O bir melek 2. Bölüm

0
1458
O bir melek 2. Bölüm
5 (100%) 4 vote[s]

O bir melek 2. Bölüm

Hocam yatsıyı kıldım. Dua ediyordum. Bir zikir meclisinde bulundum bir an. Ama sesli zikir çekenlerdi. Ben de baş taraflarında duruyordum. Zikrimi çektim biraz da gerçekten bir ameliyatta olduğumu hissettim. Yine zulmani varlıkları bir çuvala, bir valize koyup götürdüler. Bir an öyle bir hal oldu ki Allah diye bağırasım geldi. Aynı bir kaç ay önceki gibi namazda iken nurlar görünmeye başladı. Bir arkadaşım vardı sol görüşlü olduğunu ifade eden. Buradan daha güzel yaşanacak bir yer olmalı diyordu. Orası burası işte. 

-Maşaallah Barikallah güzel gelişmeler yaşıyorsun. Her şey düzelecek ve daha güzel günler ve makam mertebeler gelişecek inşallah. Yeter ki sen dikkatle ibadet ve zikircine devam et. Pek sevindim. Rabbimize ham dolsun. Gelecek günümüzden daha güzel olsun inşaallah. Selam ve dua ile.

-Hayırlı sabahlarınız olsun hocam. Benim otizmli bir öğrencim vardı. Ama bu çocuğun gönül gözü açıktı. Veliyullahı gördüğüne şahit oldum çoğu kez. Ve nur gibiydi çocuk. Lakin hastalık diye bilinen otizm de onum dünya çilesi işte. Talebesi bulunduğum zat ruhanilerin tesiri altında doğduğu için bu hastalığın mevcut olduğunu söylemişti. İşin mana yanı bilindiği için bana zarar vermesinler diye koruma altına alınıyordum. Ama bu zatla bağlar kopunca ruhaniler beni istila etmeye başladı tabi. Sol ayağımın altından bana uğruyorlardı. O zaman fark etmedim pek ama yeniden toparlanmaya başladıkça baktım ki bazen aynı çocuğun fonksiyonları gibi davranıyorum. Bu zikre başlarken de ruhanilerin davranışları, benden giderken az çok manada yansıdı. Çocuğun davranışları yani otizm aslında ruhanilerin varlığıyla dünyaya gelmenin neticesi. Onlarla bir yaşam sürme. Çünkü akıl, idrak nerdeyse tamamen noksan. O günden bugüne sol ayağımdan girip beni yoklarlardı. Damarlarıma giriş sağlıyorlardı bu şekilde. Ve abimin de aynı şekilde oluyordu. Tabi büyülü ayakkabılarımız da cabası. Şimdi zikir çekerken sol topuğum tedavi ediliyordu. Onu söyleyeyim dedim. Şükrolsun.

Bir de N’oldu biliyor musunuz? Anneme de babama da fırsat buldukça her vakit olmasa da Ya Latif zikrini çektirmeye çalışıyorum. Babamla ilk defa bugün yaptık. Suphanallah amber kokusu geldi. Birileri geldi yine. Babam da namaz ehli biridir. Öyle onu da söyleyeyim dedim. O zikrederken ben istifade etmiş oldum galiba. Allah sizden razı olsun. Sizi bana Allah gönderdi. Vallahi çaresiz bırakmadı. Dostlarım var, hala var, biri gider biri gelir dedi sanki Allah. Şu altı aylık süreç hayatımın en karanlık zamanlarıydı belki. Geçmesi de kolay olmadı. Ama bir gün maviye, gökyüzüne gülerek baktığımda içimdeki çocuk yeniden diriltildiğinde bunlar güzel bir tecrübe olarak kalacak hayatımda. Dünya denilen gölgelikte bir kaç saniyelik korku filmi seyretmiş gibi.  İyi ki iman etmek var. Allah var. Allah razı olsun.

