Kamer Hanım’a Mektuplar 7 / Yatakta ve Çıplak Bulmuş Kendini –

0
1756
Kamer Hanım’a Mektuplar 7 / Yatakta ve Çıplak Bulmuş Kendini –
5 (100%) 5 votes

Yatakta ve Çıplak Bulmuş Kendini

K: Ali Abi, hayırlı geceler. Abi ne biliyorsan oku, S.’yı ele geçirdiler. Şu an baygın. Allah rızası için oku.

HAB: Seninle birlikteler mi?

K: Hayır. Abi bunlar başka.

HAB: S. seninle mi?

K: Abi çok sorun olmazsa kamerayı açabilir miyim?

HAB: Açın. Neden ihtiyaç duydunuz?

[K’dan cevapsız araman var.]

K: Abi yazmakla vakit kaybedemem de ondan.

Ben açamadım. Abi sen aç.

HAB: Açmadı. “Arama yapılıyor” diyor, ama açamıyor. Yazmaya devam et.

K: Abi engelliyorlar.

HAB: Olabilir. Yazarak anlat. S. senin yanında mı?

K: Hayır abi İstanbul’da.

HAB: Bayıldığını nereden anladın?

K: 1 dk abi.

Abi bir kaç gündür başında bir şeyler var. Akşamdan baskı altında. Bu akşamdan beri kızı sıkıştırıyor. Israrla uyutmaya çalışıyor, ben uyutmuyorum. Yarım saat önce kameradan gördüm, gözleri falan döndü. Sonra bilgisayar kapandı, telefon kapandı. Ben burada ulaşmak için mücadele ettim.

HAB: S. o varlığı görüyor mu?

K: Abi şu an bunları size yazmama izin vermiyor, sanırım etki altında. Şu an aramızda kalsın ama yardım isteyecek kimse yok sizden başka. Görmüyor. Bu çok büyük. Sonra yatakta kendine gelmiş. Salondan yatağa nasıl gittiğini bilmiyor. Çırılçıplakmış. Sol bacağı, sağ bacağının üzerine kenetliymiş. Sol kolu da sağ kolunun. Ayrıca “Üzerimde üçgen şeklinde bir kaya olduğunu gördüm. Rüya gibiydi ama değildi” diyor.
“Çölde buldum kendimi” diyor. “Seni hazırlıyorum” demiş. Sonra ben ona abdest aldırdım telkinle.

HAB: Çölde mi demiş?

K: Ama çok zor konuşuyordu. Sonra telefonda “kıpırdayamıyorum, ayaklarım uyuşuyor” demeye başladı. “ellerim uyuşuyor” demeye başladı.
Ben “oku” dedim. Okuyamıyor. Dili dolanıyor

HAB: Konuşuyorsanız, söyle ona sağ eliyle sol elini tutsun namazdaki gibi ve ayağını da sağı solun üzerine atmaya çalışsın. Şahadet getirsin.

K: Abi sonra telefonda konuşmaya başladı “O’nu rahat bırak!” diye

HAB: İçinden şahadet getirsin. Kalben şahadet getirsin.

Kim konuştu? Cin mi?

K: Evet. 1 dk. abi, gene bayıldı

HAB: S.’nın ağzından sana mı söyledi?

K: Abi bana “Rahat bırak O’nu” dedi. Evet  Ama ses, mekanik bir sesti.

HAB: Anladım.

K: Ben de, “Bırakmıycam, sen rahat bırak” dedim.

“Hiç bir şey yapamazsın” dedi. “O artık bizim” dedi.

“Niye yapıyorsun, kimsin?” dedim. İsmini söyle dedim.

“Bizimle daha mutlu olacak” dedi.

“Bırakmıycam” dedim yine ve beni kuşattı sanki her yerimi sardığını hissettim. Yüksek sesle Ayetel Kürsi’yi okumaya başladım. Kahkahalarla güldü bana, telefonu kapadı.

Ben sürekli aradım. Az önce S. açtı. Hiç bir şey hatırlamıyor. Yine “çırılçıplağım” dedi.

“Duşa gir” dedim.

