EsraYa mektuplar (08) Safiye’yi tanımalısın,beterin beteri var

0
1098
EsraYa mektuplar (08) Safiye’yi tanımalısın,beterin beteri var
5 (100%) 4 votes

EsraYa mektuplar (08) Safiye'yi tanımalısın,beterin beteri var

 

Esra ( 11.25.2008 )

———————«»———————

Rabbim sizden razı olsun inşallah… Hocam,

Beni, o yazdıklarımı tek siz anladınız… Tek siz üzerinde tekrar tekrar düşündünüz… Derdimin Allah’a ulaşmak olduğunu biliyorsunuz… En güzel, en değerli derdimi bir siz biliyorsunuz… Artık ağlamalarım çaresizce değil… Biliyorum bir anda silinmesini isteyemem geçmişimin… Hayatı yeniden en güzel yanlarıyla yaşamaya devam ederken ettiğim tövbelerimi kabul edecektir, Mevla’m. O değil mi çeviren beni kendisine, silecektir de günahlarımı, katında daha da sevimli olacaktır bu beden… Tıpkı sizin kızım diyor olmanız gibi… Allah tarafından, Allah dostları tarafından sevilmeye ne kadar da ihtiyacım varmış… Gerçek sevgilere ne kadar da muhtaçmışım…

Rabbim sizden razı olsun hocam, vesilenizle tutundum Rabbim´e, hayatımdaki gerçekleri gördüm, toz bulutu kalktı önümden…

Geceniz hayır olsun hocam.

Selam ve selam.

———————«»———————

 

Sevgili Esra,

Kendini daha mutlu hissetmen, hedefini doğru koymuş olman ve bana güvenmenden memnun oldum.

Yalnız değilsin. Senden daha zor günler yaşamış, kimsesiz, çaresiz başka bir kardeşin daha var… Onunla da çok yol kat ettik.

Bak onunla yazışmalarımızdan bir bölümü, bugünkü yazışmamızı göndereyim. Onunla buluşup, yazışmalarımız senden de önceydi. Ve çok yol aldık. Onun şartları senden çok çok daha zordu… Ama başardı, maşallah.

Sen de başaracaksın. Mektuplarımızı yayınlıyorum ya. Okuyup başka ulaşanlar da var. Umarın onlarda sizin kadar inanır, gayret eder, faydalanırlar. İçinde bulunduğunuz şartlara zorlanan veya isteyerek hata en düşen o kadar masum, temiz, saf kızımız var ki. Sayısını ancak Allah bilir.

Toplumumuz bunu hak etmiyor, kızlarımız oğullarımız bunu asla hak etmiyor.

Maalesef, eğitim sistemimizin kaçınılmaz sonucu, acı çekiyor, kendilerine ve geleceklerine zarar veriyorlar.

Şimdi Safiye’yi tanımanı istiyorum. İbret alırsın diye düşünüyorum.

———

Hacı âli ( 11.25.2008 )

———————«»———————

Hayırlı günler kızım… Safiye

Sana izninle ben safiye diye hitabetmek istiyorum… Artık Biiznillah tertemiz olacaksın. Hem sağlık yönünden, hem de geçmişinden kurtularak, anandan doğduğun kadar saf ve temiz olacağından, bu isimi düşündüm.

’Günahlarınız denizin köpükleri kadar bile olsa tövbe ettiniz mi ananızdan doğduğunuz gibi olursunuz’Lafzı, Hz. Muhammed efendimize (s.a.v.) ait bir Hadi-si şerifedir. Vermiş olduğum o ayeti okumaya devam etmeni istiyorum. O ayetin tecellisi seni doktoruna da, mükemmel bir çevreye de, iyi bir eşe de götürecektir.

Gelecek senin için güzel gelecektir. Buna bütün samimiyetinle inan, lütfen.

Beni durumundan habersiz bırakma. Mali imkânlarım yeterli olsaydı çoktan yanında olacaktım.

