Evren bir zikir edasında dönüyordu

0
1461
Evren bir zikir edasında dönüyordu
5 (100%) 4 votes

Evren bir zikir edasında dönüyordu

Evren bir zikir edasında dönüyordu

Merhaba hocam,

4 gün önce keşfettim sitenizi tam da bunaldığım şu zamanlarda çok iyi geldi açıkçası. Sizinle paylaşmak istediğim bir durum yaşıyorum. Sitenizde yayınlanan yazıları her gün okumaktayım. Her biri ayrı bir derya sanki okudukça okuyasım, bilgilenesim geliyor. Yazılarınız sayesinde cuma günü niyet edip namazlardan sonra arınma zikrine ve sağ devrine başladım. Bugün 3. Gün olacak inşaAllah. Yalnız 2 sabahtır saat 06.30 sıralarında rahatsız ediliyorum. Bu saatlerde babamın alarmı çalar erkenden namaz için kalkar, hazırlanır önden bir namaz kılar, sonra da ezan okununca namaza gider. Ben ise ezan okununca uyanırdım sadece. İste tam da babamın uyanacağı ezandan 40 dk. Önce olmaya başladı bu durumlar. Bütün vücudum karıncalanıp hapsolur gibi kitleniyor. Fakat daha kitlenmeden kurtuluyorum hemen (eskilerden kalma bir alışkanlık).  İlk sabah böyle olduğunda yakalanmıştım ve bir görüntü izletildi bana. O kadar net bir görüntüydü ki çıkmıyor beynimden. Aksam vakti imiş ve minibüs gibi birşeyin içerisinden kapıya yakın ve karsısında durmaktayım. Minibüsün içinde yanan ışıklar yeşilmiş hatta çok ışık var dikkatimi çekiyorlar. Bu görüntüyü izlerken tabi bu kitlenme durumundan rahatsızım ve kurtulmaya çalışıyorum. O sırada soluma yatık durumdaydım. Sağ bacağım sol bacağımın üzerindeydi ve eskiden yaptığım yöntem gibi vücudumun oynatabildiğim tek yeri olan sağ ayak başparmağımı sürekli olarak aşağı yukarı oynatmaya başladım. Ve ayet el küresi okuyordum. O sırada ki sıkıntım geçti. Eskiden çocukluğumda çok yaşardım bu durumu. 7 sene boyunca ki o zamanlar manevi olarak farklı bir dünyada gibiydim. Rahmani rüyalarım olurdu. Bir büyüğüme sorduğumuzda ” imanı kuvvetli olanlarla uğraşırlar, sana da musallat olmuşlar’’ derdi ve ekledi ‘’sen vazgeçme, onlar vazgeçsin. ” Durum böyle iken her gece bazen gündüz uyuduğumda rahat bırakmazlar, çok ama çok ileri giderlerdi. Haliyle ben de dualarıma sığınırdım. Bazen dua okumamı hep çarpıtırlar, yanlış okurum ya da unuturdum. Hatta bazen dilim kitlenirdi. Böyle anlarda da sadece bir kez kalpten ALLAH derdim. Hepsi şimşek gibi hızlı çekiliverirlerdi. Çok uykusuz kaldım o zamanlarda.

Sonra bir gün Sabah saatleri saat 9 gibi uyurken oldu yine kitlenme. Ben odamda uyurken salonda annemin konuşmasını görebiliyordum. Bağırmaya çalışıyorum sesim çıkmıyordu. Bu sefer öyle öfkelenmişim ki ağzımı açıp tüm kuvvetimle görünmeyen bir şeyi ısırdım. Ağzım havada acık ama ısırır vaziyette. Çok şaşırdım ağzımı nasıl hareket ettirebildim, tüm vücudum kilit haldeyken. Ben o şeyi ısırır ısırmaz hızla çekip gitti, hatta kaçtı diyebilirim ve bir daha gelmediler. Çoğunlukla ordu şeklinde gelirlerdi, ısırdığım o gün ise tek gelmişti. Bir daha hiç gelmediler demeyeyim de ben 29 yaşındayım sene de bir oluyor, artık o kadar az. Yalnız arınma zikri ve sağ devriyle birlikte bu durum tekrar başladı. Bu arada sitenizde okuduğum evlilik ve de hacet zikirlerini de yapmaya çalışıyorum. Hepsini yapmam da bir sorun olur mu?  Yorumunuzz benim için elzem önemli. İnşaallah dönmenizi bekleyeceğim hocam hayırlı sabahlar.

Sultan. İnşaallah sıra bana da gelir hocam.

