Taş kokar mı hocam; taş kokuyor, asırlardır kokuyor

    0
    1412
    Taş kokar mı hocam; taş kokuyor, asırlardır kokuyor
    5 (100%) 1 vote

    Taş kokar mı hocam;       taş kokuyor,       asırlardır kokuyor

    Hayırlı sabahlarınız olsun hocam. Benim otizmli bir öğrencim vardı; bu çocuğun gönül gözü açıktı. Veliyullahı gördüğüne şahit oldum çoğu kez. Ve nur gibiydi çocuk. Lakin hastalık diye bilinen otizm de onun dünya çilesi işte. Talebesi bulunduğum zat ‘’ruhanilerin tesiri altında doğduğu için bu hastalığın mevcut olduğunu’’ söylemişti. İşin mana yanı bilindiği için bana zarar vermesinler diye koruma altına alınıyordum. Ama bu zatla bağlar kopunca, çocuktaki ruhaniler beni istila etmeye başladı tabi. Sol ayağımın altından bana uğruyorlardı. O zaman fark etmedim pek ama yeniden toparlanmaya başladıkça baktım ki bazen aynı çocuğun fonksiyonları gibi davranıyorum. Bu zikre başlarken de ruhanilerin davranışları, benden giderken az çok manada yansıdı. Çocuğun davranışları yani otizm aslında ruhanilerin varlığıyla dünyaya gelmenin neticesi. Onlarla bir yaşam sürme. Çünkü akıl, idrak neredeyse tamamen noksan. O günden bugüne sol ayağımdan girip beni yoklarlar dı. Damarlarıma giriş sağlıyorlardı bu şekilde. Ve abimin de aynı şekilde oluyordu. Tabi büyülü ayakkabılarımız da cabası. Şimdi zikir çekerken sol topuğum tedavi ediliyordu. Onu söyleyeyim dedim. Şükrolsun. Bir de N’oldu biliyor musunuz? Anneme de babama da fırsat buldukça her vakit olmasa da Ya Latif unu çektirmeye çalışıyorum. Babamla ilk defa bugün yaptık. Suphanallah! amber kokusu geldi. Birileri geldi yine. Babam da namaz ehli biridir. Öyle onu da söyleyeyim dedim.  O zikrederken ben istifade etmiş oldum galiba. Allah sizden razı olsun. Sizi bana Allah gönderdi. Vallahi çaresiz bırakmadı. ‘’Dostlarım var, hala var, biri gider biri gelir’’ dedi sanki Allah. Şu altı aylık süreç hayatımın en karanlık zamanlarıydı belki. Geçmesi de kolay olmadı. Ama bir gün maviye, gökyüzüne gülerek baktığımda içimdeki çocuk yeniden dirildiğinde bunlar güzel bir tecrübe olarak kalacak hayatımda. Dünya denilen gölgelikte bir kaç saniyelik korku filmi seyretmiş gibi. İyi ki iman etmek var. Allah var. Allah razı olsun.

    Allah razı olsun. Henüz işin başındasınız. İnşaallah tamamen kurtulacaksınız ve başkalarını kurtarmak için çaba sarf edeceksiniz. Çevrenize rehberlik edecek, kendi çektiğiniz zikirleri vererek rehberliğe ilk adımınızı atacaksınız. Durmak yok yola devam. Kurtarılacak çok kalp var. İman ile süslenecek sayısız gönül var şehitler yurdu, cümle islam âlemi ile mazlum milletlerin umudu bu topraklarda. Ve yapılacak çok zikir var. Selam es selame

    Yüzüm nurlandı biliyor musunuz hocam? ? Aynı eski zamanlarıma döndüm. Yine bir rüya gördüm. Bir üniversitedeyim. Bana ait dolabım var. Kitaplarım var içinde de. İçeri girdim bir kitap lazım oldu. Ama bir erkek takıldı peşime nasıl olduysa oyaladı beni. Bağırdım çağırdım ona. Sonra gidip kitaplığımda aramaya başladım o kitabı. Eski- yeni bir sürü kitap var ama biraz düzensiz. Aradım ama bulamadan, arıyorken uyandım. Allah hayra çıkarsın.

    İnsanların içine çıktığımda zikrin verdiği nahifliği, hafifliği daha çok seziyorum. İçimden cemal sıfatıyla gezmek böyle bir şey dedim.

    MaşaAllah sağ önünden kitabını almaya yaklaşmışsın. Durmak yok yola devam. Daha büyük bir inançla şevkle devam. Selam es selame

    Allah’tan ilmini istedim hep. Kitapları görünce nerde olsa içim bir hoş olur. Rüyada bile huzur veriyor. Şimdi bir istirhamım daha var. Yüksek lisans yapmayı çok istiyorum hocam. Üniversiteden beridir içimde bir aşk. Dünyevi belki ama birilerine anlatmak için bildiğim ne varsa insanlara ulaşsın istiyorum. Hele ki öğretmenlik vasfıyla olunca bu bambaşka bir haz oluyor. Siz de öğretmensiniz bilirsiniz. Kendime orda bir alan açmak, kitaplarla meşgul olmak istiyorum. Üniversitedeki akademisyenlerde kibir çok ama yine de yürümek istiyorum. Ne kadar başvurduysam da hep bir puanla iki puanla kaçırdım. Ve üzülüyorum haliyle. Sınavda puanımı yükseltirsem biraz daha olacak Allah in izniyle. Ama puanımı da artıramıyorum. Bunun için çalışmak ve tevekkül haricinde başka ne yapabilirim hocam?


