Yürüyen yılan asla eli boş dönmez – Kamer hanım’a mektuplar 9

3
2168
Yürüyen yılan asla eli boş dönmez – Kamer hanım’a mektuplar 9
5 (100%) 5 vote[s]

Yürüyen yılan asla eli boş dönmez

Yürüyen yılan asla eli boş dönmez – Kamer hanım’a mektuplar 9

S. Hanım yazmaya devam et hocam.

S: Hocam ne olur yazın lütfen. Çıkmam gerek çok halsiz ve de uykusuzum. Allah’a emanet olun.

HAB: Yazmaya devam ediyorum. Sana göstermedikleri yahut benim yazdıklarımı sildikleri anlaşılıyor.

HAB: Son konuşmamızı yeniden gönderdim. Sanırım basıldınız. Yeniden o varlığın etkisine girdiniz.

***

K: Okuyorum abi

HAB: Selam es selame… Mademki âşık olmuş, bağlanmış, senin benim çabamız O’na bir fayda getirmez. Selam es selame.

K: V. ya mı âşık olmuş? Yok, abi âşık falan değil aslında.

HAB: Kendisine sarıldığını anlattı mı S. sana? Varsa daha fazlası, anlatamayabilir. Başına gelen bunca sıkıntıdan sonra “Gideceğim” dediğine göre. Artık O’na bizim gibi amatörlerden çare olamaz. Yeniden yeniden aynı eziyetleri yaparak razı ederler.

K: Abi o “Oğlana kahvaltı ettirecem” falan diyen orada araya girmiş cin.. O, S. değil.
Ben size yazayım.
O adamla öpüşmüş ve “Adam “Isır ısır, kan aksın” diye bağırıncaya kadar ne yaptığımın farkında değildim. O an kendime geldim ve çıkmak istedim. Kolumdan tutup yalvarmaya başladı, “Birlikte olalım” diye ama ben direndim, çıktım evden” dedi.

HAB: Bunu nasıl bu kadar kesin söyleyebiliyorsun?

K: S. asla hafif bir kadın değildir. Asla böyle şeyler yapmaz. Bilakis tutucu biridir. Bunlar normal değil. Ben O’nunla yıllardır tanışıyorum. Diyeceksiniz ki “Bu cinlerden bile haberin yoktu, tanışıyorsun da”… Evet, o konuda çok şaşkınım. Ama bunu bana söylemese de S. hafif bir kadın değildir abi.

HAB: S. yanında birisi olmadan nasıl cinciye gider? Normal mi? Tutucu bir kadının aklına Allah aksilik olma ihtimalini getirmez mi? İnsanın atlaması için hafif kadın olması gerekmez. Zorla da olabilir. Ama bizi ilgilendirmez. O, yetişkin bir insan. Ama yanlış adam. İşte başına iş açtı.

K: Haklısınız. Ama O’nun yapacağı şeyler değil normalde. Size daha önce de söylediğim gibi S.’nın aslında hiç bir şey bildiği yok. Hiç okuyup araştırmadan kaptırmış kendini bu başındakine. Ve bence şu an bu tembelliğinin sonuçlarına katlanmaya çalışıyor. Dün telefonda O’nu sıkıştırdım çok. Kendi de çok korkuyor olmalı ki kendindeki o mübarek deyip durduğu şeyin cin olduğunu itiraf etti.

HAB: Ben sana söylemiştim. Onunla evli olma ihtimali de var.

K: 5. kattan dedi. Hazreti Harun’un katından dedi. Ben de “Hz.Harun bir insandı. İtiraf et, sendeki cin” dedim. “Evet, ama ona artık cin denmez. Mertebesi yüksek.” dedi.
Dedim ki “Sen salak mısın? Bunlara mı güvendin bunca zamandır? Bunlarla iş olur mu? Bunlardan dost olur mu? Sonuçta cin işte”.
O’na sağ devri yapmasını ve Kâfirun okumasını söyledim. Bilmiyorum sonra ne yaptı.

Abi ısrarla sordum “Evli misin ya da bir ilişkin oldu mu, rüya dahi olsa bir ilişkin oldu mu?” diye. Yıllar önce başka bir tanesiyle olmuş. Çocuklar onun çocuklarıymış. “Bunla hiç bir şey olmadı” diyor.
Abi bunlar bu kıza ne yaparlar? Öldürürler mi?

