On başlıklı yazı siz koyun adını

0
1085
On başlıklı yazı siz koyun adını
5 (100%) 1 vote

(Tırnağın var ise başını kaşı, kimseden kimseye vefa yoğimiş. Karacaoğlan)

human46-1Üstadım sevgilim efendim. Selam es selame. Nasılsınız efendim? İnşaallah afiyettesinizdir. Her zaman yazmasam da daima sizi takip ediyorum efendim.

Maşaallah barikallah öğrencileriniz çok arttı.

Benim ilk hallerim gibi hepsi de çok heyecanlı.

Her şeyi bir anda sorup öğrenebileceklerini düşünüyorlar. Hâlbuki bu bir yaşama ilmi de aslında. Yani yaşam biçimi öğretiyorsunuz. Bu da yaşayarak öğrenilebilecek bir durum. Ama dediğim gibi maşaallah hepsi de çok heyecanlı. Tabi sizi çok meşgul ediyorlar, ben de çok gerekmedikçe size yazıp sizi değerli vaktinizi almak istemiyorum. Öyle ki bazı durumlar oluyor “yazsam mı acaba” diye içimden geçirdiğim. Sonra vazgeçiyorum.

Yine böyle bir durum oldu bu sefer yazayım dedim efendim.

  1. incisi bir öğrenciniz sağ göz üst kapağı ihtilacından korkmuş. Ben bu ihtilacı aldığım da güzel, olumlu gelişmeler oldu. Mesela iş yerinde değiştirmek istediğim bir birim vardı. Girişimlerim de sonuç vermemişti. Çok dua ediyordum. Ama bi gelişme olmuyordu. Sonra sağ göz üst kapağından ihtilaç almaya başladım. Sonra arttı. 3 hafta kadar sürekli seğiridi. Ben de bir gün ” ıhtılacnamede güzeldir yazıyor ama bir şey olduğu yok, ne ki bu diye” düşünürken. Bir samimi arkadaşım telefon etti. ‘’Gel yazışmaların bile bitti burada işe başla’’ diye. Orası da çalışmayı çok istediğim bir birimdi. Dolayısıyla çok mutlu oldum. Zaten oraya geçince ihtilaç da kesildi.

Bu ihtilaç bazen tek tük oluyorsa, belki güzel geçecek, hoş sohbet, keyifli bir misafirliğe bile işaret edebiliyor. Ama uzun süre olmadığın da diğerleriyle karıştırılabiliyor.

Yani benim kişisel tecrübem bu yönde. Bu ihtilacı aldığım da benim içim ferahlıyor çok şükür.

2 encisi efendim. Maalesef sizin de bir kısmına şahit olduğunuz gibi öğrenciniz ehil-i bela. Ama çok şükür sizin emeklerinizle, (benim de dualarımla) hem benim hem ailemin hayatında çok olumlu gelişmeler oldu. Bir düzene girebildik çok şükür. Daima dualardayım “rabbim artır” diye.

Şimdi üstadım sadece sakin, düzenli bir hayat yaşamak istiyorum. Sakin ve düzenli bir hayat kişinin düşünce dünyasının şekillenmesinde çok önemli. Kişinin düşünce âlemi ise her şey demek. Dünyası, ahireti demek. Yani kişinin düşünce dünyasının huzurlu olması için asgari düzeyde geçimini sağlayabildiği bir geçimliğe ve sağlığa mutlaka ihtiyacı var. Eskilerin dediği gibi Allah tealaya ilerlemek için bir adım dünyadan bir adım ahiretten atmak gerekiyor. Yürümenin ve ilerlemenin kanunu bu. Şayet üst üste sağ ayakla adım atayım dersen tökezliyorsun.

Yani ben biraz dünyalık bir sıkıntım varsa borcum, derdim vs… Dikkatimi bir türlü manevi ilerlemeye veremiyorum. Böyle bir yapım var üstadım. O sıkıntının üzerinde yoğunlaşıyorum. Yani benim için beynimdeki düşünce odası çok önemli. Orada borç varsa başka bir şeye bakamıyorum. O yüzden o düşünce odasını sair şeylerden arındırmaya çalışıyorum.

Bunun için dua ediyorum. Manevi ilerleme sağlamam icin maddi ilerlemem gerekiyor. Yoksa dengem bozuluyor. Maddi olarak kastettiğim şeyler sağlık, asgari düzeyde geçimlik vs… gibi şeyler…

Şimdi düşünce odamda yine bir sıkıntı var üstadım. İçinden çıkamadığım için size yazayım artık dedim. Bu 1 inci durumda beni sevindiren olay, geldi şimdi ayağıma dolandı. Çünkü ben kazandım sınavı, arkadaşım kazanamadı. Bunu ego yapıyor. Bana sıkıntı veriyor. Onu geçerim, amirlerin gözüne girerim diye korkuyor. Bir çok bilgiyi bana vermiyor vs…

