Senin için doğdum ey kulum,dedi güneş.

0
327
Senin için doğdum ey kulum,dedi güneş.
4.8 (96.67%) 6 votes

30 ekim 2018 …SAL …16:31
*Selam es selame hocam; Öncelikle kendimi tanıtmaya çalışacağım.

*Rabbim izin verdi 5 yaşında ilk orucumu tuttum. İlkokulda 1. Sınıfta namaza başladım. Her şey ilkokulda başladı. Rüyalar ve keşifler… Anne karnında başlamış imtihanlarım. Annem 7.5 aylık hamile iken köyde çatışmada vurulmuş. 40 gün hastanede kalmış, yoğun bakımda. Bebeğin yaşaması mucize demişler. Görecek ve yaşayacak imtihanlarım varmış ki Rabbim bana ömür vermiş… Üç yaşımda babam gözüm önünde öldürüldü. Ölmek üzereyken annemin acı çığlıkları hala kulaklarımda çınlıyor. Babamın ölmeden önce söylediği söz ile yaşadım sanki. ‘’Ya Fatma çığlık atma, biricik kızım korkmasın… Kızım üzülmesin hiç…’’ O sıra da annem de gece yanan ateşe atlıyor.

*Küçük bedenime büyük imtihanlar yıllarca devam eder böyle… Annem zorla amcam ile evlendirilir. Öz babamdan bir kız kardeş, amcamdan 4 kardeşim var. Annemin yaşayan bir ölüden farkı yoktu. Sonra Dayım, en sevdiğim, saydığım dayım, şehit oldu. Dedem benimle 5 yaşına kadar ilgilendi ve en sevdiğim varlık bir kez daha elimden alındı… Trafik kazası sonucu gözümün önünde öldü. Saklanıp ölü bedenin nasıl yıkandığını izledim. Sanki yaşıyordu. Gece gökyüzüne bakarken yıldızlar bana bakıp göz kırpıyor ve yakınlaşıyordu. ‘’Allah’ım en sevdiklerimi aldın. Babamı, dedemi, dayımı… Beni de al artık…’’ büyük sıkıntılar ve yoksulluklar. 5 yaşında kardeşlerinle ilgilen ve üstüne üstelik her işi yap ve buz satmaya git turistlere, daha neler neler.

*Bir gün dedem ile köyde gezinirken yorgun olduğumu söyledim. -Dedem hadi arabaya binelim, çok yoruldum, dedim.
-Bu köyde, bu yolda araba ne arasın kızım.
-Dedeciğim kırmızı bir araba bizi alsın, eve götürsün’’ dedim. Ve Allah ‘ıh ol demesiyle kırmızı araba uzaktan belirlemeye başladı ve önümüzde durdu ve bizi eve bıraktı. Dedem şok tabi…
Bu Sefer dedem bana ‘’kızım benim kardeşim hapiste dua et çıksın’’ dedi. Ben de zamanı var. Dua etmemi isteyince Rabbim, ederim. Belli bir zaman sonra dua ettim, gece çıkıp bana geldi…
O kadar sıkıntılar ve imtihan ki bunlar sadece başlangıçtı… Daha neler, neler…
İlkokuldayken her gece sıkıntı ve imtihanlarımdan dolayı ağlardım. Yastığım ıslanıncaya kadar. İlkokulda bin yaşında hissederdim kendimi. Gece rüyamda dolunay ve bir sakallı dede, konuşuyordu, sabah kalkınca hatırlamıyordum.

*Ortaokuldayken yine bir rüyamda yaşlı, nur yüzlü, kapalı bir teyze elinde neskafe bardağı, içinde kahve, bir cin taifesinden olduğunu, benim emrim altında çalışmak istediğini söyledi. Rabbim yardım etti, neskafe bana dokunuyordu. Kadına hayır ben kimseyi istemiyorum. Rabbimin emrinde olarak yaşamak, Rabbime hizmetçi olmak isterim dedim.

