Fal bakıyordu Tarot kartlarıyla – Safiye’ye Mektuplar 38

0
1213
Fal bakıyordu Tarot kartlarıyla – Safiye’ye Mektuplar 38
5 (100%) 4 votes

Fal bakıyordu Tarot kartlarıyla

Fal bakıyordu Tarot kartlarıyla – Safiye’ye Mektuplar 38

’’Aslında biraz içim rahatladı sayılır hocam. Öğleden bu zamana kadar sıkıntım hafifledi biraz. Birde sevdiğimin sesini duyunca daha iyi oldum. Önümüzdeki ay nikâh işlemlerine başlıyoruz Allah ın izniyle, mayısta evleniyoruz.’’

Hayırlı günler hocam ellerinizden öpüyorum nasılsınız.
Hocam bugün bir hata yaptım ben. Arkadaşımla otururken bir arkadaşı geldi eve. Fal bakıyordu Tarot kartlarıyla. Ben de ona fal baktırdım. İstemiyordum baktırmak ama bir yandan da merak ediyordum. Aslında inanmıyorum fala geleceği Allah bilir diye diye baktırdım. Tabii söylediği olumsuz şeyler beni çok etkiledi. Üzüldüm, moralim bozuldu. Birlikte olduğum genç ile evlenmeyeceğimi, bir olumsuzluk olacağını söyledi. Hâlbuki dün aldığımız karar neticesinde bugün evlendirme dairesine giderek nikâh işlemleri hakkında bilgi bile almıştım. Ama bu falcı arkadaşın evlilik yok demesi beni çok üzdü. Üzerine bir de günaha girdim. Rabbim affetsin.

Hocam sizden bu konuda bilgi istiyorum. Fala inanılmaz, nereden bilecek geleceği diyoruz ama bazı şeylerde tutuyor sanki. ya da biz öyle yoruyoruz. Bilemiyorum aklım karıştı ve moralim bozuldu. Allah korusun hocam, onu çok seviyorum. Ayrılığı asla düşünemem. Allah bizi birbirimize yazmış olsun diye o kadar dua ederken, bu fal sonucunda birden karamsarlığa kapıldım. Ya doğruysa. Ya çıkarsa ve yuva kuramazsam onunla diye çok üzüldüm. Hala aynı ruh hali içindeyim. Hocam ne olur birkaç şey söyleyin de kendime geleyim.

Selam olsun.

Fal konusu çok çetrefilli bir konu. Bu konuda birşeyler söylemek kolay değil. Bu konunun hakkından gelemeyenler ’ fala inanma ama falsız da kalma’ demişlerdir. Gaybı Allah bilir. Bir de Allah’ın bildirdikleri bilir. O senin falcın Allah’ın bildirdiği kişilerden mi, değil mi? bilemeyiz ki. Fal okları, bakla falları islamda yasaklanmış ama remil diye bir tür fal ile kellifelli insanlar geleceğin falına bakmışlar. Bazı hüküm sahiplerince fala inanan dinden çıkar denilmiş. Bir de medyumlar meselesi var ki, Kuran’daki bazı surelerin ve ayetlerin Müekkel hizmetçileriyle bağlantı kurarak geçmişimizdeki, yalnız bizim bildiğimiz olayları ard arda saydıktan sonra geleceğimizle ilgili konulardan bahsedebiliyorlar ve bir kısmını da tutturuyorlar. Doğrusu böylelerine birçok kez rastladım. Gelecek hakkında söylediklerinin aynen çıktığına şahit oldum. Böylesi öngörü sahiplerinin varlığını birçok tarihi kişiliğin hayatını okurken de görüyoruz.Hitler’in Baba Vanga’yı sürekli ziyaret ettiği veya haberlerini hayatına yön verirken kale aldığı biliniyor.Rahmetli Atatürk’ü, Libyalı bir medyumun geleceği hakkında etkilediği söyleniyor.

Yetmişli yıllarda öğretmenlik yaptığım köyde ellili yaşlarında bir kadın falcının şaka niyetine baktırdığımız falda, benim için, özel bir yere geçerek gizlice söylediği her şeyin, zamanla aynen çıktığını görmüş birisiyim. O,okuduğu bir dua sonucunda bizim görmediğimiz bir ruhani varlıkla konuştuğunu ve öğrendiklerini aktardığını açıkça belli etmişti. Dediklerim aynen çıkmazsa altı ay sonra ben bu köye yeniden geleceğim, sen de burada olursan şu çocuklara beni taşlatırsın, demişti. Gerçekten dedikleri olmuştu ve söylediği gibi ben o köyden bir komplo sonucunda sürgün edilmiştim. Tabii ona haklıymışsın deme sansım olmadı. Seksenli yıllarda rahmetli eşim teşhisi konulamayan bir hastalıktan muzdarip iken, çaresizliğimizi gören biri; 

