Deli kızın düğünü var – Safiye’ye mektuplar 44

1
993

Deli kızın düğünü var – Safiye’ye mektuplar 44

Deli kızın düğünü var – Safiye’ye mektuplar 44

merhaba

Hocam seyirme ile ilgili benim de geçmişte tecrübelerim oldu. Sol gözümün seyirmesi hiç iyi duruma çıkmadı bugüne kadar. Bunu bildiğim ve korktuğum için size danıştım. Dileğim o ki Allah beni korusun sıkıntıdan, üzüntüden, felaketten ve sevdiğimi de.

Yorgunum hocam, hem de öyle çok yorgun ki. Hiç mecalim yok. Bir dert bir sıkıntı bir olumsuzlukla boğuşmaya… Ruhum öylesine yamalı, öylesine hastalıklı ki. Döndüm hakkın yoluna. Tövbemi ettim, ibadetlerimi yapıyorum. Ruhum bu anlamda doyuma ulaştı diyebilirim. Ama bir sıkıntı, en ufak bir olumsuzluk olduğunda, bunu çok fazla dert edip, abartıp gece gündüz düşünüyorum, üzülüyorum, ağlıyorum.

Şimdi gitsem bir uzamana sorsam bunu, doktora git der, biliyorum. Doktorluk değil ki benim işim. Onların bana bir faydası yok, biliyorum.

Öyle bir haldeyim ki hiç bir üzüntü isabet etmesin bana, diyorum. Çünkü gerçekten hocam, Allah şahidim, kaldıracak, uğraşacak ne gücüm ne sağlıklı bir ruhum, ne de sorunsuz geçen bir geçmişim. Hani desem ki, bunca yıl mutluluk, huzur içinde yaşadım. Eee arada bir olsun böyle sıkıntıları kaldırabilirim desem, yok kaldıramıyorum hocam. Hep mutlu olmak, hep sevilmek, hep sahiplenilmek, hep korunmak istiyorum. Benim için bunlar bir insanın temel ihtiyacı olan ekmek, su, hava gibi bir şey oldu. Beni anladığınızı düşünüyorum hocam. Zaten sizden başka kimseyle dertleştiğim de yok. Sevdiğime bile anlatamıyorum bu hallerimi. Benim sağlıklı olmadığımı düşünüp korkar diye.

Sevgili kızım,

‘’Hayatı sade zevk sanma yaşanacak,
O, bir yüktür aynı zamanda taşınacak.’’

Bu beyti bana yıllar önce hangi saik yazdırdı dersin… Kim çekmedi bu dünyadan da sen çekmeyeceksin. Her gün her ay mutluluk olsa dünyanın adı dünya değil, cennet olurdu. Dünya; aşağıların aşağısı, aşağılık demektir.

’Haram gül dermek ’ isimli şiirimde demiştim ki;

HARAM GÜL DERME

Ya ilahi !
Buyurdun:
Aşk için az yiyin
Yıkın nefis bendinizi
Aşka zül kibirden
Hep koruyun kendinizi

Lâşedir dünya
Hem yalan
Alırken hırslı olmayın,
Evmeyin
Zaruret ölçüsünde kalın
Aman
Haram nesneleri sevmeyin

Tutmadık öğüdünü
Ya ilahi !
Çoğumuz takdirinle tutamadık
Nefs bedenlerimiz azdıkça azdı
Yoz yanlarımızı budamadık

Kapıldık büyüsüne arzuların
Nimet değil de sabır,
sandık
Nefsi korkuların kör karanlığıdır
Uzak hedeflerden çabuk usandık
Oysa aşağılar aşağısı dünya
Sevenlere firkat-ı âlemmiş ahh
Seni sevmek ya Rabbi,
anladık
Şükür, ebedi gönül aydınlığındır

Aşkınla genç kozalar örebilseydik
Cümlemiz ille ille derdik
“Ölmeden önce ölmeli”
Çok zikir ederdik,
helal yerdik
Ey kusursuz sevgili, sırf sevgi
Uğruna uğraş verir,
didinirdik
Rızan için bir değil ya Rabbi
Sevgiyle bin ömür verirdik

