Regl de abdesti bozan kandır

4
2277
Regl de abdesti bozan kandır
5 (100%) 6 votes

Sa. Hocam vücuttaki bir bölgenin kaşınması ile seğirmesi aynı anlamda mı düşünülmelidir? Birde bu ihtilaç savunmalarını o bölgede ihtilaç olup olmadığına emin olamasak ta yapsak sakıncası olur mu? Bu size bahsettiğim ecelin yaklaşması rüyası, maddi bir ölümü değil de sizce manevi bir anlamı içerebilir mi, bu konudaki fikrinizi merak ediyorum. Sağ devri yapıyorum hocam besmeleye eklemenin uygun olacağı bir esma verir misiniz bana?

Aleykümselam Azizem, bazı bölgelerin kaşınması ihtilaç anlamına gelir. Mesela baş bölgesi ve iki kürek arası… Ayak tabanı gibi.                                                                             Ecel kelimesi son anlamına gelir. Sadece ömrün sona ermesi değil, herhangi bir çilenin, sefanın sona ermesi de olabilir. Manevi anlamları da vardır. Sağ devrine hayyün muhyün esmaları ile ya şafi ya kavi ya vasi ya dafi ya mani esmalarından ikisini ihtiyaca göre ekleyebilirsin. Yazıda bu ifade yer alıyor. Zikir ve adabı yazısını dikkatle yeniden okumalısın. Selam es selame.

Hocam, size yazmazdan önce de hala da devamlı olmak üzere başımın tepesi, sağ, sol, arka bölgelerinde yoğun seğirmeler oluyor. Oldukça sık, okuduğuma göre anlamı olumlu. Bir de alt çenemde kaşıntı var. Onunla ilgili savunma okudum ama emin olamadım. Seğirme değildi, savunma yapmam da sakınca olur mu? Ters teper mi diye korktum. Cevabınızdan anladığım seğirme değilmiş. Sadece Sağ devrinde Besmele +Ya Manin ya Dafiun + Ayetel kürsi okumaya karar verdim. Allah razı olsun desteğiniz için, inşaallah sizinle manevi haller üzerine konuşacağımız daha geniş zamanlar nasip eder Rabbim. Allah’a emanet olun. Allah razı olsun. Hürmetlerimle.

Sa. Hocam iki gündür kafam oldukça karışık. Sitenizi de inceliyorum. Yazıları okuyorum bir yandan;

Aklıma takılan şeyler var. Özellikle iki konuda; birincisi 4 hak mezhebin yapılmasının gerekliliği konusunda net olduğu özel günlerde namaz ibadeti hususunda temizliğe dikkat edildikten sonra namaz kılınabileceğinden bahsetmeniz. Zikir edilmesi veya ayet okunması konusunda bir endişem yok ancak namaz konusunu anlayamıyorum. Ben herhangi bir mezhebi temel alıp savunmuyorum diyorsanız anlayacağım. Ama öyle de demiyorsunuz. Aleni bir çelişki değil mi bu?                                                                                                       İkincisi; herkesin imanını ancak Allah bilir Hocam, kimse kimsenin cennetlik midir, cehennemlik midir bilecek değildir elbette ancak insanın yaşarken söyledikleri dine aykırı ya da uyguladıkları ya da uygulamadıkları bazı şeylerden, hangi yolda, yönde olduğu az çok anlaşılmaz mıdır?                                                   En azından Kuran ayetleri için alenen söylediği, ses kayıtlarında mevcut olarak,’’ gökten indiği sanılan ayetler’’ diyen, içki içtiği bilinen, birçok imamı zamanında darağaçlarında sallandıran ve isminin kemal olmasından bile rahatsızlık duyarak sırf Arap ismi diye Kamal’a çeviren bir kişi nasıl oluyor da nurlu bir yolda olan sizin gibi kişiler tarafından sanki mübarek bir şahısmış gibi normal görülebiliyor? Bunları size son derece direk sordum. Eğer nezaketsizlik kabul ediyorsanız veya sizi incitti isem çok özür diliyorum. Ancak insan şüpheyle de herhangi bir yolda ilerleyemez diye düşünüyorum. Sormamdaki neden kendi karmaşıklığımı gidermek, sorularıma tatmin edici cevaplar aramak ve bulmaktır. Şahsınıza hürmetimin konuyla alakası yoktur Hocam. Saygılarımla.

