İki Çocuğumu Feda Ettim – Kamer hanım’a mektuplar 6

0
1667

İki Çocuğumu Feda Ettim

İki Çocuğumu Feda Ettim – Kamer hanım’a mektuplar 6
K: Abi hayırlı günler.

HAB: Hayırlı günler K. Hanım. Nasılsınız? Umarım daha iyisinizdir.

K: İyiyim çok şükür. Zor bir sabahtı ama iyiyim. Sen nasılsın abi? Dinlenebildin mi?

HAB: Benim için de zor oldu. Biz benzer sıkıntılara alışığız. Defalarca ölümden döndük. Merak etme sen de rahatlayacaksın. Zamana ihtiyaç var.
Zikirlerini yaptıkça celâlî olan her tecelli senden uzak olacaktır. İnancım tamdır çok şükür. Dünyevî ve uhrevî her şey yerli yerine oturacaktır.

K: Abi bu hüddam mıymış?

HAB: Belli bir süreliğine bir dostuna veya tatile çıksan, evdeki olumsuz enerjiden kurtulsan diyorum. Tebdil-i mekânda ferahlık vardır. Zikirlerini gittiğin yerde de çekebilirsin. S. ser verdi, sır vermedi aslında. Konuya girmemize bile müsaade etmedi. Konuşmaları sen de izledin.

K: Okudum bunu. Zaten 15 güne kadar turlarım başlıyor. Daha önce söylemiştim, şehitliklerde rehberlik yapıyorum. Sıklıkla arazide olucam.

HAB: Güzel. Sorun yok o zaman.

K: Bu siyah sarıklı ne demek? Lütfen açık söyle abi. Ben 42 yaşındayım. Bunlarla 20 yaşında aylarca aynı evde yaşadım. Bunu duyabilirim. O kadar korkuyor değilim.

HAB: Büyüklük, azamet işaretidir. Bir de bahsettiğim gibi yedinci gök zuhalin mensuplarından olduğu anlaşılıyor.

K: Ama nedir bunlar, cin midir? Bunun dışında da varlıklar mı var?

HAB: Bilmiyorum. Bana göre cinlerdendir. Ama cinlerin müslüman olanından olduğunu sanıyorum. Biliyorsun kâfirleri daha acımasızdır.

K: Akşamdan beri hiç gitmedi Bir şey yapmadı şu ana kadar. Herhalde müslüman.

HAB: Sana eziyet edenin, ikincinin yani, kâfir olduğu anlaşılıyor.

K: Ama benden ne istiyor? Sizce amacı ne olabilir?

O zaman o kâfir olan yanımda. S. “sol tarafında olan eziyet ediyor” dedi.

HAB: Solda kâfirler olur.

K: Şu an yanımdaki hiç gitmedi zaten akşamdan beri. Size ilk tanıştığımızda da söylediğim bu titreşimlerdi.

HAB: Güya S. ile olan sana yardım ediyormuş.

K: Tüm vücudumu masaj aleti tutmuşsun gibi sarsıyor. Yapsın ben alıştım ama ne istediğini merak ediyorum, onun amacı ne?

HAB: Bunu bilmek mümkün değil ki. Kendisi ile temas olmadığına göre nereden bilebiliriz?

K: Genel bir bilgi vardır belki diye sormuştum.

HAB: Cinlerin kadınlarımıza âşık olabildiklerini biliyoruz.

K: Evde 9 yaşında kızım var. Kendimden çok onu düşündüğüm için soruyorum.

HAB: Belki de sana âşık olmuştur. Ama zamanla uzaklaştırılabilir inşaallah.
Kızınla seni korkutmak ister. O sabiye ne yapabilir ki? Temizliğine dikkat et.

K: Ay bunlar da geldi başımıza bu yaştan sonra Abi sizin daha önce 21 gün okuduğunuzu söylediğiniz duayı rica edebilir miyim sizden?

HAB: Benim o zaman okuduğum sûre İnşirah Sûresi idi.

K: Belli bir sayıda mı okumalıyım?

HAB: Onu çok okuyarak yükünü hafifletebilirsin. Ben her namazda okurum.

K: S.’nınki geçen ki mesajlarında bu sûreyi göndermişti bana, şimdi hatırladım

HAB: Günlük iki yüz defa okunmalıdır. Tesbih etmek için.

