SEÇKİLER 9. büyük dua

0
13
SEÇKİLER 9. büyük dua
4.5 (90%) 2 votes
Esrar-ı Hikmet Kitabından Seçmeler – hareke-i arz

SEÇKİLER 9. büyük dua

Muhammed can

Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. 
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü.Selam es selame Canımrehberim..Hayırlı günlerimiz daim olsun inşallah

Seçkiler

Dâvud (as) zamanında zulüm ve işkenceyle meşhûr olmuş kâfir bir hükümdar vardı. Halk bir gün toplanıp bu adamı yakaladı, bir dağın başına çıkardı ve akşamleyin onu kollarından bir ağaca asarak evlerine döndü. Yalnız başına kalan adam çok korktu. Tanrılarına ne kadar duâ ve tazarrûda bulundu ise de bir faydasını göremedi. Sonra Allah’a yönelip:

“Ey Allah sen haksın. Rahmetinle bana yardımda bulunman için sana geldim.” Diye yalvardı. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Cebrâîl (as)’a: “Ey Cebrâîl! Bu adam uzun müddet kendi tanrılarına kulluk etti ve onlara yalvardı. Fakat bir fayda göremedi. Sonra bana yönelip duâ etti. Ben de onun duâsına icâbet ettim. Yeryüzüne in ve onu selâmet ve âfiyetle yere indir.” Buyurdu. Cebrâîl (as) da emredileni yaptı.

Sabah olunca halk akşamleyin astıkları adamın yaşadığını ve Allah için namaz kıldığını gördüler. Durumu Dâvud (as)’a bildirdiler. Durumun açıklanması için Rabbine duâ eden Dâvud (as)’a şöyle vahyolundu: “Ey Dâvud! Bana inanan ve duâ edene muhakkak merhametimle icâbet ederim.” (İsmail Hakkı Bursevî, Ruhu’l-Beyân 2.Cilt, 78-79, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Basîr: Her şeyi gören, her şeyin hakîkatini gören, bilen, hiçbir şey Kendisinden saklanamayan, yapılanları tek tek zaptedip muhafaza eden demektir.

Hazreti Mevlana derki;
dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme sen dağları seyret.
Yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma,kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset.
Işıklar sönmüşse ve karanlıksa ona da aldırma,ay ışığını seyret,sabret…
Sabretki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun,sabretki herşey gönlünce olsun-

Büyük Dua :
İbn-u Abbas (r.a) anlatıyor:

“Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın 
geceleyin namazdan çıkınca şu duayı okuduğunu işittim:

“Âllah’ım! 
Senden, katından vereceğin öyIe bir rahmet istiyorum ki, 
onunla kalbime hidayet, 
işlerime nizam, 
dağınıklığıma tertip, 
içime kâmil iman, 
dışıma amel-i sâlih, 
amellerime temizlik ve ihlâs verir, 
rızana uygun istikâmeti ilham eder, 
ülfet edeceğim dostumu lutfeder, 
beni her çeşit kötülüklerden korursun.

Allah’ım, 
bana öyle bir iman, öyle bir yakin ver ki,
artık bir daha küfür (ihtimali) kalmasın. 
Öyle bir rahmet ver ki, 
onunla, dünya ve ahirette senin nazarında 
kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım.

Allah’ım! 
Hakkımızda vereceğin hükümde lütfunla kurtuluş istiyorum, 
(kurbuna mazhàr olan) 
şühedâya has makamları niyaz ediyorum, 
bahtiyar kulların yaşayışını diliyorum, 
düşmanlara karşı yardım taleb ediyorum!

Allah’ım! 
Anlayışım kıt, amelim az da olsa 
(dünyevi ve uhrevi) 
ihtiyaçlarımı senin kapına indiriyor 
(karşılanmasını senden taleb ediyorum).
Ràhmetine muhtacım, 
halimi arzediyorum. 
(İhtiyacım ve fakrim sebebiyledir ki) 
ey işlere hükmedip yerine getiren, 
kalplerin ihtiyacını görüp şifâyâb kilan Rabbim! 
Denizlerin aralarını ayırdığın gibi 
benimle cehennem azabının arasını ayırmanı,
helâke dâvetten, 
kabir azabindan korumanı diliyorum.

Allahım! 
Kullarından herhangi birine verdiğin bir hayır 
veya mahlukatindan birine vaadettiğin bir lütuf var da buna idrakim yetişmemiş, 
niyetim ulaşamamış ve bu sebeple de istediklerimin dışında kalmış ise 
ey âlemlerin Rabbi, 
onun husülü için de sana yakarıyor, 
bana onu da vermeni rahmetin hakkında senden istiyorum.

Allahım! 
Ey kuvvetli ipin, 
doğru yolun sahibi! 
Kâfirler için cehennem vaadettiğin kıyamet gününde, 
senden cehenneme karşı emniyet, 
arkadan başlayacak ebediyet gününde de 
huzur-i kibriyana ulaşmış mukarrebin meleklerle, 
rükü ve secde yapanlar
ahidlerini ifa edenlerle birlikte
cennet istiyorum. 
Sen sınırsız rahmet sahibisin, 
sen
hadsiz sevgi sahibisin, 
sen dilediğini yaparsın.

Allahım! 
Bizi, sapıtmayıp, saptırmayan 
hidâyete ermiş 
hidâyet rehberleri kıl. 
Dostlarına sulh 
düşmanlarına da düşman kıl. 
Seni seveni seviyoruz. 
Sana muhâlefet edene, 
senin ona olan adâvetin sebebiyle 
adavet (düşmanlık) ediyoruz.

Allahım! 
Bu bizim duamızdır. 
Bunu fazlınla kabul etmek sana kalmıştır. 
Bu, bizim gayretimizdir, 
dayanağımız sensin.

Allahım! 
Kalbime bir nur, kabrime bir nur ver; 
önüme bir nur, arkama bir nur ver; 
sağıma bir nur, soluma bir nur ver; 
üstüme bir nur, altıma bir nur ver;
kulağıma bir nur, gözüme bir nur ver; 
saçıma bir nur, derime bir nur ver; 
etime bir nur, kanıma bir nur ver; 
kemiklerime bir nur koy! 
Allahım nurumu büyüt, 
(söylediklerimin hepsine bedel olacak) bir nur ver,
(söylenmiyenleri de kuşatacak) bir nur daha ver! 
İzzeti bürünmüş, 
onu kendine alem yapmış olan Zât münezzehtir. 
Büyüklüğü bürünmüş 
ve bu sebeple kullarına ikramı bol yapmış olan Zât münezzehtir.

Tesbih ve takdis sadece kendine layık olan Zat münezzehtir. 
Fazl ve nimetler sâhibi Zàt münezzehtir. 
Azamet ve kerem sahibi Zât münezzehtir. 
Celal ve ikrâm sâhibi Zat münezzehtir.”

♥️♥️♥️♥️♥️♥️Maşaallah barikallah..Teşekkür ederim.♥️♥️♥️♥️♥️♥️♥️♥️
Konuşma Sonu
Bir mesaj yaz…

CEVAP VER