Burada kör olan orada da kördür…

0
891
Burada kör olan orada da kördür…
5 (100%) 1 vote[s]

Burada kör olan orada da kördür…

human46-1Selamun aleyküm Ali Hocam.

Hocam bunu sizinle daha önceden paylaşacaktım ama denk gelmedi.

Bugün evkatla ilgili birkaç yazı paylaşmışsınız. bazı kimseler anlamakta zorluk çekmiş; ilk seferde ben de anlayamamıştım. Barış’a mektupları okuduktan sonra bundan 1–1,5 ay önce kendi anlayacağım şekilde şöyle bir tablo hazırladım. İbadetlerimi uyarınız sebebiyle bu saatlere göre yapmıyorum. Yalnızca sağ devri yapacağım zaman üçleri, hassaten zühreyi, denk getirmeye çalışıyorum. Bundan birkaç ay önce günlerce uğraştığım halde alt çene ve sağ- sol omuz seğirmesini bir türlü düşürememiştim. En son oturup evkatı iyice anladıktan sonra özellikle zührede sağ devrini ve gerekli okumaları yaptım, bir iki günde çok şükür olumsuz ihtilaçlar zail oldu. Bunun haricinde ara ara kulak çınlamalarım da olduğu için evkatı anlamam elzem olmuştu. Mezkûr tablo ekte. Dediğim gibi sadece kendi anlayacağım şekilde hazırladım, saatleri tek tek yazmadım. Salı günü akşam ezanıyla birlikte kamer vaktiyle başlıyor ve sırasıyla eksiksiz devam ediyor.

Evlatla alakalı bilgileri genel olarak paylaşmanın sakıncalarından bahsetmişsiniz. O yüzden ihtiyacı olan veya muhakkak öğrenmek isteyen kişileri bana yönlendirebilirsiniz hocam yahut isterseniz tabloyu daha anlaşılır hale getirip size yollayabilirim. Siz de ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz kişilere özel olarak verebilirsiniz. Yardımcı olabilirsem ne ala.  Hayırlı geceler hocam, selam es selame.

human46-1Selamun aleyküm Ali Hocam.

“Ya allahu ya nuru entellezi tehdil kalbe bi hidayetihi ve bi nurihi” ve inşirah suresi zikrinde 34. Gündeyim. Çok çok nadir rüya görürüm, bundan üç dört gün önce kısa bir rüya gördüm fakat zamanınızı almamak için yazmadım size. Ancak en son paylaştığınız “kamer hanıma mektuplar”da ayakkabı ile alakalı rüyadan bahsedildiğini görünce yazmak istedim.

Rüyamda ev arkadaşlarımdan bir tanesi ayakkabısının çalındığını söylüyor, ikimiz de antredeyiz ve daire kapısı açık vaziyette. Ben de uzaktan kapının önündeki ayakkabılara bakıyorum acaba benimkiler de çalınmış mı diye. Zaten iki tane ayakkabım var; bir tanesi yaz aylarında çok nadir giydiğim spor ayakkabım ve onun çalındığını görüyorum. Daha sonra tek kalan ve her gün giydiğim ayakkabımın da çalındığını fark ediyorum. Şu sıralar çok param yok yeni ayakkabı alamam, artık evde duracağım, bir süre dışarı çıkmayacağım yapacak bir şey yok deyip odama geçiyorum. Ama tuhaf bir şekilde ne üzülüyorum ne canım sıkılıyor.

Uyanır uyanmaz aklıma Fütuhatı Mekkiyye’deki, Hz. Musa’ya “Ayakkabılarını çıkar!” Ayetinin şerhi/yorumu geldi aklıma. Kitabın o bölümünü açtım baktım süluk ve namaz ile alakalı bir bölümde bahsediliyor ayetten. Ancak doğrudan bir bağlantı kuramadım. Kamer hanıma mektuplarda “ayakkabı sıfatımızdır” demişsiniz fakat onunla da doğrudan bağlantı kuramadım. Eğer zamanınızı almayacaksam tevilinizi merak ediyorum hocam. Selam es selame…

faviconSelam es selame, Ne… Emeğin için teşekkür ederim. Bu yazdıklarını paylaşacağım. Ne güzel bir yol yöntem anlatmışsın. Dileyen biraz gayretle maksada nasıl da vasıl oluyor.

Barışa mektupları okuyun nasıl cebelleşerek meseleyi anlattık, izah ettik, yeniden yeniden denetledik, neden öylece yayınladık, bir çırpıda vermedik, azıcık düşünen anlar. Esasen çıktığımız yol herkesin başaracağı bir yolculuk değil. Giderek yol tenhalaşır. Çoğu zakir problemini çözer çözmez oyuncağına geri döner.

Bir yerlerini sakatlayan çocuk gibi oyundan gelir, tedavi olur, hemen ardına döner gider. Yeniden allı duvaklı gelin gibi baş döndüren dünya zevklerine yamanır. Taki yeniden düşene, bir yerlerini incitene veya büyük hasarlar alana kadar da allah’la olmak aklına gelmez.

Kimi canlar da Fenafişşeyh (rehberde fena), fenafirresul (efendimizde yok olmak) ve fenafillâh (allahta yok olmak) mertebelerini geçmeden hedefinden, maksudundan vazgeçmez.

Adetullah böyledir. Kimi sevgiliyle burada görüşür, buluşur… İşi ahirete bırakmaz. Zaten bilirler ki ”burada kör olan orada da kördür” ilahi uyarısından haberdardırlar.

Ayakkabı neredeyse dünyanın tamamıdır. Eş dost, mal mülk, nam şan her şey.

Musa’nın nalınları ile anlatıldı Kelamı Kadimde. Ya Musa ayak(bağlarını)larındakini çıkar da gel. Burası kutsal vadidir. Lâşe olan dünyaya dair bir şey taşıma kalbinde ki gözün, gönlün, aklın, mutlaka terk edeceğin masivada olmasın… ‘’Her şeyin aslı /mercii olan rabbine’’ gel denildi. Sırrın küpünü kırmadan, nadana haram olan nimetleri ortalığa dökmeden susmak gerek. Selam es selame…

HER ŞEYDE SEN VARSIN

Ağaçta, çiçekte, kuşta sen varsın.
İlkbaharda, yazda, kışta sen varsın.
Yediğim ekmekte, aşta sen varsın.
Senden gayrı âlemde var olan yok;
Senden gayri gönlüme yar olan yok.

Akşamda, sabahta, tanda sen varsın.
Sokakta, otelde, handa sen varsın.
Kemikte, ilikte, kanda sen varsın.
Senden gayrı âlemde var olan yok;
Senden gayri gönlüme yar olan yok.

Varlıkta, yoklukta, zayda sen varsın.
Dünyada, güneşte, ayda sen varsın.
Cilvede, cümbüşte, cayda sen varsın.
Senden gayrı âlemde var olan yok;
Senden gayri gönlüme yar olan yok.

Melekte, şeytanda, cinde sen varsın.
Bitkide, hayvanda, inde sen varsın.
Günahta, sevapta, dinde sen varsın.
Senden gayrı âlemde var olan yok;
Senden gayri gönlüme yar olan yok.

Sevdiğim her şeyde, nurda sen varsın.
Yerdiğim şeylerde, narda sen varsın.
Annede, babada, yarda sen varsın.
Senden gayrı âlemde var olan yok;
Senden gayri gönlüme yar olan yok.

CEVAP VER