-Tekrar merhaba hocam, kendi adıma önemli bir sorum olacaktı. Ben mühendisim ve vardiyalı çalışıyorum. Sitede yayınlamış olduğunuz 41 günlük arınma zikrini ve sağ devrini yapıyorum. Yalnız her gün ayni saatte sağ devrini ve zikri yapamıyorum. Bazen sabah namazından sonra, bazen öğle namazından sonra, bazen gece namazından sonra yapıyorum, hem zikri hem sağ devrini. Bu nedenle kabul olmama durumu var mıdır? Ayrıca sağ devrini günde 1 kez yapma fırsatım oluyor çoğu zaman. Bir vardiyalı çalışana öneriniz ne olabilir. Bu konuda bilgilendirirseniz beni çok mutlu edersiniz. İçimi arada şüphe kaplıyor, böyle düzensiz ve az ibadet etmekten ötürü. 

-Hocam hayırlı geceler,  Arınma duasında 22. güne gelmiştim ki o gün bir arkadaşım yaptığım zikrimi izledi ve merak etti, sordu böylece kendi de yapmaya karar verdi. Öncesinde öğle namazını kılarken içimi bayram yeri gibi bir mutluluk sardı, sanki içim içime sığmıyordu. O gece yattığımda bir rüya gördüm. Rüyamda annem babam ve ben büyükçe bir hamamdayız. Hamamın girişine geldiğimizde annem ve babamda yanımda fakat giriş kısmını hatırlayamıyorum şu an. Daha sonra beni hamamın diğer kısımlarına götürüyorlar. Orada tam ortada durmuşum, ortam sıcak ve buharlı öyle güzel ki kemiklerim ısınıyor, bebek gibi ferahlıyorum. Bu arada kendime bakıyorum üzerimdeki tek kıyafetim peştamaldan yapılmış, bana 2 beden büyük, genişçe bir bebek bezi, annem ve babamda da aynısı var. Sonra 5 ‘den fazla olabilir, hamamın köşelerine yapılmış kapıları açık küçük bölmeler var. Bu bölmeler duş yeriymiş ve hepsinden duş başlığından fışkıran su gibi sular akıyor. Bu bölmelerden birinde annem diğerinde babam yıkanıyor fakat her bir bölmenin farklı özellikleri varmış. Yani farklı bir temizlik yapılmış oluyor. Daha sonra ben ise ortada durmuş diğer boş olan bölmelere bakıyorum, hangisine girsem yıkanmak için diyorum. O sırada annem bir tane bölme için tavsiyede bulunuyor daha iyi diye. Bense etrafıma bakmaya devam ediyordum ki muhteşem bir manzarayla karşılaşıyorum. Hamamın bir tarafında çok geniş bir koridor gibi uzunlamasına giden 3 tane genişçe havuz var (internette araştırdım bunlara 3 kademeli havuz diyorlarmış). Her bir havuz bir diğerinden daha yüksek. Duvarlardan havuzun ortasına doğru yüksekçe sular dalga fışkırıyor. Bu manzaraya hayran kalıyorum ve yıkanmaktan vazgeçip havuzda temizlenmeyi tercih ediyorum. O beni daha güzel temizleyecek diye bir his doğuyor içime. O sırada araya başka bir görüntü giriyor, dayım elinde beyaz bir karne etrafındakilere beni övüyor ” bakın yeğenim en yüksek karneyi aldı çok başarılı ” diye. Ama bir anlam veremiyorum. Sonra yüzme kısmı geliyor önüme tekrar ve en düşük kademede olan havuzda yüzmeye başlıyorum. Bu arada havuz kenarlarında insanlar varmış ama yüzmüyorlardı nedense. Havuzun sol köşesinden çapraz bir şekilde sonuna kadar yüzüyorum. Yüzerken ayaklarımı ellerimi hızlıca çırpıyorum ki çabuk gideyim diye. Ama daha çok debelenmiş oluyorum yerimde sayıyorum. Sonra anlıyorum ve kendimi bırakıyorum sadece kollarımı yavaş ve genişçe açarak yüzmeye başlıyorum. Böylece bir kol hareketi ile havuzu neredeyse yarılıyorum. İlk