Can sıkan mektuplar-(6)- Yuvayı dişi kuş yapar.

0
1651
Can sıkan mektuplar-(6)- Yuvayı dişi kuş yapar.
5 (100%) 5 votes
Hayırlı sabahlar üstadım,

Bu sabah rüyamda, bana, tıpkı benim gibi, aynı dertten muzdarip bir kızdan bahsediyorlar. Ona dua edersem benim de kurtulacağımı söylüyorlar. Kızı çalıştığı iş yerinde ziyarete gidiyorum, sarılıyorum. Mesai arkadaşları var bir kaç tane, patronu var. Biraz kızla konuşuyorum, tanışıyoruz böylece, kızın isminin sonunda “lale” gibi bir uzantı var.

Böyle bir rüya gördüm, duamla ilgili bir anlamı olabilir mi acaba diye sana sormak istedim? Kolum seğrimeye devam ediyor, hemen hemen 2-3 güne bir seğiriyor, gece de seğridi… Teşekkür ederim.

Selam es selame

Tarih:09 Ocak 2012 Pazartesi 13:10:07
RE:…….

Hayırlı sabahlar…
Rüyaların hayırlara gelsin. Âmin.

Rüyandan çıkarılacak en önemli sonuç, henüz okuman yeterli değil… Okumaya devam et denilmektedir.

İkincisi;’ benim konumumda olan her kulunu benimle birlikte bağışla, onlara da hidayet nasip et, zikir nasıp et’ şeklinde niyetini genişletmen isteniyor.

Herkesin senin kadar şanslı olmadığını biliyorsun. Rehber/ dert ortağı bulmak kolay değil. Belki mücadeleni yazman dahi gerekir ki yayınlayalım, bir veya birkaç can daha yararlansın. Belki binlerin hidayetine senin maceran sebep olur. Kaleminin ve samimiyetinin buna uygun olduğu açıktır.

Bütün kadınlarımız, kızlarımız Allah ve resulü indinde lale kadar, menekşe kadar, gül kadar değerli çiçeklerdir. Aldıkları (ahlaki ve dini) yetersiz eğitim nedeniyle vücutlarının ve canlarının, izzet ve şereflerinin, Allah teala indindeki değerlerinin farkında olmadan teşhircilik denilecek seviyede islama ve ahlaki fıtrata ters davranışlarda bulunuyorlar. Öyle bir seviye düşüklüğü söz konusudur ki, aklı başında bakan her insan kızlarımızın görüntüsünden, tavır ve davranışından, gelecek nesile annelik yapabilecek kapasite de olmadıkları izlenimi vererek canlarını acıtmaktadır.
Hâlbuki ’yuvayı dişi kuş yapar’ denilir, cennet annelerin ayakları altına serilirdi bu toplumda.

Rüyanın bir başka çağrıştırdığı ilham ise gerçek hayatta birilerinin hidayete davetine, kurtuluş yollarını,onun vasıtasıyla de başkalarının kurtulmasına sebep olunacağını anlatmasıdır..
Ne güzel olurdu.’bir kişinin hidayete ermesine yardımcı olmak bütün dünya varlığına sahip olmaktan daha değerlidir,’ diyen efendimizin müjdesine muhatap olmak olurdu.

Yine bir başka sır da; yaptığın yanlışın senin zannettiğin gibi ufak tefek bir kusur olmadığını anlatması, aylarca istiğfar ettiğin halde hala okuman lazım geldiğini ihbar etmesidir.
Din ahlaktır… Ahlakı Allah’ın ölçülerine uymayanların suçları sıradan suçlar değildir. Dünya fesadının başı küçük ahlaksızlıklarla başlar. Kadının ahlaksızı kıtallere, öksüz yetim çocuklara sebebiyet verdiği gibi kutsal kurum olan yuvaları aileleri yıkar. Çok kişinin canını yakar.
Öte yandan anne babaya isyan Allaha isyandır. Onlar da suçluydu, kusurluydu demekle sorumluluktan kurtulunmaz. Hz İbrahim’in babası da puta tapardı ama o Allah’ı, ahlakı bulmayı bildi. Babası için dualar edeceğini yüzüne karşı söyleyerek, itaat ederek uzaklaştı. Lanet okuyarak değil. Babanın kusuru babana, seninki sana döner. Değil mi?

Kolundaki seğrime cenabı hakkın; seni duyuyorum, istemeye devam et, yaptığın istiğfarı kabul ediyorum, sakın şeytana uyup ta secdeden, zikirinden uzaklaşma, beni anmayı bırakma demektir.
Selam ve dua ile.

CEVAP VER