O Bir Melek

    1
    2018

    O Bir Melek 1. Bölüm

    Hocam selamünaleyküm arkadaşım rüya görmüş. Benimle ilgili. Size nakledeyim dedim. Aynen paylaşıyorum:  Uzunca bir yol ama köy yolu yani toprak yol. Sen, ben, yanımızda birileri daha var ama hatırlamıyorum. Bir yere gidiyoruz. Yanımızda araba var. Bir de bisiklet var. Sen bisiklete biniyorsun. Diyorum ki, ya bisikletle onca yol nasıl gidilir? Sen bisiklete bindin bende sen arabaya binmeyince binmiyorum. Yanında öyle yürüyorum. Sen araba kullanmayı da biliyorsun. Ama yok, illa bisikletle gitcem diye inat ettin, araba da yanımızda yürüdü öyle. Bana hitaben yazdı yani mesajı. 

    -Araba ne renkmiş. Hangi yöne doğru gidiyormuş. Arkadaşın adı nedir.

    -Hocam emin olmamakla beraber batı yönü diyor. Siyah araba. Adı da G…..e.

    -Selam es selame; maşallah okuduklarının hemen faydasının görmüşsün. Siyah araba toprak yol ve batıya gidiş hiç birisi de iyiye işaret değilmiş. Gidişat çok kötüymüş. Aynı yöne gitmekle ve aynı yoldan gitmekle beraber artık daha yavaş ve bisikletle gidişin, kötü gidişin yavaşladığına işaret. İşte zikirlerinle o gidiş duracak, tam 180 derece geriye dönüş sağlanacak, zamanla araba beyaz renge dönerken elbette doğuya yani geleceğe doğru inşaallah asfalt yollardan yürüyüş başlayacaktır. Rabbim yar ve yardımcın olsun. Gerçekten gidişin kötüymüş. Köye gitmek de iyi değildir. Köy cehaleti geri kalmışlığı temsil eder. Şehir ise medeniyeti gelişmişliği ilerlemeyi temsildir. Gamze gülmekle oluşur. Mutlulukla yorumlanır. Mutlu olabilmen için bu zikirde başarı sağlamalısın. İnşaallah devamı da gelecek. Selam ve dua ile başarılar dilerim.

    -Hocam bir de bir sorum daha olacak. Kırk bir güne tamamlanacak ya Latıfün. Bu mümkün olmadı. Başladığımın üçüncü günü ay hali oldu. Ve dediğinizi gibi tamponla abdestle durdurabilecek gibi de olmuyor. Ve ara vermek zorunda kaldım. Bunu nasıl sağlasam? Ay halinden sonra bastan mı başlayacak, yoksa kalan üçüncü günden sonra mı kırka tamamlamaya devam edeceğim?

    -Bir günün her namaz vaktinde banyo yapmak pahasına, biraz zahmet çekerek lütfen aralıksız kırk gün yap. Bu bir marifetullah’ın kuralıdır. 21 gün ile kırk bir gün asla eşit değerde değildir. Regl hali her canda aynı gelişmez bilirim… Ancak hikmetullahın kesin kuralı kırk gün aralıksız okunmayı gerektirir… İki namaz arası tampon değiştirilir. Biraz zordur ama meyvesi değerlidir. Bütün geçmişinden arınacaksın. Yani olumsuzlarından. Anandan doğmuş gibi temiz ama kazanımların seninle olacak ve inşaallah çok hızlı yol alacağız. Selam es selame. Gerekirse ilaçla engelle. Öyle ilaçların olduğunun biliyorum. Selam es selame