    Giderek daha aydın olacak, kazanacaksınız inşaallah. Sabredin zikirlerinizi pürdikkat şuurlu yapın. Selam es selame 

    Tamam hocam. ?Allah razı olsun.

    Selamünaleyküm hocam. Medine topraklarındayım. Yaşanan her gelişmeden haberdar edeceğim sizi. Allah a emanet olun.

    Maşaallah Barikallah… Kutlu olsun umreniz. Selam hem efendimiz, ehli beyti, ashabı üzerine, hem bütün Peygamber, Medine ve Kâbe âşıklarının, sen ve seninle olanların üzerine olsun. Toprağına taşına selam olsun kutlu, nurlu Medine’nin. Efendimizin ayağının bastığı topraklara selam söyle ki artık bizi de kabul buyursun. Gözlerinden öpüyorum. Efendimize doğruda selamımı söylemeni çok yorgun ve özlemle dolu hizmetinde olduğumu bildir. Hasreti bile güzel olan efendimin ellerinden öptüğümü dillendirmeni diliyorum. Selam bereket sağlık afiyet seninle olsun. Selam es selame

    Baş üstüne hocam. Birazdan yanına varıp selamlama yapacağız Allah’ın izniyle. Allah razı olsun. Selamün aleykum hocam. Bugün Ravza’yı Mutahhara’yı ziyaret ettik. Hamd olsun. Selamınızı aynen ilettim. Buralar çok güzel. Öyle nahif uhrevi bir ortam var ki. Buradan başka her yer dünya gibi geliyor. Manevi çok şeyler oldu. Hangisinden başlayayım neler anlatayım bilemiyorum. Salavat çekerek yürüyüp yardım istiyordum Efendimizden. Nurdan yardımlar yaptı. Sonra gidiyordu. Ya Rasulullah! Dedim, tekrar himmet istemek için. Tebessümlü çehre ile arkasına döndü baktı. Yine yardım etti. Genç bir delikanlı gibiydi. Krem rengi uzun bir elbise giymişti. Siyah saçlıydı. Uzun ince bir genç gibi.

    Yine bir şey daha; İki tane zikir halkası oldu. Birisi Mevlevilerdi. Sonra önümden Gavs ı Sani Hz. geçti. Sakalından tanıdım. Sonra Konya da ki türbenin o yeşil kubbesini gösterdiler.

    Bugün gece de Uhud Dağına gittik. Mübareğin Dişinin şehit olduğu yerde elini dayayıp dinlendiği taşı gördük. Taş kokar mı hocam; taş kokuyor, asırlardır kokuyor. İki yer vardı, ikisinde de ciğerlerine dolan tarifsiz koku vardı. Birinde ilginç bir şey yaşadım ama yine de siz daha iyi bilirsiniz. Ayrıldığım zat için ehlibeyt soyundan olduğunu söyleyen alevi biriydi. Söylemiştim. Taşın birisi aynı onun gibi kokuyordu. Bir tuhaf oldum nerden biliyorum bu kokuyu diye. Ve dünden beri dua ediyorum. Mürşit bildiğim insan doğru insan ise işaretlerini ilham et göster dedim. Hani kalbimin bu imtihanda mutmain olması için. Bir tuhaf oldum. Ama neyin nesiydi anlamadım hocam.

    Musap Bin Umeyr Hz Hamza ve Abdullah bin Cahş ın kabri şeriflerini ziyaret ettik sonra. Aman ya Rabbi bu ne Koku; Papatya kokuyordu. Musap bin Umeyr i ayrı severim. Onun aşkına, hikâyesine ayrı bir hayranlık duyarım. Neyse sol yanımdan yine ince uzun biri geldi. Musap bin umreydi. Öyle heyecanlı, gayretli bir hali vardı ki. Koluma girdi gel dedi. Mezarının başına götürdü beni. Bir şey anlatmak, göstermek için. Ama sesini benliğimden ötürü anlayamadım, kavrayamadım. Bir de gitmemiz için acele edince oradakiler öylece gözlerimi açtım. Sizce ne demek istedi, ne söyleyecekti. Onu daha çok sevdim böyle ahvalini görünce. Bir şey daha var ama onu detaylı anlatacağım.

    Teşekkür ederim can kızım. Bana oraların kokusunu ulaştırdın sanki. Elhamdülillah doyasıya salya sümük ağlattın. Çok teşekkür eder, yeni serüvenlerini ve ötelerden ulaştıracağın manevi havayı, hoş kokuları ve müjdeli haberlerini sabrı cemil ile bekleyeceğim. İyi ki geldin bize iyi ki… İyi ki gittin o cennet mekânlara da bizde anlattıklarından biraz biraz nasiplendik. Yeni gelişmeleri yazmanı heyecanla bekleyeceğim. Selam es selame

    CEVAP VER