Seni bütün kalbimle seviyor, çabalarını takdirle karşılıyorum. Kaderine gücenmekten vazgeçmeni istiyorum. Bunda da bir hayır olmalı, acaba Allah beni hangi güzel geleceğe hazırladı diye düşünmeni istiyorum. Senin gibi milyonlarca genç kızımız olduğunu, içlerinde annesi babası sağ ve zengin olanlar da olduğunu biliyorsun değil mi… Bu durum, bu çağın ve çevrenin sizin gibilere yaşattığı bir kaderdi. İnşallah senin için bitti. Darısı diğerlerinin başına.

Çok yakın zamanda dünya düzeni değişecek, Ateistlerin yerini inananlar, kapitalizmin yerini sosyal devletler alacak… Sizler göreceksiniz. O güzellik gelirken kim bilir sen ve senin gibi zulme uğramışlar ne çok katkılarda bulunacaksınız. Her şey’in Allah’ın dilemesiyle olduğuna bütün kalbinle inanmanı istiyorum. Ben bunu fark edip tam inandığımda 23 yaşımda idim. O güne kadar işlediğim hataların yükünden tövbe etmekle beraber, yüzümü Hakk’a çevirirken fark ettiklerimi, aşağıdaki şiirle ifade etmeye çalışmıştım.

 

MEĞER TÖVBE GİZLİ ŞİRKMİŞ

Ilgın -1993

 

Yıpranan anı defterim, satır/ satır ibret kokar. Alır gider bilincimi, kaderimi ummana sokar.

Satırlarda mahkûm bekler, yıllarca çektiğim ahlar. Soluk resimlere tutsak, acısı tükenmiş vahlar.

Geçmişteki hatalarım, çaresini bulur muydum? Acıları çekmeseydim, bugünkü ben olur muydum?

Doğru-yanlış hangisidir, yaşamasam bilemezdim. Bu yazgı benim yazgım, istesem de silemezdim.

Yaşadığım geçmiş zaman, kesin kader biliyorum. Hak yazgımın kaleminden, son kez özür diliyorum.

Kül iradenin yanında, cüz irade n’olacakmış. Tedbirlerde kaderdenmiş, yazılanlar olacakmış.

Hakk’ın ezel kitabında, her işi kul işler imiş. Cüz irade dedikleri, kül iradenin cüziymiş.

Kader sırrına erince, rıza denizine yettik, Meğer tövbe gizli şirkmiş, tövbeye de tövbe ettik.

********************************************************************** Ara sıra okumadan duramam. Çünkü şeytan çok güvendiğimiz aklımızı kullanarak, bizi yanlışa götürmek ister. O na karşı hemen bu şiirimi okuduğum olur.

Yeniden buluşmak dileğiyle, sağ ve sağlıklı kal.

Selam ve dua ile.

———————«»———————

( 11.25.2008 )Safiye

———————«»———————

Hocam yanımda olmak istemeniz yetti bana. Hocam yazılarımı neden sildim aslında, biliyor musunuz? Yazılarımda bile kadere isyan vardı. Ben artık isyan etmek istemiyorum. Allah tan gelen herşey kabulüm. Ve ben bundan böyle sabretmek istiyorum. Onları yazdıkça, okudukça sanki günaha giriyormuşum gibi hissettim dün gece ve utandım rabbimden.

Ben yazarak, başkalarına okutarak değil, başkalarını da günahlarıma ortak ederek değil, rabbimle konuşarak, dua ederek, sabır ve af dileyerek iyileşmek istiyorum.

Biliyorum ki benim gibi günahlara batan ve hatta daha büyük zorlukları olan birçok insan var. Benim maddi sıkıntım bari yok. Elim ayağım tutuyor. Bedenimde bir özür yok. Şükürler olsun.

Duayı okumaya devam edeceğim hocam. Siz de duanızı esirgemeyin benden. Çok ihtiyacım var, emin olun. Ben de, benden daha zorda olan kişiler için dua ediyorum.