selam es selame, azizem, adetli iken abdesti bozan kanın vücuttan çıkışını durdurmak suretiyle geçici temizlik sağlayarak, namaz ve zikirlere devam etme konusundaki yazımız delilleri ile birlikte yıllar önce umuma sunulmuştur. Bunu yıllardır uygulayan bayan kardeşlerimiz, çalışmaları ile yazılarda paylaştığımız şekilde mesafe aldılar, görüşümüzün doğruluğunu bize göre ispatladılar. Geçmiş zamanların şartları göz önünde bulundurularak verilen ruhsatlar, şartlar değiştiğinde değişebilmelidir. Her şey gibi dil ve din de yaşayan bir gerçekliktir. Maalesef her devirde canlı tutulması gereken içtihatlar (içtihat kapısı kapanmıştır) yanılgısı ile veya yeterince hür düşünceli fıkıh âlimlerinin gelmeyişinden dolayı, kadınlarımız her 21 günde bir, süreklilik isteyen ibadetlerden koparılmıştır. İnsan psikolojisi alışkanlıklarından kurtulmak için, en az kırk günlük bir süreklilik isterken, çoğunluk zamanla ibadetlerden kopmuşlardır.

Mezhepler meselesi apayrı bir konudur. Sert kavgaların yüzyıllardır sürdüğü bir mecradır, kendi içindeki kavgaları bile başlı başına bir çıkmazdır.                           Günümüz insanı içinde bulunduğu şartların sorumlusudur. Allah her cana verdikleri ile sorguya çekeceğini ayetlerde izah etmiştir. Su bulamayana teyemmüm önerdiği gibi. Köle Azad edemeyene fakir doyur o da yoksa oruç tut dediği gibi. ‘’Zorlaştırmayın kolaylaştırın, korkutmayın müjdeleyin’’…regl meselesinde verdiğimiz bilgilerden sonra kalbinle konuş. Kalbin rabbimiz hükmü altındadır inşaallah. Zikirde ilerlemenin yolu kırk gün düzenli aynı zikri kesintisiz yapabilmektedir.

Diğer sorunuza gelince. İmanın şartlarından biri kaza ve kadere imandır.Hayır ve şer Allah’tandır.Kurtuluş savaşı ve ilgilileri de kaderin sonuçlarıdır. Çağın insanlarının her basamakta yaptıkları kötü şeyler de vardır, iyi şeyler de… Ve tamamı kader çerçevesinde olup bitmiştir. ÖLÜLERİNİZİ RAHMETLE YADEDİN emrince ”Allah tahsiratlarını affetsin” demekten başka söz anlamsızdır. Tarih insanları yeterince yargılar. Yalanlar geçici gerçekler ise mutlak ortaya çıkıcıdır.

Atatürk’ün gerisinde hocamın hocası rahmetli hafız Hüseyin Kemal ks. vardır. Ve mücadelesini kaydettiği kitabı da elimizin altındadır.. o devrin şartları o davranışları yanlış ve doğruları bir bir yazılıdır. Allah dilediğini dilediği işe ikna eder. Bu zat evliyası kutbulaktap bile olsa, hakkın kudret elinde bir vesileden ibarettir.Gerçek fail Allahtır. Allah Teâlâ muhtardır, muradını her hâlükârda gerçekleştirir. Efendimizin hadislerine bakarsanız bu çağın olaylarını, mutlak kaderi bir bir anlatır. Söz bizde de ister istemez uzadı. Vicdanınızın sesini dinleyin. Her can kendi hesabını verecektir. Meal okumaktan kalmayınız. Kendinizi günlük üç dört sayfa okumak suretiyle öncelikle Allah’a öğrenci yapınız. O en güzel öğretmendir. Selam es selame…

Hocam mezhepleri de geçtim. Katılıyorum size kendi içinde dahi kavgalar sürüyor hükümler hususunda biliyorum. Ancak Hz. Aişe validemizin özel günden temizlendiğimizde gusül alıp namaza devam ederdik, geçen namazlarımızı kaza etmezdik… Ancak oruçları tekrar tutardık, diye aktardığı bir hadisi şerif var. O da mı dikkate alınmamalı. Neye göre kutsi hadisler neye göre zayıf hadis. Bu durumda hiçbir kaynağa itibar etmezsek sünneti inkâra kadar da gitmez miyiz? Burada anlam karmaşası yaşıyorum. O zaman şimdilik şöyle sorayım ben size… Hocam özel günlerimde namaz kılmayarak ancak abdestli olarak ve sağ devirlerimi yaparak sadece zikire devam etmem uygun mudur? Zikiri kesmemek açısından.

Hocam siz mesajın devamını yollamışsınız ben fark etmeden yeni msn yolladım. Özür dilerim sabırsızlığım için. Cevaplarınız için Allah razı olsun. Demek istediklerinizi kısmen anlayabiliyorum ve aynen katılıyorum. Tam anlamıyla savunmuyor olmanız benim için zaten yeterli bir cevaptır. İkinci sorumun cevabını aldım. Teşekkür ediyorum. İlk sorum konusunda halen emin değilim bunu zamana bırakıyorum. Hakkınızı helal edin. Hürmetlerimle.