K: Okurum abi.

HAB: Anlamına bakarsan, Efendimiz de ileri derecede sıkıntı çekmiş ki bu sûre gelmiş.

K: Anlamını okumuştum geçen gün.
Sizi meşgul ediyor muyum, işiniz var mıydı?

HAB: Ben bu sûreden çok yararlandım. Sadece “Rabbim bu sûrenin faydalarını bende tecelli ettirmeni ve sağlığıma, sükûnete kavuşturmanı dilerim” diyerek niyet et.

K: Peki abi.

HAB: “Zatımda ve sıfatımda tecellisini dilerim” dersin.

K: Abi okuyup belli bir disiplin ile gayret etmeden bunlar nasıl olur, anlamıyorum hâlâ. S. bana “çok soruyorsun” diyor ama ben O’nun da zor durumda olabileceği ve yardım edilmesi gerektiği zannıyla sormuştum bu kadar soruyu. Nerden bilebilirdim bu kadar kendi halinde bir kadının İstanbul’a gittiği yıllar içinde bunlara vakıf olabileceğini? Ayrıca “bunu bana birisi verdi” diyor. “2 çocuğumu feda ettim” diyor. Bunlardan başka 2 çocuğunu…
Başka bir âlemde midir, boyutta mıdır? Bilmiyorum. “Bunu bana veren, bendeki açılımları yaptı ve bedelini ödedi” diyor.

HAB: Eğer o varlıkla evliyse bunu söylemez.

K: Hiç anlamıyorum böyle nasıl olur?

HAB: Söylemesine izin vermezler.

K: “Ben” dedim, “Salak mıydım, yıllardır öğrenmek için gayret ediyorum ?”

HAB: O varlıkla evliyse eşinden olan çocuğu düşürür. Telef ederler.

K: Eşinden geçen yıl ayrıldı zaten.

HAB: O varlıktan olan çocukları ise cin neslinden olur diye biliyorum.

K: Hoş, evliliği en baştan yanlış ve çok sorunluydu, buna bağlamak doğru olmayabilir

HAB: Ayırdı yani.

K: Evet ayrıldı. Ama bildiğim başka biriyle görüşüyor şu an.

HAB: Sorunlu evliliklerin çoğunda görünür – görünmez bu cinler vardır. Ayıramadıklarının kocalarını öldürdüklerini de duydum. Bir bakıcı ile tanışıyorum. Sıkıntı çektiğim bir dönemde bana da yardımcı oldu. “Eşimi öldürdüler” dedi. “Uzun zaman çok eziyet gördüm” dedi. “Altı ay yemeden içmeden kestiler, hasta ettiler” dedi.

K: Doğrudur.

HAB: Çok saf bir kadın. İki lafı bir araya getiremez. “Ben sûreleri bile bilmezdim” dedi. “Çok cahildim. Nasıl oldu da bana bu verildi, bilmem” dedi. Kırk yıldan bu yana bakıcılık yapar. Binlerce insana faydalı olmuş biri.

K: Demiştim size, ben hayatımda O’ndan (S.) daha saf kalpli birini tanımadım. Kötülüğün “K”si yoktur O’nda. S. da böyle biriydi işte. Ben de o yüzden O’ndan sorumlu hissettim kendimi. Sürekli okuyup anlamaya çalıştım bu nedir, yardım etmeliyim diye. Size de söyledim hatta “zor durumda olabilir” diye. Ama sanırım endişelerim yersizmiş. O durumdan çok memnun görünüyor.

HAB: Sana neden yönlendirdi, anlamadım. Bence halinden memnun.

K: En başından daha açık söyleseydi bana ben de bu kadar yorulmazdım en azından.

HAB: “Zararsız” diyor, başka birşey demiyor. Sana da yardım ettiğini söylüyor. Memnun görünüyor.

K: O’nunki yardım ediyordu.

HAB: “Sana yardım ediyor” derken haklı olabilir.

K: Bu kötüden kurtulmuştum. Bu eşim gelince döndü. 2 ayı geçti. Benimle.

HAB: Bak sen..

K: Ama ben hep o var sanıyordum. 2 ayrı olduğunu anlayamadım.

HAB: Eşin gelince yardımı kesti mi?

