EVKATLARIN EVRENSELLİĞİ HAKKINDA

0
451
EVKATLARIN EVRENSELLİĞİ HAKKINDA
5 (100%) 3 votes

EVKATLARIN EVRENSELLİĞİ HAKKINDA

Selam es selame Muhterem Hocam,

Sitenizde “Barış’a Mektuplar” yazı dizinizin 5.sine haddim olmayarak bir yorum yaptım. Daha doğrusu, araştırmıştım böyle konuları, buraya uygun düşer diye düşündüm. Denetleyebilirseniz, uygun gördüğünüz takdirde yayınlanmasına izin verirsiniz, belki birine bir faydası dokunur. Selam es selame

Araştırdığımda, gündüzlerin müekkel saatlerinin kadim bilgi olarak gün isimlerine yansımış olduğunu gördüm. 
Rabbimiz astronomi-astroloji ilmini, yazı, terzilik vb. bir çok ilim çeşidi ile birlikte İdris (a.s)’a vermiş. Tabii, astroloji günümüzde gazete fallarına indirgenmiş bir sığlıkta. Bazı ezoterizm kaynaklarına göre İdris peygamber ile antik Mısır’da Thot, antik Yunan’da Hermes, Tevrat ve İncil’de Enok (veya Hanok) isimleri ile geçiyormuş. Zamanla insanlar Thot örneğinde olduğu gibi peygamberlere, hatta Allah’ın esmalarına/sıfatlarına ayrı bir tanrı/tanrıça kişiliği yükleyip, sembollerle, putlarla tapınmaya girişmişler. Ezoterik öğretiler de bazı kadim bilgiler içerse de, ben şahsen sapkın bazı içeriklere sahip olduğunu düşünüyorum ve ezoterizm adı altında sunulanlara temkinli yaklaşılması gerektiği kanaatindeyim. Sap ile samanı ayırt edemiyorsak bu alanlara girmemek lazım.
Gün isimlerinin etmolojisine bakıldığında gün isimlerinin, batısından doğusuna pek çok uygarlıkta aynı kökenden, gök cisimlerinden geldiği görülüyor. Bu da mübarek hocamızdan inşaallah öğrenmekte olduğumuz bilgilerin doğruluğunun bir ispatıdır, tabii ispat arayan varsa..
Greko-romen denilen Yunan ve Latin kökenli dillerde ki (İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, İngilizce, Almanca vs.), Hint kökenli dillerde (Hindu, Sanskritçe, Ürdü, Kaşmir, Nepal, Bengal, Moğol vs.), uzak-doğu dillerinde (Çin, Japon, Kore, Tibet, Moğol) gün isimleri hep gündüzün müekkel saatinin isminden geliyor. Daha sonra Türkçemizde de olduğu gibi farklı anlamlara kaymış, örneğin Çarşamba için “hafta ortası” anlamına gelen isimler kullanılmaya başlanmış.
Akşam ezanında saat, gecenin 12’sine ayarlandığında, 12 saat geçip gündüz kabul edilen saatlere ulaşıp saat gündüzün 1’i olduğunda, o günün müekkel saatine gelmiş oluyoruz. Buna göre günlerin (gündüzlerin) müekkel vakitleri ve bazı uygarlıklardaki karşılıkları:
Pazartesi: Kamer (Ay, Moon, Luna, vs. – Romen: Tanrıça Diana; Hint: Soma; Uzakdoğu: Ay günü)
Salı: Merih (Mars/Ares – Greko-romen: Savaş tanrısı; Hint: Mangala; Uzakdoğu: Mars/Ateş)
Çarşamba: Utarit (Merkür, Mercury – Greko-romen: Bilginin tanrısı Hermes/Thot; İskandinav: Odin; Hint: Budha; Uzakdoğu: Merkür/Su)
Perşembe: Müşteri (Jüpiter – Yunan: Zeus; İskandinav: Tanrı Thor; Hint: Guru; Uzakdoğu: Jüpiter/Ağaç veya Tahta)
Cuma: Zühre (Venüs, Yunan: Afrodit; Hint: Shukra; Uzakdoğu: Venüs/Metal veya Altın)
Cumartesi: Zuhal (Satürn; Romen: Zeus’un babası Cronos; Hint: Shani; Uzakdoğu: Satürn/Toprak)
Pazar: Şems (Güneş, Sun, Sonne, Sole vs. – Romen: Apollo; Hint: Aditya/Ravi; Uzakdoğu: Güneş)