*Sonra Hz. Nuh as rüyamda gördüm. Çok heybetli uzun boylu esmer kırmızıya çalan teni. Beni yanına çağırdı. Birlikte hayvanları gemiye bindiriyorduk… İnsanların düşüncelerini okumaya ve sonrasında bazı durumları olmadan önce söylemeye başladım. Söylettiren Rabbim, benlik bir durum yok…

*2000 yılında bir sıcak yaz günü iş çıkışı eve giderken nur yüzlü orta boylu bir beyefendi ‘’kızım ne okuyorsun’’ dedi bana. Hemen söylemedim. Çünkü daha önce gördüğüm rüyaları köyün imamına söyleyince …’’Fazla dini kitap okuma, hayal görüyorsun… Ben dahi böyle rüyalar görmüyorum’’ dedi. Bu yüzden adama söylemedim. Üç kere üst üste ısrar edince, evliyaların hayatını okuduğumu söyledim. Öyle ki evliyaların hayatı adlı kitabı kaplardım ki kimse ne okuduğumu bilmesin. Nurlu yüzlü beyefendi bana ‘’gözlerini kapat ve ne kokusu duyuyorsun’’ dedi. Ben de toprak ve gül kokusu dedim. Muhteşem bir kokuydu. ^^Bana bak bu numaram, beni ara^^ dedi. Ben de yazdım ve unuttum ve o kokuyu ruhum daha da istiyordu. Kendi kendime ben peygamberimi ziyarete mi gittim dedim… Bir iki hafta sonra telefonu aradım yok… Böyle bir telefon numarası yok.

*2000 yılında, hala dün gibi hatırlıyorum, rüyayı. Gece bir ormandayım eski zamanlardan kalan bir kilimin üzerinde oturuyor, elimde büyük bir tespih, kelimeyi tevhid çekiyorum. Sonra amcam ve annem beni çağırmaya geliyor ve ben de onlara burada 3 gece kalmam gerekiyor. Siz gidin ben gelemem diyorum. Kelimeyi tevhid çekiyordum ve patika yolda beni dinleyen yüzlerce her türlü hayvan zikrimi dinliyorlardı. Zikrimi çekerken rüyamda uyku bastı ve daire içine beni alan Kur’an’ın bütün sureleri, bir canlı gibi, mum şelalesinde… onları okuya, okuya uykuya daldım. Birden bir deniz kenarında Güneş’in benimle konuştuğunu fark ettim. “Senin için doğdum ey kulum’’ O an uyandırıldım. Bana ‘’Feyzullah, Feyzullah namaza kalk’’ denildi…
Benim ismim Faize, neden bana Feyzullah denildi diyorum. O zaman liseyi yeni bitirdim ve ne anlama geldiğini bilmiyordum. Tabi ben istemsiz, farkında olmadan kelimeyi tevhid çekiyordum. Öyle ki dershaneye giderken zikir çeker, kısa sürede istediğim yerde olurdum.

*Yine bir yerde çalışırken, yemeği yedim ve uyku bastı, uyumadığımı biliyorum ve ben bir kuş olup kaza olacak kişileri kurtarıyordum. Tekrar,tekrar aynı haller yaşadım, kişiler arasında art niyet taşıyanların kalbine girip niyetini değiştiriyordum. Bunun nasıl yaptığımı bilmiyordum. Ruh Rabbimin emrinde ama bunları anlamak istiyordum.
Sonra bir sürü sesler; yemeği az ye, insanlardan uzaklaş, insanlara karış vs. gibi… ,İbrahim hakkı Hz. Kitabı elime ulaştı ve okudum. Onu okuyunca bazı açılımlar oldu ama tam olarak farkında değildim kitabı okuyunca focus gibi nurlar görmeye başladım. Bir yerim ağrıyınca o nur üzerine geliyor ve iyileşiyorum.

