ÇOK GÜÇLÜ BUNLAR

0
73

HACI ALİ BABANA ANLAT, ÇOK GÜÇLÜ BUNLAR

*Es selamünaleyküm babam.
*Kabala denildi, rüyamda. Korkunçtu. Gerçekti sanki. Bunlar bir topluluk ve aramızda yaşıyorlarmış. Çocuklarını gördüm babam. Yüzlerinde ayet yazılıydı, çocukların. Ayet ama Kurandan mı bilemedim. Bakışları çok çirkindi, nefret doluydu. Amaçları Dünya’ya her yere hükmetmek. Haşa Allah’a kafa tutuyorlar. Özümüzü bozmak hedefleri. Başardık zaten diye konuşuyorlar, kendi aralarında. Oğlum ve kızıma da yaklaşıp büyü yapacaklardı. Beni fark ettiler hocam, boğmaya başladılar beni ve anlamadığım dilde bir şeyler haykırdılar. İçlerinde tesettürlü, yaşça büyük bir kadın, bu taraf daha huzurlu, huzur bulacaksın diye beyninden, gözlerimin içine bakarak konuştu.

Bunların olduğu yeri ararken babam, dağların üzerine basarak yürüdüm. Denizlerin üstünde yürüdüm. Ya İlahi dedim, sanki koca bir devim. Yeryüzünde böyle dolaştım.

Bu topluluk beni yakalayıp boğmaya çalışırken,’’ Hacı Ali Babama anlat, çok güçlü bunlar’’ denildi. ‘’Daha güçlü bir şey yapsın, anlat’’ denildi. Babam kim bunlar? Etkilerinden kurtulamıyorum. İbadetlerimde bile sıkıntı çıkarabiliyorlarmış. Hasbiyallah ve niğmel vekil.
02:09

*Es selamünaleyküm babam. Bugün yazdığım rüyanın ya da yakazanın ya da keşfin… Ben bilmem diyor ya Yunus Emre. İşte öyle ben bilmem. Etkisi devam etmekte. Sizin ilminizle bildirdiklerinizi, Zülfikar Muhammed kardeşin bildirdiği yolların hepsini yapacağım İnşaAllah.

*Bu rüyadan bir gün önce yine bir yerlere gittim. 40 basamak çıkıp yüksekte ki bir evi sordum. Pek hoş bir yer. Ortada yer sofrası, solda bir kadın, arkasında 7 genç kız. Yürüyemiyorlarmış. Arka arkaya hizalı oturuyorlar. Sağda bembeyaz saçlı nur gibi bir adam. Bu adamın arkasında yürüyemeyen genç 7 erkek. Kızlar kadınınmış. Erkekler bu kızların eşleriymiş. Sağ yanımda biri var. Orta yaşlı. Ben görüyorum sadece. Kalbinden konuşup bilgilendiriyor beni.

*Beyaz saçlı adam, sadece Allah ondan razı olsun diye bu kadınla evlenmiş. Kız ve damatları bile bile. Kadın itici ve çirkin ve sol tarafı kötürüm. Hamur var sofrada, un var. Kadına evi sorunca azarlıyor, hakaret ediyor bana, adam ikaz ediyor.

*Yanıma çağırıp sevgi ve şefkatle ellerini tutup izah ediyorum. Derken… Babam hani günahlar kalpte siyah leke bırakırmış ya açıkça görüyorum. Sağımda ki zat bak diyor; dilin afeti, bak dilin ettiğine. Allahû Ekber! Lekeler kalpten taşmış vücudunun solunu kaplamış. Sol ayak toynaklı. Pis, kokuşmuş yaralar var. Solunda yarıklar var. Yarıkların içi o siyah lekelerle dolu irin, küçük haşhaş taneleri gibi. Yüzünün solu da aynı kin ve nefretle bakıyor bana. İstimdat babam diyorum… O zat, korkma diyor. Sureti görüyorum. Babam bilmeli bunları diyorum.

*Babam dediğim anda yine şefkatle sizi iyileştiririz biiznillah diyorum. Siz yanımdasın bu sırada. Zülfikarlara da anlatalım naçizane babam, diyorum size. Kadının ellerini tutarken zikirlerimizi düşünüyorum huzurla ve uzaklaşıyorum, yine geleceğim, diyerek. Zikirlerimizi okuyamadım, düşünebildim, sadece.

Babam dil vurgulandı, üstüne basa basa. Ağzımızdan kötü söz çıkmamalı. Saygısızca asla konuşmamalıyız. Resulümüz gibi yumuşak, şefkatle, sevgi dolu konuşmalıyız. Konuşmalıymışız. O zat anlattı. Bildir dedi. Şartlar ne olursa olsun davranış modelimiz bu olmalıymış. Resulullah sadece Allah, Kur’an ve İslama dil uzatıldığında öfkelenirmiş. Yüzü kızarır, alnının ortasında ki damar belirginleşirmiş. Allah, bizleri beğendiği hale getirsin inşallah. Biliyorum son derece yoğunsunuz.

