Kaza geldiğinde bilinçler felç, diller lal olur.

2
838
Kaza geldiğinde bilinçler felç, diller lal olur.
5 (100%) 3 votes

 

-Hocam; En küçük şirk nedir diyor sahabe…Efendimiz “riya “diyor. Allah kulları amelleriyle mükâfatlandırılacağı gün riyakârlara der ki; dünyada amellerinizle kendilerine gösteriş yaptıklarınıza gidiniz. Bakınız bakalım o gösteriş yaptıklarınızın yanında kendiniz için bir hayır bulabilecek misiniz?

Şeymacan’ım, cennet zatının cehennem zatının, melekler zatının sıfatları, iblis de zatının sıfatı. Kul;Meleklere yakınlaşırsa celalullah öfkelenir. İblis deliye döner, çıldırır. Cehennem öyle köpürür ki, cenneti yutmaya hamleder.
Kul iblise yakınlaşınca da cemali sıfatlar kula gücenir, darılır, sevgiden merhametten, cennetten mahrum bırakır.

Bedenlerimiz dört ana unsurdan yaratılmış. toprak, su, hava, ateş.. bunların dengesinden Ademoğlu fiziki ve ruhsal varlık olmuş, sağlık kazanmış, bilinç oluşmuş. Bu dört ana unsurdan birindeki taşkınlık diğerini boğar. Kemaliyet yani ergonomi, olgunluk, bütünlük, aranılan mükemmeliyet fesada uğrar.
Kul hayat denilen muammada ne riyadan kurtulabilir, ne hatadan. Ne de günahtan uzak durabilir. Bu yüzden tevbe kapısı kıyamete kadar açıktır. Yani bir köprü veya yol üzerinde ileri geri gitme hürriyeti devam eder. Ölümden az öncesine kadar sözle olsun tevbe kapısı açık tutulur. Bir yer vardır ki ölüm öncesinde, kulun istikametinden dönüşüne kudreti, aklı, imanı ve yaşama arzusu yetersiz kalır, nuru söner. Öteler kendisine galip gelir, ahiret penceresi açılır… işte orada geri dönüş imkânı kalmadığından tevbe kapısı( geri dönüş imkanları)kapanmış demektir.

Kulda fail, tabiatta fail yani her alanda gerçek fail Allah’tır. Ağacın köküne in, bir ve tektir. Gövde de bazen tek veya çatallıdır. Giderek budaklar, dallar, ince dalcıklar, yapraklar çok görünür. Her bölüm benlik kazanmış, görünürde iradesi kendinden (miş) gibi salınır olmuş. Uzanmış kol, ayrı yapraklar ayrı kıpırdayan bağımsızlarmış ve meyvelermiş gibi sanal kişilikler olarak görünür; aslı birdir, aynı ağaçtır. İnsan da öyledir. Ayrı organlar, organeller, hücreler birer bağımsız kişiliklerdir; ama aslı bir merkezden yönetilen tek vücuttur.

Hayat da fikirler de fiiller de çokluk içinde tekliğe mahkûm bir bütündürler. Sonuç; yaratıcı kudret, adını Allah koyduğumuz İlah’ın yani tekil bilincin hükmü kesintisiz, daimi yürürlüktedir. Merkezden, bütünden haberi olmayan cüzler, kendi iradeleri ile oldukları zannına kapılırlar. Hal bu ki ‘’la ilahe illallah’’ tevhidi kabullenmenin, muhammedürresulullah ifadesi ise imanın diğer şartlarını itirazsız kabullenmenin ifadesidir. Ardından şeriat yani yasal zemine itaat gelir. Kitap bir bir her şeyi kaydeder. Tehdit ve hedef belirlenir, en küçük birimlere kadar bilgilendirme, düzen sağlama, bilinçlendirme çabası başlar. Kaoslar içinde bir düzen kurulur. Şaşkınlara ‘’la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyul azim’’ de ve hayatına devam et denilir. Aksi takdirde akıl denilen ışık kendi kendini yok edecektir. Hülasa oyunda oynaştayız. Sonunda kaza geldiğinde bilinçler felç,diller lal olur. Her nefis kazaya cebren rıza gösterir. Hüküm Allah’ın der, teslim olur.

Senin için beklediğin o kesin gün henüz gelmemiş olabilir. Ama geldiğinde seni ikna edeceğinden emin olabilirsin. Nasılsa her nesneyi çeken de aynı kudret iten de. Aç bırakan da o doyuran da. Yaratan da o, öldüren de. O var, başkası yok. O bir okyanus sen, ben, biz birer katreyiz. Her şeye rağmen nefsimizi korumaktan vazgeçmeyiz. Çünkü programlarımız bu yöndedir. Benlikten mahrum olduğumuzda yok olunmuş, her şey karanlığa gömülmüştür. Selam es selame

-Evet hocam bugün bunu düşündüm.Dünya ve ahiret hayatındaki denge mevzusu. Namaz için oluşan bir idrak olmuştu hatırlarsanız. Secdede iken gözler kapatılmaz,açıkken yere de bakılmaz. Elmacık kemiklerine yanaklara bakılır demiştim ve bu bir denge olayı demiştim hani. Denge sağlamak için böyle emredilmiş diye de eklemiştim. Namazın kendisi bir denge. Namaz kılarak insan hakiki dengeye ulaşabilir mi, diye düşündüm iyice. Gerçekten beşik gibi sallanıyoruz.

2 YORUMLAR

  1. Selam es selame hocam maşallah güzel bir yazı İbadetlerimi yapıp zikrimi çekmeye devam ediyorum Ama kusursuz değilim Mutlaka hata ve yanlışlarım eksik ve kusurlarım var bunları yaparken Ne demiş Subhaneke de seni eksik sıfatlardan tenzih ederim kusursuz olan Allah tır azze ve celle şunun farkındayım yaptığım işin önem ve ciddiyetini zamanla kavrayacağım ve geçmiş günahlarımdan kirlerden zamanla arınacağım dün bizim burda şimşekler çaktı yağmurlar yağdı estağfurullah dedim durdum bir de seğirmelerimin ihtilaçnamedeki karşılığı mal erzak rızık gibi şeyler çıkıyor Allah ne zaman bana kendine yaklaşma fırsatı verse mutlaka dünyalık ile imtihan ediyor hadi hayırlısı bakalım

CEVAP VER