Beyaz küçücük yuvarlak inci gibi ışıklar

0
1219
Beyaz küçücük yuvarlak inci gibi ışıklar
5 (100%) 1 vote

Beyaz küçücük yuvarlak inci gibi ışıklar

human46-1Selam es selame sayın hocam; Hürmetler ederim.

Az önce namaz dışında salonda iken, birden beyaz küçücük yuvarlak inci gibi ışıklar yağdı gözümün önünden, birkaç saniye sürdü ve yok oldu.

Daha öncede bir kere seccademin önününde mor bir alan görür gibi olmuştum. Bir kere de seccademin çevresi turuncu renk aydınlanır gibi olmuştu, hep kısacık sürmüştü.

Acaba nur gören arkadaşlardan mı etkilendim göz yanılsaması mı, daha önce hiç böyle yanılsamalar yasamamıştım. Henüz kendimi, layık görmüyorum nurlara şaşırdım, heyecanlandım, keşke ben de görsem… Fatma

faviconZikire devam ettikçe daha çok şaşıracaksın inşaallah. Küll karşısında cüze düşen hayrettir. Düzenli şaşırmaktır. O her an bir şendedir ve her şen bir hayreti davet eder. Elbette nur görüyorsun. Selam es selame

human46-1Ağlamak istiyorum… Gözlerime inanamadım. Eşime bakıyordum nafile namaz icin tam ayağa kalkmışken gözlerim hayret icinde kaldı. Ne yapmam gerekiyor, daha uzun gormek için. Onlar meleklerdi değil mi hocam. Ne olur yalnız olmadığımı, daha uzun sure hatırlatmaları için gördüğümde ne yapmam gerekiyor. Onlarla konuşulur mu? Ne icin geldiklerini anlama imkânım olur mu? Şu an çok heyecanlandım. Kendimi hep nefsiyle mücadele etsem de nefsine yenilen bir aciz olarak gördüm.

Yıllar önce Kadirilerin halisiye kolundan bir arkadaşım vardı hocam. O zaman örtülü değildim ama yeni namaza başlamıştım. Kendime huzuru bulmak için yol arkadaşları arıyordum. Bu arkadaştan rica ettim beni sohbetlerinize götürür müsün diye,

O da önce hocama sormam lazım dedi.

Hoca bana bir dua gönderdi ve istihareye yatırdı, ertesi gün rüya görürsem ulaşmamı istemiş,

Söyle bir rüya gördüm;

Rüyamda yalnız yasadığım evin odaları bomboştu. Bir şeyler arıyor gibiydim. Odalara bakıp geçtim, iki tanesine. Sonra bir odaya girdim elbise dolabım, sandalye ve üzerinde valiz vardı ve ikisi de bostu.

Sonra yerde bir şeyler kımıldadı. Zeminden bir genç bayan kalktı. Meğer odanın, icinde mezar gibi bir oyuntu varmış. Orda yatmakta olan saçları benim, esas saç rengimde ( o vakit sacım sâriydi ) yüzü, cismi beni andıran bir bayan vardı ama üstünde beyaz kefen ve yüzü mor gibi ölü yani, bana bakıyor fakat konuşmuyordu.

Korkudan titreyerek uyandım, sabah olur olmaz arkadaşımı aradım. Lütfen hocanı ara, ölecek miyim, daha hiç bir sey yapamadım, dinimle ilgili diye ağladım, aksama kadar.

Sonra hanim hocaya ulaştık. Rüyamı anlattım bana ölmeden önce nefsimi öldürmeyi seçtiğimi ama şuan amelimin boş olduğunu söyledi. O ölü benim nefsimmiş ama benim yolum onların yolu degilmiş. Beni sohbete kabul etmediler. Ben yıllardır yana yakıla dost arıyordum, yardımcı olacak, bana yol gösterecek. Başımı örteli 2 yıl olacak.

Ama öyle pişmanım ki açık gezmelerimden, namazsız, ibadetsiz zamanlarımdan. Çok geç kaldım, diye kendimi layık görmüyorum hiç bir şeye. Lakin inşallah o rüyadaki yolu bulmuşumdur. Lütfen beni yalnız bırakmayın hocam. Acaba rüyam mı vuku buluyor diye geldi aklıma. Neyse uzattım biliyorum, heyecandan ne diyeceğimi ne yapacağımı şaşırdım affedin beni hocam. Hürmetler ederim. Selam es selame.

faviconBulduğun yolda yürümeyi sürdür. O nurların seni nasıl ziyaret edeceğine sen karar vermezsin. Sayfamızdaki yazılarda o nurları görünce neler yapılır, edilir, okunur yazılı. Başkalarının tecrübelerinden faydalanmak için yazılarımızı okuyun. Çok sorudan ziyade çok okuyun lütfen. Heyecanından dolayı sana tekrar tekrar dönerken diğer kardeşlerin bir gündür bekleyenler dâhil sabırla, onlara dönmemi bekliyorlar. Selam es selame

TECELLİ

Sardı altı yönden, çepeçevre
Parlak, kar beyazı, ilahi
Mini mini nur taneleri
Götürdü cümle varı na mekâna
La zamana
Hüznün deli dolusuna
İdrakin müntehasına

Aklın acze düştüğü o yerde
Her şey safi nur
Seven nur, sevilen nur
Sevginin aslı nurun ala nur

Yaşayan mıyım, yaşatan mı?
Orda burda, narda-nurda
Belli değil
Tam orta yerde mi muttasıl
Anlaşılmaz ebediyen, anlatılmaz
Kim suret kim asıl

Hay hakk…
Yaşamın sabitesi
Sonsuzluk kadar çözümsüz
Akıla
Her şey görece
Her şey izafi
Belli değil kim ölü kim diri

Diri bilinen Hakk’tan bi haberler mi?
Öldü bilinenler mi
Vasıtasız yüz yıllar ötesinden
Çağları kucaklayanlar mı
Peygamberler, alimler, şehitler mi
Kurulmuş mahkeme-i Kübra
Ezelde verilmiş hüküm
İnfaz yapılıp durmada an be an
Diriler şahitler mi

Hor görme hiçbir canı
Hiçbir zaman
Aman
Sakın, sakın
Farklı farklı her birinin yazgısı
Cebri hal denizinde yüzmedeler
Cümlesi halinden bi haber

Ayaklar köstekli, eller kelepçeli
Acz içinde, makam-ı cüzde her biri
Aç gönül gözünü gör bak
Vahye sütkardeş her tecelli

Diz bağları çözülmüş
Çökertilmiş dimağları
Niçin varsa onunla uğraşta eşya
Hara düşmüş can binaları

Akıllar sarhoş, gönüller sarhoş
Orda-burda, narda-nurda
Emanet kendilerine canları
Alınlar her halde secdede
Biteviye zikirde dilleri
Yürekler havf içinde benizler uçuk
Can, bedenlere dizili boncuk boncuk

Bütün zamanlar kahhar Yaratanın yedinde
Cümle mekânlar teslimiyet halinde

Görüleni görüldüğü gibi anlatamam
Anlatsam okutamam
Kaygılanırım
İstimdat Ya Resulullah
Orda-burda, narda-nurda
Şefaatin olmasa yargılanırım

Öyle bire bin vermek adetullah
Ben verebildiysem bire bir bari
Dünyadan, ahiretten, sevgiden yana
Özrümü kabul etmezse ay yüzlü sevgili
Ebediyen vah bana, vahlar bana

Ilgın- 1995

CEVAP VER