havuzu bitirdikten sonra ikinci kademedeki havuza geçmiş oluyorum. Burada da soldan sağa doğru çapraz yüzerden sağdan bana doğru yüzen biri vardı. Havuzun bir noktasında önümde durdu yolumuz kesişti. Yalnız bunu bilinçli yaptı. Sonrasında ise ben yüzmeme devam ettim ve bu havuzu da bitirdim. Artık 3.kademe yani en yüksek havuza geçtim burada ise ortadan yüzmeye başladım ve aynı hizada yüzmeye devam edip bitirdim havuzu. Yüzmem bittikten sonra taş toprak olan bir huzurlu bir mekâna çıkıverdim birden, eski zamana benziyordu. Ve yine aynısı oldu birden başka bir görüntü girdi araya ve sağ yanımdan dayımın bahsettiği beyaz karne geldi. Sağ taraftan süzülerek tam karşıma. İncelemeye başladım farklı kategoriler ve bir kaç kişinin adı yazıyordu bu karnede. Benim adım ise bu kategorilerden iki tanesinde yazıyordu. Bu kategorilerden birinde 2 kere yazılmışım bir nedeni var ama hatırlayamadım. Toplamda karnede adım üç kere yazılmış. Herkesin adının karşısında bir harf var bu harfler başarı derecesini gösteriyormuş anladığım kadarıyla. Benim ise her üç adımın karşısında büyük harfle “E” yazıyor ve anlıyorum ki en yüksek not olan, takdirle değil teşekkürle almışım karnemi. Hemen etrafına övünmeye devam eden dayımı uyarmaya başladım ben takdir değil teşekkür aldım ama bu da güzel bir başarı demektir dedim.  Sonra bu görüntü gidip kaldığım yerden devam ediyorum. Eski zamana ait bir mekân taş ve toprak başka hiçbir şey yok etrafta. Burada sağ yanımda bir tepenin üzerinde küçücük taş, topraktan oluşmuş minik bir tepeciğin üzerine oturdum. Sol arkamda dayımın eşi bana bir şeyler fısıldıyor arkadan ama anlayamıyorum. Sol yanımda ayakta duran benden genç bir çocuk var sağ yanımda ise iş yerinde birlikte çalıştığım benden yaşça küçük bir erkek çömelmiş, oturduğum tepeciğin altını eşeleyip taşları topluyor, oturduğum yerin altı boşluk oluveriyor. Ben de kalkmaya yelteniyorum. Beni durduruyor “kalkma neden kalkıyorsun” kalkmazsam birazdan çöküp düşeceğimi söylüyorum. Tam O esnada tam karşı yönümden yine iş yerinden genç bir çocuk elinde minyatür bir bahçe maketi gibi bir şey ile geliyor karşıma. Makete iyice baktığımda çok güzel gerçek bir bahçe görüyorum. Ama o kadar minyon ki bu bahçe iyice eğilip çimlerine bakıyorum. Çok güzel canlı parlak yeşillikte, sonra ağaçlarını izliyorum muntazam bir şekilde dikilmiş. Ve bir şey fark ediyorum her bir ağacın etrafında yanlış hatırlamıyorsam 3 ya da 4 tane daha yeni baş vermiş yeşil buğday filizleri var. Her bir filizi çevreleyen 2 tane şekli yani gövdesi sarı buğdayın tanesine benzeyen arı gibi ince kanatları olan uçan böcekler var. Sarı buğdaydan böcekler bunlar ve kanat çırpmaya başlıyorlar aynı anda. O kadar hızlı kanat çırpıyorlar ki parçalanacaklar sanıyorum. Böcekler kanat çırptıkça aynı hızda filizler büyümeye başlıyor. Öyle hızlı büyüyorlar ki bu durum o böceklerin hızlı kanat çırpmasındanmış. Sonra bu yeşil filizler iyice boy verip başları ağırlıktan eğildikten sonra sararacaklardı ki böcekler bu kadar hızlı kanat çırpmaya parçalanıp etrafa dağıldılar. Buğday filizlerinin de büyümesi durdu. Sarı buğday oluşlarını göremedim.