-Konya’da Aydınlı Ayşe’ye gidin. O rahatsızlığınızın hangi doktordan geçeceğini bilir. Bakıcı Ayşe diye sorun herkes bilir, demişti. Sorup soruşturduğumuzda gerçekten öyle birinin olduğunu görmüş, baktırmıştık. Öyle şeyler söylemişti ki, ağzımız açık kalmıştı. Geçmişimizi şaşkınlık geçirecek şekilde anlattıktan sonra, geleceğimiz hakkında da söylediklerini zaman içinde yaşadık, gördük. Mesela eşim için, kırklı yıllarında büyük bir tehlike geçirecek, atlatırsa seksen üç yıl ömrü var, demişti. Eşim kırk iki yaşındaydı ve atlattığımızı sanmıştık. Hâlbuki kırk yaşında dememiş, kırklı yaşlarında demişti. Kırk sekiz yaşında hiç yoktan vefat etti. Sonradan anladık ki, hem amcası, hem amcasının oğlu, hem annesi, hem babası aynı sebeple kırk sekiz yaşında ölmüşlerdi. İrsi bir durum söz konusu idi. Falcı (medyum) bunu bilmişti. İsteseydi tam yılını da söylerdi ama kırklı yaşlar diyerek, sürekli tedirgin yaşamamızı engellemişti. Kırk yaş diye anlamakla Allah’ın mekrine uğramıştık.

Benzeri olaylarla daha onlarca kere karşılaştım. Yakınlarım için de benzer olaylar olduğu gibi, sürekli yalan çıkan kahve falları da biliyoruz. Tarot hakkında ise bilgi sahibi değilim.

Sonuç olarak ya çıkar, ya çıkmaz. Biz hayatımızı falcılara göre yönlendiremeyiz. Sen kalbinin sesini dinle. O delikanlıyla yaşamak üzere hayatını planla. Olmazsa kaderim böyleymiş dersin. Olursa falcı nasıl da saçmalamış dersin.

Ortaokul sıralarıydı.1964 yılı bir medyum sihirbaz sahneden ismini yazıp veren seyircilerin falına bakacağını söylemişti. Akrabam bir kız arkadaşım da falına bakılan şanslılardandı. Ben ileride ne olacağım diye sormuştu. Ona sen ev kadını olacaksın… Demişti. Hâlbuki o gün morali çöken arkadaşım hemşire oldu ve emekli oluncaya kadar da hemşire olarak çalışabildi.

Benim bildiğim bir de istihare ile alınan bilgiler var ki, kesin doğru sonuçlar verir. Gerçek rüyalar da var, geleceği bildiren. Senin hakkında bize bildirilen, temiz bir hayatın olacak inşaallah. Daha önce sana yazdım. Seni kurtaracak olan kişi olduğuna inandığım o delikanlıyla beraberliğine devam et. O değilse bir başkası seni kurtaracak. Aradığın huzur ve güveni mutlak bulacaksın. Yeter ki zikirlerine devam edesin… Allah kerim.

Gözlerinden öpüyor seni Allah’a emanet ediyorum.

Aslında biraz içim rahatladı sayılır hocam. Öğleden bu zamana kadar sıkıntım hafifledi biraz. Bir de sevdiğimin sesini duyunca daha iyi oldum. Önümüzdeki ay nikâh işlemlerine başlıyoruz Allah ın izniyle, mayısta evleniyoruz. Hocam dikkatimi çekti; bakıcı Ayşe dediğinizi bende tanıyorum. İsmini çok kere duydum. Uzaktan bir akrabalığımız ya da ahbaplığımız vardı diye hatırlarım. Benim falıma bakan kişinin Allah tarafından bu özelliğe kavuşturulduğunu sanmıyorum. Sıradan biriydi. Öyle çok ibadet eden manevi dünyası geniş biri değil. Falı baktırırken asla inanmam diyerek baktırdım ama yinede moralim bozuldu. Bir daha baktırmayacağım. Rabbim korusun. Ben çok mutluyum şu anda. Çok seviyorum, o da beni seviyor. Bana karşı çok iyi çok hassas davranıyor. Olmaması için bir neden yok. Benim geçmişim bile bir neden değil. Fal işte deyip unutmak istiyorum. İnanıyorum ki Allah bilir her şeyi. Peygamberlere bile gelecekle ilgili bütün bilgiler verilmemiştir denir. Her şey insanların uydurması ve tutması diye düşünmek istiyorum. Madem bu falcılar büyücüler her şeyi biliyor o zaman neden kendi yaşamları daha farklı değil. Sorsak acaba her istedikleri olmuş mudur yaşamda. Ya da kendilerini koruyabilmişler midir çoğu şeyden. Sanmıyorum. Onun için Rabbim bilir diyerek gönlümü ferah tutmak istiyorum. Allah razı olsun hocam.