Güneşe gönül veren
Elbet aya yüz vermez
Cemalullah’a eren
Âşık haram gül dermez

Mayıs- 1995-ılgın
Hacı Ali bayram

Öğüdünü tutmayınca ilahi kelamın, lâşe (ölmüş hayvan eti kadar tiksindirici)dünya’ya hırsla sarılınca, yanlışlara düştük ve karşılığını acı ve sıkıntı çekerek ödedik. Nur âlemi unuttuk, narına sarıldık… Beklentilerimize karşılık vermeyince de öz eleştiri yapmak yerine kaderimize darılarak bunalımlara girdik…

Yılların yorgunluğu olmasın seni böyle yapan… Önceki hayatının hayal kırıklıkları, geçmişin acıları, pişmanlıkları… Yeni kurmak istediğin düzenin belirsizlikleri olmasın… Kendi kendine bir sor, yeni duruma ne kadar hazırladım kendimi diye. İstemek başka, yapmak başka şey… Hiçbir gelecek hayal ettiğimizin tıpatıp aynı olmaz. Hayallerin çeri çöpü olur. Kurduğumuz hayaller gerçekleştiğinde, eksiklerinin ve fazlalarının olduğunu küçük yaşlardan itibaren öğreniriz. Hayal kırıklıkların olmasın sakın, seni sıkıntılara sevk eden. Bu arada çok hareketli, maceradan maceraya atlayan nefsin sükûnetten hoşlanmamış olabilir mi?

Bence askerin dönünce sılasına, alınca elinin altına sendeki yalnızlığı, belirsizliği, sıkılmışlığı bu şikâyetlerinin birçoğu uçup gidecek… Düğün hazırlıkları, töreni ve devamı yepyeni maceraları beraberinde getirecek, bu günleri küçük bir anı olarak bilincinin derinliklerine öteleyeceksin.

Askerimden haber alamıyorum ve içimde bir sıkıntı var deyince, o gözünün seyirimesi aklıma geldi. Büyük bir ihtimalle ona işaret ve mutlaka dikkatli savunma yapmalısın. Çünkü sol gözdeki keder haberi ileri derecede keder demektir. Bazı uzak ölüm haberlerini bile o işaretle aldığımı hatırlıyorum… seyirime duruncaya kadar sıkı şekilde müdafaa etmelisin.

Hayatta yalnız olmanın da içinde bulunduğun hallerinin sebeplerinden biri. Kardeş kavun, hısım akraba, eş dost olsaydı insanı oyalardı. Çevrenin acıları sevinçleri bile bizim için sağlık nedenidir. Doktordan yüzde yüz çözüm beklemeyebilirsin ama küçük bir yatıştırıcıdan faydalanman mümkün. Neden kaçınıyorsun ki. Dozu az olanından bir anti depresan alabilirsin.

Seninle yazışmaktan mutluluk duyarım… Sevgim uzaktayım diye etkisiz mi ulaşıyor yoksa sana.. Saçlarına dokunduğumu, başını bağrıma bastırıp sırtını sıvazladığımı, korkma ben varım yanında, Allah var… Sabret yakında askerin de gelecek, mutlu bir yuva kuracaksın, dediğimi farzet.

Üstelik sarılmanın hazzı biter bitmez alnından öptüğümü düşün… Ve o güzelim boyuna bosuna, mehtap gibi nurlu yüzüne bakarak elinden kahve içtiğimi farzet.
Ve
–Yine geleceğim. Şimdilik hoşça kal. Seni Allah’a ve resulüne emanet ediyorum, diyerek ayrıldığımı… by.

Bak Hamdiye senin için neler yazmış.

Selam üzerinize olsun

Hocam nasılsınız,
Beni hiç sormayın. Aklım karışmıştı. Son okuduklarımla daha da karıştı. Ben safiye’yi çok seviyorum. Gece namazı kılıyorum ama ne kadar şuurluyum Allah bilir. ,Safiye’yi okuyunca, Allah’ım dedim, eğer birazcık bile sevap kazanıyorsam, Safiyeyle bölüşmek istiyorum.

Bir gece onun için, bir gece kendim için kılıyorum say.

Hocam ben tespih namazını da ilk kıldığımda sevabını başkalarına bağışlamıştım. Belki birilerini kırmış incitmişimdir diye. Daha önceleri de böyle namazlar kılmıştım.