Arif Akdaş ile ilgili hani bir yazar için müsaade istemiştim sizden. Hatırlatmak istedim. Babam Allah sizden razı olsun 💚Rabbe emanetimsiniz 💚Sonra yine devam ederim, İnşaAllah. Şimdi secdegâh geçelim, tüm Zülfikar kardeşlerle ve Sizinle. Selametle…

23:14
-Selam es selame azizem. Öncelikle o yazar hakkında bilgi sahibi değilim. Araştırma yapacak vaktim de yok. Allah’ın izniyle madem sana önerildi sen ilgilen. Kitabından ilgini çekenleri de bize yazarsın. Evet, dünyayı bu hale, kabala dedikleri, Tevrat’ın celali sırları ile yıllarca mesai harcayarak getirdiler. Halen de o çirkin çabalarını sürdürüyorlar. Mesaj alındı inşaallah… Daha güçlü efallerle müdahale edeceğiz biiznillah. Bu ikaz bize özel lütuftur… Temizlenmesi gereken, iyileştirilmeyi bekleyen dünyamızdır. Ömrümüzü bu işe vakfettik, ihtiyar olduk bu uğurda. Devam edeceğiz inşaallah.

Bu çağın bir adı deccaliyet çağı, bir adı da hidayet çağıdır. Herşeyi Çift çift yaratan rabbimizin takdiridir. Zıtların dünyasında cemal celale galebe çalar, eğer eş değer mücadele yapılırsa. Düşmanın silahları ile silahlanırsak müminler olarak kâfirlere gelip geliriz. En değerli silah ilimdir. Size öğretmeye çalıştığımız ledünni ilim onların kabalasını iptal edecek yegâne silahtır. Onlar celalden istemekteler biz ise cemalden dünyayı ve insanlığı hidayete davet etmekle mükellef hem meşgulüz. Öyleyse cemal celale galip gelecek İnşaallah deccaliyet yenilecektir. Yeter ki allah rızası için çabalarımıza devam edebilelim. Deccalın yoğun bakımda görüntülerini defalarca keşfettik ve yayınladık.

Yahudiler, Siyonistler Hedeflerine Osmanlı imparatorluğunu I. dünya savaşında yıkıp, ardından Türkiye cumhuriyetini kurarak, Atatürk devrimlerini cebren yaptırarak ulaşmışlardı. Milletimizi tarihinden, dininden, hilafetten, örf ve adetlerinden harf devrimi ve diğer devrimlerle uzaklaştırmışlardı. Sekiler(dinsiz*laik ) Bir devlet kurmuş, iki binli yıllara kadar dirençsiz hüküm sürmüşlerdi.

Kurdukları Türkiye Cumhuriyetine kendi aralarında ‘’Büyük İsrail Devleti’’ demişlerdi. Sıra küçük İsrailli kurmaya geldi diye kitaplar yazıp dünyada satmışlardı. Nitekim 1947 yılı geldiğinde Küçük İsrailli de kurdular. İlk olarak da Türkiye tarafından tanındılar.

Dikkat ediniz, Osmanlı toprağında binlerce yıl sonra bir <İsrail Yahudi Devleti kuruluyor> ve ilk tanıyan ülkelerden biri Türkiye Cumhuriyeti devleti oluyor. Nasıl başardık demesinler. Adamlar haklılar

Şu anda bile İsrail’de on binlerce fanatik Yahudi hiç bir iş yapmazlar. Askere gitmezler. Sadece eğitimli hahamların kontrolünde(Tevrat okurlar-kabala ile iştigal ederler) büyü yaparlar. İnsanlığın sonunu getirmek yahut kendileri dışındaki bütün milletleri köleleştirmek için her yolu denerler. Dünyayı ele geçirmiş sayılırlar. Türkiye’de tekke ve zaviyeler yasası ile zikir ehlini, ilim sahiplerini, hatta sıradan din adamlarını gayri meşru saydırdılar. Kendileri on binlerce haham ve öğrenci ile gizli bilimlerle meşgul oldular. Bizdeki karşılığını (zikir ehli ve hafızları ile namaz kılan tespih çekenleri) yok edince meydan kendilerine kaldı.

Dünyadaki servetin % 99 u sadece sekiz Yahudi ailesinin elindedir. Savaşları onlar çıkarırlar. Barışın şartlarını onlar belirlerler. Özellikle Türkiye’de yapmadıkları sihir, büyü kalmadı. Herkesi birbiriyle zehirlediler. Kadın kocasına kocası karısına büyü yaptı. Kayınına gelinini zehirledi, gelin kaynanası için elinden gelenin en kötüsünü yaptı. Evliya torunları ateist veya deist olmakla övündü. Adı Ayşe Fatma olan kadınlarımız sokaklarda cünüp dolaşmak için gösteri yaptı. Eşcinseller yürüyüşü düzenlendi. Ülkemizde defalarca darbeler yaptılar. Her beş on senede ülke bankalarını soydular. İMF kanalı ile borçlandırdılar ama paralar bir gece bile bizde kalmadı geri gitti fakat borç ödemesi için icracı İm elemanları hazinemizi soydular. Daha neler. Anlatmakla bitmez.

