Can sıkan mektuplar -3 / Sana bu halinle hangi erkek kulunu feda etsin rabbim,

0
1195
Can sıkan mektuplar -3 / Sana bu halinle hangi erkek kulunu feda etsin rabbim,
5 (100%) 5 vote[s]

Sana bu halinle hangi erkek kulunu feda etsin rabbim,( 12/17/2011 )

Babadan diyorsun yine, kendine yontuyorsun:)) bu kadar mütevazi olma 🙂

hacı ali ( 12/17/2011 )
———————————————
Atalarıyla övünmek resulün soyu için bile olsa yasaktır. Her koyun kendi bacağından asılır.
Görmez misin allahın lanetine uğramış inkârcı Yahudiler Hz İbrahim soyudurlar. Ayrıca her birimiz Âdem as. soyundan değil miyiz?
Kız sen çok akıllısın, biliyor musun? sen evlensen, cinsel enerjin rahman ellerle sükunetle alınsa, normal seviyelere çekilse daha güzel şeylerle ilgilenecek birisisin. Şu anda östrojen hormonunun esirisin.
Kadın vücudu erkek(enerjisiyle) eliyle mesh (tashih-tatmin) edilmedikçe hem kendini hem başkalarını cezalandırır. O nedenle kızlarınızı ergenliğe girer girmez evlendirin emrini veren resulü kibriya Hz Fatma’yı regl olduğu gün nişanlamış en kısa zamanda da bir şilte ile neredeyse çeyizsiz gelin etmişti.———————————————

e( 12/18/2011 )
———————————————
’sen evlensen, yoğunlaşmış cinsel enerjin rahman ellerde sükûnetle teskin edilse, hayat bayram olsa, yaşlanmasan, zengin olsan’, diyorsun ve
M. benim olsaaa, keşkee keşkeee keşkeeeeeee

Bunları biraz da rabbine söyle, de ki; bak böyle böyle olssssaaaa, evlense, cinsel enerjisi alınsa fln daha uygun olur, yoksa kız kafayı yiyecek de…

Bana cevap vermiyor belki sana verir
selam;
Sakın sen, verilen cevapları duymuyor olmayasın.
Sakın sen, kendi kendisini inkâr edenlerden, gerçeklere kör ve sağır, doyumsuz ve sabırsız kulların zirvesi rol model bir ucube olmayasın.
Sakın sen, kendini ilah, rabbini emirlerine ram olacak bir emir kulu sanan, ne idiğü belirsiz bir şaşkın olamayasın.
Sakın sen, şımarık olarak büyütülmüş, bir türlü normale dönemeyen, büyüyemeyen, bedeni büyümüş, aklı küçük kalmış tipik çağdaş / sanal bebeklerden olmayasın.

Cenabı Allah’a ve sana yardımcı olmaya çalışmaktan başka suçu olmayan fakire yaptığın sitemlerinin dayanağı ne.
Seni bu halinle neden çekip duralım.
Gidip gidip gelmelerine daha ne kadar tahammül gösterileceğini zannediyorsun.
Bir aylık dargınlığın ardından daha birkaç gün önce barışmadık mı?
Adap, edep kelimesinin anlamını biliyor musun, ?
Kıyında köşende adabı muaşeret kuralları deyimini veya edep ya hu kelimesini kullanan birileri var mı?
Sana bu halinle hangi erkek kulunu feda etsin rabbim,
Seninle cezalandırılacak derecede günahkâr bir erkek kulu yoktur, belkide,
benden başka.
O yüzden benim başıma sarmıştır.
Sen; önemli birtakım işlerime engel olmak için başıma getirilmiş bir cezasındır, belkide.

