Seyret âlemi, kendinde kendini bul

0
37
Seyret âlemi, kendinde kendini bul
5 (100%) 2 votes

Seyret âlemi, kendinde kendini bul

*Selam es selame sevgili hocam. Vaktinizi almayayım. Hemen bugün bir rüya gördüm onu anlatmak istiyorum. Hocam rüyamda insanlara bakıyorum ve içlerindeki şeytanı bakışlarından fark ediyorum. Gördüğüm tüm insanların bir anlık bakışlarından şeytanın bakışlarını yakalıyorum. Kendimdeki şeytanın yok olduğunu fark ediyorum. Bir de kızımın şeytanının olmadığını fark ediyorum. Öyle bir yetenek ki insanlar normal gibi görünüyorlar ama gözlerinin içine baktığımda hemen anlıyordum. Çok az insanın şeytanı yoktu.

*Bir de Hocam şu anki keşfimi anlatmak istiyorum. Önceki keşfimde bahsetmiştim size öyle bir yere gelmiştim ki orası peygamberimizin sancağının altı idi. Sancak saf Nur’dan oluşuyordu. Orada siz de vardınız. Sonra o Nur’un içine nüfuz ettim ve yükseldim, o nurun içinde yükseliyordum. Bir anda fark ettim ki neyi görmek istiyorsam, onu görebiliyorum. Yani oluş haline getiren ve gören izleyen Benim. Yani kimlik yok. Ve bu makamdan gayrı artık aşağıya iniş yok. Bunu fark ediyorum.

Maşaallah barikallah. Ne güzel bir rüya ve ne güzel bir keşif.

İşte namaz zikir ve her türlü ibadetin emredilmesi ile yasaklanan her davranış ile haram kılınan her iş ve oluş, kişiyi bu mertebelere getirmek içindir. İlmullah’ın bilinip uygulanması, öncelikle kişiyi ve ardından içinde bulunduğu toplumu zilletten izzete taşımak içindir. Kuranı kerim insanı aşağılar aşağısı olarak tanımlanan maddi/süfli hayattan, sırf nur (enerji)dan ibaret olan ulvi âlemlere taşımanın müfredatıdır

İnsanın ruhunu nefsini maddi âlemden, hapsedildiği toprak bedenden ölmeden önce kurtarıp ulvi âlemlerin kâşifi yapmaktır. Yeni zikrimiz olan <Rabbişrahli sadri ve yessirli emri>ile göğüslerimiz daha da genişleyecek ve evrensel büyüklüklere, rabbimizin ileri derecedeki emirlerine, ardına kadar açılacaktır, inşaallah.

Her kim ne eder kendine ve en yakınları ile içinde bulunduğu topluma eder. İyilik eden iyiler safın yerini alarak cennetine kavuşurken yakınlarına da rabbimizin izniyle ilmi irfanı kadar şefaatçi olur. Derken zikir ehlinin çok olduğu toplumlar diğerlerine tahakküm edecek ulvi bir medeniyet oluştururlar. Bu ilmullah’tır, hem maddi hem manevi sahalarda ilerlemektir.ki her ikisi de kutsidir. Asla birbiri ile çelişmez.

Gökler değişmeden yerler, yerler değişmeden de gökler değişmez. Emir yerlerden göklere, göklerden yerlere iner de iner, çıkar da çıkar, diyerek bu gerçekliği bildirir, kuranı kerim. Müminin fisareti öylesine gelişir ki merak ettiği her şey bir anda Ful HD ekranda an  içinde belirir, izletilir.

Kişilerin ve hayvanat ile nebatatın sadece bedeni değil ruhi sıfatları dahi Allah dostlarına açık olur. Bir bitkiye sorsa senin bu alemde faydan nedir, anlatır. Lokman hekim eder muhatabını. Yani o Allah dostunun kimliğinde gören işiten Allah’tır. Ona gizlilik yoktur. Allah abid kulunun gören gözü, işiten kulağı olmuştur.

*Şu anın bir sonra ki anın belirleyicisi olduğunu, yapanın edenin kendinden kendine olduğunu fark etmek, en büyük haz, en büyük mutluluk. Seyret âlemi, kendinde kendini bul.                                              Dışarısının içerisi olduğunu fark et.

*Size olan sevgimi tarif edemem. Baş tacımsınız.                                              Sizi çok seviyorum, etrafımdaki tüm beni bana anlatan cümle mahlûkatı çok seviyorum, muhabbet dil ile anlatılmaz vesselam.

Konuşma Sonu

Bir mesaj yaz…

CEVAP VER