Ondan daha iyi bir pozisyon kazandığım halde beni emri altında çalıştırtıyor. Amirle arası cok iyi. Amirimize buna bir çözüm bulmasını istedim. Kısaca ‘’beğenmiyorsan git’’ dedi efendim. Bir yerle görüştüm kabul etti. Şimdi de göndermem diyor. Göndersem bile kötü bir yere göndermekle tehdit ediyor. Kısaca cok bunaldım efendim. Bu mobingi resmi yazıyla bildirsem mi diye düşünüyorum, sonra eski meseleler geliyor aklıma vaaz geçiyorum. Arkadaşım aslında, hatırına katlansam mı diyorum ama o benim hatırımı hiç saymıyor vs. Yani huzursuzum, kafam da çok karışık. İnsaallah yakında çözülür efendim. Ama Allaha şükür tolere edebiliyorum.

Böyle durumlar yaşadığım da manevi olarak da biraz tıkanıyorum efendim. Sayfalarınızda olup bitenle etkilenmeyen öğrencilerinizi okudukça nasıl imreniyorum.

Zikirlerime gelince Rasulullah sav. efendimizi merak ettiğim için en son “esselamu aleyke eyyühennebiyyü…” zikrini vermiştiniz. Her namaz vaktinde mutlaka okumaya çalışıyorum. Peşinden de böyle huzursuz ve sıkıntılı olduğum zamanlarda daha çok olmak üzere” ya latifun.” okuyorum.

Ya latifun zikrinin birçok tıkanık meselemi çözdüğünü gördüm. Siz de şefaatle işaret ediyor olduğunuz için “ya latifunu…” sürekli okuyorum sayılır.

Okumaya da devam ederim inşaallah.

Çünkü beni bu zikir çok mutlu da ediyor.

Üstadım sevgilim efendim. Şimdi asıl soruma geliyorum.

Bir öğrenciniz çok korktuğu için bir efalle birlikte “e la inne evliyaallahi la havfün aleyhüm yehzenün…” zikrini (ayet) vermişsiniz.

Durumun aciliyetinden dolayı. Anneme de vermiştiniz ayni efali. Annemin sağlığı çok bozulmuştu. Gördüğüm bazı rüyalar üzerine ve durumun Aciliyet üzerine

” ya şafi ya hayyul baki bi hayatil beka-i ve bi dul el ömrü fil hayati”

zikrini 19 kere sağ el kalb üzerinde olduğu halde okuyacak, sonra sağ elini sağ kol altına çekip 2 defada burada okuyacaktı. Bu zikrin annem çok faydasını gördü efendim.

Bu efali acil durumlar için mi veriyorsunuz efendim? Ben de mesela bu şekilde “ya latifun.” okuyabilir miyim efendim. Yani içinde bulunduğum sıkıntıya niyet ederek, kurtulmak için.

Yani amirin bana unvanımı kullandırmaması meselesini bir duyan olsa belki “sıkıntı ettiği şeye bak” diyecek ama benim zihnimi meşgul ediyor işte efendim… Bir an önce bu hususta rahatlamayı çok istiyorum, dua ediyorum. Bazı şifahen görüşmeler yaptım ama resmi bir başvuruda bulunmadım. Rüyamda kız bebek görüyorum bazen seviniyorum. Ama bir değişiklik yok şimdilik efendim.

Durumum bu efendim. Arz edeyim dedim.

Bir de ayni efalle “ya latifun…” okuyabilir miyim diye merak etmiştim.

Selam es selame efendim. Öptüm mübarek ellerinizden.

favicon***Selam es selame …***

Rabbimizin lütuf ve keremini üzerine yağdırmasını dilerim…

Seni sedef içindeki bir inci gibi korumasını arşından talep ederim…

Çok güzel gelişmelerden, ilmi tecrübelerinden bahsetmen altın değerindedir.

Hele ki Can sıkan mektupların sahibinin sen olduğunu şimdi bildirince daha da değerlenecek inşaallah. Allah tealaya yönelerek verdiğimiz sistem dâhilinde zikir yapanların hayatlarını nasıl değiştirdiğini veciz ifadelerle anlatman yok mu kim bilir kimlerin hayatını değiştirecek…

Mobink meselesi hayatın tuzu biberi…

Gelişmişlik için toplumun tümden kalkınması gerektiğini çok geç öğrenenlerdenim… Fertlerin zengin olması yetmiyor toplum zenginleşmeliymiş. Fert fert ilim sahibi olmak yetmiyor, çoğunluğun kültürü gelişmeliymiş.

Efendimiz buyuruyor ” hayatta üç şeye acınır; Okunmayan kitap’a, varlıklı yaşayıp fakirliğe düşen kişiye bir de cahiller arasında kalan âlime.”

Daha önce mobink’in alasını yaşadın. Sonu hayra çıkmadı mı? Bu da sonu hayra çıkacak bir iş. Sabret. Gerçekten zulüm altında olanları rabbimiz çok iyi bilir ve karşılığını en alasından hem zalime hem mazluma verir.