Galiba, istiğfar etmem gereken birtakım sürçmelerim, suçlarım var.
Ki; sana yazmaktan vazgeçemiyorum.
Bak bir başkası nasıl sesini yüreğini rabbine nasıl duyurmuş ve cevabını almış.

hsn23 ( 12/20/2011 )
———————————————
Hocam iyisiniz inşallah.
Söylediğiniz zikirleri aynen yapıyorum. Gördüğüm rüyam su. Bildik bir harabe okulun yeniden badanalı oluşunu gördüm içi çok güzel idi fakat içine çıkılan merdivenlerde koruyucu demirler yoktu ilerde yapılacak denildi.
Bir seğirme oldu sağ bacakta aradan 3.4 saat geçti.
Bunları daha önce bilmiyorduk sizlerin vesilesiyle öğrendik. Allah sizden razi olsun.
Ellerinizden öperim
Tarih:20 Aralık 2011 Salı 14:18:04
RE:

Selamlar Azizim,

Yolculuğunuz mübarek olsun.ev veya okul gibi binalar kişinin vücududur.öğretmendiniz sanırım.onarılıyorsunuz.tecelli başlamış.devam ettiğiniz taktirde eksikleriniz de tamamlanacak..

İhtilaç ilmi ledün ilminden bir bölümdür.
allah sevdikleriyle işaret diliyle haberleşir.
Seyrimeler bunlardan birisidir.
Nur görmeye başladığınızda birçok gelişmeyi nurlarla da haber almak mümkün olur.

Ayrıca rüyalar, doğrudan atıftan sesle uyarılmalar, hissiyatın sizi sevk ve idare edecek seviyeye ulaşması, hatta meleklerle temas, Cibril sıfatının tecellisi bunlardan bazılarıdır.

ileride yeni zikirler( alim ve habir esmalarını talim şeklinde) veririz inşaallah o ilim sizde iyice gelişir..

Kullarına, allah’ın cc. habir sıfatı, her olacak olanı önceden haberdar eder. Dilediğinizi tecelli etmesi için şükürlerle oluruna bırakır, istemediklerinizi dua ile reddedersiniz. Öyle ki eceli kazaları(vakitsiz ölümleri) bile haber alır, önler veya kendi haline bırakırsınız. Hatta depremleri bile haber alır, dilediklerinizi duasını yaparak önlersiniz.
Bu ilme marifetullah denir.

İhlâsınız ve sadakatiniz kadar Allah’a cc. yakınlaşır, müminlerin <velisi> olursunuz inşaallah.

Sorunlarımız da ihtiyaçlarımız da neredeyse sınırsız olduğundan sırasıyla problemlerden arınmak ve ilgi duyduğunuz, ihtiyaç gösteren alanlarda ilerleme sağlarsınız.
Önce hakka olan yolculuğunuz fena fillah olduktan sonra hakk telada yolculuğa dönüşür ki sonu yoktur.
Dünyadaki öğrenme ve seyir beşikten mezara kadardır. Allahta yolculuk ise sonsuza kadardır. Öbür âlem de de seyrü sefer devam edecektir.

İşlerinizde ve ibadetlerinizde başarılar dilerim.
Selam ve dua ile.
Tarih:20 Aralık 2011 Salı 14:26:57
Allah razı olsun Hocam.
Ben öğretmen değilim hocam, yurt dışı İsveç’ten hikmet!

Hocam buna kesin inanın ki sizi dua sonucu buldum. dualarimin çok kabulünü gördüm amma is konusuna gelince duruyor. Benim sorunum bir işe girmek ondan sonrası Allahın izniyle kolay olur sanırım.
Tekrar ellerinden öper.
Yorum için coook teşekkürler
********************************************MEĞER YALNIZ DEĞİŞ MİŞİM***************
Merhaba hocam tekrar, selam es selame

Kızın söyledikleri ve sizin verdiğiniz cevaplar. Kendinizin yerine beni, kızın yerine de başımdaki derdi koyun. Olay aynı… Sözler aynı, cümleler aynı… Çabaları görmezden gelmek ve suçlanmak aynı!

Ha düzeldi, ha düzelecek dedim. Bekledim. Allah yoluna dönsün… Kaderine hayata başkalarına öfke duymaktan vazgeçsin diye bekledim, bekledim, bekledim.

Sürekli “Allahı’na söyle, benim duamı kabul etmedi, seninkini eder.” diye ruhumu sıktı sıktı. Zikrimden sevdamdan geri kaldım. Ağladım. Bilmedi, anlamadı… Çünkü onun için kendinden önemli başkası yoktu.