    -Her akşam banyo yapıp abdest alıyorum aslında. Oruçla beraber buna da başlamıştım. Ama banyodan adım atmamla abdestin gitmesi bir oluyor. O zaman hazır umreye de gideceğim, ilaçla bunu halledeyim hocam. Hatta ilacı düşündüm ama bedenin sağlığına mani mi olurum diye düşünerek vazgeçmiştim. Hocam ehlibeyt kavramından bireyler sormak istiyorum. Gittiğim kapıda yaptığım ilk rabıtada sağ tarafımdan dolunay şeklinde bir ışık gelmişti. O zaman mürşit dediğimiz zat ışık sağdan geliyorsa Hz Hasan soyundan geliyorsunuz demişti. Ve ara sıra bahsettiği sohbetlerinde Ehlibeyt soyundan gelenler haksızlığa tahammül edemez demişti. Hakikatten de öyle haksızlığa gelemeyiz. Ve birlikte olduğum insana da ehlibeyt soyundan demişti ve tüylerim ürpermişti. Ve bu insan aleviydi. Kalben de hissettiğim buydu. Hatta ehlibeyt diye mürşidim kalkıp bu insanın elini öptü. Ama o kadar yanlış işleri vardı ki. O kadar negatif birikimde yetişmiş bir insandı ki. Bir gün bu soy mevzusundan konuştuk mürşidimle. Bu ırkla genetikle alakalı bir şey değil yavrum dedi. Daha üstün bir şeyden bahsettiği belliydi ama ne olduğunu bilemedim tabi. Açıklamadı.

    Şimdi bu rüyada ters yöne gitmiş olmam, birlikte olduğum insanla alakalıydı. Çünkü çok inat ettim. Ceremesini de çektim zaten. Ama ehlibeyt olan insan neden yanlış olur ya da hayırlı olmaz bunu anlamış değilim. Bir tarikat şeyhine de sormuştum bizzat. Mezhebini değişmezse evlensen de ömür boyu zina edersin kızım dedi. Hangisi doğru hangisi yanlış bilemedim. Ve ikisi de evlenseydim beş yıl sonra boşanacağımı biliyorlardı. Bana söylemediler. Ama mürşidim bildiğim insan niye bile bile beni nikâha iter anlamış değilim. Ehlibeyt uğruna yandıysak, bir insanın kendine gelmesi uğruna yandıysak amenna hocam. Hizmet der gamımı çekerim. Ama sır perdelerini aralayamamak boşluğa düşürüyordu işte beni. Yine çok konuştum hakkınızı helal edin. İkisi de derken hem tarik şeyhi, hem mürşit dediğim zatı kastettim. Bir de soyumuzda şehit de var. Veli de var. Hatta baba tarafından zamanında kerametlerin anlatıldığı dedelerimiz var. Ve onlar için hep şunu derlermiş: onların ölüleri dirilerine sahiptir diye. Gerçekten de manevi yardımları çok olmuştur. Rüyalarımızda, manada bizi bırakmadıklarına ailece şahidiz. Hatta abimin onların görevini yürüteceği kişi olduğunu da söylemişlerdi mübarekler. En çok da abim görür zaten onları. Ehlibeyt in fırtına dedelerle de bağlantısı var mıdır hocam?

    Çok daraldım. Gönlümü sakinleştirecek hiç bir kelime yok sanki. Vakit sabah olmak üzere. Rabim ailemi ne hallere soktum. Çok daraldım hocam. Ağlamaya başladım birden. Himmet istedim o zattan. Can-ı gönülden. Bir görüntü geldi. Karsımda duran biri vardı nurdan. Ona benziyordu. Elinde bir demet gül vardı ama siyahtı. Bir parçasını bana ayırıp bana uzattı. Sonra gözlerimi açtım. Dünyanın ümüğüne sıkışmış gibiyim. Ne çamur bir yer burası böyle. Biz bu insanlar gibi yaşayamayız bu âlemde. Çok korkuyorum hocam.

    -Selam es selame azizem; hayırlı sabahlar… Gördüğün gibi zor da olsa sabaha çıktın. Daha aydınlık sabahlar da yaşayacaksın merak etme. Henüz hayatın baharındasın… Erken tanışmışsın rabbinle, çoklarına göre. Kırkından, ellisinden, yetmişinden sonra tanışanlar var. Şanslısın. Daha iyi insan olmak adına ağlamak, hatalarına, günahlarına tövbe ede ede büyümek ne güzeldir. O döktüğün gözyaşları cennette salınıp gezerken gerdanına inci olup dizilsin inşaallah.