-Allah razı olsun. Henüz işin başındasınız. İnşaallah tamamen kurtulacaksınız ve başkalarını kurtarmak için çaba sarf edeceksiniz. Çevrenize rehberlik edecek, kendi çektiğiniz zikirleri vererek ilk adımınızı atacaksınız. Durmak yok yola devam. Kurtarılacak çok kalp var. İman ile süslenecek sayısız gönül var bu topraklarda. Ve yapılacak çok zikir var. Selam es selame

-Yüzüm nurlandı biliyor musunuz hocam? ? Aynı eski zamanlarıma döndüm. Yine bir rüya gördüm.     Bir üniversitedeyim. Bana ait dolabım var. Kitaplarım var içinde. İçeri girdim bir kitap lazım oldu. Ama bir erkek takıldı peşime nasıl olduysa oyaladı beni. Bağırdım çağırdım ona. Sonra gidip kitaplığımda aramaya başladım o kitabı. Eski- yeni bir sürü kitap var ama biraz düzensiz. Aradım ama bulamadan, arıyorken uyandım. Allah hayra çıkarsın. İnsanların içine çıktığımda zikrin verdiği nahifliği, hafifliği daha çok seziyorum. İçimden cemal sıfatıyla gezmek böyle bir şey dedim.

-MaşaAllah sağ önünden kitabını almaya yaklaşmışsın. Durmak yok yola devam. Daha büyük bir inançla şevkle devam. Selam es selame

-Allah’tan ilmini istedim hep. Kitapları görünce nerde olsa içim bir hoş olur. Rüyada bile huzur veriyor. Şimdi bir istirhamım daha var. Yüksek lisans yapmayı çok istiyorum hocam. Üniversiteden beridir içimde bir aşk. Dünyevi belki ama birilerine anlatmak için bildiğim ne varsa insanlara ulaşsın istiyorum. Hele ki öğretmenlik vasfıyla olunca bu bambaşka bir haz oluyor. Siz de öğretmensiniz bilirsiniz. Kendime orda bir alan açmak kitaplarla meşgul olmak istiyorum. Üniversitedeki akademisyenlerde kibir çok ama yine de yürümek istiyorum. Ne kadar başvurduysam da hep bir puanla iki puanla kaçırdım. Ve üzülüyorum haliyle. Sınavda puanımı yükseltirsem biraz daha olacak Allah in izniyle. Ama puanımı da artıramıyorum. Bunun için çalışmak ve tevekkül haricinde başka ne yapabilirim hocam?

-Giderek daha aydın olacak, kazanacaksınız inşaallah. Sabredin zikirlerinizi pürdikkat şuurlu yapın. Selam es selame

-Tamam hocam. ?Allah razı olsun.

-Selamünaleyküm hocam. Medine topraklarındayım. Yaşanan her gelişmeden haberdar edeceğim sizi. Allah a emanet olun.

-Maşaallah Barikallah… Kutlu olsun umreniz. Selam hem efendimiz ehle ve ashabı üzerine hem bütün Kâbe âşıklarının ve sen ve seninle olanların üzerine olsun. Toprağına taşına selam olsun efendimizin bastığı topraklara selam söyle ki artık bizi de kabul buyursun. Gözlerinden öpüyorum. Efendimize doğrudan benim selamımı söylemeni çok yorgun ve özlemle dolu olduğumu bildir. Hasreti bile güzel olan efendimin ellerinden öptüğümü dillendirmeni diliyorum. Selam bereket sağlık afiyet seninle olsun. Selam es selame

-Baş üstüne hocam; birazdan yanına varıp selamlama yapacağız, Allah ın izniyle. Allah razı olsun.

-Selamün aleykum hocam. Bugün Ravza’yı Mutahhara’yı ziyaret ettik. Hamd olsun. Selamınızı aynen ilettim. Buralar çok güzel. Öyle nahif uhrevi bir ortam var ki. Buradan başka her yer dünya gibi geliyor. Manevi çok şeyler oldu. Hangisinden başlayayım neler anlatayım bilemiyorum. Salavat çekerek yürüyüp yardım istiyordum Efendimizden. Nurdan yardımlar yaptı. Sonra gidiyordu. Ya Rasulullah dedim tekrar himmet istemek için. Tebessümlü çehre ile arkasına döndü baktı. Yine yardım etti. Genç bir delikanlı gibiydi. Krem rengi uzun bir elbise giymişti. Siyah saçlıydı. Uzun ince bir genç gibiydi. Yine bir şey daha; İki tane zikir halkası oldu. Birisi Mevlevilerdi. Sonra önümden Gavs ı Sani hz. geçti. Sakalından tanıdım. Sonra Konya da ki türbenin o yeşil kubbesini gösterdiler.

