Can sıkan mektuplar-4 / Üzgünüm,çok üzgünüm

0
1585
Can sıkan mektuplar-4 / Üzgünüm,çok üzgünüm
5 (100%) 3 votes

Üzgünüm, çok üzgünüm

**** Kırıp döktükten sonra,ortak dostumuzu aracı yaparak bize yeniden ulaştı..can sıkmayı sürdürüyor.****

AYSE*** ( 12/20/2011 )
———————————————
Hayırlı günler hocam
Bilmem yaptığım doğru mu? Benden istenilen bir ricayı yapmak istedim. Umarım bana darılmazsınız. Saygımla

Bir kardeşimiz size ulaştırmamı istedi…

“””””Uyuyamıyorum allah aşkına ne olur bırakma beni

Bütün gece uyumadım, bu konuşma nasıl bu hale geldi anlamadım, çok özür dilerim. Ben toparlamak istedikçe gerildi, hata ettim, affedersin noktalama işaretlerini daha dikkatli kullanmalıydım. Asla yalan bir rüya yazmak seni kandırmak gibi bi niyetim olamaz. Allah biliyor niyetimi, sadece rüya yormana hayran olduğum için, bu ilmi bilmediğim için, o rüyanın yorumunu merak etmiştim. Seni üzdüğüm için özür dilerim, dilediğin kadar istiğfar ederim, valla kötü bir niyetim yoktu. İnternette okudum, acaba yorumu ne olabilir diye nasıl yoracaksın diye merak ettim. Ben açık bir şekilde sana cevap verinceye kadar yormuştun ve üstelik çok öfkelenmiştin.

Dün ilk defa kendimi mutlu hissetmiştim, başka bi duaya geçmek istiyordum, hayatı tekrar yakalayabilirim diye düşünmeye ümit etmeye başlamıştım. Her şeyin düzeleceğine inanmıştım, kolum da defalarca seğirdi, gecede seninle barışmak için çok dua ettim, lanetlisin dedin diye hep şahadet çektim, ben müslümanım.

eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammed’en abduhu ve rasuluhu. allah ve resulünün rızasını istiyorum, namazlarımı düzenli kılıyorum ne zamandır, sabah namazına bile uyanıyorum, bunları dualarım zahire çıkınca yazmak teşekkür etmek istiyordum… Beni intiharların eşiğinden bu noktalara getirdin, sadece bir duamın zahire çıkmasını bekliyordum, duamın kabul olduğuna inanıyordum, kolum defalarca seğridi, noktalama işaretleri eksik bi mesaja harcama ne olur emeklerimizi, sen de emek verdin ben de verdim, üstelik seni çok seviyorum, yüreğimden kocaman bi parça kopmuş gibi, canım yanıyor.

Sayende dua etmeyi öğrendim, ne olur beni bırakma, rüyalarımda bile temizliğimi bitirmiştim, hep böyle rüyalar görüyordum, bir şans daha ver ne olur bana, Allah ve resulünün hakkı için. Ne dersen onu okuyacağım hiç fikir belirtmicem.
İçim cayır cayır yanıyor””””

Tarih:20 Aralık 2011 Salı 12:44:31
RE:RE:RE:RE:

rabbimin selamı cümlemizin üzerine olsun.

Nerdeyse bir yılı aşkın zamandır faydalı olmaya çalıştığımız bir hanımefendidir kendisi..

Günlük 30-40 mesajına cevap verdiğim oldu. Dil dökmekten yoruldum. Başka işlerimden oldum. Bir yıldır kalıcı şeyler yazamaz hale geldim. Aklımı, kalbimi, vaktimi işkâl etti…

İki de bir hâşâ Allah’a ve allah diyenlere bu arada fakire hakaretler ediyor. Hem zikir yapıyor hem (saçma sapan cümlelerle) kutsal her ne varsa alaya alıyor.

Belli bir mesafe de kaydetti aslında. Defalarca uyarmış olmama rağmen can sıkıcı tavırlarından vazgeçmedi. Hatta uyarı maksatlı, bir aydan fazla dargın kaldık. Yemin billâh bir daha olumsuz yazmayacağını söyledi. Barışır barışmaz yine saçmalamaya başladı.

’’söyle o rabbine bana şunu şunu versin, bana cevap vermiyor’’, demesi Allah’ın gücüne gitti. Kendi dileğimizle buluşmadık ki kendi dileğimizle bırakalım.

Can sıkan mektuplar onunla yazışmalarımızın binde biri.

Başkalarının gördüğü rüyayı kendisi görmüş gibi bana yazdı. O rüyanın kendisine ait olmadığı açık olmasına rağmen bizimle alay etti, mevlasını sınava tabi tuttu.

O bu ayrılığı hakk etti. allahı ve dostlarını sınayanlar, edep izan tanımayanlar yaptıklarının cezasını çekmeliler.

Üzgünüm ama kalbim kırıldı.
Biz onun seviyesine inip, omuz verip, yukarılara çekmeye gayret ettikçe, o bizi aşağılara çekmeye çalıştı.

Hiç bir şey insanın huzurunu kaçırmasına değmez.

huzur kolay kazanılan bir nimet değil ki birilerine feda edilsin..efendimiz inatla huzurunu kaçıranların ölümlerine hükmetmiştir.

Allah’ın izniyle bizim zamanımız ümmete ve milletimize sebil edilmiştir. Onların hakkını, terbiyeden yoksun bir ferde feda edemezdik.

Lütfen kendisine bu yazdıklarımı gönderin. İstiğfar etsin. Salâvat getirsin. Efendimizden özür dilesin. Efendimiz şefaat ederse ve Allah’ın affına mazhar olursa, inşaallah kalbimiz bundan haberdar olur, o zaman yepyeni bir öğretmen öğrenci ilişkisi başlayabilir, belki…
Yoksa ne hali varsa görsün.
Allah yardımcısı olsun.

Ona yazdıklarımı toplasanız 1000 sayfalık kitap olurdu. Üstelik seviyesine inmek isterken hayatımda ağzıma almadığım kelimeleri kullandım, cümleleri kurdum. Kızlarıma, eşime yapmadığım iltifatları ve şakaları yaptım. Sonunda yoruldum.

Maalesef tatmin olmaz bir nefis, şükretmeyen bir dilin sahibi hanımefendi. Dilediği an dilediği kadar kırıcı olabiliyor.

Zor insan olduğunu yeterince kabul ettirdi.
Pes dedirtti.
Zaten karşısındakini ne kadar çileden çıkarabileceğini denemekten vazgeçer cinsten değil. Öyleleri, erkekleri çıldırtıp, cinayet işletenlerdir.

Maalesef geçmiş çağlarda ’’kadınlar şeytandır’’ dedirten türden birisidir, bu hanımefendi. Yaptığını bilerek mi, bilmeyerek mi yaptığını anlamak ta mümkün değil. Şeytanın avukatı türünden.

En derinlerden en tepelere tek cümlede çıkabilen yahut aksini yapabilen akla zarar kontrolsüz birisidir.

Üzgünüm. Bu yazıyı yazmak bile fakir nefsime züldür, galiba sonunda kontrolden çıktım, çok yorgun düştüm.
Benim de istiğfar etmem gerekiyor, aksi halde kalpte izi kalır.
Selam es selame

CEVAP VER