Safiye’ye Mektuplar – 4 / Ellerimde kirlendi biraz, sayenizde!

0
760

’’Ah çok üzgünüm. Hiç istemediğini biliyorum, belki kemiklerin sızlayacak ama mal varlığını bir kurum ya da kişiye bırakmamışsın. Ani ölümün tadı nasıldı?’’ELLERİM DE KİRLENDİ BİRAZ, SAYENİZDE!

Hayatımda kan bağım olan tek kişi. Ayıp mı ettim sana? Bu yolculukta yanında olup uğurlamalı mıydım seni? Hiç sanmıyorum.

Geride bıraktığım dokuz yıl içinde bugüne kadar hiç ölüm haberi almadım. Şaşkınlığım ondan ve içim de tuhaf bir şeyler oluyor. Sevdiklerimin yanına gitmen ve onların sana hesap soracak olması mı beni böylesine mutlu eden. Bilmiyorum.
Hâlbuki ölüm haberleri, cenazeler, tabutlar, soğuk yüzler, ölü bedenler insanları korkutur. Ama bana büyük bir sıcaklık veriyor. Kim demiş ölümün nefesi soğuktur, diye. Çok sıcak. Haberini almam sanıyorum ya bir şekilde yine de bulmuşlar beni. Seninle yakınlığı sadece aynı kanı taşıyor olmaktan ibaret olan, ama aslında seninle alakasız olan beni.
Üzgün müsün, için sızladı mı, beni özler misin dersen, yalana ne hacet. HAYIR. Hele gözlerin doldu mu dersen; hatırlarsan en son şu büyük şehirdeki, köşk sayılabilecek evine gelmiştim de sen beni yaka paça bahçe kapısından, sokağa atmıştım. En son o zaman ağladım işte. Ne çabuk geçmiş zaman değil mi? Tam sekiz yıl olmuş. O vakit onaltısında bir kızdım. Senin için de bu kadar çabuk geçti mi zaman?

Sence ben çok mu kötüyüm. Olan oldu, herşey geçti gitti demeli ve şimdi yanında olup üzerine bir kürek toprak mı örtmeliyim. Ya da mezarının başında Kuran ı Kerim den bir sure okumam mıdır isteğin. Üzgünüm. Bu dil dönmez o mucize kelimelere ve bu yürek…
Ellerim de kirlendi biraz, sayenizde!
Son bir gayretle “yabancı da olsa insan bulunmalı o albenili törende” deyip kalkıp orada olasım varsa da hemen cayıyorum bu fikirden. Mutlaka birileri vardır, yanında. Yalnız indirmezler seni o karanlık kuyuya. Belediye görevlileri, bir din görevlisi, ya da ne bileyim; bakkalın, manavın…

Şimdi bir an düşündüm de yeniden; gerçekten hiç mi hiç umurumda değilsin. Kendimi birilerine kapatmak, bütün hayatımın ve bedenimin yükünü sana bırakmak değildi niyetim. Ama ben bir emanettim. Kızının, damadının, torunlarının ve diğer kızlarının, oğullarının… Kimleri kaybettiysek o cehennem gecede, iste ben, onların bıraktıklarıydım sana. Onaltısında bir kız. Parasız, kimsesiz, çaresiz bir kız.

Sence, o gün beni bahçe kapısından sokağa attığında, ben nereye gitmişimdir, ne yapmışımdır, nerede uyuyup, ne yemişimdir. Bir fikrin var mı?
Duymak ister miydin bunları. Utanacağını bilseydim ya da küçükte olsa bir vicdan sızısı duyacağını, sırf seni alt üst etmek için anlatmak isterdim, olanları. Ama her düşündüğümde vazgeçtim.

Şimdi çoktan yanlarındasın belki. Ya da görüşme günü için daha çok zamanın var. O dünya ile ilgili bilgim kısıtlı. Mahşer günü geldiğinde annem babam ve diğer yakınlarımız hesap sorar mı sana? Ne yaptın, neden sahip çıkmadın? Derler mi? Yaratıcı sorar mı peki? Acaba benim günahlarımın sebebi sen olabilir misin? Eğer öyleyse bedel ödeyen neden ben oldum?

