Barış’a Mektuplar (13) Akl-ı maaştan akl-ı küll’e geçmek lazım

0
857
Barış’a Mektuplar (13) Akl-ı maaştan akl-ı küll’e geçmek lazım
5 (100%) 1 vote[s]

Akl-ı maaştan akl-ı küll'e geçmek lazımBarış’a Mektuplar (13) Akl-ı maaştan akl-ı küll’e geçmek lazım

11 Ocak 2013- Barış

Selamunaleyküm hocam.
İki gündür çok hastayım ama gecenin gelmesini iple çekiyorum… Her yerin kararıp birden flaş gibi ışığın gelmesinin hazzını bekliyorum ama iki gündür göremiyorum hocam, üzülüyorum. Bir şeylerde hata mı yaptım ki?

Hocam bir de dün yani Perşembe günü sabah saat 9 – 10 gibi kahvaltıdayken sağ tarafımın yukarısında 15 – 20 adet nokta gibi, seyrekçe parlayan küçücük yıldız gibi şeyler gördüm, gözümü ovaladım halen orda duruyorlardı 3-5 dakika durup kayboldular bunlar nedir hocam?
Ellerinizden öpüyorum…

*Aleykümselâm Barış Bey…
O gördüklerin ilmullah öğretisinde NURDUR... Senin kalbini, aklını, gönlünü kutsamaya gelen Allah’ın cemâlî kudreti, asli bedenleriyle seni ziyaret eden melekleridir. Musa aleyhisselâmın Turda gördüğü şeydir… O kırmızı gördü. Celali idi, kalbi dayanamadı bayıldı...

Sen mâşâAllah yönlendirmemizle cemâlî nurlarla sakin sakin için irşat ediliyorsun. Her gördüğünde sayısız beyin hücren açılıp yeni bağlantılar oluşturuyor. Aklın beşeri yetersizliğinden kurtarılıyor. Gönlün aydınlanarak kalp gözün böylece açılıyor.

Zikirlerine devam ettikçe daha başka nurlar da seni kutsayacak, nurlanacaksın. Kutsanacaksın ki hakikat ilmini, ilm-i ledünü hazmedecek kapasiteye ulaşacaksın. Akl-ı maaştan akl-ı küle geçeceksin. Daha işin başındasın… inşaAllah daha gidecek çok yolun var.

Sadece tevekkül ile Rabbine halini arz et, verdiği bu makam ve mertebe için hamd senalar et. Sadakatle ibadet ve zikirlerini sürdür.
Emin ellerdesin inşaAllah. Allah ve Resulü seni nûr-u cemaliyle müşerref kılıyor.
Selam es selame

Nur gördüğün zaman; şu duayı oku… “Ya nuru entellezi tehdil kalbe bi hidayetihi ve bi nurihi’, “Ey nur kalbime hidayet ve gözüme nur vermeye devam et. Ne tür işaretlerle ne gibi haberler getirdiğini anlamamı, vahyi doğru okumamı sağla. Âmin.”

Vahiy nurlarla gelir… Bedenin seğirmesi ile gelir. Sağ kulağına gelen atıftan(nereden geldiği görülemeyen)sesler ile gelir. Rüya ile bildirilir… İnsan vasıtası ve haberleşme kaynakları, gazete, radyo, televizyon vs. vasıtası ile gelir… Kuşlarla, kedilerle, bitkilerle gelir. İçinden ilhamla gelir… Bütün bunları doğru okumak için akıl, gönül, kalp gelişmeli, kutsanmalıdır. O gördüğün nurlar seni geleceğe hazırlayan meleklerdir. Ayrıca mutlaka bir haber veriyorlar ama almak için tecrübe sahibi olmak lazım; hissiyatın kuvvetlenmesi gerekir. Peygamberin kalbi ameliyatı nasıl oldu sanırsın?
Selam es selame

Barış
20 Aralık 2014 21:34
Selamünaleyküm hocam; hayırlı akşamlar hocam yazılarınızdan bazı yerleri çıkardığınız için teşekkür ederim. Tekrar iletişim kurmak için dua ettiğinizi yazmışsınız hocam. Ben hiçbir zaman sizi gönlümden çıkarmadım. Her gün hocamın sayfasında yeni bir bilgi var mı diye takipteyim. Yeni bir şeyler bulduğum zaman seviniyorum ama artık yeni bilgilerde pek yok. Hep eskinin tekrarı tahtaya astıklarınız. Yeni kalbi kıpırdayanlara çok çekici gelebilir ama elhamdülillah sizin sayenizde! Lise talebesine ilköğretim kitapları okumuş gibi oluyorum.

