SON MEKTUP İstanbul–1967 / hacı ali bayram

0
743

SON MEKTUP

Şu ana kadar,
Bu kalemi defalarca elime aldım.
Sayfalar dolusu mektuplar yazdım.
Her seferinde;
Seni seviyorum, arkadaş olalım,
Ömür boyu dedim….
Ve sonra hepsini yaktım.

İşte yine sana yazıyorum.
Herhalde bunu da vermeyeceğim.
Veremeyeceğim.
Diğerlerinde olduğu gibi,
Özenle katlayıp bir zarfa koyacağım.
Sonra, günlerce cebimde gezecek…
Bir gün;
Onlarca günün sonunda,
Her santimetrekaresi seninle dolu odamda,
Bir elimde mektubun
Bir elimde sigaram…
Açıp kendi kendime okuyacağım.
Sanki sana okurcasına.

Bitmek üzereyken ilân-ı aşkım,
Elim yine kibrit cebime gidecek.
Tutuşunca güzelim sözler bir köşesinden.
Kendime lânetler yağdıracağım…
Aptal, korkak, pısırık herif diyeceğim.
Karı diyeceğim;
Üstelik bir de ağlıyorsun.

Sıra teselliye geldiğinde,
Her seven kavuşur mu dünyada,
Sevmek ille baş başa kalmak mı,?
Leyla ile mecnun da hep ayrı değil miydi?
Aşkım böyle daha kutsi,
Daha ilâhi, diyeceğim.
Sigaramı yenilerken,
Sönmek üzere olan ateşe bakıp,
Uçuşan küllerde, sana yazdığım
SEVGİLİM’İ göreceğim.

Boğazımdaki düğümler çözülüp de,
Hıçkırıklara dönüştüğünde,
Odamın duvarlarında yankılanıp.
Kapı altından, cam aralığından,
Uzayın derinliklerine süzülecek.
Gecenin hangi saatidir bilinmez…
Kim bilir, kaç şeytan sevinip,
Kaç melek üzülecek?

Yorgun düşüpte ağlamaktan,
Yatağıma uzandığımda, kahrımı
Somyamın soğuk parmakları çekecek.
Aman tanrım,
aşk,
Kullarına şifa mı, har mı?
Kış mı, bahar mı?
Bilemiyorum,
Canımdan çok sevdiğim;
Senin kadar sevilen,
Benim gibi seven birileri daha var mı?

Kaderimden sonra
Sana gelecek lânetleme sırası.
Sürü sürü söz gelecek aklıma.
Kahırlar, küfürler, beddualar…
Lakin hiç birini söylemeyecek dilim,
Söyleyemeyecek.

Resmin, gözyaşlarımda ıslanırken,
Sevgilim dediğimi duyacak,
Gülümseyecek…
Ardı ardına öpülecek.

Birliktelik dileyerek daldığım uykudan,
Yorgun, perişan uyandığım da…
Sen sürünür olacaksın yerler de…
Ben, üstün de.

İstanbul–1967

CEVAP VER