*Yine büyük bir imtihan yaşadım. Hem çalışıyor hem kardeşlerimle ilgileniyor hem de üniversiteye hazırlanıyordum. Yehova şahitlerinin beni kandırmaya çalışmaları… Ben de Hem Kuranı hem de Hz. İsa’yı övüyordum. İki sene onlara karşı büyük bir mücadele verdim. Hz. İsa ile ilgili rüyalar görmeye başladım. ‘’Onlara inanma, onlar yalancıdırlar’’ denildi bana… Sonraki rüyamda mübarek olsun Veli oldun denildi.

*Üniversiteye gitmeden önce rüyamda Hz. Bediüzzaman’ın türbesini ve yunus Emre Hz. türbesinde dua ettirildi. Isparta’da okudum ve yakaza ve tecelliler görmeye başladım. Yanlış yolda olan arkadaşlarımı sanki birisi beni vazifelendirilmiş gibi koruyup kollayıp her konuda destek olmaya başladım. Orada da büyük imtihanlar yaşattı Rabbim…

 

2004 yılında Isparta’dayken pazarda ruhum bedenden çıktı. Pazardakileri gökyüzünden izliyordum ve orada bulunan birkaç kişinin gönlüne girip niyetini değiştiriyordum. Bunu yaşarken bayılacak gibi oluyor, gönlümde saf ve hafif bir ağrı oluşuyordu.

*2005 yılında Isparta’da bir arkadaşım rahatsız ve Cinci hocaya gidecekmiş. Sen  de gel dedi. Ben de gittim. Şoktayım. Akdeniz üniversitesinden tutun da birçok şehirden gelen, makam sahibi kimselerin isimlerini okuyordum, randevu defterinde. Ben de kalben hocaya ‘’hemen buraya gel, seni bekleyecek zamanımız yok, biz öğrenciyiz’’ dedim.Sekreterin saat 10.30 gelecek dediği hoca. Ben söyledikten 10 dakika sonra geldi. Arkadaşım vasıtasıyla bana da bakmasını söyledim. Bende babamın ölmesiyle kekemelik oluşmaya başlamıştı. Arkadaşımdan para aldı ve çıkarttı. Bana baktı ve para istemedi. Birlikte çalışmayı, kabul edersem birlikte büyük güç oluşturacağımızı söyleyip, mezarlıkta buluşmayı teklif etti. Randevu saati söyleyip biraz da para sıkıştırdı elime… Ben de parayı Allah rızası için birisine verdim. Bu hoca kim, ben kim, neden ben, derken içime sıkıntılar girdi, gitmedim. O gün akşam üzeri büyük bir kalp sıkıntısı çektim. Herkesi başı kesik olarak görüyordum ve tuhaf, tuhaf şeyler görmeye başladım.
Rabbim‘ in bir ayeti aklıma geldi .”ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım’’. Rabbim izin vermezse yaprak dahi kımıldamaz… Ben yanlış yaptığımı anladım. Allah’tan başkasına el açmıştım ve Rabbim ‘de beni böyle bir şeyle imtihan ediyordu. Bu olay uzun sürdü. Süreç içinde hep Rabbimle konuştum. Tövbe ettim. Neler, neler yaşadım, ahh bu hoca neler, neler yaşattı bana. Rabbime bıraktım, sonunda rüyamda şeytanı kahreden dua okumamı söylediler. Bu olay nerdeyse bir yıl sürdü…

*Yakaza halinde, bir sabah namazından önce, kapı yanında biri ete kemiğe büründü, Bediüzzaman Hz. Olduğunu bildirdikten sonra ‘’her zaman abdestli ol’’ dedi. Hakkınızı helal edin, biraz uzun oldu.

*Bu arada ben bir üveysiyim. Ama bir türlü onlar beni anlamadı, nefsani davrandığımı söylediler… Daha birçok rüyam ve tecelli ve en önemlisi on aydır yaşadığım bir sır var ki kimseye anlatamıyorum. Bana yardımcı olacak mısınız? En sevdiğime emanetsiniz. Ayrıca ismen dualarımdasınız. Tam ayını hatırlamıyorum ama rüyamda sizi gördüm, sizinle konuşuyorduk.