Bugün gece de Uhud Dağına gittik. Mübareğin Dişinin şehit olduğu yerde elini dayayıp dinlendiği taşı gördük. Taş kokar mı hocam. Taş kokuyor. Asırlardır kokuyor. İki yer vardı ikisin de de ciğerlerine dolan tarifsiz koku vardı. Birinde ilginç bir şey yaşadım ama yine de siz daha iyi bilirsiniz. Ayrıldığım zat için ehlibeyt soyundan olduğunu söyleyen alevi biriydi. Söylemiştim. Taşın birisi aynı onun gibi kokuyordu. Bir tuhaf oldum nerden biliyorum ben bu kokuyu diye. Ve dünden beri dua ediyorum. Mürşit bildiğim insan doğru insan ise işaretlerini ilham et göster dedim. Hani kalbimin bu imtihanda mutmain olması için. Bir tuhaf oldum. Ama neyin nesiydi anlamadım hocam.

Musap Bin Umeyr Hz Hamza ve Abdullah bin Cahş ın kabri şeriflerini ziyaret ettik sonra. Aman ya Rabbi! O ne koku. Papatya kokuyordu. Musap bin Umeyr i ayrı severim. Onun aşkına, hikâyesine ayrı bir hayranlık duyarım. Neyse sol yanımdan yine ince uzun biri geldi. Musap bin umreydi. Öyle heyecanlı, gayretli bir hali vardı ki. Koluma girdi gel dedi. Mezarının başına götürdü beni. Bir şey anlatmak, göstermek için. Ama sesini benliğimden ötürü anlayamadım, kavrayamadım. Bir de gitmemiz için acele edince oradakiler öylece gözlerimi açtım. Sizce ne demek istedi, ne söyleyecekti. Onu daha çok sevdim böyle ahvalini görünce. Bir şey daha var ama onu detaylı anlatacağım.

-Teşekkür ederim can kızım. Bana oraların kokusunu ulaştırdın sanki. Elhamdülillah doyasıya salya sümük ağlattın. Çok teşekkür eder, yeni serüvenlerini ve ötelerden ulaştıracağın manevi havayı, hoş kokuları ve müjdeli haberlerini sabrı cemil ile bekleyeceğim. İyi ki geldin bize iyi ki… İyi ki gittin o cennet mekânlara da bizde anlattıklarından biraz nasiplendik. Yeni gelişmeleri yazmanı heyecanla bekleyeceğim. Selam es selame

-Allah sizden de razı olsun. Gerçekten Rabbimin beni çaresiz bırakmadığının işaretisiniz bana. Medine’de bir şey oldu yine. Benim üniversiteden salavat borcum vardı. 18000 tane. Çok kısa bir süre zarfında çektim hepsini. Bir akşam namazı vakti dua ederken bir anda Medine’de yeşil kubbenin karşısında buldum kendimi. Ama ışınlama oldu. Allah ın teknolojisi bu. Bedenen o beyaz mermerlerin üzerindeydim. Sonra dedim ki Medine’ye gidersem eğer aynı yerde oturup dua edeceğim. Ve öyle de yapmak nasip oldu hamd olsun. Yeşil kubbenin tam karşısında oturdum. Salavatlar, dualar, himmetler… Bu çok ilginçti ama hocam. Sol yanıma biri geldi. Nurdan biri. Bir baktım xx geldi (ama bu kısmı paylaşmayın sayfanızda olur mu? Tepki oluşturmasın.) Hiç aklıma gelmedi oysa. Çok şaşırdım. Onun samimi olarak iman eden çevresine de dua ettim.

