Nefis terbiyesi zor iş…

2
584
Nefis terbiyesi zor iş…
5 (100%) 3 votes

 

Selam es selame hocam.
Yukardaki yorumu bana mı yaptınız. Ayrıca size sorduğum soruyu tepki alayım diye mi yayınladınız:(.

*Sizinle aramızda bazı şeyler özel sanıyordum.
Eğer bana bir Kızgınlığınız varsa, keşke o soruyu sorduğumda söyleseydiniz😞.Ben onu kibir yüzünden de sormamıştım.

*Sukut ikrardan mi hocam? Cevap yazmadınız😞

-Selam es selame Azizem, Hayırlı sabahlar. Selam ve bereket üzerimize olsun.

*Âmin:( .Hayırlı sabahlar.

-İki gündür cevaplanmayı bekleyen kardeşlerine ait, en az senin kadar heyecanla bekleyen, sayısız mesajlar var.

Sen sabahın bu saatinde bir mesaj yazıyorsun, namaz ve zikirimi tamamlayacak kadar bile zaman tanımadan, yirmi dakika sonra sukut ikrardan mı, neden cevaplamadınız diyorsun.

Cevap verme lütfen.

Ön sorduklarını cevaplamadan yeni sorularla yazacaklarımı baskı altına alma.
Birebir eğittiğim verdiğim bir öğrenci olsanız bile ders saati için bir zaman dilimi seçilir. Hal bu ki bütün kardeşlerin ve guruba dâhil edilmemiş, bine yakın veya fazla, aktif yahut pasif, özel zikir verdiğim talipler, bana günün 24 saati yazıyorlar.

Yazma lütfen. Bekle.

Günlük kaç sayfa tutarında bozuk imla ve yazım hataları ile dolu mesaj okuduğumu ve cevap yetiştirdiğimi bilseniz dudaklarınızı ısırırdınız. Sen ne zaman yemek yer, uyursun, dinlenir, ailenin işleri ile ilgilenirsin hocam, diye sormadan duramazdınız.

Gelen mesajların neredeyse % 80 i konu dışı kişisel dertler, hayattan, kaderden hatta Allah’tan şikâyetlerden oluşuyor.

Bir konudan bir konuya atlayarak, beynimizi zorlayarak, hafızamızı darmadağın ederek, her birinize yoğun emekle, cevap yetiştirmeye çalışıyorum.

Rahmetli hocamla tanıştığım günlerde laf arasında <ben hocama kırk yıl hizmet ettim, bir tek soru sormadım> buyurdu.

On sekiz yıl birlikte olduk,
o sözü aklımdan hiç çıkarmadım,
on sekiz soru bile sormadım. Verdiyse aldım, vermediyse yarım saat gözüne baktım, gerisin geriye otostopla 140 km mesafeye, çocuklarımın, işimin başına geri döndüm.
Giderken de otostopla gitmiştim.
Soğukta sıcakta karda kışta ve aç susuz yollarda…
Ve genelde oruçlu yapardım o yolculukları.25 ila 35 yaşlarım arasında yedi yıl ara vermeden üç aylar orucu tuttum.4 yıl da aralıklı yaptım bu terbiye işini.O dönem yılın en az 200 gününü oruçlu geçiriyordum. Nefs terbiyesi zor iş.
Hele ki hocama hesap sormak aklımın ucundan bile geçmedi, geçemezdi.

günlük kaç mesaj gönderenden, aradan yarım saat geçmeden senin yazdığın gibi ikinci mesaj geliyor…
Mesajımı görmediniz mi hocam.
Bekliyorum hocam.
Sukut ikrardan mı geliyor hocam.
Aramızda kalsın hocam.
Adım geçmesin hocam, lütfen beni İstanbul’da herkes tanır. Diye ikinci bir paragrafla yükümü ağırlaştırırlar.

sizden daha çok görev yapmam gerekiyor.
Sizler namazlarda kaç dakika kalırsınız bilmem. Ama benim günümün en az beş altı saati parçalı olarak seccademde geçer.

Daha bir de telefonda konuşalım, kocam beni öldürecek, çocuğum geceleri uyumuyor,
bende büyü varmış nasıl bozdurabilir.
Bir tanıdık adres ver.
Siz bilirsinizdir.
N’olur, telefonla anlatmak istiyorum, yazmak zor geliyor.
İşim başımdan akın… Diyenler var.
Kocam barışmak istiyor, barışayım mı,
benim için istihareye yatar mısın hocam.
Kocam iş bulabilecek mi. Diyenler var.
Oğlum uyuşturucu kullanıyor bir dua ver kurtulayım. Vs. ve benzeri… Neler neler.
Hani var ya ben size demiştim, geçen sene, benim eski erkek arkadaşım vardı ya. Onunda bir arabası vardı kaza yapmıştı. Diye uzun uzun anlatanlara da kırmadan cevap yazmaya çalışıyorum. Ben sizleri on binler arasından derleyip toparlayıp bu guruba getirdim.

Aklı başında bir insan emeğine kıyar mı?
Seni veya bir başkasını ben neden kıracak bir şey yapayım. Soru sordun. Bu zor zamanımda verdiğim cevap hepinize gereken şeylerdi. Emeğimi boşa götürmedim, isim vermeden yayınladım.

Hocamın hocası hafız Hüseyin kemal Hz. 4 öğrencisi varmış. Soru sormaları yasak.

Hocam hacı İsmail Fidan Hz. de 4 öğrencisi vardı. Soru sormamız yasaktı.

