Rabia hatun ve ben

0
500
Rabia hatun ve ben
5 (100%) 4 votes

Rabia hatun ve ben

Belki bir can daha umutlanır, rabbine döner, el açar dua eder, Hakk’a sığınır umuduyla yayınlamaya karar verdiğimiz bir mektuplaşmadır… Her yüreğe bir ışık dileğimizle…

Bir CAN( 12/13/2009 )

———————————————

Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun değerli büyüğüm

İnşaallah iyisinizdir. İki gündür ne oldu bilmem gözlerimi açıyorum, kalbim uyumak istiyor. Göz kapaklarım ağırlaşıyordu. Oturduğum yerde uyumuşum. Yıllardır gördüğüm rüyayı gördüm, defalarca. Ilık, sanki seher yeli, alıp beni götürüyor, ama niyetim hacca gitmek, yola çıkmışken bir kabrin başına varıyorum. Kabir Rabia Adviye nin kabri olurmuş. Başucunda yazısı. Dua ederken aniden kabir açılıyor iki kefene sarılı insan yatıyor. Önce birinin yüzü açıldı. O bendim. Ama yemyeşildi yüzüm. Aynı anda iki yerdeydim. Biri kabirdeki ben, biri de dışarıda onlara bakan ben. ALLAHIM hayırdır, derken Rabia Adviye nin yüzü açıldı. Onun da yeşildi yüzü.

– Ben sizin yanınıza ne zaman geldim dedim. Bir ara bakmak istedim. Uzandım ellerim de mi öyle diye, yeşildi, yumuşak, sanki soğumamış gibi. Uyur gibi. Ben hayretle bakıyordum, ikisine de. Rabia Adviye dedi;

-Bak kızım. Baktım, kendi mi geçmişimi gördüm. Bana dua edenleri. Çoklarını tanımıyordum. Yem verdiğim kuşlar, güvercinler içindeydim.

-Ben de ne varsa sana verdim, aktardım. Daha da verilecek, diyordu. Onun da ellerine dokundum, baktım yumuşak, yeşil.

-Neden iki yerdeyim dedim.

-Aslın kabirde. Bakan dokunan cismin, dedi. Allah seninle, gönlümüz, duamız seninle. Allah a emanet ol. Korkma, üzülme, mahzun olma, dedi.

Aniden hiç çürümeyen kefenler, yüzleri elleri örttü. Sonra toprak örtüldü. Sanki kabir hiç açılmamış gibi duruyordu. Baktım; Allah’ım sen imandan ayırma derken, bir anda evde buldum kendimi. Hacca gidemedim. Aniden uyandım.

Allah hayırlara vesile eylesin ama kebeyi odamdaki duvarda görüyorum; tavaf edenleri, sesleri, duaları duyuyordum. Bu düzenli tekrarlayan rüyalarımda ben sarhoş gibiyim hocam. Ruhum uçmak istiyor. Kalbim maşukumu istiyor, gözlerimse dünyaya uyanmak istiyor. Dua eyleyin, bu kez sizin de duanızı duydum, bana dua edenler içindeydiniz. Bana dua edin, ALLAHIM beni aydınlığa kavuştursun. ‘’Setredin kızımı’’ deniyordu sanırım. Devam edecek, saklan denmesi ondan. Sesinizi duymasam size yazmazdım.

Bu zamana dek gördüklerimde tanıdıklarım hep ahrete göçenlerdi. Onları tanıyorum. Yaşayanları da. Sizin de sesinizi duydum. Dua edenler içinde efendimiz de sav. vardı. Seslen; duyarız seni, mahzun olma, diyordu.

Allah sizden razı olsun, kendisine yakın eylesin. Selam ve dua ile. Kızınız AZİZE

Tarih:13 Aralık 2009 Pazar 16:19:09

RE: Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun;  Rüyan mübarek olsun kızım Azize. Allah sana Mertebeni göstermiş. Makamın merteben Rabia hatunun mertebesi… Maşallah barikallah. Hak ehli olmayanlardan sakla kendini… Nazar etmesinler, hasetlikleri sana dokunmasın… Rabbim seni korusun. Fazla hüzün geldiğinde, için yandığında veya bazı şeylerden korktuğunda ”e la inne evliyaullahi la havfün aleyhim vela hüm yehzenun’ ‘ayetini oku. Hakk yolcularında yaşadıkların hep olur… Sıkılmalar olmadan makam atlanmaz. Sanki her mertebeye çıkış, doğum misalidir. Bir bebek nasıl doğarken sıkıntı çeker, zorlanır, bunalır tam öleceğini zannederken dünyaya gelir, öylece insan sıkılır açılır… İlk vahiyde Cebrail sıktı sıktı oku dedi. Ben okuma bilmem denilince yeniden sıktı diye anlatılır ya bu kucaklayıp sıkma olayı değil. Bu senin sıkılman gibi ruhsal sıkılma idi. Her sıkıntının ardından bir mertebe kazanılır…

Rabia Hz. ‘’bende olan her şeyi sana verdim, vermeye de devam edeceğim demiş’’ ya…benim geçtiğin yollardan geçiyorsun, Allah bana da senin sıkıntıların gibi sıkıntılar vermişti, daha verecek ama merteben de artacak demiş…Bir dönem sonra inşaallah kendini bir nur deryasında görür, kucaklaşır, onda yok olursun.. O mertebe en son mertebedir. Ona nuru tevhit, fena fillah denir. Umulur ki miraca hazırlanıyorsun. Yeşil renk emniyet, güven, kemalde olgunluk, sıratı mustakim anlamına gelir. En değerli cennetin nurudur. Yeşil nurlar gördükçe korkma. Hayat yerinde, yol doğrudur…

Siyah, mavi, mor, eflatun, kahverengi nur gördüğünde bana yaz ki onlar hatalı tecelli var demektir. Sanırım sağ devri yapmayı öğretmiştim. Her gün bir kere ayet el kürsi ile sağ devri yapmalısın. Yanılıyorsam yani sağ devri hakkında soracağın bir şey olursa yeniden tarif edebilirim. İnşaallah teveccüh altındasın, korunuyorsun… Dualarımdasın. Sağ devrini ihmal etme. Allah a emanet ol.

Gözlerinden öptüm… Yürekten kutluyorum makamını… Rahatladığında dilersen uygun zikirler verebilirim. ”Allah diyen birileri oldukça kıyamet kopmayacaktır.”

Selam es selame

CEVAP VER