Hocam daha önceki yazışmalarımızdan benim beklentim farklıydı, ondan çok etkilendim heralde, burcum yengeç ve tüm özelliklerini de taşıyorum. Çok aşırı duygusallık ve sırcı oluşumdan paylaştıklarımız ölene kadar aramızda kalacak zannetmiştim.Yazışmalarımızı okuyan insanların çok etkilendiğini yazmışsınız.
Hocam bana tek ders verseydiniz ölene kadar bütün müminlere dua etseydim ben daha bahtiyar olurdum.
Hocam bu arada şunu da söylemek isterim, kimin namaz ehli olmasını dilediysem hepsi kabul oldu. Daha geçen yıl etrafımda bir tek namaz kılan bile yok diye şikâyet ederken şuan iş yerimde, evimde, kardeşlerim, arkadaşlarım, öbek öbek cemaat oluşturması beni çok memnun ediyor(La Havle Vela Kuvvete İlla Billlahil’Aliyyül Azıym).hocam Şubat ayının sonuna kadar derslerimi okudum. Daha sonra siz Canın isterse gel Canın istemezse gelme diye cevap verince evlâtlıktan red edilmiş bir çocuk gibi ortada kaldım. Çok uykusuz geceler. Günlerce tek kelime bile konuşmadan geçen günler. Tabii ki bu arada lanet şeytanın yakaladığı fırsat… Her namaz vaktinde —-bak babandan üstün gördüğün, hiç görmeden Allah rızasına giden yolum diye sevdiğin hocan tüm özelini açık etti, sonra da Canın nasıl isterse dedi . Bırak namazda kılma sana göre değil bu yol ————-diye 1 ay mücadele ettim, atık sesli konuşur olmuştuk. O öyle telkin edip kulağıma söyledikçe namaza durdum..Ama ardı arkası kesilmiyordu git alkol al unutursun diyordu. Bu alkol telkininin de çaresini şöyle buldum …. Bana bu yönde bir telkinle gelince ben de dedim ki Ya Rabbim! niyet ettim (bu lanet şeytan beni alkole davet ettiği gün’ Allah rızası için oruç tutmaya. Ve o da kesildi. Bu durumları yaşarken çok yalnız kalmış her gün Cemal saatlerin hiç birini geçirmiyor; ”ya Rabbim bana yardım et, isteğim senin rızana kavuşmak, razı olduğun kullarınla birlikte olmak’‘diye günlerce yalvardım. Daha sonra herkes ne yapıyorsa ben de onu yapacağım dedim ve herkesin çok tanımadığı kapısında yüzlerce adamın olmadığı bir Allah dostu buldum. Yıllardır kalp zikri bana hiç sıcak gelmemişti ama tutunacak dalım kalmamıştı. Artı nakşibend tarikatındaydım. Zikirde çok zorlanıyordum çünkü ben defalarca burun amaliyatı olmuş ve yinede nefes almakta zorlanıyordum bu sorundan dolayı zikirde adeta boğuşuyorum. Bun sebepten birçok gün zikre başlayınca çekeceğim ızdıraptan dolayı zikrimde aksıyor.
Hocam birde yanlışlık yaptım ama bilgisizlikten; sizin verdiğiniz ödevler sonucunda iki kürek kemiğimin ortasında bir yanma oluşmuştu size bahsetmiştim. Kalp zikrine başladıktan bir hafta sonra hocam sordu nasıl gidiyor alışabildin mi diye… Ben de sırtımdaki yanmayı söyledim, meğer bu hal çok önemliymiş, benim dersim bir hafta sonra ikiye katladı ama ben bu halin önceden de olduğunu söylediysem de yeterince ayrıntılı anlatmadım. 15 gün daha devam eden sırt yanmam ve saat değişimlerindeki seğirmeler ve işe dalmış olsam da namaz vaktinin tam girdiği vakitteki sırtta yuvarlakça bir kısmın uyuşmasından anladığım vaktin girdiği gibi haller 15 gün sonra kayboldu.
Şuanda da 500 salâvat 300 subhanallahi velhamdüllahi. vela havle vela kuvvete. Ve kalp zikri de okuyabilirsem okumaya çalışıyorum.
Hocam bu garibi merak ettiysen Halimi arz ettim. Rabbim çok samimi olduğum düşüncemi en iyi bilen olduğu için yaradılış amacıma uygun yaşamayı ve yaşarken de Resulullah ( sav) ümmetine hizmet etmeyi nasip eder inşallah.
Ellerinizden öpüyorum.