“Kıpırdıyamıyorum” dedi. Evin elektrikleri kesilmiş. “Her yer kapkaranlık, evde tuhaf bir ses var ve şu an burda” dedi ve telefon tekrar kapandı. Arıyorum açan yok. Abi ben okuyorum sürekli.

HAB: Kâfirun Suresi’ni sürekli okusun. Çevresine nefes etsin.

K: Abi kendinde değil şu an.

HAB: K…hanım Maalaesef benim onlarla iletişimim yok. Nasıl mücadele edileceğinin özelini bilmiyorum.

K: Ben sizden dua etmenizi rica ediyorum sadece.

HAB: Ben korunma dualarını az çok bilirim de, onların eline geçenlerin nasıl kurtarılacağını bilmem.

K: Anladım. Ben buradan O’nun niyetine Kâfirun’u okuyorum şu an.

HAB: Ben de okuyorum. Ancak, anlaşılan ele geçirmişler. Kolay kolay onu terketmezler. Bu işlerle doğrudan ilgilenen birilerini bulmanız lazım. Sanırım S. için iş işten geçmiş. Kendi rızası oluşmuş.

K: Abi şu an konuştum, iyi. Ne dedi biliyor musunuz? Az önce o baygınken ben gelmişim yanına…

HAB: Biraz da olsa açıldı mı?

K: … “ışıklar içinde bembeyaz parlıyordun. Sağ elimle sol elimi tutturdun, sağ bacağımı solun üzerine koydun ve elimden tutup “tekrarla” dedin ve kelimeyi şahadet getirmeye başladın. Ben de tekrarladım, bıraktılar. Söyleye söyleye kendime geldim. Şu an iyiyim hiç ağırlık yok ama çok uykum var ve sağımda yatıp uyumak istiyorum. Beni okumaya devam et” dedi.
Abi inanamıyorum. Bu nasıl olabilir?

HAB: Allah, senin cism-i latifin ile O’na imdat etti.

K: Şükürler olsun Ya Rabb’im!

HAB: Söylediklerimizin doğru olduğunu anladın değil mi?

K: Abi ben size hep inandım, asla şüphe duymadım.

HAB: Normal zamanda da namazdaki gibi sol el sağ el tarafından tutulacak. Ve sol ayak içeride kalacak… Sağ devrinin ne anlama geldiğini de anlamış olmalısın.

K: Tabii ki. Asla sol tarafı zarf yapmıyorum günlük hayatta. Abi bunları ona … yapıyor. Şu an bizi izliyor bile olabilir.

HAB: O kim? Biraz anlat.

K: S.’yla yazışırken geç oldu, “uyku vakti hadi yat, rahat bırak” yazdı. S. yazmadı bunları, o yazdı.
Abi google’dan bulabilirsin, hakkında çok bilgi var. Ama ben diyeyim kısaca. Cinci hoca. Modern olanı…

HAB: Şahsen tanıştı mı S. Yahut sen tanıştın mı?

K: S.’yı eklemiş feys’ten.

HAB: Neden yapıyor, sordunuz mu?

K: Ben bir süredir takip ediyordum zaten o adamı.
S.’ya görüşmek istediğini söylemiş. Bizimki silah tutmuşlar gibi tıpış tıpış gitmiş adamın evine. O ordayken hastalar falan gelmiş. Adam bakıma bakmış.
Sonra feyste kamerayla benimle de konuştu. Tanışmak istediğini söyledi. S. orda tabii bunlar olurken.
Ben sonra “S.’ya ne işin var o adamın evinde, o cinci?” dedim ama kendinde değil sanki. Adam buna sözde bir görüşte sırılsıklam âşık olmuş, bu da ona… Ama ben arkadaşımı tanıyorum kesinlikle etki altındaydı.

HAB: Elbette.

K: Sonra ertesi gün adam bunu iş yerinden alıp tekrar eve yemeğe götürmüş.
Ben sürekli rahatsız ettim, “çık oradan” diye. Sonra bunun bazı kitaplarını görmüş. Adam çok rahatsız olmuş kitapları görmesinden, kaldırmış hemen.

