“EY KALEM YAZ !” ‘’OKU HABİBİM’’

0
30

*Selamünaleyküm babacığım; <Euzü bikelimatillahit tammati min şerri ma halak>

Rahman’ın kulu Gonca’yı aldım. Melekût ruhlar âlemini geçtik. Büyük bir kitap, Ümmül Kitab, bembeyaz ışıl ışıl başında Bismillahirrahmanirrahim yazılı. Yani başında hani Allah’ın “Ey Kalem yaz!” dediği kalem de var. Bu renk değiştiriyor beyaz, siyah; karşımda kitap birden ikiye ayrılıyor. Bir parçası Gonca’nın ve bakıyorum, tüm yaratılmış kadınların kaderleri yazılı. “Ne yapıyorsun?” dedi bana.

Ben de: “İstediğini yaz, istediğini sil. ALLAH’IN BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM YAZDIĞI KALEM O” dedim. Hemen akabinde, GONCAM a âlemlerin Allah’ı hitap ediyor: “Yaz dilediğini”. Benim önümde erkekler var.

O ALLAH’IN KALEMİ demiştim ya, bir taneydi ama kendi kendini doğurdu, parçalanmadı. Dikkatinizi çekerim; elimde kalem, kâfirler ve münafıklar hakkında yazı yazdığımda siyah renk alıyor. yazılarda, müminler hakkında da beyaz oluyor. Gonca’nın dâhil bu şekilde artık, tüm keşiflerde Gonca yanımda.

Daha sonra melekler Gonca ve bana secde ettiler. Oradan geçtik. RESULULLAH EFENDİMİZ ve HZ.HATİCE annemiz, “Cennetteki Makam-ı Mahmut’a hoş geldin kızım” dediler Gonca’ya. Resulullah bize yemek hazırlatmış cennet sofrası, yedik, üzerine de bir şarap geldi. Hizmetçilerin cennetteki konuşmalarında şu geçiyor; Cennet kadınları Gonca hakkında: “Bu kim herkes ona hürmet ediyor, bize böyle hürmet etmedi Allah ve cenneti diyorlar. ALLAH ve cennet dile geliyor, o sözler benim içimde sır yazmıyorum.

*Babacığım, Gonca’yı gören la iblisler, la cinler, la nefsinde kötülük bulunan herkes, korkuyor, kaçıyorlar. Cemalde de la celalde de olsa saygı, hürmet gösteriyor, çünkü alnında MUHAMMED EFENDİMİZİN (SAV) MÜHRÜ VAR.

*Babacığım bir de iki kürek kemiğimin ortası; Allah, Resulullah ve siz tarafından mühür vurulmuştu ya, Allah mührün olduğu yere Gonca’nın ismini mühürledi. Benim iki kürek kemiğimin arasında Allah’ın 99 ismi de yazılıdır, ayrıca Gonca ismi de yazıldı.

*Babacığım cennetteyiz, bir deniz ve kumsalar var, her yer yeşil, bir tane şelale. Diyorum ki: “Bir tane saray istiyorum.”. “İstediğini iste verildi” deniyor, “taşları zümrütten, tavanı yakut, miskten amberden kokular olsun” diyorum. Odaların içini söyledim, her kelime anında yaratıldı, ben de güldüm. Bu nasıl bir duygu, mutluluk, istediğim anda olacak; evet, burası Makam-ı Mahmut diyorum.

Goncanın üzerinde bembeyaz 70 kat ipek bir elbise, ama bu elbise ay yıldız gibi pırıl pırıl parlıyor. Diyorum ki “Başka kıyafet yok mu’’ Çağırıyorum hizmetçileri, efendinizin kıyafetlerini getirin diyorum. Her renk var, bunu mu, bunu mu giysem diyor, “bunlar zerre, daha çok var” diyorum, gülüyor.

*Dedi ki, “Şu beyaz sedef elbiseyi istiyorum, götürebilir miyim dünyaya?”. “Hayır, izin yok, çünkü o sadece benim gözüme nasip, sadece ben görürüm, bana nasip, dikkat et seni Resulullah bile bedenen görmüyor. Melekler de, ruhaniyeler de.” dedim. Anladın mı diye sordum, evet dedi. “Yemekte bile Hz. Hatice annemizin bedenini görmedim, edebe ters, Allah’ın kanunlarına ters” dedim.

Tüm sıkıntı içerisinde olan kadınlara ruhaniyetiyle gonca yardım ediyor. Ben de erkeklere yardım ediyorum. Trilyonlarca ruhaniyetimiz oluştu, âlemlerde, dünyada, kabirde, cehennemde.

Kabirde, cehennemde olmamız bizi etkilemiyor. Çünkü bedenen, ruhen nurlarla kaplandığımız için. O miracı yaşadık, resulullah da cehenneme girmişti ama yakmamıştı, bizi de yakmadı, Gonca’nın yanındayken kadınları O görüyor, ben görmüyorum. Sadece varlığını hissediyorum.

