ŞEYMA’NIN MİRACI

1
1733
ŞEYMA’NIN MİRACI
5 (100%) 7 votes

 

23-14 MAYIS 2017 Şerefi şems (dostluk)gecesi

-Hocam hayır olsun inşallah. Zikrimi çekiyordum. Ormanlık bir yerdeydim. Bir at çıktı. Beyaz ve büyük. Güçlü. Bir kaç kez şaha kalktı. Kulaklarım atın kişnemesini duyar gibiydi nerdeyse. Üstünde de biri vardı.

-Maşaallah barikallah yardım ulaştı, keşifler hızlanacak, ruhaniyattan yardımlar alacaksın inşaallah. Yeniden karşına çıktığı anda o beyaz at, selam ver. Salavat getir ve lütfen benimle konuşun ey erenler de. Ve inayet ediniz, rabbimin her türlü yardımına muhtacım deyiver. Verdiğiniz izzet ve şeref için rabbime hamdü senalar ediyorum, lütfen kendinizi tanıma şerefi bahşediniz deyiver, Şeyma gülüm. Tebrik ederim. Ağlamaların rabbimizin merhametini celp etti, barikallah. Rabbim yar ve yardımcın olsun.

-Şükürler olsun o zaman hocam. Ona layık kul olayım inşallah.

Sabaha karşı saat 02:44  (sal. çrş bağlayan gece)

Hıra’nın resmine bakmıştım. Bir süre geçti aradan. Annemle oturuyorduk. Ona sarıldım. Göğsüne yattım, kapadım gözlerimi. Hıra geldi gözlerimin önüne. Sonra Kâbe… Kâbe’deyim. Anne dedim senin kalbin Kâbe mi?

-Maşaallah barikallah. Ne büyük güzellikler yaşıyorsunuz. Devamlı olur inşaallah.

-Şimdi zikrimi bitirdim, teli elime aldım, siz yazdınız. Az önce o beyaz at aynı ormanda, yine geldi. Sizin dediğiniz gibi selam verecektim ama saniyelik oldu, geldi gitti. Yine geldi. Ama çok şekiller değiştirdi. Bir geyik oldu, bir hışımlı boğa oldu, bir secdede namaz kılan insan oldu. Heyecanlanıyorum.

-Ruhlar dilediği şekle girerler, allah her şeye kadirdir. Selam vermeye devam et. Rabbim sana kolaylaştırsın. Şu anda görüntü var mı? Ya rabbi ya rabbi asan eyle, rabbi yessir ve la tuassir. Görüşmemizi kolaylaştır diye zikir et.

-Galaksi görüntüsü geldi. Galaksinin etrafındaki o eksenin içinde insan oldu yine. Gökten biri, yerden birini, aşağı inerek, yukarı çekmeye çalışıyordu.

-Gördüklerini tasvir etmeye devam et lütfen. Esselatü vesselamü aleyke ya resulullah.

-Bir tek taş var, yine. Birinin koluna geçirmeye çalışıyor, bir zat. Ultrason cihazı gibi bir aletle önceden nur olan kolunun karanlık olan yerlerinde gezdiriyor.

-Bilezik şeklinde mi?

-Tek taşın, kola girecek kadar büyük olanı gibi.

-Maşaallah. Tamam. Tasvire devam ederken ya selam okumaya devam et. Ya rabbi ya selam.

Bütün damarlarım kalp gibi atıyor, hocam. Ellerim, kollarım, sırtımda bile kalbimin atışı var

O kol senin kolun olabilir mi. Ya rabbi, ya selam, ya şükür, ya muin, ya kerim, ya allah.

-Olabilir. Bir muayene yapılıyor çünkü. Nur yükleniyor galiba.

-Maşaallah. Besmele çek.

-Heyecanlandım.

-Güzel… Korkma. Rahatça dur ve işlemin tamamlanmasına katlan. Ya rabbi, ya selam, ya şükür, ya şafi, ya muiyn.

-Sırtım yanıyor.

-Öyle olur. Dayan ve şükret.

-Tamam.

-Ya rabbi ya rabbi zikrini düzenli yap.

