Evreni oluşturan (Spiraller /Nurlar) MELEKLER

0
2932
 Evreni oluşturan (Spiraller /Nurlar) MELEKLER
5 (100%) 8 votes

Evreni oluşturan (Spiraller /Nurlar) MELEKLER

human46-1Selamün Aleyküm hocam;

Sizi tanıma şerefine nail olma fırsatını verdiği için Mevlama sonsuz kere şükürler olsun. Hocam ilk olarak kendimi tanıtmak isterim. Ben 36 yaşında bankacılıkla uğraşan Sakarya da yaşayan bir kardeşinizim. Yazılarınızı tesadüf eseri okudum ve okudukça çekici geldi, devam ettim. Sonraları zikir çeken arkadaşların yazılarını okumaya başladım.

Bu tür yazıları paylaşmanız çok güzel. Çünkü bizler onları okudukça heyecan içerisinde, büyük bir arzuyla bu yola çıkma cesareti kazanıyoruz.  Biliyorum, yoğunsunuz. Birkaç kere size yazdım, ben de sizden ders almak istiyorum dedim. Ama bir cevap alamadım. Yine de yılmadım. Diğer arkadaşlara yolladığınız mesajlardan başlangıç zikrimizi aldım; ya latıfün la latıf zikrine başladım. 14 gün oldu. Sağdevri (nasıl yapıldığı ilgili yazıda) yapmayı da öğrendim.

Aslında bundan sonra derse başlamak isteyen arkadaşlara da ders olsun; hocamın yazılarını takip ederseniz, yapmanız gereken her şey yazılarda mevcut. Mevla nasip ettikten sonra arayıp, sorup soruşturup, gerçeği buluyorsunuz.

Bu arada gece namazı, kuşluk namazı, evvabin namazı bunları düzenli kılıyorum. Aslında bankacı olduğum için hep içimde bir çekince vardı; faize aracılık ediyoruz, acaba bu durum ilerleme mi etkiler mi diye korkmadım değil. Mevlama sığındım, zaten işimi de değiştirmeyi düşünüyorum. Manen rahat değilim çünkü.

Her neyse, şükür başladık zikirlerimize.

Ve ilk günü rüyamda annem babam ve ben cumhuriyet altını hediye aldığımızı gördüm. Ancak benim cumhuriyet altınım yere düştü, kırıldı. Dedim bu sahte altın. Altın hiç kırılır mı dedim.

Oradan tekbirlerle teröristlerin bulunduğu yere gittik; askerler onlarla çatışıyorlardı. İçlerinden şehit olanları mezarlığa gömüyorlardı. Bir şehit babasıyla konuştum, öylece uyandım.

Başka bir günde de yatağımda tefekkür ederken havada solucan şeklinde, sarmal, yeşil ip gibi, uzun, öyle bir şekilde (ışık) gördüm. Elimle duman mı diye itekledim ama değilmiş. Ne olduğunu bilmiyorum.

İbadetlerime ve zikirlerime sıkı sıkıya devam ediyorum. İNŞAALAH sizin sayenizde gelişmeler olacak. Bazı arkadaşlara imreniyorum ne güzel mertebelere ulaştılar, maşaallah. Acaba ben de öyle olur muyum diye içimden geçiriyorum.

Bilmiyorum, Mevladan umut kesilmez. Siz yol gösterenimiz oldukça sırtımız yere gelmez İNŞAALLAH. Zikrimi 40 gün yapıp bitmeden sizden yeni bir zikir isteyeceğim. Hocam şimdilik sizi Allaha emanet ediyorum, ellerinizden öpüyorum…

faviconSelam es selame Aziz arkadaşım; Maşaallah barikallah, üstün bir gayretle kendi kendinize zikre başlamışsınız inşaallah… Zikre ilk adım (zikir adabı) başlıklı yazımızda belirtmiştik… Yazıyı okuyup benimseyen herkes, bizden izin almadan belirtilen kurallar ve yol yöntemle işe hemen başlayabilir. Rehberiniz efendimiz ve kuranı kerimdir. Zikirde herhangi bir şekilde rabıta vs yoktur… Maksadınız Allah rızasına ermek, kendinizi çekeceğiniz esmaların şerefi ile şereflendirmektir. İlmullah’ı yaşayarak öğrenmektir. Sonunda öncelikler efendimizin cismi latifinde yok olmak (fenafirresul),ardından da cenabı hakkın divanına davet edilmeye (fenefillaha) çalışmaktır. Yani nuru tevhide ulaşmaktır…