Safiye kızım,

Evet, gönlünü rahat tut.
Kader diye bir şey var ve kadere iman, imanın şartlarındandır. O falcının falında da kader ara. Sana bunları söyleyip korkutmasında bile bir hayır var diyebilmelisin. İçinde bulunduğun mutluluğun şükrünü edada kusur etmemelisin. Akıllılardan biri demiş ki, her gününü son günün gibi yaşa. Bak gör ki her şey daha tatlı, daha değerli ve daha doğru yaşanabilir. Çok tehlikeli işler ve mekanlarla dokuz yıl geçiren birisi olarak sen daha iyi bilirsin. Öldürülebilirdin, kalıcı sakatlıklar olabilirdi, o çirkinliklere alışabilirdin… Allah’ı unutabilir, inkar edebilirdin. Bu günlerin keyfini yaşa. Gelecek nasıl olsa kendi şartlarını oluşturmuş olarak gelecek. Üstelik herkese hakk’a yakınlığına uzaklığına göre, yapılana edilene uygun olarak gelecek. Duanı et. Güzel düşün, pozitif düşün, hayır konuş hayırla karşılaş. Herkese gönlüne göre veren mevladan güzellik dile. Öyleyse sen (Çumralı kadın namlı ) emine hanımı da duymuşsundur. Yıllardır bakıcılık yapar…
Gecen hayırlı olsun…

Merhaba

Hocam yanlış anlamayın namazımı terk ettim 3 gün boyunca ama namazımı kılmayıp ta başka kötü işler yapmadım. yine evimdeydim, yine her zamanki gibi sakin huzurlu bir şekilde kapımı kitleyip oturdum. Yani dışarı çıkmış, eski kişilerle görüşmüş, o günleri özlemiş değilim. Allah beni korusun. Ben sadece evin günlük işleri, oturduğum yerden kalkamamak, üşenmek, sonra misafirlerim geldi cuma günü komşularım, evde ölülerim için kuran ı kerim okuttum… İşte bunlar neticesinde namazlarımı aksattım. Allah o çirkinliğe geri dönüş yolun sonsuza dek kapatsın benim için. Kılmadığım namazlarım için çok pişmanım, boğazıma çöktü birileri de alacaklı gibi, canımı alacak gibi. Vicdanım huzursuz. Söz veriyorum Rabbim’e yemin ediyorum ki bir daha asla kaçırmayacağım namazlarımı. ama ola ki çok zor ve kılamayacağım bir yerde yada durumda oldum o zaman ne yaparım bilmiyorum. Ama bundan sonra asla aksatmayacağım. eskiden namaz kılsam da olurdu kılmasam da. hiç böyle bir huzursuzluk hissetmezdim ama iki gündür öldüm öldüm dirildim hocam, şeytanla savaşıyorum iki gündür ve ne yazık ki o galip geldi

Sevgili Kızım

İnşaallah ebedi olarak o pisliğe bir daha dönmeyeceksin… Benim söylediğim şeytanın vesvesesine yenilmendi. O küçük küçük çiğnetir arpa tarlasını. İlk hedefi namazından koparmaktır. Kopma kızım lütfen geçmiş sülalenin, anne babanın genlerini geleceğe sen taşıyacaksın. Sağlıklı, imanlı, ihlâslı olarak yap bu işi. Hatta öyle bir anne ol ki hamile kalmak nasip olduğunda çocuğun doğuncaya kadar apdestsiz yerlere basma. Bebeğine en güzel hafızların sesinden hergün fatiha suresini, yasini şerifi dinleterek doğumuna taşı. Ve apdestsiz süt verme. Az ama temiz rızka razı yaşa ve yaşat. Elinde olmadan namazın kaçarsa ilk fırsatta niyet ederim içinde bulunduğum vaktin ve geçirdiğim namazına diyerek kıl. Şeytan sena bir vakit namaz kaçırtırsa sen bir sonrasındaki vakitte fazladan nafile namaz kılarak ona muhalefet et. Zikrini artırarak ona saldır. Öyle yap ki normale razı olsun. İki kere kaçırırsam bir gün oruç tutarak bedel ödeyeceğim de. Seni kızlarımdan ayırmam mümkün değil. Seni belki daha çok seviyorum. Çünkü sen Allah’a onlardan daha yakınsın. Belki beni de onlardan daha çok anıyorsun. Senin muhabbetin arttıkça benim merhametim artıyor. Senin geri dönüşüne ben katlanamam. Allah Böyle bir şeyi bana göstermesin, sana karşı rahmetini coştursun inşaallah. Gözlerinden öpüyorum. Başını sineme bastım da sevdim.

CEVAP VER