GÖRDÜN MÜ SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİ

1
20

-Selam es selame canım hocam, ellerinizden öperim, sizi çok seviyorum. Ben bugün çok mutluyum.
Yüceler yücesi rabbim yine yaptı yapacağını ve beni sevindirdi, çok mutlu etti. Dün gece zikre yeni başlamıştım ki çok hoş bir koku öncülüğünde, efendimiz alehisselatü vesselam beni ziyarete geldi. Bir müddet sohbet ettikten sonra tekrar geleceğini söyleyerek ayrıldı… Ben hamd ve şükrün ardından zikrime devam etmeye başlamıştım ki bu kez ikinci bir selam sözü geldi yine öncesinde aynı kokuyla ancak bu kez gelen Hz. Ali k.v. idi. O da tekrar görüşeceğimizi söyleyerek ayrıldı.
*Çok mutluyum canım hocam çok, öyle özlemiştim ki efendimizi… Rabbim bana verdiği sözünü tuttu. NE GÜZEL MEVLAMIZDIR O…
-Selam es selame. Maşaallah. Barikallah. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Acılarımızın üstüne bu iyi geldi, Zülfikar’ım. Allah senden de razı olsun o aziz gelenlerden de. Selam onların ve cümle Zülfikarlarla birlikte ümmetin, milletimizin üzerine olsun. Selam es selame
*”Ali’min yükünü hafifletin ” buyurdu efendimiz s.a.v. Emredin Hocam, efendime söz verdim.
*Euzü Billahimineşşeytanirraciym, Bismillahirrahmanirrahiym. Eşhedu anla ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resulullah. Allâhumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
*Selam es selame canım Hocam; selam efendimize (S.A.V),ailesine ve arkadaşlarıyla birlikte cümle inananların üzerine olsun. İki kol küreğimin arası sürekli sızlıyor ve dokunulduğunda da çok acıyor. Ve ayrıca yürürken vücudumun her kemiğinden ayrı bir ses geliyor. Kütürdüyor her yerim, tabiri caizse. Bu sebeple olsa gerek işlemlere bir müddet ara verildi, sadece zikir çekiyorum. Bu arada yeni zikrim: Rabbi edhılni müdhale sıdkıv ve ahricni muhrace sıdkıv vec’alni mil ledünke sultanen nasıyra.
*Gece zikir için odaya geçtiğimde kokudan ziyaretime gelenler olacağını anladım: bu koku al-i Mustafa (s.a.v.) kokusu çünkü…
*Zikre başladım, birinin odada olduğunu ve dinlediğini hissediyorum, doğru okumaya gayret ederek bir müddet zikir çektim sonra bir ses ” Bu kadar yeter ” dedi ve selam verdi.
*”kim olduğumu biliyor musun” diye sordu. ”sizinle daha önce tanıştığımızı sanmıyorum ancak odanın içindeki kokudan ehli beyt olduğunuzu sanıyorum” dedim.
*”ben HÜSEYİN İBNİ ALİ İBNİ EBİ TALİB” dedi.
*Hemen salavat getirdim 3 kere. ”Zülfikar olmaktan memnun musun” diye sordu. Ben de tam manasıyla idrâkı için Rabbimden idrakimi, anlayışımı artırmasını dilediğimi, ancak Hocamıza öğrenci olmanın gerçekten Rabbimizin büyük bir lütfu olduğunu söyleyip hamd ettim.
*Hz Hüseyin (R.A) efendim dua etti benim için: ”Allah idrakini, anlayışını ve görüşünü artırsın”. Ellerim hala zikir efalindeydi.
*Bu efalin ne olduğunu bilip bilmediğimi sordu. Tam olarak bilmediğimi ancak gözlemlerim sonucu bir çeşit ”hızlandırıcı” olduğunu tahmin ettiğimi söyledim. Gülümsedi.
*Sizin yaptığını bir paylaşımdan dolayı nedense sert mizaçlı biri olduğu kanısı uyanmıştı bende, hâlbuki hep ”yavrucuğum” diye hitap etti bana, şefkatini ziyadesiyle hissettim.
*Efalleri iyi öğrenmemi, yazıp not etmemi ve öğrendiklerimi kullanmamı söyledi. Daha pek çok şey öğreneceğimi ve uygulayacağımı söyledi. Sürekli yanımda olacaklarını ve eğitimimle birebir yakından ilgileneceklerini söyledi.
*Ben de Rabbimin izni ve yardımıyla bundan böyle daha çok çabalayacağımı söyleyince ”sana inanıyorum, sana güveniyorum yavrucuğum” dedi. ”hadi zikrine dön” dedi ve selam vererek ayrıldı.
*Ardından bir müddet salavat-ı fatih okudum. Kendime gelmem lazımdı, ara verdim, bir sigara içtim. Zikre döndüm, baktım ağzımdan yine salavat-ı fatih çıkıyor. Onu okudum. Sonra bende yazılı başka bir salavat daha var, görevli melekler onu gösterip okumamı istediler. Bulup okudum 7 kere, sonra zikre dön dediler, döndüm. Bu arada habire gözümün önüne hücre-i saadet geliyor. O zaman anlıyorum ki efendimiz s.a.v teşrif buyurmuş.
*Sol ayağım uyuşuncaya kadar zikir çektim, edebe azami riayetle, sonra sağ tarafıma doğru bacaklarım uzatıldı, uyuşma geçtikten sonra, başım dizime doğru aşağı yukarı yöne esnetilerek hareket ettirilmeye başladım. Efendimizin yanımda olduğunu anlamıştım çoktan, fakat hala gözümün önüne hücre-i saadet getiriliyordu. Derken görevli melekler bana işlemlerimi efendimizin yaptırdığını bildirdiler ”biz değiliz ” dediler usulca…