Gördüğün spiral, ip gibi gördüğün nurdur… Fizik biliminde solucan delikleri diye geçiyor… Evren o nurlarla tıka basa doludur. Beyaz olanları, yeşil olanları ve siyah olanları vardır. Efendimizin anlatımı ile’’âlemler tıka basa meleklerle doludur. Bir melek görev yapmasa âlemler birbiri içine çökerdi.’’ Modern fizik de ‘’evren atomlarla tıka basa doludur, bir atomu çekip almak mümkün olsa evren kendi içine çökerdi,’’ diyor…

O spirallerden biri bir gün gözünün önünde kısa dönüşlerle sana yaklaşırsa hemen ya rabbi ya rabb, ya rabbi zikretmeye başlarsan 0 iğne yurdu kadar nur seni içine alır ve yeryüzünün herhangi bir yerine sıçratır.. An içinde uzak mekana götürür…tayyı mekan yaparsın…inşaallah…ve Allah nasip ederse dilediğin zaman dilediğin mekana seni götürmeye başlar…keşif bitince da anında başladığın yerde bulursun kendini…Artık bize ulaşmak için sayfalarımız çoğaldı…Bu sefer ulaştığın yerden de yazılarımızı yayınladığımız hacialibayram.com  adresinden de yazabilirsin. Abone olursan her yazımız sana ulaşacak inşaallah… Gelişmeleri yazmaya devam et lütfen. yeniden görüşmek dileğiyle rabbime emanetimsin.selam es selame

TECELLİ

Sardı altı yönden, çepeçevre
Parlak, kar beyazı, ilahi
Mini mini nur taneleri

Götürdü cümle varı na mekâna
La zamana
Hüznün deli dolusuna
İdrakin müntehasına

Aklın acze düştüğü o yerde
Her şey safi nur
Seven nur, sevilen nur
Sevginin aslı nurun ala nur

Yaşayan mıyım, yaşatan mı?
Orda burda, narda-nurda
Belli değil
Tam orta yerde mi muttasıl
Anlaşılmaz ebediyen, anlatılmaz
Kim suret kim asıl

Hay hakk…
Yaşamın sabitesi
Sonsuzluk kadar çözümsüz
Akıla
Her şey görece
Her şey izafi
Belli değil kim ölü kim diri

Diri bilinen Hakk’tan bi haberler mi?
Öldü bilinenler mi
Vasıtasız yüz yıllar ötesinden
Çağları kucaklayanlar mı
Peygamberler, alimler, şehitler mi
Kurulmuş mahkeme-i Kübra
Ezelde verilmiş hüküm
İnfaz yapılıp durmada an be an
Diriler şahitler mi

Hor görme hiçbir canı
Hiçbir zaman
Aman
Sakın, sakın
Farklı farklı her birinin yazgısı
Cebri hal denizinde yüzmedeler
Cümlesi halinden bi haber

Ayaklar köstekli, eller kelepçeli
Acz içinde, makam-ı cüzde her biri
Aç gönül gözünü gör bak
Vahye sütkardeş her tecelli

Diz bağları çözülmüş
Çökertilmiş dimağları
Niçin varsa onunla uğraşta eşya
Hara düşmüş can binaları

Akıllar sarhoş, gönüller sarhoş
Orda-burda, narda-nurda
Emanet kendilerine canları
Alınlar her halde secdede
Biteviye zikirde dilleri
Yürekler havf içinde benizler uçuk
Can, bedenlere dizili boncuk boncuk

Bütün zamanlar kahhar Yaratanın yedinde
Cümle mekânlar teslimiyet halinde

Görüleni görüldüğü gibi anlatamam
Anlatsam okutamam
Kaygılanırım
İstimdat Ya Resulullah
Orda-burda, narda-nurda
Şefaatin olmasa yargılanırım

Öyle bire bin vermek adetullah
Ben verebildiysem bire bir bari
Dünyadan, ahiretten, sevgiden yana
Özrümü kabul etmezse ay yüzlü sevgili
Ebediyen vah bana, vahlar bana
Ilgın- 1995

CEVAP VER