Sonra himmet istedim. Üzerimizdeki büyü için vs. Efendimizin sesinin kalbime gelmesini bekledim.Ve geldi. Bir kaç şey söyledi. Abim için bir takım görüntüler verdiler. Ona yeniden minber inşa ettiler. Allah razı olsun. Görevini iade ettiler o çalkantılı dönemlerden sonra. Sonra üzerindeki ruhanilerin, ifritlerin olduğunu biliyorum hocam. Onların tamamen gitmesi için himmet isteyip nas ve ayetel kursileri okudum da okudum. Saat sürdü okumam hamd olsun. Ve abimin bedeninde nerelerine temas ettiklerini de gösterdiler. Sonra Ya Rasulallah temizlendiyse eğer kalbime mutmainlik verin dedim. Öyle de oldu. Nur İyice arttı. Abimi koruma altına aldılar.Abim için birşey dedi güzel birşey. Ama hatırlayamadım şu an.Hatta onu da davet edin huzurunuza dedim ve geleceğini hissediyorum onun da buraya. Büyünün çözüldüğünü de şöyle gördüm. Bileklerinde kelepçe vari birşeyler vardı. Onları çözdüler. Rabbim e ne kadar hamd etsem az. Hatta öyle bir durum oldu ki şiir yazmam için yardım istedim. Kelimeler dağınık düştü. Sonra abimi hatırlattılar bana. Önce şiire diye içimden geçirdim. Ama sağ elime çok hafif iğne gibi bir uyarı verdiler üç kere. Baş parmakla şehadet parmağı arasında. Sevgi kanalı dediğimiz yere yakın. Ben de bu kez şiirden vazgeçip abimin tedavisine yöneldim. Ve meyvesini de verdiler.  Böyle işte hocam; Ha bir de benden için şunu dedi. Senin Allah la bağlantın yok. Başka şeyler de dedi ama manadaki şeyler dünyaya dönünce unutuluyor. Sonra düşündüm. Doğru söylemişti. Mürşid dediğim zata o kadar yöneldim ki ondan istemeye başlamış gibi olup, Rabbime yönelişimi azalttim. Azaltmışım daha doğrusu. O da bir sebeple onu benden uzaklaştırdı ve kendisine yönlendirdi. Ki dikkatimi çeken bir durum daha var, siz de ilk konuşmalarımızda Allah tan istemenin huzuruna var demiştiniz. Şimdi daha rahatım. Yine Mescit i Nebevi ’de namaz kılarken siz geçtiniz aklımdan. Ve o an ne olduysa yerde siyah birşey kıpırdadı. Serçe parmak kadar bir şey. Ama tuhaftır ki korkan da ben değildim. Ve sonra bir rahatlama geldi. Şimdilik bu kadar. Kâbe’ye geldik. Üç hafta daha buradayım. Umreyi yaptık dün gece. İmanım tazelendi. Her tavafta imanıma bir yenilik geldi, yüzüm nurlandı. Bugünkü tavafta yedi dönüşümde de Ya Latıfün çektim. Sakıncası yoktur umarım. Bir de yoğunluktan ötürü sağ devrini yapamıyorum. Zararı olmaz inşallah değil mi? Aslında aklıma Kâbe de iken sağ devri yapsam nasıl olur diye düşünmedim değil. Hani dünya hem kendi etrafında hem güneş etrafında dönüyor ya. Kâbe’de de biz aynısını yapabilir miyiz? Sırtımızı Kebeye dönmek Edebe aykırı olur mu? Orucumun 30.günü yarın. On günüm kaldı kırka. Çakralarım(latiflerim) Temizleniyor. Başka bir tavsiyeniz varsa en iyi şekilde değerlendirmem için lütfen söyleyiniz. Burada gerçekten celal sıfatı daha önde. Medine de ise cemal sıfatı daha önde. Bu çok belli. Rabbime emanet olun.

