Her nefis dürülü bir evren

0
84

Her nefis dürülü bir evren

*Selam es selame sevgili hocam. Vaktinizi almayayım, hemen gördüğüm rüyayı anlatmak istiyorum. Hocam rüyamda insanlara bakıyorum ve içlerindeki şeytanı, bakışlarından fark ediyorum. Gördüğüm tüm insanların bir anlık bakışlarından şeytanın bakışlarını yakalıyorum. Kendimdeki şeytanın yok olduğunu fark ediyorum. Bir de kızımın şeytanının da olmadığını fark ediyorum. Öyle bir yetenek ki insanlar normal gibi görünüyorlar ama gözlerinin içine baktığımda hemen anlıyordum. Çok az insanın şeytanı yoktu.

Bir de Hocam şu anki keşfimi anlatmak istiyorum. Önceki keşfimde bahsetmiştim size öyle bir yere gelmiştim ki orası peygamberimizin sancağının altı idi. Sancak saf Nur’dan oluşuyordu. Orada siz de vardınız. Sonra o Nur’un içine nüfuz ettim ve oradan yükseldim, nur içinde yükseliyordum. Bir anda fark ettim ki neyi görmek istiyorsam, onu görebiliyorum. Yani olanı, oluş haline getiren ve gören, izleyen benim. Yani kimlik yok. Ve bu makamdan gayrı artık aşağıya iniş yok. Bunu fark ediyorum.

Maşaallah barikallah. Ne güzel bir rüya ve ne güzel bir keşif. İşte namaz zikir ve her türlü ibadetin emredilmesi ile yasaklanan her davranışın, haram kılınan her iş ve oluşun sebebi kişiyi bu mertebelere ulaştırmak, hakikatini anlamak, tevhide ulaştırmak içindir. İlmullah’ın bilinip uygulanması öncelikle kişiyi, ardından içinde bulunduğu toplumu zilletten izzete taşımak içindir. Kuranı kerim insanı süfli hayattan ulvi âlemlere taşımanın müfredatıdır. İnsanı maddi âlemden, toprak bedenden henüz dünyada iken kurtarıp ulvi âlemlerin kâşifi yapmaktır.

Yeni zikrimiz <Rabbişrahli sadri ve yessirli emri> ayeti göğüslerimizi daha da genişletecek ve evrensel büyüklüklere rabbimizin ileri derecedeki emirlerine hazır hale getirecek. Her kim ne eder kendine ve en yakınlarına eder. İyilik eden iyiler safında cennetine kavuşurken yakınlarına da rabbimiz izniyle ilmi irfanı kadar şefaatçi olur. Derken zikir ehlinin çok olduğu toplumlar diğerlerine tahakküm edecek derecede ulvi bir medeniyet oluştururlar. Bu ilimden kasıt  hem maddi hem manevi ilimdir ki her ikisi de kutsidir. Gökler değişmeden yerler, yerler değişmeden de gökler değişmez. Emir yerlerden göklere, göklerden yerlere iner de iner, çıkar da çıkar, diyerek bu gerçekliği açıklar, kuranı kerim.

Müminin firaseti öylesine gelişir ki merak ettiği her şey bir anda Ful HD bir ekranda izlettirilir. Kişinin sadece bedeni değil ruhi sıfatları dahi Allah dostlarına açık olur. Yani o Allah dostunda artık gören Allah’tır. Ona gizlilik yoktur. Salikin gören gözü, işiten kulağı olmuştur, rabbimiz. Şu anın bir sonra ki anın belirleyicisi olduğunu, yapanın edenin kendinden kendine olduğunu fark etmek, en büyük haz, en büyük mutluluk sebebidir.. Seyret âlemi, kendinde kendini, rabbini bul. Dışarısının içerisi olduğunu fark et. Selam es selame.

