Sana beratın korkutulmadan rüyanda verilecek,dedi rabbim

2
299
Sana beratın korkutulmadan rüyanda verilecek,dedi rabbim
5 (100%) 6 votes

Sana beratın korkutulmadan rüyanda verilecek,dedi rabbim

Hocam öğlen namazında seccademi sererken sanki içinde nurlar vardı da saçıldı etrafa…

Namazdan sonra tesbihata alnımın sol tarafı, şakaklar derler ya seğirmeye başladı. Sol tarafta olunca acaba korkmam gereken bir seğirme olabilir mi derken ‘’Allah’ım bu seğirmeyi sağa getir de hayra çevir, biliyorsun durumumu’’ dedim. Bu defa iki taraf birden seğirmeye başladı, uzun sürdü. Nurlarla dolu bir namazdı. Pasrarlak nurlardı, farklılaşıyordu her şey. Zikrimi yaparken beni geriye doğru dikleştiriyorlar. İyice geriye, geriye derken düşeceğim herhalde dedim. Neden direneyim ki dedim sonra… Ortanca oğlum üzerime hopladı da yatırdı geriye. Güldüm, istemsiz tavana baktım. Tavanda değişik nurlar vardı. Razi olduk, ferahlattı Rabbim, şükür. Anlamlarını bilmesem de… Herhalde kimse tam çözememiştir, bunları yaşamak çok güzel, sevdim.

*Dışarı baktım pencereden… Hocam 4 seneye yakın gördüklerim şeffaf nurlarmış meğer. Sürekli görüyordum. Ya rabbi dedim ya rabbi. Bu defa ben ya rabbi dedikçe parlamaya başlayınca emin oldum. Daha farklı ve belirginler.. Hani bunların bilim dilindeki adı solucan delikleri diye bahsetmişsiniz bir kardeşimize. Onu da gördüm sevindim. Başım seğiriyor. Sol gözpınarım da seyriyor. Her halde Rabbim bana da tayyimekân yaptıracak dedim, ama bilmiyorum. Sizden de net bir cevap alamayınca, bakalım mevlam ne takdir etmiş, diyorum.

Durmak yok yola devam. Görüşmek üzere. Çok yoğunum. Selam es selame

*Ellerinizden öperim hocam.
PRŞ 00:44
*Selam es selame mübarek hocam, bir şey soracaktım. Acaba geçen gün seccadede son anda gördüğüm, gözleri parlayan fare, son yazınızla alakalı mıdır? Okuyunca sanki o geldi kalbime, kendimi de deniyorum. Acaba doğru algılayabiliyor muyum diye. Değilse de cahilliğimden bir şey bilmediğimden, abarttığımdan diyeceğim. Rabbim ferahlatsın bizi, sizi, tüm mümin kardeşlerimizi inşaallah. Öyleyse benimde durumum kötüymüş… Sanki her yazılan banaymış gibi geliyor. Rabbim affetsin, ellerinizden hürmetle öpüyorum hocam. Daha uyanık olcam inşaAllah. Cevap yazıp ta o mübarek parmaklarınızı yormayın, duanızdan esirgemeyin bu günahkâr da…

-Biraz daha açıklama yapar mısın? Benden habersiz bir şeyler mi okudun, okutturuldu yoksa.