S.’ya “Sende de bir şeyler var, sen de bana bak” demiş.
S., “Ben bakamam” demiş. Sonra adam resmen kişilik değiştirmiş ve sürekli sizi soruyormuş. “Senin sayfanda Hacı Ali var. O kim, kimin nesi?” diye. S. da “Tanımıyorum. Bir sürü ekli insan var hepsini nereden tanıyayım?” demiş. Ve her şey 2 gün içinde oldu. Bu akşam da kız birden kendine geldi. “Ben n’aptım, niye gittim o adamın evine?” falan demeye başladı. Sonra da bunlar oldu. Yalnız, “O adamın başı çok kalabalık. O’ndakiler iyi değil” dedi bana.

HAB: Evet, devam et.

K: “Yanındaki bir hastaya bakarken, yani bakımcı işte, tüm odayı simsiyah duman kapladı. O dağıldı, sonra beyaz duman kapladı ve o beyaz dumanlar adamın vücuduna girdi, gördüm” dedi bana.
Bu adam O’na, “Ben aslında sana zarar vermek istemiyorum. Korunmak için şu duayı okumalısın” demiş. O dua ne, bilmiyorum.

S.’ya göre o adam kullanılıyor. Ele geçirilmiş. “Aslında O, olacakları hissetti ve beni kendinden korumak için o duayı verdi” diyor. Bence de öyle. Ama benimle telefonda konuşan çok ürkünç ve küstahtı.

HAB: Bu görüşmeyi S. ne zaman yaptı?

K: Son 3 gün içinde oldu tüm bunlar.

HAB: Allah Allah…

K: Abi bu adam sizi ısrarla sormuş O’na.

HAB: Başına bela mı aradı? Bu ne merak?

K: Bu da ilginç bence. Ben “sakın söyleme” demiştim, söylememiş bir şey sizin hakkınızda.

HAB: Evet, ilginç. Nedenini anlatmış mı? Beni neden sormuş?

K: Hayır. Zaten genelde kendinde olmuyormuş. Tabii S. bunları bu gece anlayabildi. Ayıldı adeta. “O’nun içinden başkası konuşuyordu benimle” dedi.

HAB: Ben inşaallah rızaullah için size yardım etmeye çalıştım…

K: Bence bu adam bunlardan kurtulmak istiyor ama kurtulamıyor. Ben sadece paylaşmak istedim abi. Sizden başka konuşacak kimsem yok ki…

HAB: Cinlerle ilgilenen herkes böyle perişan ve pişman olur.. En ustaları bile sersefildirler.

S.’ya yahut sana cinsel taciz yaptı mı bu cinler? Bu gece olanlar hariç…s..nin hali malum oldu..

K: Ben yatmayıp arkadaşımın üzerine Kâfirun okumaya devam edicem. Sizden ricam bunlardan şimdilik S.’ya bahsetmeyin. “Söyleme“ dedi bana. Ama diyen S. mıydı, onun adına diğeri mi yazdı, bilmiyorum.

HAB: Rüyada veya yakaza halinde siz onlarla cinsel ilişki yaşadınız mı?

K: Ben yaşamadım.

HAB: S. hiç bahsetti mi bundan?

K: Geçen yıl benim üzerime abandı bir kaç kez hissettim ama birşey görmedim. Sinir sistemimi bloke ediyor. Ben zorla da olsa okuyup onu fırlattım üstümden.
Ama S.’dan bu konuda bir şey duymadım, bilmiyorum.
S. daha önce 2 çocuğu olduğunu söylemişti.

HAB: Bir ara uygun zamanı kolla ve sor.
Onlardan mı iki çocuğu var?

K: Ben “Cinsel ilişki mi yaşadın sen?” deyince, “Hayır. Ruhsal boyutta bir ilişkiydi, fiziksel değildi” dedi. Ben de çok fazla bu konulara dalmak istemediğim için fazlasını sormadım.

HAB: Zaten onlarla öyle ruhsal yaşanır. Rüya halinde olsa normal ilişki gibi olur. Allahu âlem, birçoğunu anlayamaz bile. Çocukları cinlerden miymiş? O zaman kesin cinlerdendir.

K: Abi ben bu işlere bulaşmak, bunlara daha girmek istemiyorum aslında. Sadece okusam buradan ona olur mu sizce?