K: Yok, ilk zamanlar yardım ediyordu. Ben gece namazlarına kalkamadım bir süre. Sonra bu geldi sanırım çünkü titreşimler değişti

HAB: Namaza kalkmaya başlayınca terk etmedi mi?

K: Etmedi. Hatta kalkmamamı sağlamaya çalışıyor gibi.

HAB: Dün biraz konuştu sanırım.

K: Abi telefonda bu konuşmuyor, S.’nınki konuşuyordu. Gece bana ayetleri okuyordu. Meallerini okuyordu. Muhteşem şeyler söylüyordu ama ben uyanınca hatırlayamıyordum

HAB: Yardım ediyordu yani.

K: Evet.

HAB: Güzel. Ama dün uyanıkken konuştunuz sanırım.

K: Zaten bu geldiğinden beri namazda olsun, normalde olsun gözümü kapadığımda eskiden harika pırıltılar izlerdim. Şimdi sadece siyaha yakın lacivertler ve sanki duman. Şu an yazdıklarımızı okuyor.

HAB: Bu bir his mi? Okuduğunu nereden biliyorsun?

K: Abi içime giriyor ve her yanım sarsılıyor başım dahi sarsılıyor şu an. Yanaklarım falan titreşiyor. Histen öte bir şey, yaşıyorum bunu.

HAB: Evet.

K: Bazen benim gözümden baktığını hissediyorum

HAB: Seninle açıktan temas kurmaya çalışıyor.

K: Bir kaç kez aynaya bakarken içeriden onun baktığını farkettim. Gözlerim tuhaf görünüyordu.

HAB: Seni ele geçirmek için kendisi de mücadele ediyor.

K: Ben Allah’a sığındım. Akşam sizden hemen ayrıldım çünkü çok yükleniyordu sizi endişelendirmek istemedim daha fazla. Namaz kıldım. Sonra balkona çıktım sabah namazına kadar hep konuştum Rabbimle. Sürekli yüklendi bana.

HAB: Ayetel Kürsi’yi bir kâğıda mürekkepli bir kalemle yaz ve bir damacana suya koyarak o sudan sen ve kızın için.

K: Bir ara ayaklarım zeminde zıplamaya bile başladı. Dedim: “SEN DEĞİL ALLAH BÜYÜK VE BEN KENDİMİ O’NA EMANET ETTİM. O EMANETİ KORUR”. Hiç bir şey yapamadı ama gitmedi de. Şimdi yapıcam.

HAB: O suyu devamlı için… Kırk gün, azaldıkça su ilave ederek sürekli için. Çay ve yemek, sularınıza o sudan katın. Ve cuma günü selâ verildikten sonra ile ezan arasında o sudan ilave edilmiş suyla yıkanın.

K: Tamam abi su bidonuna yapıcam

HAB: Bunu da bir kaç hafta yapın. Yani, banyoyu.

K: İnşirah suresine de başlıycam birazdan. Gelişmelerde sizi haberdar ederim. Tamam abi.

HAB: Size bir şey sorabilir miyim?

K: Buyurun, tabii ki.

HAB: Çok çekici bir kadın mısınız? Yani, sizi çevreniz seksi, çekici mi bulur?

K: Alâkası yok.

HAB: Tamam.

K: Profilimde resmim var, profil resimlerinin arasında, bakabilirsiniz.

HAB: Bazı cinlerin çekici kadınlarla ilgilendiğini duymuştum.

K: Erkeklerden çok ilgi gördüm hayatım boyunca ama hiç dişiliğimle değil, hep kişiliğimle gördüm.

HAB: O zaman size okuduklarınızın sonucu fırsat bulup yakınlaşmış. Yani aklınız ve zikrinizle bağlanmış.

K: Olabilir. Ben dualarımı yapayım, sizden de dua rica ediyorum. Aklınıza birşey gelirse eklemek istediğiniz, yazarsanız sonra sevinirim.

HAB: Neyse siz dediklerimi yapın inşaallah zamanla kurtulacaksınız. Sabırlı olun. Ve onu fazla düşünmeyin. Sizin düşünmeniz onun size bağlanmasını kolaylaştırır.

Şimdi kızım geldi, O’nu karşılamalıyım. İzninizi istiyorum.

K: İzin Allah’tan. Hakkınızı helal edin abi, Allah razı olsun.

HAB: Hayırlı günler.

CEVAP VER