Hacı Ali Bayram (Sevgi Yolu)
21 Aralık 03:11

Selam es selame Barış.
Yeniden yazdığın için teşekkür ederim. Allah razı olsun… Hiç şüphen olmasın olanlar böyle olmalıydı… Rabbimizin istediğinden başka bir şey oldu derse birileri, asla inanma. Allah kimseyi yaratıp da başıboş bırakmadı. O diledi geldin. O diledi uzaklaştın o diledi yeniden geldin.” ister gel ister gelme”diye yazdıran da oydu… Gelmemeyi telkin edip getirmeyen de oydu… Seni-beni sınavlardan geçiren de o’ydu. Şimdiki rehberini karşına çıkaran da o’dur.

Rabbim senin gibi bir arayanı bize gönderdi diye sevinç delisine bizi çeviren de o’ydu. Yazdıklarımızı sansürsüz yayınlatan da o’ydu. O var; O’nunla birlikte bir başkası yok bilenlerdeniz. La ilahe illallah diyenlerdeniz. Narın da hak nurun da diye gözyaşı dökenlerdeniz.

Rabbimin yardımıyle şeytanı yenmenden ve seccadeni terk etmemenden dolayı çok sevindiğimi bilmeni isterim. Artık içim rahat. Bu sırrı verdin ya, bana dünyaları bağışladın. Artık inşaallah her şeye rağmen kendimi suçlamaktan vazgeçebilirim. Demek ki rabbim istiğfarımızı kabul etti.

Bir allah dostu; ^^hocam barışa mektupları neden yeniden ayayınlamıyorsunuz, ben sizi o mektuplardan etkilenerek gelip bulmuştum;^^ demese seninle buluşmadan yani sen geri dönmeden yayınlamayacaktım.

Bilsen o Allah dostunun mertebesini, bana hak verirsin. yıllardır saray kapısında bekliyormuş. Allah’ın inayeti ile bize gelince kapılar kendisine rahat açıldı. Öyleyse dedim kendi kendime rabbine sığın ve yeniden yayınla belki bir hasreti daha vuslata çavirebilirsin de hem barışın günahları bağışlanır hem senin. İyi ki yayınladım bak sen de geldin, o da hızla yol alıyor. Rabbime şükürler olsun.

Sen gittikten sonra çok gelen oldu… Günde onlarca kişiye yazmak zorunda kalıyorum. Yazışmaları yayınlamaktan seninle olan durumdan dolayı korkar oldum. Yayınlamam gerekenleri denetimden geçirmeden yayınlayamıyorum. Bu işe de vaktim kalmıyor. Bak şu anda saat 02.51 ve ben en az dört saattir mutfağa gidip kendime bir bardak su alamadan yazıyorum sen bu geceki belki onuncu misafirimsin. Notunu alıp sonra görüşelim lütfen, dediklerim hariç bakalım saat kaçta yatabileceğim..

İki kürek arasına vurulan mühürlerin resimlerini gönderenler var. inşaallah sık sık seyirir o yerin. Merteben arttıkça artar. Bu millete ve insanlığa bu zamanda çok dua hamalı lazım. Çabuk yetişin de bir işe yarayın. İhtiyarlardan devralın şu işin birazını. Biz ihtiyarların dizlerimiz uzun oturmalara tahammül edemez oldu…
İyi ki geldin evlat… İyi ki zikirlerine devam ediyorsun… Gözlerinden öpüyorum. Selam es selame

* yayınlanmasını istemediğin şeyleri yazma lütfen. İzninle bu mektubu da ^^gidip dönenler, bizi rahatlatıp sevindirenler^^ adına yayınlayacağım.

********şimdilik bitti.

CEVAP VER