Muhiddin İbni Arabi, 800 Sene Öncesinden Şunları Haber Veriyordu:

”Hz Mehdi [as] 2016 yılında çıkacak”
Büyük İslam alimi ve Tasavvuf Piri Şeyhül Ekber Muhyiddini Arabi Hazretleri (1164-1240), yazdığı “Dürri Meknun” kitabında, tam 250 (iki yüz elli) sene öncesinden Kostantin şehrinin Müslümanların eline geçip İstanbul’a dönüşeceğini, hem de 800 sene sonra zuhur edecek Hz. Mehdi’nin doğum tarihini vererek büyük bir keramet ve beşaret göstermiştir.
“(Hz. Mehdi Batıdan zuhur eder.. “Rahim”in “mim”i tarihinde doğmuş (zahir olmuş) olur. Lakin, Kamer Tulu’ ettiği (doğduğu) zamanda talii (Yıldızı) Saadet burcunda iken…… “Beni Asferi” helak edip İstanbul’a girecek…..”
Cümel-i Ekbere göre: Ra:502, Ha:606, Ye:575, Mim:333 değerine sahiptir. Bu değerleri toplarsanız 2016 değerini verir.
“Beni Asfar”,Yahudiler değildir. Rum suresinin tefsirine bakarsanız “Ben-i asfar”ın rumlar yani romalılar olduğunu görürsünüz. Yine Bizans üzerine yapılan Tebük seferini incelerseniz bir kısım münafıkların neden sefere katılmadıklarını izah için “Kadınlara zaafiyetim var. Ben-i Asfarın kadınlarını görüp fitneye düşerim” şeklinde bahaneler ileriye sürdüğünü görürsünüz.
“Tulu etmek” fiili “birden bire zuhur etmek, doğmak” anlamındadır. “Doğmak” fiilinin bildiğimiz “doğum” fiili ile ilgisi yoktur. Zuhur etme anlamındadır.
Şeyhül Ekber Muhyiddin-i İbn-i Arabi –kuddise sırruh-’nin Fütuhat’ül Mekkiye’sinin 66. babında Mehdi şöyle anlatılmaktadır:
“Allah’ın bir halifesi daha vardır ki, yeryüzü zulüm ve haksızlıklarla dolu olduğu zaman zuhur edecektir. Yeryüzünü adalet ve sükûnetle dolduracaktır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yolundan gidecektir. O hiç yanılmayacaktır. Çünkü onun, görmediği yerde doğrultan meleği vardır. Hakkı ayakta tutanlara yardım edecek, dediğini yapacak, bildiğini söyleyecek,
Allah ona o kadar güç verecek ki, bir gece içinde zulmü ve ehlini ortadan kaldıracak, dini ikâme edecek, İslâm’ı ihya edecek, önemsenmez bir hale geldikten sonra ona tekrar kıymet kazandıracak, onu ihya edecek.
Asrında cahil, bahil ve korkak olan bir adam, hemen âlim, cömert ve cesûr olacak. Kendisine karşı geleni ve kafa tutanı perişan edecek. Dini, Resulullah’ın -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.
Mehdi İstanbul şehrini Süfyan’ın elinden alacak. Düşmanları, ehli içtihad alimlerinin mukallidleri olacak. Çünkü onlar, Mehdi’nin kendi imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler. Onun kılıncı kardaşlarıdır. Kılıncından korktukları için ister istemez hâkimiyetine boyun eğecekler.
Onun açık düşmanları fukaha olacak. Elinde kılıncı yani kardaşları olmasa idi katliyle fetva verirlerdi. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek, onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler.”
Selam es Selame

CEVAP VER