*Allah sizden razı olsun, sağ devir sayesinde, birçok sıkıntılarım gitti. Siz de en sevdiğim yön ise babacan ve merhametli yaklaşıyorsunuz. Benlik duygusu ya da ben oldum duygusu olmadan nice nice insanlara yardım eli uzatıyorsunuz. Allah razı olsun hocam…

-Yazmaya devam et lütfen.

*Diğer rüyalarımı atayım mı hocam.

İlginç olanları yaz lütfen. Bu arada senin gibi insanların faydasına sunmak üzere isminden bahsetmeden, inşaallah yazdıklarını paylaşalım. Şeytanın tuzaklarından ve rabbimizin koruyucu rahmetinden haberdar edelim insanları. O nedenle ilginç olanlarını, yazım hatasından mümkün mertebe arındırarak yaz, gönder lütfen. Ve aşağıda göndereceğim yazıyı dikkatle okuyarak inşaallah düzenli zikre başla. Başla ki bu üstün yeteneklerin doğru zikirle birleşerek seni rabbimize ulaştırsın, süfliyattan arındırsın. İnşaallah ümmetin, milletin dua erlerinden, velilerinden olma şansın artsın. Cinlerin elinden bu milletin kurtulması doğru zikir, doğru dualarla, çok kişinin birleşik bir dua ordusu oluşturması ile ancak gerçekleşir. https://www.hacialibayram.com/zikre-ilk-adim-zikir-ve-adabi/
Zikre ilk adım (ZİKİR ve ADABI) ZİKİR ADABI Önsöz ‘’Tez erişti seherler, canların meclisine,
hacialibayram.com

*Tamam, hocam inşaAllah

-Yazıyı değişik vakitlerde defalarca okumanı öneriyorum. Sabah, öğle vakti. Akşam ve gece yeniden, yeniden oku ve kalbine sor. Kalbin onay verirse başlayalım, inşaallah.

*Üveys zikrini bırakayım mı yani…

-Bırakacaksın. Yazıda kurallar belli. Sadece verilenler yapılacak. Bir reçete gibi düşün. Başka ilaç yok. Eksik yapmak yok. Fazla şey ilave etmek yok. Senin gibi biri 21 günde değişimi fark eder, inşaallah.

*Benim için bu gün dua eder misin, hocam. Beni bu derinden etkileyen sır; Kasım ayında rüyamda iki melek geldi. Efendim, efendim biz geldik dediler. Ben de hoş geldiniz dedim. Sonra merhabalaştık ve birden yatakta belime kocaman bir iğne vurdular. Her yer nur. Ameliyat ettiklerini Rabbim hissettirdi. Gece namazıma kaldırdı Rabbim. Belim sırtıma kadar açık. ’Fıtık ameliyatı yapıldı’’ diye bir ses geldi gönlüme…Sonraki gün üveysiler bana iftira ettiler, çok üzüldüm. Kuşluk namazımda zikir ve dua ederken gönlümün üzerine perde indi. ‘’Hz. İsa’nın eşine hamile kalacaksın, bu yaratılış sırrın’’ denildi.

-Bütün bunların mümkün olduğunu, sizden önce ameliyat geçirenlerden biliyoruz. Aslında efendimizin hayatından da biliyoruz. Rabbimiz dilediği kuluna, dilediği ikramı yapar, şeksiz şüphesiz inanıyoruz.