HAB: Bilmem ne yaparlar? En azından hasta ederler. Bu Harun onu bıkıncaya kadar kullanabilir. Sonrasını bilemem. Allah bilir. Şeytanların eline düşen ne olursa o olur. Ben gelecek hakkında ne diyebilirim ki. O’na sağ devri falan yaptıramazsın, bence. Sanırım O’nu kaybettin. Allah yardımcısı olsun.
Şu anda baygın mı?
Kendisi ile ilgilenecek bir yakını var mı?

K: Abi dün ikindiden sonra annemin evinde biraz uzandım. Uyumadım ama. Gözlerim kapalıydı sadece. Gözümün önüne bir görüntü geldi.
S.’yı gördüm ve karanlıklar içinde. Sonra bir anda bir mezarlık gördüm. Abi karanlıktı mezarlık. Çok hafif ay ışığı gibi ışık vardı ve mezar taşları yüksek yüksekti. Asla müslüman mezarlığı değildi. 20-25 metre ileride mezar taşlarının içinde yürüyen birisi vardı ve çok ürkünçtü. İnsan gibi iki ayağı üzerindeydi ama insan değildi.

HAB: Evet.

K: Ve emin değilim ama sanki kuyruğu vardı ve üzerinde deri parçalarıyla kendi bazı bölgelerini sarmış gibi bir kıyafet, başında bir şapka gibi, maske gibi birşey. Sanki köpek başı gibi. Onu gördüğümü biliyordu sanki ve yüksek sesle “yürüyen yılan asla eli boş dönmez” dedi. Ve o konuşma tarzı, o vurgular, kesinlikle o gece telefonda bana S.’nın ağzından “O’nu rahat bırak. Uyuması gerek. Bir şey yapamazsın. O artık benim, bir şey yapamazsın” diyen kişiydi.

HAB: S.’ya musallat olan olabilir ve sana mesaj göndermiş.
Evet, bence de odur. Azılılarından olmalı.

K: Ve o geceki konuşmamızın bir kısmını silmiş şu an göremiyorum.

HAB: İkimizin konuşmasını mı, S. ile olanı mı silmiş?

K: S. ile olanı silmiş.
Abi dün gece annemde kaldım. Herkes yattı. Ben salonda kanepede yattım. Sırt üstü başım kıbleye gelecek şekilde yattım ve sağ bacağımı solun üstüne koydum. Ellerimi de göğsümde, sağ elle solu tutarak birleştirip sürekli Kâfirun okudum. Evin içinde gölgeler belirdi.
Sonra sanki birisi yürüyor, terliğini sürte sürte. Kalktım baktım, herkes uyuyor. Tekrar aynı pozisyonda yattım. Yine yürüyor. Kalktım tekrar kardeşime seslendim. “Ben hiç kalkmadım” dedi. Ve tüm gece dolandı durdu o yaratık çevremde.
Ben okurken hem kendime hem S.’ya niyet etmiştim.

HAB: Ayetel Kürsi’yi yazarak muska haline getir ve üzerinde taşı.

K: Tamam abi. Eski yazı yazabiliyorum. Orijinaliyle yazarım aynısını.
Abi sürekli abdestli gezmem ve her namazda sağ devri yapmam onu engelliyor sanırım.

HAB: Evet. Kendimi hiç iyi hissetmemekle birlikte, sanırım O’nun için yapabileceğim pek bir şey yok. Onlara kapıldı gitti gibi geliyor bana. Ve bakın zaten bir değil, bir kaç cin ile birlikte olmuş. O zaten onların elindeymiş. Maalesef fazla yapacak birşey yok.

K: Abi en başından beri söylüyordum O’na “İbadet etmeden, okuyup öğrenmeden olmaz” diye. Namaz bile kılmadan nasıl zikir ehli olunabilir? Olunuyorsa benim cehaletim ama O’nu hep kandırmışlar. Ve o hep mübarek diye diye bir cine kapılmış. Cinin mübareği mi olur?

HAB: Oğlu mu var onun? Kaç yaşında?

K: Biri üniversite 2’de, yani 19-20 falan herhalde. Diğeri Lise 1’e gidiyor.

HAB: Onlar isterlerse tedavisi için çok güçlü, güvenilir bir cinci bulması lazım. Aksi takdirde zor… Bu mübarek dediği O’na yardım edip, koruyordu sözde. Hani nerde? Volkan’dan niye korumadı? Cinin dostluğu bu kadar olur işte.

K: Öyle. Cinden dost olur mu hiç?

HAB: Ama bazıları onlarla ömür geçiriyor. Nasıl, bilinmez ama geçiriyorlar.

