle söyledi : <<Hacı Ali’ye selam söyle… Söyle ona seni daha çok sevsin. Çünkü ben seni çok seviyorum. Sen benim ”özel” imsin.>>

(Hocam burayı yazarken özellikle 3 eûzû ile 3 ten az olmamak kaydıyla salavat çektim. Yanlış bir şey yazmaktan O’na sığınırım)…

Dizlerim dik konumdaydı. Ellerim de aynı efal ile zikre devam ettim… Beklemediğim bir karşılaşma oldu. Nasıl davranacağımı ve cevap vereceğimi bilemedim… Rabbim çok sıcaktı ben de tutuk… İtaat ettim, densiz ya da edepsiz konuşmaktan imtina ederek hamd ettim sadece…
Aynı efal ile zikre de devam ediyordum. Gözlerimin önüne şu meşhur ”pergola” videosu geldi ve üzeri silindi… Sanki ben dua ettim Rabbim diledi ve o video silindi… Gözlerimi açtı Rabbim. Sonra tekrar gözlerimi kapattı, ben zikre devam ettim.

Beyaz çadırlardan oluşan bir çadır kent gördüm. İnsanlar yaşıyordu orada. Neresi olduğunu merak ettim, yemen dedi Rabbim. Sonra aynı çadırları bomboş ve yerle bir edilmiş gördüm… İnsanların ölmüş olacağından korktum, Rabbim, hayır başka bir yere taşındılar dedi… Gözlerimi açtı rabbim bu halde zikre devam ettim… Belki bir dakika, belki daha az, sonra tekrar gözlerimi kapattı rabbim… Simsiyah dikitler gördüm (sarkıt yukarıdan aşağıya sarkan, dikit bunun tam tersi) yan yana dizilmiş gibiydiler. Aralarındaki boşluk sarı renkteydi. Sonra Rabbim onları da yok etti. Sanki sulu boya bir resme bolca su döker karıştırırsın da bütün renkler birbirine girer resimse yok olur… Aynı bunun gibiydi… Sonra gözlerimi açtı Rabbim bu halde zikre devam ettim kısa bir süre ve gözlerimi kapattı yine… Bu şekilde oldukça uzun sürdü, ancak bundan sonrasını bildirmedi Rabbim… Hissettiğimse her defasında bir kötülük, olumsuzluk silindi yeryüzünden. Bu dua esnasında pek çok kere serçe parmakları birbirinden ayırmamak kaydıyla ellerimi yüzüme sürdüm, öptüm Rabbimi ve O da beni öptü.

Canım Hocam Rabbim dedi ki bu senin zikrin olsun: sanki onu bana verdi… Ve bir de Hocam Rabbim dedi ki bana dua edeceğin zaman hep bu efalle dua et.

Kuşluk namazımdan sonra bu şekilde dua ettim ve Rabbimin bu senin zikrin olsun dediği Ya Rabbi Ya Hafız Ya Rahim Subbuhun Kuddusün Rabbüna ve Rabbül Melaiketi verRuh zikrimi okudum… Serçe parmakları ayırmadan ellerimi yüzüme sürdüm 3 kez.

Hocam sordum, Ya rabbi Hocamı tüm dünyaya tanıtacak mısın ”o benim, onu kimseyle paylaşmam, onu kendim için yarattım” dedi.

 
Hocam eşim uyandı, evdeki durum daha fazla yazmaya ve imla kontrolü yapmaya müsait değil. Affınıza sığınarak özür diliyorum… Her detayı yazdım inşallah… Sizi çok seviyorum…
Bilge Meleğe inanın sizin kadar sevindim ben de… Hürmet eder ellerinizden öperim, canım Hocam…
Nilgün……………tarafından 16:43 itibariyle görüldü
20:53
 

♥️Selam es selame. Nilgüncan, maşaallah barikallah… Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillahi rabbilalemiyn. Errahmanirrahiym. Maliki yevmiddin. Şükür sanadır rabbim hamd sanadır. Kutlu olsun Azizem. Mübarek olsun. Bize işlemeler hakkında bilgi aktarmış oldun. Her işlemde rabbimiz bilmediğimiz efallerle dünyadaki bir olumsuzluğu, fenalığı gidermekte inşaallah temizlikler yapılmaktadır.

Kendini geliştirmek isteyen bu yazıyı yeniden okusun, tefekkür etsin, rabbimizden yardım dilesin ve hikmetlere kalbini ardına kadar açsın inşaallah.

Her Zülfikar kendi gelişmişliğine göre mutlaka bu harika anlatımından faydalanacaktır. İmanları tahkiki imana dönüşecek, ilelebet kaybedilmeyecek sağlamlığa ulaşacaktır, inşaallah.

Bu yaşadıklarımızın geçmişte bir örneğinin olduğunu sanmıyorum. O nedenle kıyaslarla verilen ilimleri kirletmeyin inşaallah. Teslimiyetiniz tam olsun.

Asla olmaz olmaz demeyin. Rabbimiz her şeye kaadirdir ne verirse hamd ile şükür ile alacağım, kabulleneceğim deyin.

Kendinizi kutsanmaya hazırlayın. Şükürler olsun bu günleri gösteren yaşatan rabbimize. Razı olacağı kadar ölçüsüz, sayısız hamd ve şükürler olsun. Rabbimin emri ve izni ile sana olan sevgimi artırmaya devam edeceğim.

Mademki rabbimin özelisin, benim de özelimsin izni keremiyle. Selam es selame

Hacı Ali Bayram gönderdi

 

CEVAP VER