Esra’ya mektuplar (27) Bir kuş vardı avuçlarımda

0
1231
Esra’ya mektuplar (27) Bir kuş vardı avuçlarımda
5 (100%) 2 votes

Esra ( 3.3.2009 )

Allah’ın selamı Peygamber’imizin, tüm inananların, sizin ve sevdiklerinizin üzerine olsun. Nasılsınız hocam?

”Senin yazdığın mektubu okumak,

Gülüm, sana cevap vermek ne güzel.

Gönülden gönüle süt gibi berrak,

Muhabbet çiçekleri dermek ne güzel.”

Belki de Safiye´ye bu dörtlüğünüz… Belki de diğerlerine…Sizi özlüyorum hocam, özlüyorum. Ellerinizden öperim. Allah´a emanetsiniz.

Tarih:03 Mart 2009 Salı 14:10:55

 

Selam üzerine olsun. Gülüm

Belkide sana bu dörtlük. Belki de bütün sevenlerden sevilenleredir. Günün gecen, dünyan ahiretin cennet olsun. Şiirlerine ruh geldi, Coşku geldi farkında mısın?

Bu hep böyledir; Zikirde ne kadar sadık olursan ışığın o kadar artar. Görüş mesafen uzar, görüntüler netleşir, Tehlikeler bariz hale gelir, risk azalır, Hedefe ulaşmak kolaylaşır. Mesafe azaldıkça sevgilinin yolunda tuzaklar artar elbet. Belalar çoğalır. Elesti bezminde verilen cevabın tecellisidir o nazlar.

”Ben sizin rabbiniz değil miyim” hitabına verdiğimiz Bela (elbette Rabbimizsin) cevabının test edilmesidir. Bela da aşka derman vardır. Lezzet vardır. Tadıldıkça haz veren yakıtıdır aşkın. Âşık belanın azlığından bizardır…Âşık’ın belasına dokunan kem gözlerin nazarıdır. Gözyaşları fitneyi defetmek için akıtılan şifadır.

Safha safha, dönem dönem O güzelin gayreti (kıskançlığı) örtünmesi umutları kıracak kadar katmerleşir, Ancak, bu işveler ve  cilvelerle, Karşılıklı edalarla

İştiyak giderek şiddet kazanır ki,

Perdeleri yırtıp atacak umulmadık yardımlara gebe kalsın evren.

Sonunda sevendeki aşk ateşi bütün perdeleri yakar, yok eder

Mah cemali açığa çıkarır.

O an

Vuslat öyle bir sarhoşluk, esrime ile yaşanır ki

Kavuşan kavuştuğunda yok olur

Huzuru bulur.

Marecel bahreyn,iki deniz bir olur

Sen ben ikiliği mahviyete gider

Mülk Vahit kahhar Allahındır hükmü cari olur.

O nedenle adı fena (mahviyet) dır.

Maksat hâsıl olmuş,

Aşk;

Aşığı pişirmiş, yakmış, küle döndürmüş

Külünü de yokluk denizine gömmüştür.

 

Artık ‘’Leyla’’ diyen ‘’mecnun’’ demiş olur,

Mecnun diye çağırana Leyla cevap verir.

Ezelden ebede yapılan yolculukta

Geçici ayrılıkların yurdu olan bu Dünya (aşağılar aşağısı ) aradan çıkarılmıştır

ahireti beklememiştir vuslat…

Dile benden ne dilersen habibim hitabına mazhar olan kutsi nefis

Rızada karar kılmıştır.

O makamın adına Marziye denilmiş…

Kalan ömrün payı

Güzellikleri,

Cemalullahın seyrini yaşamaktan ibaret olmuştur.

Yol çetindir ya menzil ebedi kurtuluş,deruni haz ve zevkten ibarettir.

 

S ( 3.3.2009 )

———————————————

Mahcupça okudum şiirinizi

Tıpkı rüyamda gördüğüm gibi

Özlemim hasretim biliyorum içimde

Ama yaşadıklarımdan sanırım ruh gibiyim

Geçenlerde ağladım ağladım seccademde, affet dedim Allah´a

Bazen selamlar uçurdum size seccademden, dualarla

Bilmem ki aldınız mı?

Yaşadıklarıma inat gerçekleri göstermekte Allah

Boşladığım vakit namazı, azabını tattırmakta

Sarıldığımdaysa O´na, aşkından yanmaktayım.

Bir kuş vardı avuçlarımda rüyamdayken bu gece

Sevdim öptüm okşadım, ne kaçtı ne de uçtu

O kadar masumcaydı ki…

Bir de köpek, korkarak oynadım onunla

Ve bir kadının haksızca üzerime saldırması…

Hep yırtmış kanatmıştı derimi, bilmem ki niye…

Mücadele arttı, başka şeylerle kandırıyor şeytan beni

Bazen sağdan yanaşmakta en adi şekliyle

Kendimi parçalatmak istiyor bana.

Namazımda benle, düşüncemde, fikrimde

Ama kovuyorum bazen, gözyaşları içinde

Belki size karşı mahcupluğu veren de o…

Mahcubum…

Ruh gibiyim…

Biliyorum düşüncemde ama düşünemiyorum…

Sizi seviyorum.