HAB: Oldu ya işte. Az önce okudun, okudum ve şimdilik rahatladı. Bence az önceki olayda da o cin S. ile cinsel ilişki kurdu. O nedenle bayılttı… O baygınken ilişkiye girdi.
Kendisini o cinden kurtarabilmesi için böyle işlerle uğraşan birilerini bulup kurtulmak istediğini anlatmalı, yardım istemelidir. Tabii kurtulmak istemesine izin verirlerse..

K: Bu adam ondan ne istiyor anlamış değilim. Ama onunkiler cinmiş, S. öyle dedi. Bayağı kuvvetlisindenmiş. “Seninkiler ?” dedim. “Benimkiler değil” dedi. Daha sormadım. Çünkü sordukça içine çekiliyorum sanki ve aslında onlarla ilgili hiç bir şey istemiyorum hayatımda. Başımdakinden de sizin dualarınızla kurtuldum gibi inşaallah. Ama arkadaşıma yardım etmek adına buradan üzerine Kâfirun okuyorum sürekli.

HAB: Benim bu derecede ilerlemiş, bağlantıya geçmişlerle ilgili yapabileceğim bir şey yok. Ben ancak yakalanmayanların korunması için ne yapması gerektiğini az çok söyleyebilirim. Yakalanmışlara da şu anda yaptığımız gibi dua edebilirim ki, geçici çözümdür.

K: Ona V. Bey yardım edebilir mi sizce?

HAB: Hiç sanmıyorum… Anlattığınıza göre, kendisi de onlara esir olmuş, hasta.
O’nun adını bir daha yaz da bakayım kimin nesiymiş.

K: Ben de sizinle hemfikirim. Bayılmadan önce “Bana ancak O yardım edebilir” demişti, o yüzden dedim. ..
Abi beni de okumayı ihmal etmeyin çok rica ediyorum sizden. Şu andan sonra O’nun başındaki beni de hedef alabilir gibi geliyor bana.

HAB: Sen gerekenleri oku. Bir hafta boyunca her vakit namazından sonra bir kere Ayetel Kürsi ile sağ devri yap… Daha iyi olduğunu fark edersen bunu kırk gün yap. Her namazın ardından sağ devrine gir. S.’ya da sağ devrini öğret. Eğer kurtulmak istiyorsa tabii.
Bence S. o ciniyle evli. Onun farklı olduğunu söylemesi sevmeye başlamasından kaynaklanıyor. O da bir cindir. Melekler cinsellik taşımazlar..

K: Bu gece sağ devri yaptırmaya çalıştım. Kıpırdayamadı, yapamadı. Sonra bana yüklendi. Resmen o yaratık telefonla konuşmadan önce fır fır döndü etrafımda. Ulaşamadı. Sağ devri yaptığımdan dolayı. Sonra da telefonda konuştu, beni tehdit etti.

HAB: Meleklerin cinsiyeti yoktur. Ve insan/cin ve melekten başka bir sınıf varlık yoktur. Hiç kendisini aldatmasın. Birlikte olduğu varlık bir cindir.

K: Sizin sözünüzü çok ciddiyetle dinlediğimi biliniz. Söylediğinizi aynen uygulayacağım.

HAB: Süflîdir. Cinsel ilişkiye girmiş, S. eşinin sırlarını saklayan sadık bir kadın rolünde.
Sen sağ devrini ona da öğret. Kolay kolay razı olmaz ama sen yine de teklif et.

K: Peki.

HAB: Söylediklerimi uzun süreli yapabilirsen kurtulacağını sanıyorum. Allah razı olsun, yardım etsin inşaallah. Bana yazmaya devam et… Günde beş kere sağ devri yapmaya başlayınca neler değişti, anlat.

K:Abi sabah ezanı yaklaştı. Ben izninizi istiyorum. Sizden Allah bin kez razı olsun. Siz olmasanız ben ne yaparım bilmiyorum. Hızır gibi yetiştiniz gene bu gece. Sağolun

HAB: Şu anda burada okunuyor. Sabah oldu, cin faslı bitti… Onların ve ele geçirdiklerinin eğlencesi ve bayramı gecelerdir. O yüzden gece kulüpleri geceleri dolar taşar, sabah olunca dağılırlar. Hayırlı sabahlar olsun. Selam es selame

K: Selam ve dua ile. Hayırlı sabahlar abi

HAB: selam es selame

CEVAP VER