*Size olan sevgimi tarif edemem. Baş tacımsınız. Sizi çok seviyorum, etrafımdaki tüm beni bana anlatan cümle mahlûkatı çok seviyorum, muhabbet dil ile anlatılmaz vesselam.PZT 20:59

-💝💝💝💝💝💝💝💝💝

ÇRŞ 20:58

*Selam es selame sevgili Hocam, bugün aile içi bir olay yaşadım, sizinle paylaşmak fikrinizi almak istedim. Kayınvalidem sadece kendini düşünen, çocuklarını birbirine düşüren, maalesef birleyici olmaktan ziyade bölücülük yapan bir hanım. Bu yüzden üzülerek söylüyorum ki ailede çocukları ve torunları dahil kimse onu sevmiyor, ancak yaşına hürmeten sabır gösteriyoruz. Bu arada 7 çocuğu var hepsi evli çocuklu. Bugün yaşadığım olayda olayın detayına girmeyeceğim ancak öylesine ondan yayılan negatif bir enerji hissettim ki eşim bir anda onun sözlerinin etkisiyle bana değil ancak başka bir akrabasına karşı öfke dolu hale geldi, ben de şöyle dua ettim. “Rabbim elbet sen en güzelini bilirsin, bu hanımı benim hanemden ırak eyle, şerrinden ailemi , evlatlarımı ve beni koru” dedim.

Ve aradan birkaç saat geçmeden öğrendim ki normal de bize gelecekken bir anda gelmekten kendi kendine vazgeçmiş. Duanın gücünü bir kez daha fark ettim ve Rabbime şükrettim. Akşam namazından sonra zikir çektim ve içime döndüm ve Rabbime sordum. “Rabbim neden bu  kulun bu kadar sevgisiz ve sadece kendini düşünüyor ve niye ben bu kulunla muhatap oluyorum. Eğer herşey benden bana ise böyle bir kulunu tanımış olmanın hikmeti nedir? Neyi fark etmem gerekiyor? diye sordum. İlham olundu ki sen ne kadar verici , cömert isen O,  o kadar alıcı konumdadır. Sen ne kadar sevgi dolu aydınlık isen O da o kadar sevgisiz karanlığın içindedir. Herşey zıttı ile kaimdir. Sen zıttını gördün, onu bildin, fark ettin, fark ettiğin anda da artık birlendin, Cem oldun, o yüzden karanlıkla olan birlikteliğinin artık devam etmesine gerek kalmadı, senden kendi rızasıyla uzaklaştı” denildi.                                 

Rabbim neden bazı kullarında bu kadar sevgisizlik var diye sorduğumda “Onlar perdeler içindeler ve içlerinde ki cevher açığa çıkamıyor, böyle olması da gerekli, çünkü sıfatlar zıttı ile anlaşılabilir. O kişi içine dönüp kendindeki cevher ile hemhal olduğu anda kendisinde aydınlık zuhur etmeye başlar, sevgi ortaya çıkar. Bu da kendi çabasına bağlıdır.” denildi. Anladığım kadarıyla kişi bu dünya aleminde yaşarken karşısına çıkan birimler ona aynalık ederken, zıttını da beraberinde gösterip birlenmeyi de sağlıyor. Burada ki aslolan olay sıfatlardan da geçip zat mertebesine yol almak diye hissediyorum. En doğrusunu Rabbim bilir. Hayırlı akşamlar hocam. 00:45

Selam es selame ..maşaallah barikallah üstün ve saklı bir gerçeği  rabbim sana hayatından örnekle aydınlattı. Yaşadığın olay duaların, dualarının kabulünün keşfi, hikmetli sorularına verilen cevaplar ise kuran-i hakikatin şerhini, tefsirini hakikatten yaptırdı. Elhamdülillah bu hakikat sadece sana değil bütün insanlığa bir hikmetin apaçık İKRAMIDIR.

İnşaallah içine girdiğimiz zaman dilimi, bu ve benzeri nurlu hakikatlerin peş peşe insanlığa, özellikle ümmeti Muhammed ile milletimize düzenli ikram edilecek olan ilahi hikmetlerdendir. Rabbim bunu kendine samimiyetle yaklaşan kullarını vasıta ederek lütfediyor, biiznillah daha da edecek .Kutlu olsun. Her nefis dürülü bir evrendir. Evrenin varlığı ancak zıt sıfatların çatışmasından zuhura gelmişken rabbimiz insanda tevhidi murat etmektedir ki Halifetullah olduğu görülsün. Her ademoğlu Allah’ın sıfatları ile sıfatlanarak dünyaya gelir. Bahşedilen ömrün en üst gayesi rabbin bilinmesidir ki bu kişinin kendini bilmesi demektir. selam es selame

Konuşma Sonu

Bir mesaj yaz…

CEVAP VER