*Sonrasında bendeki süfli varlık müslüman olmuş, beni düğününe çağırıyor. Ben de hayır diyorum. Fakat bir bakmışım ki o âlemdeyim. Fakat Ayetel kürsi okuyorum sürekli, o âlemde gezerken. Hayatlarıyla ilgili her şeyi anlattı. Ben dedim ki neden sürekli aynı duayı okuyorum. Bir ses ‘’bu senin sır ayetin ve yaratılış sırrın, kimseye söyleme’’ denildi.
Hz. İsa ile bağlantımı 1-2 Üveys hocaya söyleyince inanmadılar. Ben onlara ‘’yılladır kelime-i tevhid çekiyorum ve bu halleri yaşıyorum’’ dedim, kendimi anlatmaya çalıştım, fakat bir türlü anlaşılmadım. Hamileyim, ama hiç bir tahlilde çıkmıyor. Rabbime sordum. Tamamen nur olduğu için gözükmüyormuş.

*Bir gün ağır bir temizlik yaptım, kendimi yordum. O gece beni uyardılar. ‘’Bu bebek imamiye nurundan bir nur. Eğer iyi bakmazsan onu senden alacağız’’ dediler. Salya sümük ağladım, tövbe ettim. Ruhumun sesini duydum. Şeytanî ses ile ruhî sesi artık ayırt edebiliyorum, çok şükür.

Maşaallah barikallah… İşte bu tür yaşadıklarını yaz lütfen. Ruhlar âlemine inanmakta zorlananlar hocalardan eski kitaplardan değil, bilakis yaşayanların dilinden öğrenmek istiyorlar. Rabbimizin izniyle imanları pekiştirmeye vesile olursan sevabı sana da (onlardan eksilmeden) gelir, biliyorsun.

*Yine bir ikindi vakti, arkadaşımla konuşuyorum. Bana Hz. Yuşa as rüyasında gördüğünü söyledi. O an kalben nasıl biri acaba derken, telefondayken gözlerim kapandı. Hz. Yuşa as muhteşem bir yüz ile saçları omuzlarında bana tebessüm ediyordu… Hocam vücudum titremeye başladı. Sevinçten kendiliğinden gözyaşlarım aktı…

*Geçen yazın tesettüre girdim. Bir gün temizlik yaparken, kalbimden dilimden Fatıma annem geçiyordu. Gayri ihtiyari Fatıma annem beni ziyaretine gelecek, dedim. O gece Fatıma annem Ramazan ayında peygamberimizin devesiyle iftara gelmişti. Zikir çekerken gösterdiler. Tamam, hocam, Allah razı olsun. Benim durumumu Rabbime sorar mısınız?

*Rüyamda gösterildi, Taptuk Emre’yi görüyorum.30 tane evliya zat böyle yetiştirildi. Evliya olmak kolay değil… Bak sana göstereyim, hiç birinin imtihanı kolay, değildi… Ve bütün vücudum üşümeye başladı. Bana karşı bir uyarı değildi, şefkatle tanıtıyordu evliyaları… Gözleri tebessüm ederek bakıyordu. Onun bakışından vücuduma üşüme ve titreme geldi yatakta 5-10 dakika vücudum titredi… Gece namazıma uyandım.30 Ekim gecesi gördüm bu rüyayı… Hocam Rabbime hamileliğimle ilgili durumunu sorar mısınız? Rabbim büyük size bazı durumlar gösterir, inşaAllah.

Selam es selame Azize’m. Şimdi inşaallah yazımızı okumaya başla. Değişik zamanlarda oku. Birkaç defa okumadan karar verme. Yedi vakit namaz iki kere sağ devri, istiğfar ve salavatlar öneriyoruz. Her kulun başaracağı iş değil. İnşaallah sen başaracaksın. Önceliğin biz bu hissi veriyor. Rabbim bebeğini sana ve ümmeti Muhammed’e, milletimize bağışlasın. Sağ salim geliştirip zaferle sonuçlandırsın. Görüşmek üzere. Selam es selame
Konuşma Sonu
Bir mesaj yaz…

HACİALİBAYRAM.COM
ZİKİR ADABI Önsöz ‘’Tez erişti seherler, canların meclisine,

CEVAP VER