    Ehli beyitten olmak kurtulmak anlamına gelmez. İmanlı olmak ve imanın gereklerini yerine getirmek şarttır. <Ya Fatma babam peygamber diyerek namazlarını (ibadetin her türünü) asla ihmal etme. Allah izin vermedikçe ben kimseye şefaat edemem>  demedi mi efendimiz, gözünün nuru soyunun menşe-i pınarı, gözesi Fatıma’sına.

    Kendilerini alevi addeden kardeşlerimiz kuranın açık hükümlerine uymuyor, pek çoğu namaz kılmıyor, neye inandıklarını bile bilmiyorlar. İslam’ın kuruluşunda yapı taşı görevi gören büyük sahabelerin birçoğuna kin güdüyorlar. Ve daha neler neler, kuranın reddettiği şeyleri doğru, farz kıldıklarını reddederek yaşıyorlar. Hatta birçoğu ateist olarak Allah’ı bile reddederek imansız yaşıyorlar. Ehlibeyt olmakla kurtulurlar mı sanıyorsun. Âdem as. Peygamber değil miydi? Yani aslında bütün insanlık peygamber soyu değil mi. İbrahim soyu, onlarca peygamberi içlerinden çıkaran Yahudiler kuranda lanetlenmiyorlar mı? Nuh’un oğlu kâfilerden olarak tufanda boğulmadı mı? Senin ehlin sana inanalardır hitabına muhatap olmadı mı Nuh. As. Geçmişinin kötü hatıralarını tövbe ve istiğfarla silip atmazsan rahat edemezsin. Bu ‘’ya latıfün’’ zikri seni geçmişinden arındıracak ve geleceğe umutla bakmak ve hızla ilerlemek için fırsat tanıyacaktır. Üzülme ve bu kırk günü hakkıyla bir arınma vesilesi sayarak özenli geçirmeye bak. Regl meselesini sık sık ped değiştirerek çözmeye çalış ve ilaçla da bir süreliğine engelle. Umre dönüşü yeniden normale dönersin. Bir iki dönemlik ilaç kullanmak o kadar da zarar vermez. İstersen doktoruna danış. Selam es selame

    -Cumanız mübarek olsun hocam. Tamamen kalbimin yönlendirmesiyle yazıyorum. Dün gündüz zikri çektim. Manevi ağrılar çeken bir hasta gibiydim. Ağladım. Ağladım. Akşam yine çektim. Ama her zaman olduğundan daha fazla çektim. Yakaza halinde askerde olan abimi gördüm komutanıyla birlikte. Annem de o esnada evde kasvet var diye bir bardak suya Saffat suresini okumaya başlayacaktı. Birden bardağı devirmişler. Tam o anda ben de kendime geldim. Annem sureyi okuduktan sonra sudan içtim ben de. Ve iyi geldi. Sonra akşam yine namaz sonrası zikre oturdum. Büyünün etkisinde olduğum zamanlar içim yanardı. O andaki gibi içim yandı. Ama bir mübarek o yangınımı teker teker koluna takarak aldı. Hamd olsun. Sonra bir görüntü daha geldi. Vadi gibi bir yer var. Kırmızı mercimek her yer. Ama tonlarca mercimek vardı. Sonra mavi renkte bir traktör bana doğru geliyordu. İçinde traktörü sürenle birlikte iki kişi vardı orta yaşlarda. Ama kim olduklarını bilmiyorum. Onların olduğu yerde, yer biraz daha mercimekten açılmıştı. Beyazdı. Benim arkam kıbleye dönük duruyorum ama onlar benim bulunduğum yere; kıbleye doğru geliyorlardı. Rüyalarımı sorarsanız bireyler görüyorum ama kalktığımda özellikken unutturuluyor sanki. Hatırlamıyorum. Aslında her bir şey için yazmayayım dedim dün yazmaktan vazgeçtim. Sonra mesele bireyler görmek de değil, samimiyet dedim. Kendi kendime Sen burada eksiksin dedim. Şimdi namaz kılarken kalben birden yazma hissi doğdu. Yine halimi arz ettim. Allah sizden razı olsun.