Geçenlerde benimde sol gözümün üst kapağı seyiridi. Üç haftadan fazla sürdü. İhtilaçlar bölümündeki duayı okudum. Geçene kadar devam ettim. Sonra sağ dizimin yukarısında oldu. Yoksa bu tehlikenin geçtiğini mi haber veriyor diye düşündüm, öyleymiş.

Hocam biliyor musunuz benim için yazdıklarınız bize olan sevgi ve merhametinizin büyüklüğünden. Layık mıyım Allah bilir ama, siz söylüyorsanız başıma taç ederim . Sırf sizin için söylediklerinizi hak etmeyi diliyorum. Sizi de safiyeyi de çok seviyorum.
Esen kalın

Merhaba, hocam…

Hamdiye’nin söyledikleri beni çok mutlu etti hocam. Ne güzel düşünmüş ne güzel bir yüreğe sahip. Allah ondan razı olsun. Ben de onun için ve bütün müslümanlar için dua ediyorum.

Hocam seyirme için verdiğiniz reçeteyi uyguluyorum her namazdan sonra. inşaallah duracak.

Ve askerim aradı dün akşam hocam. Askeriyenin telefonu bozulmuş onun için arayamamış. Ben de panik yaptım korktum kendi kendime. Allah a şükür iyi.

Bugün 45.günümüzü de bitirdik. Dediğiniz gibi bir gelse bir görsem karşımda bitecek bu sıkıntılarım yalnızlığım.

Düğün dernek telaşı demişsiniz hocam. İsterdim o telaşın içinde olmayı isterdim ama bizimki sade küçük birşey olacak, olmalı. Ona kalırsa nedenmiş, herkes nasıl evleniyorsa bizde öyle yapacakmışız… Ama yüzüm kızarıyor bazen hocam, ondan.

Asla asla geçmişimi özlemiyorum.
Geçmişime ait ne bir an ne bir saniye ne bir yer. Hiçbir şeyi özlemiyorum. Sıkıntıların, dertlerin en büyüğüne razıyım. Yeter ki dönmeyim geriye. Kimse yok ya dertleşeceğim, karşılıklı kahve içeceğim, ondan belkide bu halim. Komşularım var ama onlarla konuşmuyorum ki geçmişi. Onlar benim komşum sadece. El işte sonuçta.

Askerimden haber aldım ya rahatım bugün hocam. Hayırlısıyla gelsin ve beni kendine eş etsin, onun yanında olayım hayatımın sonuna kadar, ona hizmet edeyim, onu mutlu edeyim, başka bir isteğim yok.

Hocam Haftasonu açıköğretim fakültesi sınavlarım var. Çokça çalışamadım ama yine de biraz çalıştım işte. Duanızı eksik etmeyin hocam. Mezun olmayı ve diplomamı almayı çok istiyorum.

Sevgili okur;
Üç gün site açılmadı. Safiyeyi merak etmekten kendimi alamadım. Telefonu yoktu bende. Tek bağlantımız site. O da kesik… Eli kolu bağlı kendi öz evladımın telaşı nasılsa öyle telaş sardı… Kendi kendime insan ilişkilerini yeniden sorguladım. Bugün sitenin açıldığını görünce nasıl sevindim bilemezsiniz.
Tabi hemen mesajlarıma ve Safiyenin sayfasına baktım.
Aşağıdaki şiiri asmıştı.
Mesajda da üsttekileri yazıyordu…

Deli kızın düğünü var bu gece,

Deli kızın düğünü var bu gece,
Davetlisiniz her biriniz neşeye.
Bahçeme kurdum eğlenceyi keyifle.
Kaybettiklerim bile,
Mezardan çıkıp katılacak bu şenliğe.
Sonra birlikte dönme niyetiyle,
Yola düşeceğim, bilinmezliğe.
Gönlümüzce eğlenelim bu son gece.
Kahkahalarımız yankılansın şehirde.
Başlangıçları ve sonları yaşadığım bu bahçe,
Uğurlasın son defa,
İster esef ister saadetle.
Gülücüklerle süsleyin çehrelerinizi.
Elleriniz alkışlasın bu gidişi.

Devam edecek….. Bakalım ne kadar sürecek.

1 YORUM

CEVAP VER