İstanbul’da Gözde adında bir genç kız çektiği eziyetler, üzüntülerden dolayı yaptığı dualar gerçekleşmediği için odasına çekilmiş ağlıyor. “Allah, sen yoksun, olsaydın bana yardım ederdin” diyor. Sesleniyor n’apayım, “Kalbine vah yen, ilham et, Kelime-i Şehadet” getir diyorum. Gonca Kelime-i Şehadet getirdiğinde, Gözde de iradesi dışında Kelime-i Şehadet getirip ağlıyor, tövbe ediyor. Gördüğüm bu.

CANLI, CANSIZ YARATILMIŞ HER ŞEYE SESLENİYORUM: “GONCA BENİMDİR.”

Canını yakana kısas uygularım, kana kan, dişe diş, cana can. Hemen akabinde insanlar, hayvanlar ve bitkiler diz çöktü; “Gonca’nı sen sevdiğin gün, Allah bize bildirdi, sakın ha Gonca kuluma dokunmayın, zarar vermeyin. Sevgilim Muhammed’in bir kelimesiyle sizi helak ederim.” Dedi. ‘’Muhammed kimi severse onu severim, kime gazap ederse gazap ederim’’.

”Kim Muhammed’e düşman olursa ona düşmanım”

Pirim, hilal ay içindeyim, kuyruğuna doğru bir masa var, cennet şarabı içiyoruz. Daha sonra milimetrik dönmesi lazım ya, ay dile geliyor, “hareket edebilir miyim, rahatsızlık vermeden” diyor, evet diyorum.

Cennette bir oda, orada taçlar var, sadece 9 tane yaratılmış, kadınlardan seçilmişlerinin başına takılıyor.

Kapıyı açıyoruz bakıyorum bir ses “Herkes nasibini bulur” diyor, en beğendiğimi alıyorum, Gonca bir kraliçe edasıyla eğiliyor, başına koyuyorum. Daha sonra altın bilezikler, kolyeler, yakutlar, zümrüt, sedef, elmas takılar hediye ediyorum. Tabii bunları istese Allah yaratacak, ama benim elimle daha çok hoşuna gittiği için Allah kıyak geçti bize. Cennette müzik var, ama buradakine hiç benzemiyor. Her an için ruhumuzu okşayan müzikler çalıyor ve oynuyoruz, dans ediyoruz.

*Babacığım ötelerden bir ip uzandı, nurdan, Allah’ın ipi. İpi tutan ALLAH ama hiçbir yaratılmışa, mahlûkata benzemiyor. Tarif edemem, kelimelerle anlatamam, Gonca’yı sağ elimle belinden kavrayıp ipe tutundum. Allah çekti ipi ve melekût, ruhlar âlemi, berzah, cennet, hepsini geçtik. Birden hızlıca çekip, ALLAH’LA YÜZYÜZE KALDIK. AMA HIC MAHLÛKATA BENZEMIYOR, “SEVIYORUM AŞIĞIM” dedi, ALLAH BIZE. BIR DE ŞU AYETI OKUDU: “ SELAMEN KAVLEN MIN RABBIN RAHIM” dedi.

GONCA AŞKLA BAKIP AGLADI VE SARILDI BANA. İŞTE MUHAMMEDIN RUHUMLA SENI KENDIME CEKTIM. BEN Âlemlerin RABBI ALLAH’IM dedi, Sevinçten mutluluktan uçtu ve su ayeti okudu: “O gün yüzler sevinç içindedir.”

*Babacığım bir anda bedenimi terk ettim, anında kendimi Gonca’nın bedeninde, yanında buldum. Baktım gözyaşlarından göz kapakları şişmiş. Baktım ki düştü düşecek gözyaşı, hemen tuttum, elimde biriktirdim, yanaklarından süzülen gözyaşlarını avucumu doldurdum ve içtim. Kana kana ve dedim ki kalbine “la tazen Gonca, innallâhe “, üzülme Gonca Allah bizimle. Öylece izledim ruhunu, bedenini. Anında uzaklara gidiyorum artık. Bir bakmışım ülkeler arası yolculuk demek. Aldım onu, ruhunu Kâbe’de 7 defa döndüm Kâbe’nin etrafını. Makam-ı İbrahim’de ve Kâbe’de namaz kıldık. Oradan Ravza-i Mutahhara ’ya gittik, Resulullah’ın kabrinde namaz kıldık.

♥️😭♥️😭♥️😭♥️😭♥️Maşaallah, barikallah. Elhamdülillahi rabbil âlemin, errahmanirrahiym, maliki yevmiddin…Kutlu olsun yaşadıkları, yaşadıklarımız, yaşayacaklarımız aziz kardeşim imam Muhammedcan. selam efendimize, aline ve ashabına, cümle mürsellere ve nebilere, velilere, şehitler ve gazilere, mümin kadınlara ve mümin erkeklere, zülfikârlara ve anne babalarına, evlatlarına, velhasıl on sekiz bin alem üzerine olsun. Hidayet çağına, islam ümmetinin şimdiki haline, geleceğine, nurun tamamlandığı zamana ve alemlerin rabbinin zatına olsun.

Umulur ki dikkatle okunur ve alınması gereken her değer alınır saklanır. Ebediyen kaybedilmemek üzere sahiplenilir. Kelimelerim yetersiz kaldı ya rabbelalemiyn’ keremine layık şeyler yazamadım, bağışla Ali kulunu….selam es selame

Konuşma Sonu..08.07.2019 pazartesi

CEVAP VER