-Şimdi de karın bölgem yanıyor. Göbeğimin sağ yanı seğiridi. Bir cam bardağın içine nur doluyor.

-Duygularını ve olanları anlatmaya devam et. Korkmayasın diye cesaret veriliyor. İçersin inşaallah o kâseden, için dışın nur olur, inşaallah. Elhamdülillahı rabbil âlemin errahmanirrahiym. Maliki yevmiddin.

Bir üçgen… Nurdan. İçinde bir zat. Erkek. Üçgenin uçları açıldı. Üçgenin içine giriyorduk, nur arttı iyice. Bir şeyler dediler önce ama anlayamadım. Konuşan bir diş, komple göründü.

-Ya rabbi, ya rabbi, ya rabbi, ya şükür, ya Hamid. Sakin ol ki sözleri de duy, inşaallah. Ya rabbi, ya selam demeyi sürdür.

Ruhum yükseldi.

-Maşaallah… Barikallah.

-Sol yanımdan karanlıklar katman katman aşağı düşüyor. Nur iyice arttı. Sağ göz hizamda bir melek kanatlı, ayni tasvir edilenler gibi… Yârdim ediyor.

-Ya garibel müteal.

-Birisinin, bir zatin pelerini vardı. Altın renginde.

-Ya Kerim Allah. Ya rabbi, ya selam, ya kerimallah.

-Sol bileğimde nurdan üç parmak kalınlığında bir bileklik vardı. Onu çıkardı mübarek. Nur verdi. Sol elimden.

-Maşaallah, barikallah, elhamdülillah. elhamdülillahı rabbil âlemin errahmanirrahiym

Kendimi gördüm, başörtülüydüm. Nurdan yüklediler. İşte bu benim, dedi içim. Hücrelerim bal peteği şeklindeydi. Nur yükleniyor.

İşte o senin rabbin. O ben dediğin, senin rabbin.

-Hep hücrelerimiz nurla dolsun diye dua ediyordum, şükürler olsun.

-Kendi şemailinde gördüğün rabbindir. Selam ver kendi kendine. Besmele çek.

Gök birleşiyor. Bir merdiven var, az yükseğimde. Oraya toplanıyor gök. Kapı var, merdivenin hemen ağzında.

-İnşaallah o kapı açılır, girersin. İnşaallah o merdiven miraç merdivenidir.

-İnşaallah.

-Ya garibel müteal. Ya rabbi, ya rabbi, ya rabbi, ya kerim, ya dingününün sahibi.

Yine ben… Bu sefer erkek ve heybetliyim. Hem rahman, hem rahim.

-Evet. O rabbindir. O hem rahman, hem rahimdir. Rabbim teşekkürler. Elhamdülillah. Elhamdülillah elhamdülillahı rabbil âlemin. Git onunla birleş, biiznillah Şeyma’m. Kucakla inşaallah rabbini. Kabul et yarabbi,  lütfen.

-Ağlayan bir erkek var. Sırtını başını nurla dolduruyorlar. O esnada, sol baldır kaba etim seğirdi. Bir ceset, bir tabut gibi, bu benim et yığınım. İçimde bir vuslat var.

-Maşaallah, barikallah.

-Ağlıyor birisi daha. Sarıldığımı hissettim Rahman yanımla, elimde bir demet gelin çiçeği olduğu halde semadan yukarı çekildim. Rabbin büyükçe bir eli ile… Bir insan boyunda koca bir el… Semada o çok sevdiğim vav… Ama insan vav…

-Maşaallah barikallah ve elhamdülillah.

Önüme bir beyaz kâğıt verildi. Başımda kırmızı bir örtü var.

-Maşaallah, geçmişin temizlendi.

-Sağ ayak başparmağım seğirdi.

-Elhamdülillah. Bütün günahların affedildi şükür. Çok zengin varlıklı olacaksın İnşaallah. Müminlere hizmet edeceksin inşaallah. Cemalullah güçlendi ve daha fazlası var. Bu fakir ancak bu kadar söyleyebiliyor.

