Safiye’ye Mektuplar -10 / Çek Ellerini Üzerimden

0
657

Safiye’den;bir şiir…

Giriyorum içeri…

Ne buldun orada?
Yeni bir dünya mı yoksa.
Ehil gözükmekse rolüm,
Ağlamıyorum işte bu esnada.

Ne bulduysan anlat bana da.
Merak ediyorum
Seni
Zamandan koparan nedir?
Bu delilik vadisinde,
keşfetme arzun niyedir?
En son ne zaman yemek yedin?

Yavaş ol…
İşleme derime
Sıradansın
Sıradanım
Yüzeyde kal öylece
Akıtma terini tenime
İstemiyorum küçük bir mucize
Kanıma karışan,
Ciğerimi saran,
Senin mi ki o hain yılan.

Sokakta yürürken rastladığın
Sahip olduğunu sandığın,
Bedenimi mühürleme
Bedeninle.

Omuzların kuvvetli,
Kollarımdan.
Bacaklarım yorgun,
Arsız isteğinden,
Ölçüsüz erkekliğinden.

Çek ellerini üzerimden.
Saçlarıma dokunma
Annemin kokusunu dağıtma.
Zihninin bulanıklığı bir amaç
Bense bu yolda bir araç
Beyinde başlayıp bitermiş
Keyif
Zirvede yaşanınca güzelmiş…
Öyle mi ?
Peki !
Mıhlasam seni şu beyaza
Neşteri dayasam bağrına
Tam ortadan,
Göğüs kafesinden
İnsem aşağılara
Sonra daha derinden
Göbek deliğinden
Beyaz bulansa kırmızıya.

O sert şey ki kuytularımda,
Bu hayale daldıran,
Seni/beni
hem
Hayalden uyandıran.
Sıcak / ıslak bir kuytu,
Zihnini büsbütün bulandıran,
Seni bilinçsiz kılan
Zamandan koparan.

Ne buldun orada?
Yeni bir dünya mı yoksa?
Ehil uysal gözükmekse rolüm,
Ağlamıyorum işte
inadına ağlamıyorum.

Ne bulduysan anlat
yaşamdan, hazdan yana
Merak ediyorum,
hadi

Anlat küçük kadınına.

Tarih:25 Kasım 2008 Salı 22:38:44
RE:RE:RE:RE:RE:
Selam hocam,

Sizinle tanışmam bir tesadüf değildi. Uzun zamandır öyle içten dualar ettim ki. Dedim ki;
-’’Allah’ım benim öyle bir ortama girmemi sağla ki, içinde sadece senin adın zikredilsin, ya da öyle biriyle tanıştır ki, seni anlatsın, doğru yolu göstersin, kurtuluşuma vesile olsun’’ Siz dualarımın kabul olduğunun işaretisiniz.

Hz. Yusuf un hikâyesini lise yıllarında, din dersi öğretmenimden dinlemiştim. Beni çok etkilemişti. Şimdi bilgim tazelendi, sağ olun hocam. Verdiğiniz ayet bana güç verdi. Okumaya devam edeceğim. Hakikati görüyorum yavaş yavaş. İsyan etmek, ağlamak üzülmek beni daha da kötü yerlere götürecek diye korkuyorum. Onun için bıraktım artık isyanı. Kendi içimi, aslımı görmeye başladım. Doğruluktan sapmayacağım, Allahın izniyle.

Hocam istihare duasını biliyorum, ama istihareye yatmak diye birşey var biliyorsunuz mutlaka. Şimdi Allah’ın bana hayır mı şer mi göstermesini dilediğim bir şey var. Bunun için istihareye yatsam görür müyüm sizce.

Sevgili Safiye;

Tabii ki görürsün, inşallah. Allah yardımcın olsun.

İstihare yapmak peygamberimizin tavsiyesidir. Mü’minlerin sık başvurduğu bir yöntem. Rüyalar peygamberliğin kırkaltıda biridir. Hikmet ilmiyle iştigal edenlerin sık sık Allah’a münacaat yöntemidir. Bir nev’i mülakat gibi. Ancak çoğu zaman alınan işaretin yorumlanması gerekir. Niyet ederken, Rabbim göstereceğin rüyanın yorumunu da istiyorum, dersin. Yorumunda şüpheye düşersen bana bildir. Umulur ki yardımım dokunabilir.

Biliyor musun; yazdıklarından kendim için birçok dersler çıkarıyor, seninle beraber ben de öğreniyorum. Dualarının beni sana, seni bana ulaştırdığının farkında olman, sana ulaşmamda, gelecekte de yapabileceğimiz güzel gelişmeler açısından ümit ışığı oldu. Yardım ederken yetersiz kalıp, seni kaybetmekten korkuyordum. Artık korkmamam gerektiğini, geri dönüşü olmayan kesinlikte yol kat ettiğimizi sezinledim. Umarım yanılmam, yanılmayız.

Doktorun seni taburcu etmedikçe hastanede kalmanı, tedavini yarım bırakmamanı istiyorum.
Oradan dostlar edinerek çıkacağını biliyorum. En azından doktorunla iyi ilişkilerin, güven veren yakınlığınız olacak, yeniden bunaldığın günler olursa, çekinmeden arayabileceksin.

