İbret-i alem yazı

8
3311

İbret-i alem yazı

human46-1Hocam; Süleyman Ateş’e sizle mesajlaştığını zannettiğim biri(çünkü yazı sizin yazınız eminim) bir soru sormuş; cevap olarak verilen yazıdan haberiniz var mı bilmiyorum; size gönderiyorum…

NASIL ZİKRETMELİYİM? (1)

Sayın hocam yeni zikir çekmeye başlamış biri olarak zikir nasıl çekilir hangi Esmalarla zikir çekilir araştırırken şöyle bir yazı ile karşılaştım; isterseniz yazan hocanın ismini de yazarım ama buna gerek var mı bilmiyorum. Bu yazı hakkındaki düşünceniz nedir, yanlış bir uygulama yapmak istemiyorum şu an öğrendiğim bazı bilgilerle zikir yapmaktayım ama bu yazı biraz kafamı karıştırdı, şimdiden teşekkür ederim.

‘’Esmaları toplu zikir etmeyin. Toplu ilaç almak gibi zarar verir. Celal anlamlı olanları asla zikretmeyin. Sıkıntıya düşmeden sabır ismini okumayın. Kahhar, kabz gibi isimler okuyanı kahreder, tecelli yeterli olsa ruhunu kabzeder. Yani öldürür. Çok hatalı zikirler yapmışsınız… Zikretmemek insanın kendi kendisine ihanettir ama yanlış zikir de zulümdür. Anlamı negatif olan esmaları değil zikir etmek, aklınıza bile getirmeyin. Kazara ağzınızdan çıkarırsanız ‘Allah korusun’’ deyiniz. Bu konuda söylenecek söz çoktur. Yazının muhteviyatını kısa tutmak adına bu kadarı yeterlidir.

İslam dünyasının içine düştüğü durum Hakk’ı layığı ile zikir edememekten kaynak­lanıyor. Piyasadaki kitapların tarif ettikleri zikirlerin çoğu insanların başına celali tecelliler gelmesine sebep oluyor. Allah ismi tek başına tespih edilecek bir esma olmadığı halde binlerce okutan güya ekol nitelikli cemaatler var.

Zikirden maksat bahse konu esmanın okuyanda Küll tecellisini sağlamaktır… Rahim ismini okuyan acıyıcı, merhametli olur. Hasip ismini okuyan güzel hesap uzmanı olur. Gani ismi zenginlik,kanaat aşılar. Sabur sabretmeyi alışkanlık haline getirir.

Pekiyi, Allah ismini okuyan neyi umar. Hâşâ Allah olmayı mı? Bu muhaldir. İsmi celal olduğundan okuyan tahammül edemez, perişan olur. Ardından da ’Allah sevdiğine çile çektirir’ derler. Hâşâ Allah’ı zulümle, kendisini anıp duranları perişan etmekle itham ederler. Cehalet, dalalet, hatta Kuranın hükümlerine ihanettir. Ama ne yazık böyledir. Eski kitaplar böyle yazmış derler. Körü körüne uyarlar.’’

Cevap: Doğrusu gönderdiğiniz bu yazıyı bir Müslüman mı yazmış diye tereddüde ettim. Bu bir Müslüman’ın yazacağı yazı değildir. Hz. Peygamber’in bir hadisi vardır: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Yüzden bir eksiktir. Bunları zikreden, cennete girer.” Ulema bu doksan dokuz ismi Hadislerde ve Kurban’dan derlemiştir. Bazı imamlar sabah namazından sonra bunları Lev enzelna’dan sonra okurlar. Sakın bu şaşkın insanların sözlerine inanmayın ve onları kafanıza takmayın. Size İslâm Tasavvufu adlı eserimi okumanızı tavsiye ederim. O eserden Zikirle ilgili bir maddeyi size gönderiyorum. Hak yolunda başarılar dilerim:

Zikir (الذكر)

Dilde zikir, bir şeyi zihinde tutmak yahut dil ile söylemektir. Türkçemizde bunu anmak deyimiyle anlatırız. Dinde zikir, Allah’ı tesbîh ve temcîdetmek, kalb ve dil ile Allah’ın adını anmaktır. Anma eylemine zikir, anılan şeye mezkûr denilir. Zikir: “Mezkûrdan başka her şeyi gönülden çıkarmak; Rabbin huzuruyla gönlün itmi’nân bulmasıdır. Zikr: Kahhar’ı görme ışıklarının doğması; vicdanî bir sırla ideallere eriş­mektir” şeklinde de tanımlanan zikrin fazileti hakkında birçok ayet ve hâdis vardır:

“Artık beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim, bana şükredin, nankörlük etmeyin” (Bakara:152) (İhya: 1/426; İn Mâce, Sadakât: 16, Buhârî, Nikâh: 7’de bu duâ var. Fakat borç ödeme ile ilgili değildir.)