Sağ devri namaz gibi bir efalli ibadettir. Dolayışı ile abdestsiz yapılamaz. Elde tespih de çekilemez. Çünkü tespih çekmek de efalli, namaz gibi bir ibadettir.                                                                                                       Abdesti bozan vücuttan kan çıkmasıdır. Kan mikrop taşır. Herkesin mikropları, bakterileri kendisine göredir. Bulaşıcı özelliğinden dolayı temizlenmeden toplum içinde olmak son derecede sakıncalıdır.  O yüzden elbise ve vücuda bulaşan kan namaz kılmayı, Allah’ın huzurunda durmayı engelleyen bir ilahi kusurdur. Adet meselesini kuranı kerim eziyet olarak niteler, doğaldır. Hayatın vazgeçilmez kaynağıdır. Günümüzün şartlarında dileyen biraz daha eziyet çekerek temiz kalabilir. Zaten zikir de dileyenin yaptığı bir farzdır. Hem çevre şartları hem ekonomik şartlar ped almaya ve sık temizlenmeye uygundur. Abdestsiz zikir ancak kalben yapılabilir. Asla sesli ve tespihli çekilemez.                                                                                                        Bizim Prof. yanımız yok. Hatta ilahiyat eğitimimiz bile yok. Bize inanmanın yolunu şöhrete bağlarsan, elhamdülillah şöhretimiz de yok. Biz yangına su taşıyan bir garip karıncayız. Ateşi söndürücü değiliz, belki yolunda ölenlerden ve tarafını belirleyenlerden olmaya çabalıyoruz… Bize uymak zorunda değilsiniz. Selam es selame…

4 YORUMLAR

  1. Selam es selame Hocam ped almaya herkesin durumu musait evet ama anlamadigim şudur temizligi sagladik pedvs neyle ise normal namaz abdesti ile mi devam ediyoruz yoksa her seferinde gsul mu almamız gerekiyor. Bir de yukarid arkadaşın belirttiği gibi “hz Aişe validemizin özel günden temizlendiğimizde gusül alıp namaza devam ederdik, geçen namazlarımızı kaza etmezdik…” hadisi de var elimizde hangisine itibar edeceğimiz konusund benimde kafam karışmış durumda hakkınızı helal edin hayırlı ramazanlar

    • her ped değişiminde gursul alarak devam eden kardeşelerimiz yolculuklarını hatasız devam ettirmişlerdir.Bu halin üç günle sınırlı olduğuna dair fetvalar da var..Yani verilen ruhsatın kadınlara işi kolaylaştırmaktan ibaret olduğu açıktır..madem bir hedefiniz var biraz zahmetle yoldan geri kalmamaktır amacımız ..selam es selame

      • Selamlar hocam.ben de bu konuyu birkaç saattir okuyorum.En mantıklısı sizin yazdıklarınız.Dediğiniz gibi,bizim yaptığımız yemekleri yiyecekler bizim temızlediğimiz evde oturacaklar, her işi yapabileceğiz ama namaz ve zikirden uzak durmalıyız.Ben bunu yıllardır tecrübe ettim.Benim gibi diğer kadın arkadaşlar da öyledir sanırım.Her namaza başladığım da her adet dönemimden sonra tekrar namaz kılmadım.Sanki hiç kılmamış gibi hissediyordum.Olmamasının sebebi bununla alakalı.Herkesin korkuğu konunun da aynı olduğunu düşünüyorum.Çünkü var olduğumuzdan beri bunları öğrettiler bize.Adetlıyken namaz kılınırsa musallat olurlarmı acaba diye düşünüyoruz.Zaten herşeyi yanlış biliyormuşuz.Allahı dışarıda aramak yerine, kendi özümüze bakmadığımız gibi.Selam es selame.hayırlı akşamlar canım hocam.

    • Ozamanlar da bizim sahip olduğumuz rahatlığı sağlayamadıkları içindir belki de.Belki de bezleri bile yoktu.hocamızın söylediği şey,kanın dışarıda olmaması kıyafetimize ve dışarıda görülmemesi.Şimdi ki şartlarda bunu rahatlıkla halledebiliriz.Her namaz öncesi abdest alıp tampon ve ped’i değiştirirsek dışarıya çıkması mümkün olmayacaktır.Yoksa 7-8 gün ara verirsek kaldığımız yerden devam etmek çok zor 🙁 selam es selame

CEVAP VER