Hacı âli ( 3.3.2009 ) ———————————————

-Ben de seni seviyorum… Kırgınlığım falan yok. Bu tür bağlılıklarda böyle olur. Müridin faydalandığı kişiyi sevmesi kendinedir. Ne kadar sevgi o kadar faydalanma. O sevginin gerisinde Allah sevgisi vardır. O nedenle efendimiz yakın çevresine ” beni anne ve babanızdan daha çok sevmedikçe tam iman etmiş sayılmazsınız”buyurmuştur.

Rüyada gördüğün kuş güzel amellerindir… Rızaya muhatap olduğunu gösteriyor. Köpek nefsin veya nefsine uyan ve seni de uydurmaya çalışan eş, dost arkadaştan birisidir. Bu aralar kim olduğunu az düşünsen bileceksin. O sana zarar veren kadın dünyadır. Elinden geldiğince seni güzel amelden alıkoyarak canını yakmak istiyor. Başardığı acı vermesinden belli.

Zirvelere çıkmaya karar verenler acılara, mücadeleye meydan okumuşlar demektir.

Aşk zahmetsiz sanıyorsan yanılıyorsun, değildir. Aşk baştan ayağa beladır, rahmettir. Aşkın olmadığı gönüller ölü sayılır. Allah ‘aşkı bütün aşkları içinde barındırır. Allah’a sevdalananların kalp gözleri açıldıkça nesnelerin, rızkların güzellikleri göz kamaştırmaya başlar güzellikleri gördükçe nefis sarkar. Herhangi birine takılmak felakettir. Maksudundan uzaklaşmaktır. Aşk o gönülde durdukça yansıma, yanılsamadan ibaret nimetler sevdalanmış gönlü tatmin etmez. Nefisle ruhun arasına onulmaz, dermansız zıtlıklar musallat olur. Mücadele etmenin yolu zikirden ibarettir. Sabır bu yolun inatçı rehberi, nefsin itirazları yol kesenidir. Acılar olgunlaşma nedenimizdir. İlaç mesabesindedir.

Allah yolunda acılardan bile şikâyet etmeyesin. Sağlıkla kal.

Tarih:03 Mart 2009 Salı 16:37:10

Hayırlı günler hocam; Suçu, cezaları, yapılanları başkasının kabahati olarak görmez oldum hocam. Yaşadıklarım da yaptıklarım da benim dilememle oldu. Nefsime köle olmuştum, nefsimin dediğine uyuyordum. Bir kaç dakika düşündüm. O köpek benim nefsim olmalı, başkasına suç atamam… Onun yüzünden bu haldeyim nasıl derim, nefsim başıma bela iken, beni amellerimden geri koyuyorken, yo başkası değil, o köpek benim nefsimden başkası olamaz. Ezan okunduğunda kaçırıyorsam namazı, boş boş durup vakitlerin kaçmasına sebep oluyorsam tek nefsimdendir, şeytana uyan nefsimdendir. Zaten uydum da, şimdi de onun pişmanlığı var. Bahanelerim, okuldu oydu buydu şuydu… Hiç bitmiyormuş bahaneler… Ama zaman geçiyor, bense belki de geriliyorum… Ağlamalarım da birikiyor birikiyor sonra bir taşıyor ki. Ama korku rahmetini rızasını kazanamama korkusu… Bazen de bile bile azabını, kılmamam, boşlamam… Hani bildiğin halde yapmamak kaynar suda yanmak gibi bir acı veriyor bana. Acılarımsa seviyorum hocam onları… Biliyorum Allah onlardan döküyor günahlarımı… Çünkü ne zamandır zikir de yapmıyorum. Hani kendime mahcupluğumdan, korkularımdan dolayı sizden de kaçar oldum. Kaçmak nereye kadar çözümse… Kaç kere battaniyenin altında kendimi parçalayacak hale girdim de yine de kalkıp kılmadım. Niye peki nefsim işte, pis nefsim, kirli nefsim yüzünden… İçim o kadar tuhaf ki hep tuhaf, hep bir acı, hüzün… Zaten neşeli de olmamalıyım aslında, geçmişim kalmışken öyle arkamda, her an hata yapıyorken, Peygamberimiz bile hep dertli hüzünlüyken, ben gülüyorum ama nasıl olur diyorum sonra içime acısı çöküyor da çıkmıyor sonra…

*Bu arada hocam bu yazışmalarımız tek ikimiz arasında kalsın olur mu? Mektup şeklinde yayınlanmasın?

*************Not;esra ile bu şekilde yüzden ziyade mektuplaştık..halen yazışmaya da devam ediyoruz..mektuplardan bir kısmı başka sitelerde ESRAYA MEKTUPLAR yazmakla bulunup okunabilir..Bazıları ise yayına hazırlanmış değil.. inşallah yeni bir mektup serisine devam edeceğiz.Eğer sevdiyseniz..nice esralar var..kurtuluş için bir ışık arayan,uzanacak bir el gözetleyen…selam es selame….

CEVAP VER