PRŞ 03:35
*Hocam şuan kendimden iyice şüphe ettim. Ben sadece geçmişten bahsetmiştim. Beddua çok ederdim, küfürde ederdim… Hocam özür dilerim, nasıl bir şey okutturulur acaba. Geçen sadece 11 Ayetel kürsü 7 Elham 7 kâfurun 7 Felak 7 nas okudum, çocuklara üfledim. Gözümü kapattım kaplumbağa kabuğu parladı, tamam rabbim korudu, dedim. Ellerim titriyor şuan, hocam. Kalbim de boğazımda sanki. Onu söylemedim size. Ben zikrimi bile çekemiyorum ki 1 tesbih çekebilsem… Çoğunlukla bebekler ağlıyor, salavatlarda… Siz yine de o Cebrâil aleyhisselâm ’la görüşen kardeşimize beni bir sordurun isterseniz, özür dilerim. Bir de zikir esnasında bu fareyi görmeden evvel, bir nur gibi adam, ağzını açmış ta haykırır gibi yaklaşmıştı. Bu itiraf videonuzu izledim de sanki o MK. İmiş gibi geldi. Ben size hangi gün yazdıysam o gün ilk olarak gördüm sitenizi. Rabbim suizan mıydı, korusun… Sizi de beni de ferahlatsın. Dünde rüyamda görmüştüm, iftira gibi bir şeye uğrayıp kovuluyordum, hadi bakalım hayırlısı… Aman bedduayı siz bana etmeyin de kovmayın da.
Okusam ayakta 1 Ayetel kürsü okuyorum. Onu da abdestten sonra alışkanlık diye… Bir kaç zikir alışkanlığım var. O da 3 tane subbuhun kuddusün. Ben 3 ten fazla pek çekemem ki… Hocam öyle 1000 leri falan yok bende. 100 bile yok. Yani normal zikrim bir oturuşta. Çekebilsem zaten uçardım kesin. Çok etkileniyorum… Rabbime beni sorar misiniz acaba ne diyecek…
PRŞ 11:41

-İçin rahat olsun. Ben kimseye beddua etmem. Herkesi de beddua etmekten men etmeye çalışırım. Öğrencilerime nasıl beddua ederim ki. Ancak niyetimizde ne var dikkat ettin mi. Dostuma dost düşmanıma düşman, zaman içinde an tecelli buyur diye niyet ederim. Böyle öğretildi bize. Kim bize düşmanlık ederse rabbimiz bilir. Kimin de dost olduğunu ancak rabbimiz bilir, biz de herkes gibi kusura açık bir beşeriz. Bildirilmedikçe nasıl biliriz, kim dosttur, kim düşman. Bu niyetimizle ok hedefini asla şaşmaz. Zannın çoğu yanıltır, haramdır. Kötü zandan rabbimiz korusun. Benim dediğim o üç türbanlı bayan doğrudan bizi hedefine almış, iblisin dürtüleri ile yanlış dualar ediyorlardı. Sen böyle bir aldanış yaşamamışsan korkman gerekmez, inşaallah. Selam es selame.

*Çok şey dilemek istiyor insan, hatta bazen bedduayı namaz sonrası yapayım da Allah hemen helak etsin bile dediğim oldu, geçmişimde… Ama nurlarla kaplanıp, gaflette olduğum gösterilince ‘’vallahi ne dua, ne beddua, bir şey lazim değil, senin rızandan başka’’ dedim ağlayarak, hocam. Ama size değil tatbiki de kocama, anama, beni zor durumda bırakanlara, çok beddua ettim. Daha da etmem inşaAllah
Eeee bu celal cemal ifadelerini daha yeni sizden duydum. Cahilim, narı da hoş, nuru da deyip gidenlerdendim. Ama rabbim cümleyle birlikte bizi de nurlandırsın.

*Bir şey soracaktım; miraçta efendimiz aleyhisselâm gibi, Allah’ı perdeler arkasında, sadece kendisini zikredip öylece Allah’ta yok olmuş biri, gerçekten görmüş mü? Öyleyse kıskandım.(gıpta ettim demek istese gerek, kıskanmak haramdır… Allah’ın kullarına verdiği nimeti kıskanmak, Allah’ı zalimlikle suçlamak değil midir? Ona verdin de bana niye vermedin demek değil mi. Verdiyse var bir hikmeti, vermediyse vardır bir illeti değil mi?)

Bir de benim bu hallerim ne olacak diye sizinle karşılaşmadan çok önceleri bir öğle namazı sonrası seccadeye yattım da uyudum, arada yaparım… Rabbim ne zaman samimi dua etsem zaten bir işaret verdi de anlayana… hemen bir rüya ile cevap almıştım. Benim iki dayım var birinin adi celal, diğeri cemal, seccadede rahmetli celal dayımın ailesini gördüm. Küçükoğlu bir çantaya baktı, minibüsle düğüne gideceğimizi söyledi. Ben de dönüş var mi dedim. Var dedi. İyi o zaman varsa dönüş, gidilir dedim.