(devamı yarın.)

faviconHoca bizi şaşırtmadı… BU kardeşimiz bir başka zahir ulamasına  yazsaydı da benzer bir cevap alırdı, alırdın. Hemen aykırı fikirleri öne sürenleri tekfir eder, kenara çekilirler. Ki tartışacak mecalleri yoktur. Ayette neden ‘’Esma el Hüsna’’ mı zikredin demiş, üzerinde azıcık düşünmezler. <İsimlerimi zikredin dememiş.> deseniz senin diploman nedir derler. Hemen Profluklarını öne sürerler. Bir de ‘’biz atalarımızı böyle zikrederken bulduk’’ derler. Ya ataları yanıldılarsa  buyurur kuran.

Biz insanları zikirden mi alıkoyuyoruz. Hayır; allah allah demek yerine rahiymallah, sübhanallah, allahu ekber,la ilahe illallah,subahanallah deyin, Allah’ı bir sıfatıyla birlikte zikredin ki o sıfat sizde tecelli etsin. Allah sizde tecelli etmez. Etse tahammül edilemez… Musa’ya as. ‘’Sen beni göremezsin, dayanamazsın’’ denildi, değil mi. Dayanabildi mi? Israrı bayılmasına-ölmesine sebep oldu da biz Cebrailli gönderdik dedi rabbimiz değil mi. Cebrail as. Musa’nın as. kalbine masaj yaptı. Anlamadılar… Sonunda Allah cc. onların kâfir dediklerine kalp masajını öğretti. Günümüzde sayısız kaza-i ölüm önleniyor.

Demek ‘’bunları bir müslüman mı yazmış’’ dedi öyle mi. Yok! deseydin; artık papazlar müslümanlara Allah’ı zikredin, ama doğru zikredin demeye başlamışlar...

Saygıdan yoksundur bu tipler. Gerçekten Allah korkusu olan, bir mümine kâfir demenin ne anlama geldiğini bilen ne kadar profumuz var, insan merak ediyor.

Ferhat Bey, yazının devamını göndermeseniz de olur. Karar sizin.

Rahmetli hocam yetmişli yıllarda bizi eğitirken konuya uzak biri yakınımıza gelince hemen sohbet konusunu değiştirirdi. Bir gün kalbime bir soru geldi. ”Hocam korkuyor mu yoksa bu gerçeklerin sıradan insanlarca bilinmesinden” dedim. Hemen gözümün içine baktı ve ”Ali bayram; bizim kim olduğumuzu bilse bu insanlar saçımızı sakalımızı yolarlar.” dedi,sonra o enfes, asla unutulmaz gülümsemesini yaparak ”at bir yaprak” demiş, dersimize dönmüştü... Hemen anlamıştım ‘’sen de saklan, gizlen’’ demek istemişti.Yoksa çok başın ağrır, görevlerini aksatırsın.. Elli yıla yakındır doğrusu biz de saklandık. Sakla, sakla da bu Müslümanları kim uyandırıp gerçek dine yönlendirecek. Bu cehennemden nasıl çıkıp aydınlanacağız. Selam es selame

Haberiniz var ı dediğiniz yazının linkini gönderirseniz sevinirim.

human46-1Hocam bu bilgiyi sizi sınamak yâda üzmek için göndermedim. O soruyu soran kişi ben değilim. Yazıyı okuyunca anladım, konunun asıl muhatabının siz olduğunu. Yazının devamı kendi sayfasında var hocam. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1.522.496.994.433.639&id=529.798.337.036.848

faviconSelam es selame; Ferhat bey hayırlı günler. Allah yar ve yardımcın olsun. Yazıya giderek okudum. Teşekkür ederim. Vaktimiz olsaydı reddiye yazardık, kuranı kerimden onlarca ayetle düşüncemizi pekiştirirdik…Ama sonuç değişmezdi,onlar atalarının dininden yüzlerce cilt koyarlardı önümüze.. Gerçi okuyucunun takdirine yetecek kadar paylaşılan yazımız açık. Bizce yeterlidir.

Çağlar boyu hakikate erenler ile işin zahiri yanında takılıp kalanlar arasında bir çetin savaştır sürüp gitmiştir. Zekeriya as ve Yahya as mı öldürenler ile Nesimi’yi, hallacı Mansur ve nicelerini katledenler, imam -ı azam gibi müçtehitleri hapislerde çürüten, döve döve öldürenler, tarih sayfalarında kayıt altındadırlar.

Peygamberimiz efendimize mecnun diyenler, 365 tanrıdan (puttan) yakalarını kurtaramayanlar hep oldu, olacak.

Kâbe insan kalbini temsildir. Tavaf ederken taş binayı kutsamayız, rabbimizin nazargahı olan mümin kalbilerini tavaf eder, mahşerin temsilini yaşar, yaşatırız.

Herkes sadece ayıplarını örten bir elbise (dikişsiz kefen-ihram) ile çıkar Rabbinin karşısına. Bir de boyunlarında asılı kişiye özel kitapları ile ki o kitaplarda küçük büyük yaptıkları her fiil kayıtlıdır.

