Sana kırkları verdim

0
1746
Sana kırkları verdim
5 (100%) 3 votes

human46-1Sayın Hocam;

Varlığınızdan, zikir ehline verdiğiniz destek ve rehberlikten arkadaşım aracılığıyla haberdar oldum. Herkes gibi benim de hayatım iniş çıkışlarla dolu ve birçok insan gibi ben de Allah’a yönelerek özümü bulma çabasındayım.

Yaklaşık bir buçuk yıl önce tasavvufa ve spiritüalizme yönelmeye başladım. Çeşitli kaynaklardan okuyarak ve araştırarak kendime bir yol belirleyip, takip ettim. Namaz, zikir ve dua çalışmaları yaptım. Yemek diyetimi bile buna göre düzenledim. Çeşitli açılımlar oldu. Aura görme, sezgilerimin gerçekleşmesi, ters giden hayatıma rağmen huşu ve mutluluk duygusu, rüyalarımda ve hatta uyku ve uyanıklık arasında gelen mesajlar, beden dışı seyahatler vs. gibi çeşitli deneyimlerim oldu.

Sizinle yine bir öğleden sonra uyku ve uyanıklık arası durumda odamda gördüğüm bir rüyayı/görüntüyü ve akabinde bununla ilgili gördüğüm bir rüyayı paylaşmak istiyorum.

Çok araştırdım, bilebilecek insanlara sordum ancak hiç bir yanıt alamadım, ne denmek istediğini anlayamadım. O günlerden sonra namaz ve zikirlerim de azalma oldu, şimdiyse hiç yapamıyorum. Sanki o huşu içindeki insan ben değilim.

Gördüğüm rüya/görüntü şöyle:

Gerçekte yatağımda uzanıyorum, üzerimde müthiş bir ağırlık var, ama uyuyamıyorum, trans gibi bir hale geçiyorum… Bundan sonra odamın ortasında beyaz uzun entarili 60 lı yaşlarında gözlüklü, yeşil gözlü, hafif sakalları uzamış, sevecen yüzlü bir adam belirdi.

Bana şunu söyledi ” sana kırkları verdim ben gidiyorum.” bunu söyleyişinde sanki kendisine verilmiş bir görevi tamamlamış birinin edası vardı. Odamın kapısına yöneldi, kapı açıldı ve çıktı. Ancak kapıda içeri girmek için sırasını bekleyen biri daha vardı. Orada sanki zamanının gelmesini bekliyordu… Bu kez daha uzun boylu, uzun beyaz sakallı, daha yaşlı, yeşilbaşlığı olan biriydi. Bundan sonra kendime geldim; ‘’sana kırkları verdim’’ ne demek diye kendi kendime sordum. Kırkları daha önce hiç duymamıştım. İnternetten araştırdım, kutsal bir meclis olduğunu öğrendim. Bilebilecek yakınlarıma sordum ama bundan daha fazla bilgi edinemedim.

Bana kırkları vermesi ne demekti?

Aradan bir hafta kadar süre geçti. Bu olayla ilgili şu rüyayı gördüm:

Gece dışarıdayım, karanlık gökyüzünde giderek yere yaklaşan beyaz bir toz bulutu görüyorum. Bu bulut yaklaştıkça tüm bedeni bembeyaz ışıklarla parlak, upuzun kanatları, upuzun boyu olan, çok sevecen yüzlü bir meleğe dönüşüyor. Ve yere geldiğinde bana yaklaşarak şunu soruyor: ‘’O adam geldi mi?’’ Ben bir şekilde geçen günlerde gördüğüm o adamı kastettiğini anlıyorum. ‘’Evet, geldi’’ diyorum.

—Onu biz gönderdik, sana “sana kırkları verdim” dedi mi diye soruyor. Ben de ‘’evet ama ne demek istediğini anlayamadım, lütfen bana açıklar mısın’’ diye rica ediyorum.

Bunun üzerine bana doğru eğilip sevgi dolu bir ifadeyle yanağıma dokunup şunu diyor ” bir elin yaptığını diğer el de yapar.” Ama ben yine anlamıyorum ve ‘’bu ne demek anlamadım, lütfen açıkça söyle’’ diyorum. Ama o bu cümleyi tekrarlayarak ve gülümseyerek gökyüzünde yükselerek gözden kayboluyor.