-Elimi yine göğün penceresinden içeri uzattım. Elimi tuttu biri. Kulaklarım hala çınlamakta… Ve sabah ezani okunmakta…

-Maşaallah barikallah.

-Kalbim tamam diyor. Başka görüntü gelmedi. Nurdan gayri. O yüzden uyuyamadım demek ki. Uykum olmasına rağmen uyuyamadım.

-Kutlu olsun kızım Şeyma’m

-Belki on on beş tesbih cevirdim birden beri…

-Miracın mübarek olsun.

-Allah razı olsun hocam. Allah ebeden razı olsun. Rabbimi üzdüğüm hissi geldi bir ara. Bu cenaze… Bu yığın… Kaç şiir yazılmalı ki bunun üstüne ifade edilebilsin.

-Allaha şükür, bize bunun için getirilmiştin.

-Rabbimi üzdüğüm için mi?

-Şimdinin ve geleceğin kadınlarına müjdeler olsun. Bayanların da miraçlarını yapabildiğini göstermiş oldun. Rabbimize hamdolsun. Geçmişin silindi, Şeyma’m. Bundan sonra üzme inşaallah kendini ve rabbini.

-Ne diyeceğimi bilmiyorum. Rabbim kendini gerçekten gösterdi. Ne kadar acizim. Ne kördüğümlere kalmışım. Sükût var içimde. Allah razı olsun hocam. Ya Rabbim ne diyeceğimi bilemiyorum. İçimde bi yangın var. Beni sorma bana bende değilim, Bir ben vardır bende, benden içeru…

-Normaldir. Sükût. Dinlenen ruh, beden ve nefis. ‘ey mutmain olan nefis! Rabbin senden razı ve sen rabbinden razı cennetime gir.” kutlu olsun Şeyma’m. Mübarek olsun.

-Bu söylediğinin manası demek bu… İcraatı bu. Utandım. Rabbim isterse kuluna neler gösteriyor.

-Beni sorma bana bende değilim, Bir ben vardır bende, benden içeru…

-Kulunu Mescit i Aksal’dan alıp… Diye başlayan ayet… Miraç… O ayet kulaklarımda. Ayetin ahengi hissiyatımda.

-Kâbe’de döktüğün gözyaşları, Medine’ye, arşı alaya ulaştı.

-Bin şükür. Bin şükür.

-Sonsuz kere sonsuz şükür.

-Elimde bir demet çiçekle yukarı çekildiğimde işte dedim içimden bu benim düğünüm…

-Düğün ama ne düğün, rabbimize gelin gittin. Kutlu olsun.

-Rabbim! Utandım çok. Ben bu yolculuğu sadece mürşidim yaptırabilir sanıyordum. Çok pişmanım.

-İnşaallah çok genç kızın bu düğüne hazırlanmasına seni sebep kılsın rabbim. Yol açanlardan, gönüllere nur saçanlardan olasın.

-İnşallah hocam. İnşallah. Kalbine nur salsın ümmetin kadınlarının. Resulullah’ı ümmetinden bir kadın olmak… Ne büyük ne tarifsiz… O,  Osmanlı duruşu demek buradan geliyor. Tarif edemiyorum ama içimde donuyor bunlar.

-Mürşit üstünde mürşitler var. En büyük mürşit efendimizdir. Onun da her devirde bir vekili vardır Şeyma’m.

-Onun vekili kim şu anda. Hz Musa O’nun cemalullaha ulaştığını söylemişti keşifte. Bir cuma vaktinde. Cuma namazı kılmıştık.

-O nuru nefsinde, ruhunda taşır. Onu sana rabbim göstersin.

-Olağanüstü başlangıçlar olunca mürşitte körelmişim. Bana bunu gösterdi bugün. Hamt olsun kalbim pıt pıt…

-Elhamdülillah…

-Hücrelerimizi nurunla doldur aydınlat. Ya Nur. Derim hep dua ederken. Bugün hücrelerim nurla dolduruldu. Bunun için de dua etmeliyim.

-”dua edin icabet edeyim.”

