İman İslam İlişkisi

0
933
İman İslam İlişkisi
5 (100%) 1 vote

İman İslam İlişkisi

 

İman İslam İlişkisi

İslâm sözlükte, “itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim
olmak, esenlikte kılmak” anlamlarına gelir. Terim olarak, “yüce Allah’a itaat
etmek, Hz. Peygamber’in din adına bildirmiş olduğu şeylerin hepsini kalp ile
tasdik edip dil ile söyleyerek, inandıklarını yaşamak, sözleri ve davranışları
ile kabul edip benimsediğini göstermek” demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de iman ile İslâm, bazen aynı bazen farklı anlamda kullanılmıştır.
İman ile İslâm aynı anlamda kullanılırsa bu durumda İslâm kelimesi,
İslâm’ın gerekleri olan hükümlerin dinden olduğuna inanmak, İslâm’ı
bir din olarak benimsemek ve ona boyun eğmek mânasına gelir. İslâm çok
geniş bir kavramdır ve teslimiyet demektir. Teslimiyet ise üç türlü olur. Ya
kalben olur ki, bu kesin inanç demektir. Ya dille olur ki, bu da ikrardır. Ya
da organlarla olur ki, bunlar da amellerdir. İşte İslâm’ın üç şeklinden biri
olan kalbin teslimiyetine ve bağlılığına iman denilir. Şu âyette iman ile İslâm
aynı anlamda kullanılmaktadır: “…Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin” (en-Neml 27/81). Eğer iman ile İslâm aynı anlamda
kullanılırsa, o zaman her mümin müslimdir, her müslim de mümindir.
İman ile İslâm’ın farklı kavramlar olarak ele alınması durumunda her
mümin, müslim olmakta, fakat her müslim, mümin sayılmamaktadır. Çünkü
bu anlamda İslâm, kalbin bağlanışı ve teslimiyeti değil de, dilin ve organların
teslimiyeti, belli amellerin işlenmesi demektir. Bu durumda İslâm daha
genel bir kavram, iman daha özel bir kavram olmaktadır. Meselâ münafık,
diliyle müslüman olduğunu söyler, buyrukları yerine getiriyormuş izlenimi
verir, fakat kalbiyle inanmaz. Münafık gerçekte inanmadığı halde, dünyada
müslümanmış gibi gözükebilir. Şu âyet-i kerîmede iman ile İslâm ayrı kavramlar olarak geçmektedir: “Bedevîler inandık dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama boyun eğdik deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi…” (el-Hucurât 49/14).

CEVAP VER