    Selam es selame. Sen yazmaya devam et. Ve inşaallah o zikiri de vaktinin elverdiğince okumaya devam et. Sağ devirlerini de ihmal etme. Selam es selame

    -Hocam Selamün aleykum. Çok soru soruyorum ama muallakta kaldığım şeyler hepsi. Salavatı Tefriciye yi bilirsiniz. 4444 kere okununca muradına ulaşırsın denilir. Ben onu abimin maddi ve manevi sıkıntıları için okumaya başladım. Askerde kendisi. İki bin küsur tamamladım. Kalanını da dağıtayım dedim. Amma Süleyman Hilmi Tunahan hz.nin talebeleri bu duanın mana olarak çok ağır bir dua olduğunu söylediler. O yüzden onun yerine 4444e salatı tuncina ile tamamla dediler. Tefriciye yakıcı, tuncina kurtarıcı manasındaymış. Daha makbulmüş.                                                                                                                                  

    Yine onların talebelerinden birisi bunu üç yıl gibi bir sürede çekerken bir rüya görmüş. Uhud dağı gibi bir yerde taş dile gelmiş. ‘’Sen neden Efendimizi rahatsız ediyorsun demiş’’  Ondan sonra da bir daha okumamış. Şimdi ben devam etmeli miyim bitmesi için yoksa tuncina ile mi 4444 e tamamlayayım? Dert görmeyin hocam. Teşekkürler şimdiden.

    -Okuma. Asla her ikisini de okuma. Verdiğim şeylerden başka şey okuma. Hikmette acele edilemez. Acele şeytandandır, dualar şaçmadır. Şeytan oyunudur. Kuran okumayı engelleten şeytan işleridir. Faydasından çok zararı dokunur. Biz sana ihtiyacına göre zikir vereceğiz. İnşaallah bir yer gelecek kendi kendine yeter hale geleceksin. Seni efendimize ulaştırmak dileriz. Selam es selame

    -Ama dün tuncinayı okurken ruhanilerin abimin üzerinden uzaklaştıklarını gördüm hocam. Yani kendim için değil de abime okudum niyetim yârim kalmaz de mi hocam

    -İçinde celali esmalar var ve okuyanlar zorlanırlar. Biz seni süfliyata takılmadan meleki âleme ulaştırmayı amaçladık. Lütfen verdiğimden başka bir şeyler okuma. Yeterince okumuşsun zaten. Selam es selame

    -Tamam hocam.

    -Hayırlı geceler hocam. Zikirden kalktım az önce. Gözlerim kapalı çekiyorum. Uyku düzensizliğinden altı vakit üstüne çıkamadım namazda henüz. Gördüklerimi yazayım hemen. Beş yedi yaşlarında bir kız çocuğunu bir zat elleriyle semaya doğru çıkardı. Sonra üçtür zikirde bir zat görünüyor. Aynı kişi mi seçemedim. Ama heybetli kişiler hepsi de. Az önce de biri vardı. Önce gözleri görünüyor sert ve heybetli. Sonra yüzü. Sonra açı genişliyor. Sonra bedenen de görünüyor. Beyaz sakallı nurdan heybeti olan biriydi. O geldi. Sonra benim olduğum kısımdan zatın olduğu tarafa doğru biri gitti ama hayvani desem hayvani değil bir surette varlıktı. O zatın yanına gittikçe şekli değişti. Bir kız oldu. O an o kişinin kendim olduğunu hissettim. Semadan saçlarına nurlar yağdı da yağdı. Allah razı olsun.