K: Abi bu tedaviyi kim yapabilir bilmiyorum. Ama anlaşılan o ki demin konuştuğumda iş yerindeydi. Güpegündüz ayaktayken bile iradesine hükmediyorlar ve durum gerçekten çok ciddi. Aslında sesinde yardım isteyen bir yalvarma hissettim. Ama ne yapabilirim bilmiyorum ki. Ben bu konularda bilgi sahibi değilim. Sadece kitaplarını okuyup ibadet etmeye çalışan biriyken nasıl oldu da olaylar bu hale geldi ve bu kadar içine çekildim, bilmiyorum.

HAB: Sen çok zikir yapmışsın. Allah ism-i celâli hürmetine yeterince riayet etmeden çok zikretmişsin, bence sebep bu.

K: Siz öyle diyorsanız kesin öyledir. Bu adam sizi boşuna sormuyordur abi. Dün akşam yazılarınızı da gördü. Sizi de hedef alacaktır. Ve hissediyorum ben hâlâ hedefteyim. Ara ara yoklanıyorum, farkındayım. Sizi de hiç istemeden bunların içine çektim. Çok af diliyorum sizden.

HAB: Allah şerlilerden uzak tutsun cümle masum kullarını… Neler sorduğunu sordunuz mu? Söylemediğiniz birşey var mı?

K: Âmin. Abi sizin kim olduğunuzu ve yaşam görüşünüzün ne olduğunu soruyormuş ısrarla. Zaten ben sizin hakkınızda “çok kıymetli birisi” sözünden başka birşey söylememiştim S.’ya. Yani O da birşey bilmiyor. Sadece benim için o süflîden kurtulmam için dua ettiğinizi…

HAB: İzninizle ayrılmak zorundayım. Siz yazmak istediklerinizi yazın. Geldiğimde okurum, kusura bakmayın. Selam es selame

K: Estağfirullah. Selam ve dua ile.
Abi S. geçen yıl geldiğinde “O artık seninle” diyerek bana birini bıraktığını söylüyordu. Benimle temas kuran yok. Ama burada sağımda sürekli biri var. Titreşim alıyorum o zamandan beri. S.’ya göre mübarek olan bu bana bıraktığı da cin olmalı. Ulvîdir belki. Ama sonuçta ne olduğu belli. Ben bundan sonra Kâfirun okurken “Ulvî ve süflînin defolup gitmesine” diye niyet edicem. Öyle düşündüm. Siz uygun görür müsünüz?
Belki de benim bu lacivertlerden ve morlardan bir türlü kurtulamamamın sebebi budur. Bilmiyorum. Son iki gündür de secdeye vardığımda hiç bir renk yok. Zifiri karanlık ama sanki dipsiz bir kuyu gibi. Ben şimdi hemen Ayetel Kürsî’yi yazıp üzerime alıcam.

3 YORUMLAR

  1. latif isminin zikir ve niyetini siz epifiz bezini açmak için bazı görüntüler duru görü görmek için kullanıyorsunuz. süluk böyle olmaz. Cin musallatları bu zikirleri ve niyeti yapan herkese musallat olur. ilk başta görüntüler gelir daha sonra konuşmalar sesler.
    s iismli bayan bu ayetleri okusun.
    -Euzu billahi semiğil aliyyimmineşşeytanirraciym
    BismillahirRahmanirRahiym
    Fe lemma elgav gale musa ma ci’tüm bihis sıhrü innellahe seyübdilühü innellahe la yuslihu amelel müfsidiyn

    Fe galü alellahi tevekkelna rabbena la tec’alna fitneten lil gavmiz zalimiyn

    Ve neccina bi rahmetike minel kavmil kafiriyn .

    • İlginize teşekkür ederiz..o yazılar yıllar önceye dairdir.Ve o kardeşimiz yıllar yılı kelime-i tevhit ve sair zikirlerle o hallere yakalanmıştır.Bir de kendisine eşlik etmeye çalıştık ve şimdilerde cemal denizinde yüzmektedir.ehamdülillah..verdiğimiz zikir kişiyi geçmiş kusurlarından arındırmakta ve süfliyetten temizleyerek meleki aleme nur deryasına girişi sağlamaktadır.verdiğiniz ayetler de derya denizdir.süfliyata kapılmış celal denizine düşmüşlere kurtuluş yollarını öğreten ayetlerdir.tabii süfliler okumalarına izin verirse..selam es selame

CEVAP VER