*Bir de o yazıyı okuduktan sonra sümmün, bükmün… diye dilime geldi. Nedir dedim… ayettir de bakamadım, şimdi baktım ama… Bilmiyorum Rabbim hepimize doğru dualar ettirsin, eksiklerimizi tamamlasın… Kendisinden başkası hep eksik ya. Ellerinizden hürmetle öperim hocam.
CUM 14:52

*Selam es selame kıymetli hocam, sabah 7:30 gibi “onlar namazı vaktinde kılarlar” diye uyandırdılar. Küçük bebekte uyandı. Onunla ilgilenip uyumamaya gayretle hemen Allah’ım sana emanet diye kalktım namaza, uyanmadı hiç. Nurlar değişmeye devam ediyor, parmaklarımım uçları, geçende sağ elimi hiç göremedim zikir esnasında… Ellerinizden hürmetle öperim…

PZR 18:55
*Selam es selame mübarek hocam, dün gece namazda ön sağ kaburgamın kalp hizası sanki kalbim sağdaymışçasına attı… Yine dün gece zikir sırasında nurlarla ellerim, parmak uçlarım ve kıyafetimden nurlar çıkıyordu. Florasan gibiydi… Kibre kapılmamak adına gözümü kapattım. ‘’Nimetimi seyret’’ dediği anda açtım gözlerimi… Rabbim nimetimi seyret dedi, değil mi… Gözyaşlarımla karışık nasiplenebildiğim kadar nasiplendim…
Sabah namazında da seccademde iki tane ay gibi parlayan nur vardı. Diğerleri de oluyor ama artık yıldızlar gibiler… O dönenlerde artık gayet net büyüdüler, sağ devirlerinde belli oluyor. Akşam namazında da kalbime iğne sapladılar sanki, birkaç defa… Bu kadar hocam… Hatalarım var, mavi ve sâri nurlar çoğalınca anlamam gerekiyor herhalde… Mübarek ellerinizden hürmetle öperim…
01:35