Velhasıl, “İlim bir noktaydı, cahiller onu çoğalttı” buyuran Hz. Ali (k.v.)’nin bu sözüyle paralel, aynı kökenden gelen bilgiler sapmalarla farklı şeylere dönüşmüş. Yine de izi sürülebiliyor çok şükür.
Selam es selame

-Aleykümselâm Aziz arkadaşım Ayhan Bey;

Çok güzel bir çalışma. Emeğiniz için teşekkürler… Medeniyetler ve diller de canlı organizmalar gibi doğup yaşayıp öldüklerinden, esasen tümden ilahi olan kadim bilgiler, özünü yitirmeden sıfatları bakımından kıyafet değiştirmişler, en kibar tanımıyla çeşitlilik arz etmişlerdir. 
Değişmeyen yanları(özü) kalıcı olmuş. Evkatlar, haftanın günlerine, haftalar aylara, aylar yıla kaynaklık yapmış, yapı taşı olmuş, hatasız tamamlanmış ihtiyaç giderilmiştir. Sümerlerde kayıt altına alınarak yazılı hale gelen tarih,1 saat 60 dk, saniye 60,salise 60 katlarıyla dosdoğru bizlere kadar ulaşmış. Gün yirmidört saat… Hatasız, yılı oluşturmuş. 
Demek oluyor ki bu bilgiler ta o zamanlardan ilahi kaynaklıydı ki, saat denilen alet icat edilmeden uygulanmıştı. Burada anlatamayacağımız kadar, kul rabbiyle beraberdir. Zaman yani evkat/vakit yani saat değiştiğinde ihtilaç ile rabbimiz kendisine yakın kullarına zamanı karakterinin değiştiğini haber verir.
Aksi halde gerçekten halife olan kulları nasıl yedi göğün farz olan gereklerini yerine getirip ibadetini Rızaullah’a uygun yapar, meleki âlemin düzenine dualarıyla katkı sağlardı. Hayatın devamlılığını nasıl temin ederlerdi.
Hepimiz çobanız, güttüğümüzden sorumluyuz, âlemlerin bir bakıma çobanı /her bakımdan velisi rabbimiz, halife tayin ettiği her devrin imamlarını, her bakımdan melekleri ile destekleyerek, özde hakikatin ve düzenli hayatın sürekliliğini sağlamıştır.

İleri derecelerde bozulmalar oluşup, ilahi düzende yıkıma sebep olacak arızalar olmaz Mürseller*resullerle sistemi tazelemiş, mürsel*resul peygamberlerin aralarında ise nebileriyle hayatı eksiği fazlası ile devam ettirmiştir.
Ki takdir edilen saat gelinceye kadar muradı gerçek olsun.
Tevatür derecesinde çoğu kaynağın belirttiğine göre,
Hz mehdi son nebi/imam/hatemül evliya olarak bir kez daha kaosu, ilahi düzenle yer değiştirecek, zulmü adaletle ortadan kaldıracak, akl-ı selimi bir kez daha hâkim kılacak, NURUN TAMAMLANMASI hadisesini zahire zuhur ettirecektir… 
Bir daha da müceddit*yenileyici gelmeyecek.
Adetullahın icabı yeniden bozulacak olan düzeni yenileyecek İMAM_I ZAMAN gelemeyeceğinden adım adım kıyamet mukadder olacaktır. 

Evkatlar konusu MARİFETULLAH BİLGİSİNE ait önemli /vazgeçilmez bir bölümdür. Nuru tevhide ulaşıp, yönetim yetkisi almamış olanlar bu irfandan tam olarak nasiplenemezler. Gayretleri küll sonuçlar tecelli ettiremez. Ancak cüz nasiplenmekle kalırlar. Her şeye rağmen kişiyi kendince kurtaracak bilgi şu anda piyasada var.
En azından hangi evkat cemaldir hangileri celal bellidir. Bu evkatlar arasındaki ilişki tam bilinmese de kısmi olarak yararlanmak mümkündür. Selam es selame

CEVAP VER