O ayeti, iliklerine işleyecek kadar okumanı istiyorum. Öyle bir hal gelecek ki, okumak sana gereksizmiş hissi uyandıracak. Doyacaksın yani… Okumak istesen de içinden okuma isteği gelmeyecek. O zaman beni aramanı, durumdan haberdar etmeni istiyorum.

Bir de, yorumunu yapamadığın rüyalarını bana anlatmanı isterim. Doğru yorumlamak için, Biiznillah. Başkasına rüyalarını anlatma. Rüyalar Allah’ın kullarıyla haberleşme vasıtasıdır. Ama yoruma muhtaçtır. Ve doğru yorumlamak çok zordur. Herkesin kârı değildir. Üstelik nasıl yorumlanırsa öyle çıkması söz konusu olduğundan ehil olmayanlara anlatmak son derecede kötü sonuçlar doğurur.

Mademki sayfana yazmamaya karar verdin, o halde bunaldığın zaman bana yaz.
Seni Allah’a emanet ediyor, gözlerinden öpüyorum. Seni sana emanet edebileceğim kadar yol aldığına göre, kendine iyi bak diyebilirim.
Selam en selame.

Tarih:26 Kasım 2008 Çarşamba 17:40:06
RE:RE:RE:RE:RE:RE:RE:selam

Utanıyorum hocam, hem de çok. Uyumaya,yemek yemeye,nefes almaya utanıyorum.Nedeni geçmişim değil mi?Evet.
Bu aldığım ilaçlar beni uyutuyor sürekli. Hep istediğim bir şeydi, uyumak ve uyanmamak. Ama şimdi bu uyku hali kâbuslarımla bölünüyor. Tanımadığım, bilmediğim adamların yüzlerini görüyorum, salyaları akıyor dudak kenarlarından ve yabancı eller görüyorum bedenime dokunmaya çalışan. Çığlıklar içinde açıyorum gözlerimi. Yalvarıyorum sonra. Diyorum ki Allah’a; ne olur, merhamet et, kimim var senden başka, geçmişi aklımdan, yüreğimden, bedenimden, amel defterimden sil at, diyorum. Bilirim duyuyor beni. Ama zamanı var belki.

Hep dualar ettim; ne olur beni doğru yola, ışığın yoluna götürecek olan insanların arasına kat. Ben giremem aralarına utanırım ama sen bir şeyleri vesile kıl, dedim. Sebebim siz oldunuz; bu aşikâr.

İnancımı hiç sorgulamadım. Peygamberimi tanıdım, gördüm, inandım. Ama sonra baktım bu derece yoğun bir inancın içinde bile yine de isyan ediyorum. İsyan yaptığım hatalardan daha büyük bir azaba uğratmaz mı beni. Şimdi unutmak amacındayım her şeyi. Bir rüya saymak istiyorum bu gerçekleri.

Hatalarımı kabul ettim, tövbemi de ettim. Acaba bundan sonraki yaşamımda, geçmişin hatalarını karşıma çıkarır mı yaradan. Beni hatalarımdan dolayı bu dünyada da cezalandırır mı? Çok korkuyorum azabından.

Kötü biri değilim ben. Vallahi değilim hocam. Kimsenin canını yakmadım, kalbini kırmadım, hakkını elinden almadım. Zararım kendime.

Yuva kurmak istiyorum. Kınamayın beni sakın. Bunca hata, bunca günah, bu karışık ruh hali… Nasıl yuva kurarsın, demeyin. Sahiplenilmek, korunmak istiyorum. Dört duvar arasında bir ev ve bu evin içinde Allah korkusunu, inancını, sevgisini taaa en derinlerde hisseden bir eş olmak istiyorum. Ahlaksız biri değilim ben. Sadakatimden şüphe edemez kimse. Ben kendimi tekrar etmekten bıktım. İleriye, ama hep ileriye, güzellikle gitmek istiyorum. Bunu tek başıma elbette yaparım. Ama yalnız bir kadın… İnanın çok zor.

Şimdi ben, nasıl anlatırım kendimi bir adama. Ne derim. Bilmek istemek hakkı her şeyi. Hayatına alıp, evine sokacağı kadını tanımalı. Ama utanıyorum hocam. Neresinden başlayıp nasıl anlatırım. Yalan söyleyemem asla. Detaylar anlatılmaz elbette; duymaya tahammül edemez ki hiç kimse.

Kötü birşey değil istediğim. Rabbimin hak dediği yuva kurmak. Karşımdakinin midesini bulandırmadan, kafasını fazla karıştırmadan nasıl anlatırım. Bazen de diyorum ki hocam; tamam hatam çok günahım çok ama bende annesi gibi sadakat dolu şefkat dolu biriyim. Seviyorsa tamam der, sormaz, yadırgamaz, yargılamaz.

Utanıyorum yine de hocam. Ayağıma dolanmasın bu geçmiş. Dua edin bana yol gösterin Allah rızası için.
Bu gece istihareye yatacağım. Rabbim nasip ederse görmeyi ve hatırlamamı isterse sabah uyandığımda size anlatacağım rüyamı. Tedavim az kalmış. Doktorum öyle diyor. Bayramdan önce çıkarsın dedi. Sanki nereye gideceksem, bayramda.
Allah a emanet olun, hocam.

CEVAP VER