Mesele uzun ve vaktimiz yetersiz…

Yazdıklarımız tecrübeye açıktır. Paylaştığımız kısa notlarda dediklerimizi deneyip sınayanların yaşadıkları anlatılmaktadır. Tıpkı şu anda sizinle yaptığımız konuşma kadar sadedir. İmla kurallarının dışında kelimelerde tek harf değiştirmiyoruz. Kalbiniz size hak ettiğinizi telkin edecek, ikna olacaksınız, inşaallah kendi kaderinize yol alacaksınız. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Selam es selame

NUR-U TEVHİT-E DAİR ŞİİRLER-1

Sultana kul iken, oldu sıfata sultan
Marifetullahtan bilindi, kemal-i irfan
Zat’a tevhidin sırları, hikmetten ayan
Tecelliyat, kudretullahtan zuhur eyledi.

Nur-u tevhitten murat, ilm-i ledün dediler
İşlenen efal sırrına, Hikmetullah dediler
Efal-esma bilgisine, marifetullah dediler
Yapılan tecelli edince, adı hakikat oldu.

Tevhit-i nur-u muhammetten, şeriat-ı hakk oldu
Musa zuhalde, İsa utaritte, Davut merihte,
Oldular tevhit; Muhammed’in tevhidi zühre’de oldu
Bu yüzden Zühre, önceki cümle tevhitleri bozdu

Görülen nurların vahyinden kur’an oldu
Muhammedin vücudu levhi mahfuz oldu
Sıfatullahta nur-u tevhit onu hıfz etti
Bu ilimden tecelli, makbul şeriat oldu

Ey aziz, sakın hayrette istifrak olma
Hakikat budur, gayrinde Allah arama
Hikmetullah böyle, başka gerçek arama
İlahi ihsandır, halka eyle yardımı
***********************Hafız Hüseyin Sertyeşilışık

Sülûk ahvalini salik,yola gidip gelenden sor,
Eğer dalgıç olam dersen,bu deryaya dalandan sor.

Tarikat sırrını sorma muhaddisten,müderristen,
Hakikat ilmini dersi hüdasından alandan sor.

Bilmez ehli zahir ,ehli batın bildiğin zinhar,
Sorar isen anı ayn-el yakin hakk’ı bilenden sor..
************************ Ahmet Kuddüsi

savm-u salat-ı hac ile sanma biter zahit işi
İNSAN-I KAMİL olmaya,lazım olan irfan imiş.

Mürşit gerektir bildire,Hakk’ı sana Hakk-El yakin
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş.
**************************Niyazi Mısri

Pehlivanlar şol kişi ki nefsini katleyledi,
Hep erenler meclisinde ana eyvallah var..

Kimseye ta’netme ey dil sırrı hakka vakıf ol,
Cümle eşya Nur-u haktır,sanma gayrullah var.
****************************Nesimi

Hak kulundan intikamını yine kul ile alır,
Bilmeyen ilm-i ledünü anı kul yaptı sanır.
cümle eşya halıkındır kul eliyle işlenir,
Emri bari olmayınca sanma bir çöp deprenir.
*****************************İmam-ı Rabbani

Basar-ı kalbdir Nûrullāh’ı keşf ile gören,
Zât-ı Nûrânî’dir “ALLĀH” deyip Nûr’a gömülen.

Bu Mi’râc-ı sagîrden rücu’ gurbetttir İnsân’a,
Rûh, zevkden mest, gene dönmek ister Aslî Vatân’a.

İdrîs, Mûsâ ve İsâ hep bu makāma erdiler,
Nûr-i Tevhîd Sarâyı’nın Nûr’unda eridiler.

Kezâ bu makāma erişti maktûl Şeyhü-l İşrâk,
Buradan avdet, Yâ Rab, aman ne yaman firâk!

Mevtle bekā bulur Nûr ile abdest tâzeleyen,
Âlem-i Melekût’dan bu dünyâya avdet eden.

Böylesine firâk ne büyük gurbet, ne elîmdir!
Fakat tecellîgâh-ı Hayyü-l Kayyûmü-l Alîm’dir.

8 YORUMLAR

  1. Hocam Selamlar. Bir kaç gündür Sol göz kapağı üstü seyiriyordu. Müdafaayı anlattığınız gibi yaptım. Bugün Sol alt seyirdi. Ilk önce sağ devir yapmadan ayakta iken Sol göz kapağına dokunarak duasını okudum. Sonra eksik anlamış olabileceğimi düşündüm devri alâ ile tekrar aynı duayı okudum. Ama Sol dize elimikoymak için devir içinde yere oturdum. Sonra tekrar ayağa kalkıp devirden çıktım. Acaba uygun mudur? Bu dua ve efalleri yaparken yanlış birşey yaparsak nasıl telafi ederiz?

  2. Savunmalarınızı ihtilaçnameye göre yapınız. Hata yapmamaya çalışın .yapılanı silmek mümkün değildir ancak istiğfar edersin.
    selam es selame

CEVAP VER