*Uzun bir müddet esneme işlemi devam etti, sonra doğrultuldum. Bu kez önce boynum, sonra belden üstüm arkaya doğru esnetildi. Ta ki belim kütleyinceye kadar, bir iki kez. Sonrasında beyni uyuşur gibi oluyor insanın… Doğrultuldum… Gözlerim hep kapalıydı, buna rağmen sağ gözüm yumuldu ve sol gözüm kapalı olmasına rağmen sanki açtırıldı ve görüntüler gelmeye başladı…
*Ormanlık bir alan. Ağaçların arasında düz bir taşın üstünde kılıç dövülüyor, ucunu görüyorum: Zülfikar. Efendimiz a.s. Zülfikar’ı alnımdan öperek belime taktı.
*Ben de önce elini, sonra sağ omuzunu sonra sol omuzunu öptüm, sonra kucaklaştık.
*Sonra da Hz. Ali r.a. efendimiz sırtımda bulunan kılıç kınına ikinci bir Zülfikar’ı yerleştirdi. O’nun da elini öptüm. Hemen yanımızdaki açıklık alandan bize doğru gelen beyaz kanatlı at vardı, efendimiz a.s. atı tuttu, alnımdan tekrar öptü ve kolumdan tutarak beni ata bindirdi, gökyüzüne uçtum.
*Bir çadırın önüne indim. Kocaman göbeği olan, kel bir adam, küçük bir kazanda bir şeyler kaynatıyor, büyü yapıyordu. Etraf tılsım vari ıvır zıvırlarla doluydu. Kılıcımla kazanı parçaladım, adamın karnını yardım, darmadağın ettim ortalığı, atladım atıma başka bir yere uçtum…
*Mabet gibi bir yer, biraz kiliseye benziyor. Üçgen bir kapının önündeki zırhlı, miğferli, başları kasklı iki nöbetçiyi öldürdüm kılıcımla ve içeri girdim.
*Sıralar vardı içerde, oturulmak için ama boştu. Orta alanda yine kaynayan bir kazan, etrafında kertenkeleye benzer yaratıklar, kuyruklu ancak arka ayaklarının üstünde doğrulmuşlar ve o kaynayan şeyin etrafında toplaşmışlardı; 15-20 kişi vardılar. Bu kez iki kılıcımı da çektim ve hepsini öldürdüm, kazanlarını parçaladım, ortalığı dağıttım ve dışarı çıktım.
*Atladım atıma bir sonraki görevime uçtum… Görüntüler sona erdi. Fakat bir sessizlik vardı. Ben de görevli meleklere efendimizin ayrılıp ayrılmadığını sordum, ” burada” dediler, hemen selam verdim. ”esselatü vesselamü aleyke ya Rasûlallâh, esselatü vesselamü aleyke ya Habibullah, esselatü vesselamü ya nebiyyallah, esselatü vesselamü aleyke ya seyyidel evveline vel ahıriyn”
*Selamımı aldıktan sonra sordum : ” Ya Rasûlallâh, sağ gözüm kapalıydı, herşeyi sol gözümle gördüm ve siz de hala solumdasınız?” Efendimiz a.s. şöyle buyurdu ” Bu savaş celal ile yapılacak. Celal ile celalinle savaşacaksın, o yüzden sağ gözünü kapattık”
*O ki Allah’ın habibidir, sağımda da olsa, solumda da olsa Haktır, diye iman ettim, içimden… ”kal sağlıcakla” diyerek veda etti, efendimiz a.s. Ardından salat ve selam ile uğurladım…
*Zikrimi bitirdim… Olanları şöyle bir gözden geçirdim: Hz. Hüseyin efendim ve O’nun şefkati, duası, efendimiz tarafımdan işlemlerimin yapılması, çifte Zülfikar kuşanmam, düşmanla ön saflarda birebir savaşacak olmam… Bütün bunları lütfeden Rabbime nasıl şükredeceğimi düşünüp acz içinde kıvranırken, Rabbin yüzümü avuçlarının içine aldı, yanaklarımı sevdi ve sordu: GÖRDÜN MÜ SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİ?
*Burası sözün bittiği yer hocam… Şükür namazlarıma kaldığım yerden devam etmeliyim. Bu arada dün efendimiz ikimizin arasında kalacak bir sır verdi, bu yüzden çok çalışmam gerek çoook.
*Sizi rahmeti, lütuf ve keremi bol Rabbimin Rahıym kucağına emanet ediyor, hürmetle ellerinizden öpüyorum. Selam es selame… Nilgün Türkmen Roelsma tarafından 16:36 itibariyle görüldü.
♥️Maşaallah, barikallah, elhamdülillah… Gazan mübarek olsun, zafere kadar daim olsun. Bu fakir sussun… Sussun ki yazdıklarının hazmına zarar gelmesin. Azizem, Zülfikar’ım, dualarımdansın, dualarında olmayı diler gözlerinden öperim… Rabbim bize yaşadıklarımız idrak etmeyi de nasip et. Hakkını vermek için de gayret ver, azim ve kararlılıkla güç ve kuvvet ver. Âmin. Âmin. Âmin. Selam es selame.♥️

1 YORUM

  1. Severek okuyorum yazılarınızı ama neden inanamıyorum bilmiyorum ne yani peygamber efendimizi mi görmüş arkadaş bu ahir zamanda peygamber efendimizi görmeyi hak edecek kadar dunyadan elini eteğini çekmiş kendini yalnızca Allah yoluna vermiş insanların varlığına bile inanamazken.. hayir varsa şayet lütfen benimle de arkadaş olsunlar benim böyle dostlara ihtiyacım var

CEVAP VER