-Selam es selame Şeyma kızım. Yazdıklarından mutlu oldum. Başarılarına sevindim. Rabbim ihtiyacın olan her dileği verip duasını ettirsin sonra da arşı aladan kabul buyursun. Ne büyük keremlere mazhar olmuşsun maşaAllah Barikallah. Mürşidinle ilgili anlatılanlar her zikir ehline ibret olsun inşaallah. İnsan normal hayatta öğretmenine ne kadar değer verecekse o kadar değer vermeli rehberine. Rehberin bizleri efendimizin sünnetine ve rabbimizin farzlarına ve yasaklarına ulaştırmak üzere, efendimizin ruhaniyeti ile cenabı hakkın nuru cemal ve kemaline ulaştırmak üzere eğiten bir eğitmen gözüyle bakmalıdır. Keramet beklemeden, rehberin beşeriyetini akıldan çıkarmadan, ışığı yansıtan bir ayna gibi görmeleri gerekir. Kendilerine ulaşan her nur rabbimizdendir. Nuru Muhammedîdir. Yani cemal kemal nuru ilahidir. Yaratılışta her nefiste var olan nuru açığa çıkarmaktan ibarettir. Rabbimiz bize şah damarımızdan yakındır. Öyleyse dışarıdan verilen birşey gibi düşünmemeli özdeki nurun örtüsünü kaldırmak olarak düşünülmelidir. Bunu yapmanın metodu kuranın yolu cemal / kemal esmaları, ayetleri ve zikir ile rabbimizin divanında düzenli durmaktır. Celali esmalarından (bedduadan)uzak durmaktır.

Rabbim izin verirse bizimle ilgili yaşadığın ”Yine Mescit i Nebevide namaz kılarken siz geçtiniz aklımdan. Ve o an ne olduysa yerde siyah birşey kıpırdadı. Serçe parmak kadar bir şey. Ama tuhaftır ki korkan da ben değildim. Ve sonra bir rahatlama geldi. Şimdilik bu kadar. ” bu tecelli hakkında biraz açıklama ve kalbine düşenleri yazarsan sevinirim. Mekke ve Medine için belirttiğin vasıflarda nasıl da isabet etti kalbin. Mekke kemaldedir. Celal izi vardır. Medine ise sırf nurdur. Rahim sıfatının merkezidir. Mekke ise rahman isminin muhatabıdır.

Kâbe’yi zaten tavaf edip durduğuna göre sağ devirlerini Kâbe’de yapman gerekmez. Güzel bir fikir olarak gelmiş aklına. Ben de dört yanında dört sağ devri yap diye yazdım. O anda bilgisayarım hata yaptı, kapatılıp açıldı. Bunu hakkın tevafuku olarak değerlendirdim. Şüpheli şeylerden sakınmak lazımdır kuralı gereğince sağ devirleri yapman gerekmez hükmüne vardım umarım isabet etmişizdir.

O şartlarda bile orucuna devam edebilmene sevindim. Vaktin olursa bu fakir için rabbim kalbine ne getirirse o kelimelerle ve cümlelerle dua eder misin? Çok ihtiyacım var. Selam ve bereketullah’a seni emanet ederken gözlerinden öpüyorum kutsal mekânların havasını bize yansıttığın için allah senden razı olsun. iki cihanda bahtını açık etsin. seni ümmetin velileri arasına kaydetsin. İnsan aklına düşmemiş güzelliklerle seni nasiplendirsin. Seni mehdi hz. nin. talebelerinden olarak kaydetsin inşaallah. Daha yazasım dua edesim var ama vaktin değerlidir. Daha fazla meşgul etmeyeyim çevrendeki Mekke ve Medine’deki cümle cemaate de selam olsun. Selam es selame

**************Bu yazının ve sitede yayınlanan bütün şiir ve yazıların alıntı olmayanlarının her türlü telif hakkı yazar Hacı Ali Bayram’a / kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
İzin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.*****************************************************

Dikkat!
Web sitesi ve tüm sayfalarının içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi-belge,marka ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sınai mülkiyet hakları Hacı Ali Bayrama ‘ aittir.
Web sitesinin yapısı ve içeriği, sitede kullanılan her türlü görsel malzeme Fikir ve yazı Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede yer alan bilgilerin çoğaltılması, başka bir lisana çevrilmesi, saklanması veya işleme tutulması da dahil yasaktır .Bu sebeple bu sitede yer alan bilgiler Hacı ali bayramın yazılı izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz, sunulamaz ve aktarılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı diğer bir Web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz.

CEVAP VER