-Bütün duyguları bir arada yaşıyorum şu an. Kalbimden gecen bir şey daha oldu, semaya çekilirken. Ölüm anı… Böyle gidiyoruz demek ki sonsuzluğa dedim.

-Şimdi sabah ve şükür namazı vakti.

-O an ölüyorum galiba dedim. Ama arkayı, bu dünyayı hiç düşünmedim. Çünkü ölmedim…

-Kapat gözlerini kapaklarından öpebileyim.

-Kapattım…

-Ölmeden öldün Şeyma’m. Belbasü badelmevt oldun. Orda alıkonabilirdin, geri gönderilmekle yeniden yaratıldın.

-Başında kitap olan biri merdivenlerden yukarı çıktı… Beyaz, etrafı küçük, çiçekli bir yazma ile örtülü başım.

-Artık bana düzenli dua etmekle görevlendirildin haberin olsun. Birlikte yaşadık bu kutsi anı ve olayı. Ben de senin kadar şanslıyım. Beni yatırmayıp bekleten ve bu kutsi olaya şahit ve yardımcı kılan rabbime hamdolsun.

-Başım üstüne hocam. Dünden uykusuzdum ve uyumayışıma ben de şaşırdım. Neyse dedim, zikre devam ettim.

-Diğer öğrencilerimi düşündüm, seninle bu anı yaşarken. İnşaallah çoğu yaşadıklarına nasipli olurlar. Miraçlarını liderliğimizde yaşarlar.

-İnşallah hocam. İnşallah. Rabbimizi bilmek… Hepsine layıkıyla nasip olur inşallah.

-Dualarım bu yönde. Bir dua ordusu oluşur bu sayede, vaat edilen NUR zamanımızda TAMAM OLUR.

-Oluşur Allah in izniyle hocam. Siz de görevlisiniz. Büyük bir risk almışsınız aslında. Ama Rabbim in elinde herşey öyle güzelleşiyor ki. Size kimleri gönderiyor. Teknoloji üzerinden binlerce insana samimiyet ve dua ile ulaşıyorsunuz. Hamt olsun. Rabbim sayısını artırsın dua ordularınızın.

-Her gelene hoş geldin demem emredildi.

-Meyvenin tadını bilen gitmez zaten.

-Elhamdülillah…

-Hala içim yanıyor.

-Sen de artık görevlisin. Çok büyük bir göreve hazır ol.

-Rabbim den gelene amenna. Taşıyabilecek nur ve hazır olan nefsi versin, Rabbim.

-Şimdilik şoktasın. Yaşadığını sana idrak ettirsin Mevla’m

-Aminn hocam inşallah. Hala cesedimde değilim sanki. Sırtım benden ayrı nefes alıyor gibi. Daha çok ibadet…

-Sabah gücün kadar sadaka dağıt. Bir okula git istersen, küçük hobi gibi çikolata dağıt. Ana sınıfına. Ve ya sınıflarına.

-Rabbi zidni ilmen ve fehmen ve imanen i  Ramazan ayının ikinci günü bitiriyorum nasipse. Ve ilk defa bu kadar çok çektim. On on beş kere çevrildi teşbihim.

-Bana bir resmini gönder. Gözlerin görünsün. ” narı aleyye mazharul acaibi tecüthü avnelleke külle hemmin ve yu’min seyebhal. Ya vedud ya vedud ya vedud ya vedud ya vedud bi nubüvvetike Muhammed as. Ve bi vilayetike imam Ali gs. Hz. Ya vedud ya vedud ya vedud ya vedud ya vedud ”

-Tamam hocam. Camide dağıtsak olur mu?

-Olur. Camide dağıtsan da olur. Ağızları tatlandırarak başla hizmete. Yüzüne bakarak dua okumak geldi içimden. selam es selame

*****************

-Tamam hocam. Bunu dediğiniz iyi oldu. İhtiyacım vardı hatta. Çünkü manadan ne desem ters anlaşılıyor. Dile dökmekte zorlanıyorum. Siz manada sarıklı mısınız hocam? Kâbe’ye gidiverdim yine. Allah razı olsun hocam.

1 YORUM

CEVAP VER