Nur-u Tevhit’e Dair Şiirler – 1

1
962
Nur-u Tevhit’e Dair Şiirler – 1
5 (100%) 2 votes
Nur-u Tevhit’e Dair Şiirler – 1
Sultana kul iken, oldu sıfata sultan
Marifetullahtan bilindi, kemal-i irfan
Zat’a tevhidin sırları, hikmetten ayan
Tecelliyat, kudretullahtan zuhur eyledi.
Nur-u tevhitten murat, ilm-i ledün dediler
İşlenen efal sırrına, Hikmetullah dediler
Efal-esma bilgisine, marifetullah dediler
Yapılan tecelli edince, adı hakikat oldu.
Tevhit-i nur-u muhammetten, şeriat-ı hakk oldu
Musa zuhalde, İsa utaritte, Davut merihte,
Oldular tevhit; Muhammed’in tevhidi zühre’de oldu
Bu yüzden Zühre, önceki cümle tevhitleri bozdu
Görülen nurların vahyinden kur’an oldu
Muhammedin vücudu levhi mahfuz oldu
Sıfatullahta nur-u tevhit onu hıfz etti
Bu ilimden tecelli, makbul şeriat oldu
Ey aziz, sakın hayrette istifrak olma
Hakikat budur, gayrinde Allah arama
Hikmetullah böyle, başka gerçek arama
İlahi ihsandır, halka eyle yardımı
Hafız Hüseyin Sertyeşilışık
Sülûk ahvalini salik,yola gidip gelenden sor,
Eğer dalgıç olam dersen,bu deryaya dalandan sor.
Tarikat sırrını sorma muhaddisten,müderristen,
Hakikat ilmini dersi hüdasından alandan sor.
Bilmez ehli zahir ,ehli batın bildiğin zinhar,
Sorar isen anı ayn-el yakin hakk’ı bilenden sor..
Ahmet Kuddüsi
savm-u salat-ı hac ile sanma biter zahit işi
İNSAN-I KAMİL olmaya,lazım olan irfan imiş.
Mürşit gerektir bildire,Hakk’ı sana Hakk-El yakin
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş.
Niyazi Mısri
Pehlivanlar şol kişi ki nefsini katleyledi,
Hep erenler meclisinde ana eyvallah var..
Kimseye ta’netme ey dil sırrı hakka vakıf ol,
Cümle eşya Nur-u haktır,sanma gayrullah var.
Nesimi
Hak kulundan intikamını yine kul ile alır,
Bilmeyen ilm-i ledünü anı kul yaptı sanır.
cümle eşya halıkındır kul eliyle işlenir,
Emri bari olmayınca sanma bir çöp deprenir.
İmam-ı Rabbani
Basar-ı kalbdir Nûrullāh’ı keşf ile gören,
Zât-ı Nûrânî’dir “ALLĀH” deyip Nûr’a gömülen.
Bu Mi’râc-ı sagîrden rücu’ gurbetttir İnsân’a,
Rûh, zevkden mest, gene dönmek ister Aslî Vatân’a.
İdrîs, Mûsâ ve İsâ hep bu makāma erdiler,
Nûr-i Tevhîd Sarâyı’nın Nûr’unda eridiler.
Kezâ bu makāma erişti maktûl Şeyhü-l İşrâk,
Buradan avdet, Yâ Rab, aman ne yaman firâk!
Mevtle bekā bulur Nûr ile abdest tâzeleyen,
Âlem-i Melekût’dan bu dünyâya avdet eden.
Böylesine firâk ne büyük gurbet, ne elîmdir!
Fakat tecellîgâh-ı Hayyü-l Kayyûmü-l Alîm’dir.

1 YORUM

CEVAP VER