    Bir de zikir çekerken bel kısmına doğru ama omuriliğin tam üstünde belirginlik oldu. Seğirme dediğiniz bu mudur bilmiyorum. Seğirme bir kere mi oluyor sürekli mi olması lazım ihtilaç yapmak için bilemedim hocam. Âmâ omuriliğin bel kısmıma doğru olan yer kendini belirgin kıldıkça rahatladım. Bunca negatifin yükünden farkında olmadan omuzlarım hep eğik geziyorum aylardır. Nuru aldıkça omuriliğe bir güç geliyor. Daha kendine güvenir oluyorsun. Özgüven de nurdan ibaret sanırım. Biri demişti ki ‘’kendine güvenmek Hakk a güvenmektir’’. Nur oldukça kişi güven de yerinde oluyor sanırım. Yeni idrak ediyorum. Bir de sitedeki Safiye’nin mektuplarını okudum. Daha başka bir sürü şey. Ama bazı cümleleriniz var. Öyle bir an geliyor ki bir anda cezbeye kapılıyorum. Kelimeler ruhumu çekiyor bir anda. Okurken de huzurluyum o yüzden. Bazen ne kadar ağlamaklı olsam da. Öyle işte.

    Bir de iki gündür sağ kaburgamda ağrı var hocam. Elimi dokunduğumda kaburgamın ağrıdığını hissediyorum. Seğirmeyle alakası var mı bilemiyorum ama söylemekte fayda var. Ağrıyan yerin arka kısmına doğru olan yerde yani arka kaburga aynı hizada üç tane kırmızı kabarık leke var. Alerjik tepkilerim olur iki üç yılda bir. Lakin ağrıyla birlikte olunca söyleyeyim dedim. Bel kısmıma doğru omuriliğim de ovdukça uyuşma yahut yayılma vari bir durum da oluyor.

    Sabah namazını kildim şimdi. Vücudumun hemen her noktası alarm veriyor. Ciğerlerim dahi ağrıdı. Nefes alamayacak gibi oldum. Halsiz kaldım. Bir tuhaf oldum. Dilimin kökü ağrıyor iki gündür de. Bademciktir diye sirke içtim ama etkisi olmadı pek. Arınma dönemine giriyorum galiba. Bana kızmıyorsunuz değil mi hocam? Yolu henüz bilmediğimden cahilane davranıp çok soruyorum. Bağışlayın.

    -Selam es selame sevgili Şeyma, hayırlı sabahların olsun. Tecelli başlamış, yardımlar ulaşıyor maşaAllah. Buraya uyar mı bilemem ama bir atasözümüz ”hamama giren terler” der… Her işin bir etkisi bir de tepkisi vardır değil mi. Öyleyse senin zikirlerinde de geçerli bu evrensel kural. Yüzlerce kere tecrübe edilmiş bir usul ile şifası bilinen bir ilacı içiyorsun. Sonuçları kişiye özel olmakla beraber ille de şifa verecek. Dertlerinden arınacaksın. Dertler derece derecedir, şifa kişiye özel tepkilerle gelişir… Sabret ve davam et. Sana yardıma gelenlerin nurunu artır, zarar verenlerin işlerini zorlaştır ki sonuç umduğumuz gibi kesin iyileşme ile sonuçlansın. İbadetler arasında biraz dinlenme anları oluştur. Bir sanatoryuma yatmışsın da iyileşmenin dışında bir ilgi alanın kalmamış gibi kendini kampa al. Diğer işleri biraz askıda tut. İşin bu kırk günü tam tedavi amaçlı çaba göstermek üzere kullan. Ve lütfen yedi vakit kıl. Bak seni 5-7 yaşlarında gördün. Yani 6 vakit namaz kıldın. Başkalarının yardımına muhtaç oldun. Eğer yedi vakit kılsaydın yardım almadan huzura çıkardın. Hadi bir gayret göster ve namazı yedi vakit kıl. Gözlerinden öpüyor seni mevlamızın rahmet ve bereket ellerine emanet ediyorum..selam es selame

    .DEVAM EDECEK.

    CEVAP VER