İnancamı hiç yitirmedim, birgün çok mutlu olacağımı biliyorum, Allah ın izniyle.————«»———————

 

Tarih:25 Kasım 2008 Salı 18:19:21

RE: RE: RE: RE: selam

Sevgili safiye,

Bu yazdıkların, okuduğun ayetin tecelli etmeye başladığını, hakikate erdiğini, hayata olması gerektiği şekilde bakmaya başladığını gösteriyor. Doğru yoldasın, önün açıldı. Gözün ve gönlün aydınlandı, daha da aydınlayacak. Okudukça ummadığın yardımlar, maddi ve manevi alanda kendiliğinden ulaşacak. Tesadüf olarak algılama…

Seninle tanışmamız bile belki bir zaman bütün samimiyetinle yaşadığın pişmanlık, yaptığın ’kurtar beni Rabbim.’ demendir. Küs olduğun dedenin ölümünden tut da şu anda yattığın hastaneye gidişin bile zincirleme, Allah’ın yardım elinin sana uzandığının apaçık belirtisi.

Gelecekte bunları daha ayrıntılı değerlendirme fırsatın olacak. Okuduğun duadan sonra dilersen sana yenilerini de vereceğim. Asla hayal bile etmediğin güzellikleri yaşayacak, Allah’a ölçüsüz şükürler edeceksin. İsyanların hayal meyal hatırladığın bir düş gibi gelecek. Ben o kişi miyim diye kendi kendine soracaksın.

Hz Yusuf aleyhisselamın hikâyesini biliyor musun? Yusuf suresinin mealini okuma fırsatın oldu mu hiç.

Hz Yusuf,12 kardeşin onbirincisi. Yaşlı bir anne baba. Kardeşlerden on tanesi hem üveyi, hem kendisinden çok çok büyük. Kendisini her yönden kıskanıyorlar. Öylesine güzel bir yüzü, olağanüstü bir huyu vardı ki, yetişkinliğinde bir mizansende, devrin en büyük imparatorluğu olan mısırda, sosyetenin seçkinleri, meyve yerken odalarına giren Yusuf’u görünce, ellerini kestiler de farkına bile varmadılar. Büyülenmiş gibi O mübareğe bakakalmışlardı. Ellerini meyve bıçağıyla doğramışlardı da acısını duymamışlardı.

O güzeller güzeli Yusuf, sırf kıskançlık nedeniyle önce kardeşlerince bir kuyuya atılmış, günler sonra oradan geçen kervan tarafından kurtarılarak, mısırda köle olarak satılmıştı. O da yetmemiş köle olduğu evin hanımı tarafından, zinaya zorlanmış, itiraz etti diye iftira edilerek zindana attırılmıştı.

12 sene zindanda kaldıktan sonra, Mısıra Maliye Bakanı olmuş, kardeşlerini ve anne babasını, ailenin tamamını mısıra göç ettirmiş, yerleştirmişti.

Bütün bunların olacağını haber veren bir rüyayı onbir yaşında görmüş, babasına anlatmıştı da, babası ona, sakın bu rüyayı kardeşlerine anlatma, sana bir kötülük edip benden ayırmalarından korkarım, demişti.

Tarih:25 Kasım 2008 Salı 22:38:44

RE: RE: RE: RE: RE: selam

Sizinle tanışmam bir tesadüf değildi hocam. Uzun zamandır öyle içten dualar etmiş; Demiştim ki ;’’Allah ım benim öyle bir ortama girmemi sağla ki, içinde sadece senin adın zikredilsin, ya da öyle biriyle tanıştır ki, seni anlatsın, doğru yolu göstersin, kurtuluşuma vesile olsun’’ Siz dualarımın kabul olduğuna işaretsiniz.

Hz. Yusuf un hikâyesini lise yıllarında, din dersi öğretmenimden dinlemiştim. Beni çok etkilemişti. Şimdi bilgim tazelendi, sağ olun hocam.

Verdiğiniz ayet bana güç verdi. Okumaya devam edeceğim. Hakikati görüyorum yavaş yavaş. İsyan etmek, ağlamak üzülmek beni daha da kötü yerlere götürecek diye korkuyorum. Onun için bıraktım artık isyanı.

Kendi içimi, aslımı görmeye başladım. Doğruluktan sapmayacağım, Allahın izniyle.

Hocam istihare duasını biliyorum, ama istihareye yatmak diye bir şey var biliyorsunuz mutlaka. Şimdi Allah’ın bana hayır mı şer mi göstermesini dilediğim bir şey var. Bunun için istihareye yatsam görür müyüm sizce.

 

 

.

CEVAP VER