*O nur günah işlese de 35. günde demişti ya hocam, bence doğru söyledi. Yoksa nedendir benim gibi günahkâra bu nurlar nimetler… Bir de bu itiraf videosundaki MK ismiyle alakalı bir şey söylemek istiyorum. Ramazan bayramı arifesi kötü geçti, bayramda öyle geçecek diye, daha evvel bir defa tesadüf gelmek nasip olmuştu Konya’ya … Sakalı şerifin kokusu, evliyaların kabirleri yeter, manevi olarak ferahlarız diye Konya’ya geldim. Ama daha 4 aylık, 16 aylık Muhammedlerle ve 13 yaşındaki oğlumla… Tam Mevlana’nın karsısında bir otele yerleştik. Bebekler ağlayınca benim elim ayağım titriyor. Hiç ses olmasın istiyorum… Bu yüzden de ağladıklarında ne yaptığımı pek bilmiyorum. Alelacele onlar ağlayınca çıktık. Büyük oğluma abdest aldın mi diye sordum, evet, dedi. Ben kucağımda bebekle geri abdest almak için dönsem ağlayacaklar, o unuttuğum abdesti almadan, dedim ki turistler nasıl geziyorlarsa ben de gezerim. Daha evvel O meydanda, hiç bilmeden buram kokusunu aldığım sakalı şerifin camekânına kucağımda bebekle yapıştım ancak ferahlayamadım, hiç koku alamadım. O kadar çok dokundu ki anlatamam. Gece kubbeyi seyrediyorum, gelirdi kokusu, Allah’a güveniyorum, ama yok… O iç çekmelerinde kaldım yine. Çünkü bir sürü bahanem hazırdı yine… Uyudum… Sabaha karşı o MK’yi gösterdiler. Bir cami girişinde giriyor, çıkıyor… “Onun hakkında bir kitap yazılsa ilk satıra, camiye hiç abdestsiz girmemiştir yazılır” denildi. Ben içimden nasıl yani o kadar günaha sebep olan kişi vs. vs. fitne çıkarıyorken diye tam söyleycem, söyletmediler hocam. “Tekrar bir kitap yazılsa yine ilk satıra camiye hiç abdestsiz girmemiştir yazılır” dediler. ” Ve yine bir kitap daha yazılsa onun hakkında, ilk sayfasına camiye abdestsiz hiç girmemiştir yazılır.” Üç defa… Kesin net ve emir gibi söylendi. Ve susturdular… Kalktım ve büyük oğluma kardeşlerine bak, ben sabah namazına gidiyorum, dedim… Koşa koşa emrettiler ya. Abdestli… Bu öyle ama işin özü acaba günahta işlese bir kul yaptığı her iyiliğin koruyucu ya da görevli meleği mi oluyor da o mu bana seslendi, bunu korudu, beni yerlerin dibine soktu. Dön de bir kendinin abdestsiz camiye girmene bak diye. Yada ne bileyim, rabbimin işlerine akıl sır ermez, ama hep bir ikilemde kalıyorum. 
Bu gece yatsı namazımı gece yarısı kılmak nasip oldu şükür. Bu defada bebekler hep uyanıyorlar diye farzı, vitiri ve iki rekât daha kılarım dedim de halen daha uyuyorlar maşaallah… Zikir başlangıcı duasını ederken sol avucum simsiyah, sağ avucum nurdan bembeyazdı… Şimdi yüzüme sürmesem mi dedim. ‘’İkisi de benim’’ denildi… Ben mi uyduruyorum acaba, diyorum…
Hocam ben de her zamanki hadsizliğimle dedim ki ‘’rabbim şimdi verir misin o temiz berat sayfasını, ‘’sana korkutmadan rüyanda verilecek’’ dedi. Ama bunu hep kendi kendime konuşuyorum.
14:33
-Selam es selame hatanca… Çok yoğunum. Uzun uzun tahlil edilecek şeyler yaşadın ve yazdın. Maşaallah barikallah. Rabbimizle yakınlığın arttıkça artıyor. Eğer hakkı ile seni cevaplamış olsam senin yazdığının üç beş misli özetle yazmam gerekirdi. Ancak maalesef yazacak zamanım yol. Şimdi sen; sadece verdiklerimi oku, asla başka şeyler karıştırma. Salavat, istiğfar ve son verilen zikir ile meşgul ol.

*Sorun değil hocam.. Rabbim yar ve yardımınız olsun. Herkes bir nevi kendi seyri âleminde mi dedirtiyor… Ve tövbeme de tövbe ettim, diye dilimdeydi, gecen gün. Ya kuddusün ya tahirun ya latifun ya latif… Devam ediyorum. Beratımı almadan bırakmam inşaallah. Devam edicem, hep Rabbim inşaallah düşsem de kalksam da. Sonrakini de sizden alırım. Sizinleyim hocam dediğinizden çıkmam inşaallah. Ellerinizden öperim sağlıcakla kalın