Hak ettiğin bir ölüm olduğunu düşünüyorum senin için ve emin ol ne içim sızladı, ne gözlerim doldu. Duyduğum müthiş bir hafiflik var. Neden mi?
İşte sen de sonsuzluğa gidebilen, azap çekebilen, hesap vermek zorunda kalan, bir kaç metrelik beyaz bir örtüye sarılan, et ve kemikten ibaret birisin.
Ah çok üzgünüm. Hiç istemediğini biliyorum, belki kemiklerin sızlayacak ama mal varlığını bir kurum ya da kişiye bırakmamışsın. Ani ölümün tadı nasıldı?
Birbirimizden başka yakınımız yokmuş bu hayatta.
Büyük bir saadet ile teşekkür ediyorum sana. Artık sende yoksun. Ne büyük bir haz.

———————«»———————
carmenmir ( 10/17/2008 )…………………………9
———————«»———————
Hocam,
Verdiğiniz duayı dün gece okudum. Bundan sonrada devam edeceğim. Allah razı olsun sizden. Çok güzel günler yaşayıp, iffetli bir kadın olarak hayatıma devam edeceğim. Bütün yaşadıklarım bitecek birgün. Utanmadan sıkılmadan yaşayacağım. Ben lisans mezunuyum. Şu anda da ikinci fakülteyi okuyorum Anadolu üniversitesinde. Ama öyle birşey ki yetmedi diploma, bu duruma düşmemem için. Samimiyetiniz için, nasihatleriniz ve verdiğiniz manevi destek için teşekkür ederim. Kurtuluşumda sebeplerden biri olacaksınız.
Alkol kullanmıyorum. Bir dönem kullandım ama bağımlı olarak değil. Uzun zamandır içmiyorum Allah’a şükür. Allah’a emanet olun.

———————«»———————
hacı ali ( 10/17/2008 )…………………………….10
———————«»———————
Selam ve selam,

Teşekkür ederim.
Senin için ağladım.Kurtulacağından eminim.Rabbim dualarımızı kabul etti,edecek.Sakın ara verme Hiç okuyamayacak kadar zor bir gün geçirsen bile üç kere de olsa her gün okumak gerekir.Az okuduğun günün arkasından gelen günde fazla okumak suretiyle tamamlamış olursun..
O diploman sana yeniden hayata tutunmada ille bir fayda sağlayacaktır.
Eğitimli olman kurtulmanda bir temel unsur olacaktır.
İffetli kadınlar Allah’ın en sevdiği kullardır. Cennet anaların ayağının altındadır sözünü mutlaka biliyorsundur.
Sana irade ettiğin mücadelende başarılar diliyorum. Senin için düzenli dua edeceğim.
Herhangi bir şekilde sıkılıp bunaldığın anlarda, birisiyle dertleşmek istediğinde, bana yazabilirsin. Manevi baban olarak kabul et.
Peygamberimizi düzenli rüyalarla gören birisiyim. Onu gören gözlerinden öpüyor onun okşadığı başını uzaklardan okşuyorum.
Kurtulacağının delili olarak o mübareği görmeni, beyninin bir köşesine kazı. Eğer kurtulmayacak olsam O sevgili benim rüyama girmezdi, de.

Kurtulmak için o çevreye kendini unutturacak bir yere gitmeli, telefonunu değiştirmeli, gittiğin yeri o çevreyle bağlantısı olabilecek hiç kimseye söylememelisin.
Bunları sen aslında bilirsin, benimkisi aşırı kaygıdan, hatırlatmalardır.
Yeni yolun açık olsun.
Seni merhameti ve affı bol fatih Allah’ıma emanet ediyorum. Ayet el kürsi yi çok oku.
En az yedi kere sabahları, yedi kere akşamları oku.
Selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

CEVAP VER