Sohbetini dinlemek için evine yanına yakıınına sokulamazdık. Sohbet kahvesine inecek diye saatlerce beklerdik.
Masamıza harici birisi gelecek de hocamız konu değiştirecek, ilim konuşamayacağız diye aklımız çıkar, kahvede yerinden kalkan birisi yanımıza gelecek diye korkumuzdan hop oturur hop kalkardık.

Size ben ne kadar günlük sohbet sunuyorum.
Daha arkadaşlarınızın tamamının okuduğu yazıya rastlamadım. 75 kişiden ellisi okumuş.32 si okumuş maşallah…
Allah hakkımızda hayırlısını versin.
Merhameti ile muamele etsin.
Politika yazsak bile günde bir kere yazarsın.
Biz ilimden bahsediyoruz. Çoğu zaman yazdığımı kontrol edecek zaman bulamıyorum.
Şimdi Allah’ın izniyle sorduğun soru nedeniyle iki güzel yazı çıktı. Kardeşlerin okuyacak, inşaallah gereken etkiyi görecekler.
Yani sorularınla zülfikarlara rahmet ettin.
Niye kişiselleştiriyorsun.

*Hakkınızı helal edin, sizi kırıp üzdüysem. Hiç böyle bir şey yapmak istememiştim. Rabbim ebeden Razi olsun. Emekleriniz zayi olmasın. Maksadınıza nail eylesin:(. Tek sizi üzmüş olmayım yeter. Sizi çok seviyoruz Allah için:( 

-hepiniz göz bebeğimsiniz.
Sizleri uykusuz gecelerde, ağlayarak, dualar ederek yetiştirdim. Neden yok yere harcayayım.
Deli bile olsa elindeki taşı kimseye vermez. Bu taş benim der. Sizi sahiplenmişken neden kırayım. Nefislerinize dokunan her şeyde beni suçlamanız, Allah korusun gayretullah’a dokunur diye uyarıyorum..rabbimden korkarak,uyarmak mı doğrudur susmak mı tam kavarayamadan.

*Can hocam ya. Ne kadar değerlisiniz.
Rabbim muradınıza nail eylesin

-Sizler gibi bir melek kaybettim ben.
Yazdıklarını isim vermeden paylaştığım için bana sert cümle kurmuştu. Nasıl benden izin almadan yazdıklarımı yayınlarsınız,teessüf ederim demişti. Dört beş kere kırk yaşamış, keşifleri açılmıştı. Akademisyendi.
Gönül bağımız kuruluydu. Seviyordum, seviyordu ve kalpler konuşmaya başlamıştı. Senin adından ülkemizde on binler var, esra,zehra,ayşe,elif kim seni tanır.
Senden bahsettiğimi sezdirsem bile çevren beni okur mu? Şeytana izin verme diye neredeyse yalvardım. Ama şimdi o melek aranızda yok.
Rabbime çok yalvardım, onu bana geri getir diye, duam şimdilik kabul olmadı.

*:(Çok üzücü. Hayırlısıyla kabul olsun dualarınız can hocam.

-Aramızda olmayan karşılıklı binlerce masajla yetiştirdiğim, çok çok ilerlemiş canım kadar sevdiklerim de yok aranızda şu anda.
Şeytan sizi benden çalmak için binbir tuzakla kapımızda bekliyor. Benden çaldıklarını Celalullah’a evliya yapıp karşıma dikiyor.
İşler keşke sizin sandığınız kadar kolay olsaydı.

Hocalarım gibi soru sormak yok demedim.
Hızır as. gibi sen bana dayanamazsın demedim.

Ben biiznillah sünnetullah’ı seçtim.
Efendimiz soru sorulmasına izin verirdi.
Hatta Uhud savaşına karar verirken kendi reyinden vazgeçti, Hz. hamzayı ve genç sahabeleri kırmamak için savaşı onların istediği (uhud) yerde kabul etti.
Uhud efendimizin yenik sayıldığı tek gazvedir. Ve o yiğit silahsör Hamza kaybedilmiştir. Yetmiş arkadaşı sahabe ile birlikte.
Şeytan Hz. Hamza’yı kullandı, hem onu şehit etti,
hem efendimizin ve sahabenin,cümle cemaatin canını yaktı.

Allah’ın izniyle sıkı çalışın ve yazılanları hikâye gibi okumayın. Saman içinden danelerini ayırıp saklayın.
Canlarım benim.
Tartışacak zamanımız yok.
Şeytan üç yüz yıllık saltanatı yıkılıyor diye çılgına dönmüş durumda.

Eller tetikte, akıllar şimdide ve gelecekte olmalı.
Unutmayın şeytan dediğimiz celalullahtır. Allah’ın sol elidir. Ancak cemal esma ve efalleri ile sağ el efalleri ile teskin olur. O ateşin ateşi, cehennemin ta kendisi, yaratandır.
Cehennem bin trilyon dünya yese dişinin kovuğuna bile değmez. O ancak cemalden korkar.
Ateş ancak su ile söner, ceza ancak tövbe ile affedilir.
Selam es selame
Konuşma Sonu
Bir mesaj yaz…

2 YORUMLAR

  1. Hocam Selamunaleyküm. Eğer mümkünse size ulaşmak isterim. Sizin gibi merhameti, iyiliği, detaylı bir şekilde bilen bir zat ile kısa bir sohbet etmek isterim. Fazla vaktinizi almayacağım. Şimdiden sağolun.

CEVAP VER