-Namazlarını asla geciktirme. Kazaya bırakmak diye bir şey ise tamamen bidattir. Asla bırakılamaz. Giden gider, zararı kişiye kâr olur. Sonradan falan vaktin yerine niyetiyle kılınan namaz, sadece nafile namaz sevabı kazandırır. Nafilenin önünde ise farzlar ve sünnetler vardır. Farz işlerden zaman çalarak nafile kılmak da anlamsız ve şeytanidir, zaman kaybıdır. Günlük iki sağ devri yeter. Sağ devirlerinde fatihayı her yönde oku.
*Tamam, Ayetel kürsü ve kâfurun okuyordum fatiheydi basta okurum 4 defamı. Fatihayı 1 okuyordum 4 mü okuyayım hocam.
-Ayetel kürsiye kâfurun suresini, ihlas, Felak, nas surelerini de ekle. En sonunda fil suresini oku. Sureler bitince de <Hasbiyallahu la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüvel arşil azım>dersin. Dört yönde de aynı şeyleri oku. Evet. Her yönde oku.
*Tamam, hocam inşaallah, yaparım. Gerekirse hiç uyumam. Çocukları bahane ediyordum ama uslandılar, hastalıklarımızın da çoğu gitti, elhamdülillah.
-Devire başlamadan önce ellerini bağlayınca namazda olduğu gibi ilk subhaneke oku. İlk başladığında. Sonraki yönlerde okuman gerekmez. Eûzü besmele ile fatihayı okumaya başla ve vaktin varsa her surede besmele oku. Vakit dar ise besmeleyi diğer surelerde okumayabilirsin. Giderek daha da rahatlayacaksın, huzurla yaşamaya başlayacak, Allah’ın dininin hizmetkârlarından olacaksın, inşaallah.
*Besmele okuyorum, besmelesiz namazda da okumam. Ben hatamı yapıyordum, yani pek bir şey bilmez bu cahil 😁
-Şu andaki zikrini merak ettim.
*Ya kuddusün ya tahirun ya latifun ya latif… Belki 30 gün olmuştur.
Allah’ım derya deniz ilmi karşısında hepimiz cahil ve aciz kalırız. Önemli olan sürekli öğrenmektir. Otuz gün mü oldu. Yaşayacaklarını asla ve asla kimselere anlatma. Ben zaten isminizi vermeden takma isimlerle insanlığa ulaştırıyorum. Nasiplileri girip okuyor.
*Pek sayamadım ama o civarda bakarım sitede yazmıştım.
-Çok önemli değil. Beratını alışından biliriz veya yazdıklarından anlarız değişmesi gerektiğini. Rabbim yar ve yardımcın olsun. Büyük savaş çok yakın. Bir an önce yetişip gelmelisiniz. Kutsal zamanlarda görev alacaklardan oluğunuzu sanıyorum. Umarım beni yanıltmazsın, rabbimin izniyle.
*Allah Razi olsun hocam ferahlattınız, zaten benim de adım Hatice değil. Rüyamda seslenmişlerdi de anlamamıştım. Tamam, harmanladım ben ellerinizden öperim.
-Görüşmek üzere. Selam es selame. Bu görüşmeyi yayınlayacağım, ehli alacağını alır, rabbimizin izniyle.
*İnşaallah hocam ben de zannediyorum. Çünkü Allah’ın elini küçükken görmüştüm. ama hep kızıyorlardı bana evliyalar ve herkes eğitmeye çalışıyor resmen. Ben anlamıyordum. İnşaallah evlatlarıma Hatice anne olabilirim. 😊Selam es selame…

**************Bu yazının ve sitede yayınlanan bütün şiir ve yazıların alıntı olmayanlarının her türlü telif hakkı yazar Hacı Ali Bayram’a / kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
İzin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.*****************************************************

Dikkat!
Web sitesi ve tüm sayfalarının içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi-belge,marka ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sınai mülkiyet hakları Hacı Ali Bayrama ‘ aittir.
Web sitesinin yapısı ve içeriği, sitede kullanılan her türlü görsel malzeme Fikir ve yazı Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede yer alan bilgilerin çoğaltılması, başka bir lisana çevrilmesi, saklanması veya işleme tutulması da dahil yasaktır .Bu sebeple bu sitede yer alan bilgiler Hacı ali bayramın yazılı izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz, sunulamaz ve aktarılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı diğer bir Web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz.

2 YORUMLAR

  1. Çok karmaşık bir hikaye anlatım olmuş. Net bir şekilde anlayamadım neler yaşanmış. Hoca bunları düzenleyemezki. Keşif ya da başka hikayeler anlatan arkadaşlar biraz daha gayret etseler keşke. 2 kez okudum. Ancak öylesine bağımsız geldiki anlatılanlar hiç anlayamadım neredeyse.

CEVAP VER