Sağ göz üst kapağı ihtilacını ben kırk yılda net anlayamadım.İhtilaçnameye de yazdım.Rahmetli hocamın hocası gelmiş geçmiş velilerin serveri,20. ve 21. yüzyılın aydınlatıcısı,devletimizin manevi banisi, hafız Hüseyin Kemal gs. hz… güzeldir, diye not almış.

Benim sülukum ve sonralarım akılalmaz zorluklarla geçti. Bir günde yirmiden fazla ihtilaç aldığım olduğu gibi, aylar süren ihtilaçlarım da oldu. Defalarca ölüm tecellisinden bu ihtilaçnamenin verdiği savunma usullerini yaparak kurtuldum.

Hocam rahmetli Hacı İsmail Fidandan çok yardım aldım.

Hayatım ilmi ledün mücadeleri ile milletimizin gelişmesine dua ederek geçti. Dar geçitlerden geçtik, zor zirveler tırmandık, yedi cehennemin hücumlarına uğradık. Allaha şükür! Kıyasen hem ülkemiz hem islam dünyası üzerindeki ölü toprağından silkinip çıkmaya başladı. Gerisi kolay diyor, kırk yıllık tecrübemiz.

Ülkemizin ve islam âleminin üçyüz yıllık çilesi bitmek üzere.

Gelecek çok güzel gelecek…

Hatırladın mı bu cümlemi? Hangi yıllardı bu cümleyi yazıldığım, on yıl önce miydi ne. Seninle ilk tanıştığımız zamanlarda her gece dünya ile vedalaşarak uykuya yatıyordum sabaha çıkarmaz bu celal beni diyordum. Anlatılması imkânsız iç ve dış baskılar yaşıyordum. Aynı baskıların islam dünyasına da yapıldığını gördükçe kendimden çok ümmetin, milletin durumuna üzülüyor, rabbime hıçkırıklarla yalvarıyor, ‘’senden sana sığınırız, vaad ettiğin gibi nurunu tamamlamanı diyorum’’ diye naz ve niyazlar ediyor, sonra ağlayarak bütün sevdiklerimle manen, kalben vedalaşarak uykuya giriyordum. Bir yanda umut diğer yanda korku, bu gece uykuda işim kesin biriktirilecek diyordum. Sonunda rabbim sağ kulağıma, korkma,”seksen birden önce ölmezsin, seksen dördü görmezsin ”buyurdu da rahatlandım.

Deccalın bütün saldırısına rağmen görevlerimi aksatmadan yapmaya devam ettim.

O zamanlar merdivenleri tırabzanlarından iki elimle tutarak çıkıyordum. Bütün bedenimi iflas ettirmişdi celalullah. Azıcık naz ettim ”mürseller senden çok daha zor günler yaşadı, şikâyet etme” diyerek uyarıldığım o gece sabah namazına kadar seccademde, secdelerden kalkmadan özür diledim.”la ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin” ”Subbuhun kuddusun rabbuhu ve rabbul melaiketihi ver ruh”

”Subbuhun kuddusun rabbuhu ve rabbul melaiketihi ver ruh”

”Subbuhun kuddusun rabbuhu ve rabbul melaiketihi ver ruh”

Senin durumunun düzelmiş olması, yukarıdaki yazıyı yazacak kadar rabbinden ve bizden razı olman ile ellerimizden samimiyetle öpüşün bize bunları yazdırdı…

Sen ne tatlı bir kalbe, ruha sahip olduğunuzu ve aramızdaki muhabbeti biliyorsun… Üzerine şimdi ben ne diyeyim sultanım.

Hediyene günde onlarca kere bakarak seni hatırlamaya devam ediyorum.

Keşke ben de sana bir hatıra ulaştırabilseydim diyorum her seferinde. Bazen de sana kızıyorum, beni bu konuda borçlandırdın diye.

Annenin faydalandığı gibi o esmalardan ve efalden,

eğer yedi vakit namaz arkasından 21 gün yaparlarsa,

her can, hastalık her ne olursa olsun rabbim şifasını verir, iyileşirler.

O efal vakitsiz tecelli eden (kaza-i) ölümleri bile geri çevirir, onlarca kere tecrübe edilmiştir.

Sen de ya latıfün esmasını ve annenin okuduklarını kalp üzerinde ve belirtilen şekilde okumalısın. Ayrıca o efal ile vesvesesi ziyade olanlar, elemtere (fil ) suresini okuyarak kalplerini huzura, huşuya açabilirler. Çok uzadı.

Gözlerinden öperek seni rabbime emanet ediyorum azize’m; esma sultan’ım.

Aman! İbadet ve zikirlerine devam et. Mü’min sabırlı olur. Âlemi rabbimizin yüzü (zahiri) olarak görür. O mobink yapan da rabbimizin yed kudretindedir. O sevgili izin vermeden sana kim kıyabilir, eziyet edebilir. İmtihandasındır. Sabret sınıfı geç…

Selam es selame

CEVAP VER