Sonra başımda dikilen bana bu maketi tutan gence sordum, sen bu böceklere bir iğne vermişsin ama iğnenin içindeki serumun oranlarını iyi ayarlamamışsın, bunda bir gariplik var diyorum ve anlamak için bir böceği alıp yiyorum. Dilimin küçücük bir noktasında acı bir tat alıyorum sanki iğne ucu kadar bir noktadan. Sonra neyin serumda oran olarak fazla olduğunu anlayıp o gence söylüyorum düzeltmesi için ama adını hatırlayamıyorum şu an.

Hocam rüyam aynen bu şekildeydi belki ayrıntılar önemli olur diye bu kadar uzattım. Kusuruma bakmayın. Yorumlamakta güçlük çektim, sizce ne anlama gelir bu rüya, yardımınızı beklerim.

Yazılarınızı özellikle yanlış okuduğumuz ve farkında olmadan kötülüğümüze neden olan yanlış zikir şekillerini ve nasıl doğru yapılması gerektiğini her fırsatta arkadaşlarımla internet üzerinden paylaşıyorum. Başta garipsense de zamanla idrak ediyorlar. Sayfanız karşımıza çıkmışsa bir nedeni olmalı diyorum içimden hep. Sağlıcakla kalın hocam. 

-Hocam hayırlı günler, 41 gün arınma duasını bitireli 1 hafta oldu. Rüyamda şükür karnemi gördüm sağdan verilen. Geçen hafta zikrin tamamlanmasından hemen sonra da gece uyku ile uyanıklık arası bir rüya gördüm. Bir sorunla uğraşır gibiydim. Rüyamda ama hiçbir şey hatırlamıyorum buna dair. Sonra bu durumdan rahatsız oldum. Tam o sırada kendime yukardan bakar oldum, sağ tarafıma yatmışım. Bu kısmı rüya değildi. Rüyadan huzursuz olduktan sonra Ya Kadir dedim bir an. Hala kendime yukardan bakıyorum. Bedenim zayıf çelimsizken, bu zikir ile güçlendi, direnç, kazandı, canlandı. Kendimi güçlü hissetmeye başladım. Hem bedene hem manen güçlendim, tazelendim. Huzursuzluğum da gitti. Sonra uyandım. Kendimi aynı şekilde sağ tarafıma yatarken buldum.                                  Bundan sonra tam olarak ne yapacağımı bilemediğimden hâlâ arınma zikrine devam ediyorum. Bir arkadaşa verdiğiniz bir zikir vardı, arınma zikrinden sonra çekebilirsin demiştiniz. Bu hepimiz için geçerli midir? Şimdi hangi zikre geçmeliyim?

Söylemeyi unuttum hocam, son bir haftadır ihtilaçlar artmaya başladı. Sol dizde seğirme (sürur), üst dudakta seğirme (cesaret) gibi. Yalnız sol dizim sürekli seğiriyor günlerdir geçmedi. Ayrıca sol göz kapağının üstü 3 aydır seğiriyor. Gözlerim son zamanlarda bozuldu sürekli bilgisayar bakmaktan ve yorgunluktan olduğunu düşünüyorum bu seğirmeyi ama doktora gidene kadar sağ devrinde savunma yapıyorum bu seğirme için.

Eklemem gerekirse rüyamda devam ederken önce sol kulağımda derinde orta derecede boru sesli bir uğultu duydum. Ses ne kalın ne ince idi. Daha sonra bir an içimden gelerek Ya Kadir dedim. 

-Selam es selame sultanca hastayım. İyileşince cevaplarız inşaAllah.

-Çok geçmiş olsun hocam. Allah şifa nasip etsin. Beklerim.

-Hocam;Uzun zamandır yazıp da size rahatsız etmek istemedim, tüm merak ettiklerimi sitenizden baktım 2. zikrimi sitenizden bakıp çekmeye başladım. Yalnız çok garip bir durum yaşadım. Bunu sizinle paylaşmak istiyorum çünkü korkup zikrimi bıraktım. Yanlış mı, doğru mu bilemedim karasız ve karışık bir durumdayım. Yardımınızı rica ederim.

Hocam 2. zikrim olan “Rabbi zidni ilmene fehmen ve imanen” zikrini çekiyordum, 21 günü geçmiştir. Yalnız bu zikrimi çektikten sonra tekrar salavat ve besmele ile “Ya Rafi, Ya Basit, Ya Nur” zikirlerini de eklemiştim. Sitenize baktım bir sorun olur mu diye, cemal sıfatıdır, okuyabilirim yorumunu çıkarttım kendimce ve okumaya başladım.                                                                                                                                                             Daha sonra 2. zikrimi bıraktım 41 gün kısmet için olan zikri çekmek istedim ve başladım. Ama kısmet zikrinin ardından da yukarıda yazdığım 3 cemal sıfatını çekmeye devam ettim. Daha 3. günümde gece yatmadan önce usulüne uygun çektim tüm zikirlerimi o sırada ise çok titreme geldi.