Ancak artık zamanın ruhu değişti. Millet gaflet uykusundan uyanırken, o Kabalacıların büyüleri bozulmaya başladı. Kurdukları tuzaklar bozulmaya, yaptıkları planlar boşa çıkmaya başladı. Yakın zamanda daha da gerileyecekler. Dünyada Kuran okuyanlar zikir yapanlar çoğaldıkça gökler hüküm değiştirecek ve GELECEK her geçen saat biraz daha çok GÜZEL GELECEK. YAZDIKLARIN, yaşadıkların çok çok sır barındırıyor. O nedenle Zülfikarlarla paylaşacağım.

Ancak kaç Zülfikar yazılanlardan etkilenip daha çok gayrete gelecek bilmiyorum. Halen paylaşımları okuyanlar, guruptaki sayımızın üçte ikisi kadar. Okumayan öğrenmez, idrak etmez, ilim sahibi olamaz ve elbette uygulama da yapamaz. Buna karşılık o Kabalacılar bir vakit bile kaybetmezler. Hep negatif enerjileri harekete geçirmek için yırtınırlar.

<40 basamak çıkıp yüksekte ki bir evi sordum pek hoş bir yer. Ortada yer sofrası solda bir kadın arkasında 7 genç kız yürüyemiyorlarmış arka arkaya hizalı oturuyor sağda bembeyaz saçlı nur gibi bir adam. Bu adamın arkasında yürüyemeyen genç 7 erkek. Kızlar kadınınmış. Erkekler bu kızların eşleriymiş. Sağ yanımda biri var orta yaşlı ben görüyorum sadece kalbinden konuşup bilgilendiriyor beni. Beyaz saçlı adam sadece Allah ondan razı olsun diye bu kadınla evlenmiş. Kız ve damatları bile bile. Kadın itici ve çirkin ve sol tarafı kötürüm. Hamur var sofrada un var. Kadına evi sorunca azarlıyor hakaret ediyor bana adam ikaz ediyor

Yanıma çağırıp sevgi ve şefkatle ellerini tutup izah ediyorum. Derken… Babam hani günahlar kalpte siyah leke bırakırmış ya görüyorum. Sağımda ki zat bak diyor dilin afeti bak dilin ettiğine. Allahû Ekber! Lekeler kalpten taşmış vücudunun solunu kaplamış. Sol ayak toynaklı. Pis kokuşmuş yaralar var solunda yarınlar var yarıkların içi o siyah lekelerle dolu irin var, küçük haşhaş taneleri gibi. Yüzünün solu da aynı. Kin ve nefretle bakıyor bana. İstimdat babam, diyorum. O zat korkma diyor. Suretini görüyorum, babam bilmeli bunları diyorum. Babam dediğim anda, yine şefkatle, sizi iyileştiririz biiznillah diyorum siz yanımdasın bu sırada. Zülfikarlara da anlatalım naçizane babam diyorum size. Kadının ellerini tutarken zikirlerimizi düşünüyorum huzurla ve uzaklaşıyorum yine geleceğim diyerek. Zikirlerimizi okuyamadım düşünebildim sadece.

Babam dil vurgulandı üstüne basa basa. Ağzımızdan kötü söz çıkmamalı. Saygısızca asla konuşmamalıyız. Resulümüz gibi yumuşak şefkatle sevgi dolu konuşmalıyız. Konuşmalıymışız. O zat anlattı. Bildir dedi. Şartlar ne olursa olsun davranış modelimiz bu olmalıymış. Resulullah sadece Allah Kur’an İslama dil uzatıldığında öfkelenirmiş. Yüzü kızarır alnının ortasında ki damar belirginleşirmiş. Allah bizleri beğendiği hale getirsin inşallah.>

Bu bölüm yeniden okunsun, üzerinde düşünülsün diye buraya tekraren aldım.

-O ak saçlı nur yüzlü kişide Allah’ı görün. O çirkin kadında da dünyayı.Yedi kız ve yedi erkek evlatları yedi gök ve yedi yer olarak tahayyül edin. Yapılacak işimiz çok. Temizlenmesi gereken çok kir var günah var. O yüzden seçildiniz Zülfikarlar. Verilen zikirleri usulüne uygun eksiksiz yapın, yerlere ve göklere merhamet edin yerlerin ve göklerin temizlenmesi için seçildiniz… Karşılığı Firdevs ve adn cennetleri olarak sizlere kaç kere müjdelendi. Takip edenler okudular. Umulur ki unutmadılar. Sen yazmaya devam et. Yazını hacmi gereği kadar arttı. Selam ile şimdilik sonlandırma vakti geldi. Selam es selame

Bir mesaj yaz…

CEVAP VER