“Ki; sana yazmaktan vazgeçemiyorum” dediniz ya işte ben de onu yaşadım aylarca… Yıl oldu hatta… Ezildim. Büzüldüm. Yapmak istediklerimi yapamadım. Asıl ilgilenmem gereken insanlarla ilgilenemedim. Onun için onun yanında oldum, kendimi riske atarak

Acı çektim! Hayattan kaçmak gitmek istedim istekleri karşısında. Hayata olan öfkesi karşısında yoruldum! Nefsini o dizginlemek istemedi, ben istedim. İki nefisle uğraşmaktan yoruldum! Ölmeye başladım! O bilmedi… Dediği tek şey “Allah’ına söyle benim duamı kabul etmiyor, seninkini kabul eder”

FEDA ettim kendimi… Düzelecek diye, iyiye gidecek diye. UMUT verdim hep… Ha gayret dedim! Hala umudum var içimde iyi olacak diye ama ÖLEN ben oldum… Zikirlerim oldu… Umudum oldu… Allaha olan sevdam oldu… ÖLDÜM! Yine kötü ben oldum!

Ağlıyorum şuan, evet ağlıyorum… Yazdığınız cümlelerle aynı ruh halinde olduğumuza yanıyorum!
Benim feda ettiklerime karşılık, bugünkü mesajı ne oldu biliyor musunuz? “Senden de, herkesten de, her şeyden de. Nefret Ediyorum!”
Peki, bunu duyacak ne yaptım, biliyor musunuz? En büyük sevdamı Allaha olan aşkımı riske attım, o da Allaha âşık olsun diye oda düzlüğe çıkar diye, KENDİMİ, ALLAHA OLAN SEVDAMI feda ettim…

Değdi mi hocam, soruyorum kendime…
Değdi mi? DEĞMEDİ!
Ben Allahtan ayrı düştüm de, o yine acımı anlamadı… Onu yalnız bırakmakla suçladı! Oysa ben yalnızlıkta öleli yıl olmuştu zaten!
Şimdi sizi okuyunca, kendi yaşadıklarım gözümün önünden geçti… Aynıları. Bu sefer, önce ben yaşamışım ama şimdi sıra sizde… Hep siz yaşardınız ben sonra yaşardım… Bu sefer, önce ben yaşamışım!
Dikkat edin hocam, ben sonunu hissediyordum da yine de kendimi feda ettim… Ama yine kötü ben oldum.
Dikkat edin hocam, içinizdeki ses, benimkiyle aynı ise, aylar sonra belki bir, bir buçuk yıl sonra göreceğiniz mesaj “Senden de herkesten de nefret ediyorum!” mesajından öteye geçmeyecek…
Hadi gelin yanıma, beraber ağlayalım… Allaha ulaştırmaya çalıştıklarımız, bizi Allahtan uzak koydu. Hadi gelin beraber ağlayalım…
Bir cankurtaran güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerlidir dediniz ya dikkat edin kendinize… İçinizdeki ses uğraşma diyorsa, uğraşmayın… Aşkınızdan geri kalmayın. Ben kaldım, acısı yüreğimde kor!
Gerçi bunu derken bile, sizdeki ve bendeki o iki insana merhametim, UĞRAŞIN diyor… Uğraşalım…
Uğraşalım mı hocam? Uğraşayım mı? Yoksa bırakayım mı? Onun için yıktıklarımı, Allahım affet deyip senin için uğraştım deyip tekrar mı yapmaya başlayayım?

————————————————————————
Sabah beş buçukta çok aramış beni, sonra da nefret ettiğine dair mesajı atmış, telim sessizde idi. Ben de tam da o saatlerde rüyamda onu görmüştüm. Arabasının içinde, bizim evin önüne gelmiş. Ama beni arabaya almıyor, arabanın içi ıslak onun pantolonu da ıslak. Benim de saçım açık pantolonlu idim, hava karanlıktı, ben dışarıda idim. Hava yağmurlu idi. Beni arabaya almadı, geri döndü gider gibi idi… Ben de başıma hırkamın şapkasını geçirdim, ellerimi de pantolon cebine koydum, , eve doğru döndüm…

Gönderen; Bir dost.

CEVAP VER