Yattım, bir süre sonra tam uyumadan vücuduma uyuşukluk ve zonklama geldi. Tüm vücudumu kapladı. Ben süfli geldi sandım, panik yaptım “Ya Kahhar” ismini söylemeye başladım. Yalnız bilinçli değildim. Daha sonra baktım gitmiyor, sonra “Ya Allah” demeye başladım. Yalnız gözümün önünde bir resim var panikten farkına varamıyorum. Baktım zarar vermiyor, panik halim geçti. Resmi görmeye başladım. Resim tamamen benim belim ile omuzlarım arasında kalan bölümde ve ben bu resme bakıyordum. Tüm evren gösterildi, derin uzay mavisi, usulca dönüyordu, biraz seyrettim, sonra çekirdek kısmını gördüm. Tam göğüs kafesimin sağ en alt kemiğinin üzerinde, şekilsiz ama fasulye tanesi gibi bir şekle benzeyen sarı bir ışık kaynağı… Öyle güçlü bir ışık ki gözlerim kamaştı. Kemiğimin üzerine denk geldiğinden özellikle göğüs kemiğim o sırada çok zonkladı. Daha sonra tüm resme iyice baktım. Sanki bir zikir edasında evren dönüyordu, zikretmeye başladım “Ya Allah” diye 3 kere dedikten sonra görüntü yavaşça çekildi. Bilincim yerine geldiğinde 18 bin âlem diye sayıklamaya başladığımı fark ettim. Uyandım 5 dk. Sonra sabah ezanı okundu.

Bu denli bir şey ilk kez yaşadığımdan çok korktum. Kemiğim tüm gün zonkladı o gün. Korkudan kısmet zikrimi de bıraktım, iyi hissetmiyorum, yarım kaldığı için. Yalnız “Ya Rafi, Ya Basit, Ya Nur” zikrine devam ediyorum. Hocam nerede ne yaptığımı anlamadım. Sizden cevap gelene kadar okumayı bıraktım şimdilik. Düzeltmek isterim evrene baktığımda “Allah” diye zikretmeye başladım “ya” eki yoktu.

-Selam es selame Sultanca, rabbimizi zikretmek farzdır. Ancak kuranı kerim bu işi cemal esmaları ile yapmamızı önermektedir. Emir cümlesi kullanır Mevlamız ve der ki; Beni esma ul hüsnam ile zikrediniz. Türkçesi güzel isimlerimle zikredin demektir. İsimlerin güzelliği manaya bağlıdır… Anlamı güzel, zararsız, kazançlı olmalı ve tanıyabildiğimiz kadariyle kendimize ve içinde yaşadığımız toplumun o zaman dilimindeki ihtiyaçlarına uygun olmalı… Mesela günümüzde iman, ilim, teknoloji, bol ve ucuz rızık, güzel ahlak, bağışlanma, selam ve selamet, huzur ve güven vs. gibi ihtiyaçlar tecelli ettirilmelidir. Bir de kişi kendi ihtiyaçlarına göre bir esma veya esma gurubu ve ya bir ayeti seçerek okumalıdır. Kurandan her ne maksatla okunursa o niyete göre görev yapan ya sin suresi veya vakıa-a suresi veya Kehf suresi gibi seçkin birçok sure toplumun selameti için okunmalıdır.

Biz zikir verirken bir sistem dâhilinde, kişileri seviye seviye yeni zikirlere yetiştirerek vermeye çalışıyoruz. Beş, on, yirmi zikirden sonra bile kelime-i tevhidi veremediğimiz kardeşlerimiz oluyor. Cezbesiz, celâlsiz ilerlemek kolay değil.

Zikirlerde beş esmadan ziyadesini sakıncalı gören ve bunu tecrübe ile doğruluğunu onaylamış bir ekolden geliyoruz. Sen zikirleri karıştırmış bazı açılımları erken yaşamışsın ve korku nedeniyle belki hakkını vermeden seyretmişsin. Harika gelişmeler kaydettiğini söylemekle birlikte. Acelesiz ve disiplinle ilerlemeni tavsiye ediyorum. ‘‘Rabbi zidniy ilmen ve fehmen ve imanen’’ zikrine dönmenizi istesem yapar mısınız? İlim ve imandan ve sezgi- fehim gücünden daha ne insanı en güzel şekilde geleceğe hazırlar. Evrenin, âlemlerin seyri sana açılmış, açılacak inşaAllah. Sen de donanımlı olmalısın.

Yaşadıklarını bir deftere yazmalısın. Şu zikiri bu tarihte çekmeye başladım ve zikir süresince şunları gördüm şeklinde bir defterin olmalı. Bizimle olan yazışmaları da içine dâhil edersin. İleride çok ihtiyacın olabilir. Kendini yetiştirdikten sonra rabbimiz senden öğrenci yetiştirmeni bekler. Ayetullah böyledir. Kayıt tutmak adet edinilmesi gereken bir güzellik, zorunluluktur ki tecrübelerin geleceğe ışık olsun. Daha yazmak isterdim ancak zaman bizi bir kere daha erken bırakmaya zorladı. Selam es selame

CEVAP VER