Bunu üzerine de çok düşündüm, bir çıkar yol bulamadım. Ve hocam, bu dönemlerde işte hayatım her açıdan gerilemeye başladı. Hem ruhani yolculuğum hem de dünyevi yaşamım düşüşe geçti. Şu an çok ciddi maddi kayıplar içindeyim. Başıma hiç aklıma gelmeyecek işler geldi. Bunlar birbiriyle bağıntılı mı bilemiyorum tabi.  Ne olduysa Allah’tan geldi, en yüksek hayrım ve iyiliğim için oldu diye düşünmeye çalışıyorum. Neyi fark etmem gerekiyor onu bulmaya çalışıyorum. Ama maalesef sanki gerileyen hayatımla birlikte bütün iç görülerim, düşünce melekelerim de gerilemiş gibi. Şimdi bir çıkar yol arıyorum. Bu umutla yaşadıklarımı sizinle paylaşmak istedim. Özellikle anlamlandıramadığım rüyalarım konusunda. Teşekkür ediyorum.

faviconSelam es selame B. Hanım;

Sizi bize yönlendiren arkadaştan Allah razı olsun. Elbette sizden de gerçeğin peşinde koşan herkesten de Allah razı olsun… Verdiğiniz bilgiler, olup biteni anlamaya ve sizi tatmin edecek cevabı vermek için yeterli değil aslında. Ama biz genellemeden yola çakarak sizi biraz olsun teskin etmeye çalışalım. Yaşamasan bilemez, inanamazdım… Benzer tecellileri yaşadım. Yaşamaya da devam ediyorum.

Canım yanacağını bile bile mazlumlara rahmet et rabbim diyorum. Ümmete millete yardım et. İnşaallah dualarımızın, kabul edildiğini haber alır almaz, bedel ödüyoruz.

Çünkü sünnetullahta, çift çift yaratma vardır. Bir eli yaratırken karşıt diğer eli de yaratıyor… Bir meleğe karşıt bir şeytan yarattığı gibi. Bir dişi yaratınca bir erkek yarattığı gibi. Bahsettiğiniz serüveni yaşarken hangi çalışmaları yaptınız bilmiyorum…

Ayrıntılı bilgi vermek bu durumda imkânsız. Ancak insan her ne yaparsa hemen istiğfar etmelidir. Çünki her yapılan bir şeyleri yıkıyor. Ev yaparken dağın taşını, kumunu, toprağını, ağacını, yolunu, arsasını yıkıyor, kesiyor, eğiyor büküyor, bozuyoruz. Ev yapmak ne güzel bir şeydir. İnsana hizmet edecektir… Helal bir iştir ancak doğa o ev için ne büyük bedeller ödüyor, inciniyor. Direniyor, ileniyor, canı yanıyor ve yaratana hal diliyle şikâyet ediyor. Ödeşmek istiyor.

Ameller niyetlere göre olduğu halde fiiller ille de cürüm işliyor. Uzatmayalım yaşadığın o güzelliklerin bir bedeli olmalıydı, ödüyorsunuz. Çok farklı bir tecrübenizi bizimle paylaştınız. inşaallah ben de sizi deşifre etmeden insanlarla paylaşmak isterim.

Melek yoktur, allah yoktur diyenlere, önünü sonunu düşünmeden konuşup iş yapanlara, bile bile can yakanlara, bilir bilmez zikir yapanlara. Allah’ın kuranından uzak durup, saçma sapan kitaplarla zihinlerini kirletip edindikleri fikirlerin peşinden gidenlere, çaldığı veya yaptığı yanına kalacak sananlara vb. ibret olsun diye paylaşacağım…

VE

Size bir yazımın linkini göndereceğim… Zikre ilk adım… Lütfen dikkatlice sonuna kadar okuyun. Belki dinlenin bir daha okuyun. Birkaç gün bekleyin üzerine düşünün bir kere daha okuyun ve bize yeniden yazın lütfen.

Geçmişimize tövbe edip, rabbimizden layığı veçhile özür dileyip yeni bir sayfa açarak hayata yeniden başlamak mümkündür. Sayfamızda deneyen kardeşlerimizin haberlerini veriyoruz. Günahlarımız denizin köpükleri kadar bile olsa af kapısı açıktır. Yeter ki nasıl özür dileyeceğimizi bilelim ve uygulayalım. Hayırlı geceler.

Bu gün mesajlar adeta yığın yığın oldu. Uzun süre makine başından uzak kalmıştım çünkü. En son işe başladığımda sizin mesajınız geldi. Biz de sondan başlayalım dedik. Yazdığınız kadar yazdık sanırım.

Selam es selame

CEVAP VER