ZİKİR ve ADABI

42
2215

ZİKİR ve ADABI

“Tez erişti seherler canların meclisine
Yürek hala yanıyor halde maşallah kaldı
Şifalar sundu zikir, bir garip dertlisine,
Unutuldu kelâmlar dilde bir ALLAH kaldı…”Yunus Karaçöp

Aziz kardeşim;
Her varlık ister istemez,
yaratılış gayesiyle orantılı zikir etmeye programlanmışken,
insanoğluna, sınırsız bir yelpazede,
dilediği sıfatta,
dilediği esma ile zikir yetkisi verilmiştir.
Kelimenin tam anlamıyla, Cenâb-ı Hakk’a halife kılınmıştır.

Yani evrende,
belli sınırlar içinde kalmak şartıyla,
insanoğluna hüküm yetkisi verilmiştir.
Âdemoğlundan, bu yetkiyi kullanırken beklenen,
hayatın bekasına,
adalete, bütünlüğe halel getirmemesidir!
Çünkü yapacağı duanın, yani zikrinin,
sıfatullâh’ta (mutlaka) kabul edileceği bildirilmiştir.

Kuran-ı Kerim,
Yapacağımız zikrin nasıl olması gerektiğini,
bizzat Allah Teâlâ’nın kelamıyla belirtmiş,
birliği ve tekilliği korumamız istenmiştir.

Usulüne uygun zikrin yollarını kâmilen göstermiş,
düzenli zikri (az da olsa sürekliliği) tavsiye etmiş,
adil olmayı,
olmazsa olmaz kural olarak ortaya koymuştur.

Hem zikri yapanın bekası,
hem de sıfatullâh’ın,
yani tecelli mekânının haksızlığa maruz kalmaması için,
esmalarından,
Esma-i Hüsna’sının zikri önerilmiştir.

Esma-i Hüsna’dan murat;
hayatın devamlılığına uygun isimlerin zikredilmesidir.
Yokluğa ve zulme, kahır ve gazaba neden olacak isimlerinden uzak durulmasıdır!

İsimler; anlamlarına göre tecelli edeceğinden, kahır ve gazabı, yıkım ve ölümü davet edecek isimlerin zikrinden uzak durulması gerekir.

Bu nedenle; İslam’da beddua yasaklanmış, “Mü’min ya hayır konuşsun ya da sussun” buyurulmuştur.

Özetle,
Anlamlarına göre,
olumsuz esmâların zikrinden uzak durulmalı,
hayata ve hidayete davet dururken, ölümü davetin haksızlık olacağı
ve zikri yapanın sorumlu tutulacağı unutulmamalıdır…

Allah ism-i celâli,
her zaman ve her yerde,
herkes tarafından zikir edilebilecek bir esma değildir.
O isim bütün esmalarını camiğ olduğundan zikrinde,
adaba eksiksiz riayet gerekir.

Arada bir hatırlamayı kastetmedik tabii…
Düzenli zikirden bahsediyoruz.

Öyle insanlar var ki
günde binlerce kere Allah ism-i celâlini okuduğunu söylüyor.
Allah ism-i celâli,
“ayaklar hareket halindeyken zikir edilemez”.
Edilirse fayda yerine zarar hâsıl olur.
Yürüyen bir insan,
içinde Allah ism-i celâli olan bir ayeti okuyamaz.
Okursa mesul olur.
Çünkü dünyada ve kendi nefsinde şiddet,
olumsuz her şey yani celâl tecelli eder.

Literatüre girmiş birçok zikir şekli,
Kur’an’ın özüne muhaliftir; ne yazık…

Maalesef;
Kuran-ı Kerim;
“Göbekten aşağıda azalar hareket ederken OKUNMAZ!” hükmü
“Göbekten aşağıda tutulmaz!” şeklinde çarpıtılmıştır.

Tıpkı;
“Temiz olmayanlar bu kitaba yaklaşamazlar” hükmünün
“Abdestsiz Kur’an okunmaz” şeklinde çarpıtıldığı gibi…

Çarpıtmaların kasıtlı yapıldığı şüphe götürmez bir gerçektir…
Birincide yanlış zikirle şeytana fırsat tanınırken,
İkincide Kur’an-ı Kerim’in düzenli ve sürekli okunması önlenmiş
Ve hükümlerini hayatımıza taşımamız engellenmiştir…

Azizim;
Namazın adabı,
her konuda bize ibret olmalıdır.
Dikkat edilirse;
Namazda tekbir kulaklarda “Allah” ve “Ekber” sözleri getirilir,
uzun kıraatler, sol el, sağ el tarafından sıkı sıkıya bağlıyken okunur.
Celâl esmaları,
hareketsiz durumlarda,
kıyam halindeyken
yahut vücudun baş bölgesinde okutulur.
Tekbir getirilir getirilmez, el bağlanır.
Rükûda,
kemal esması olan “El-Aziym” esması zikredilir.
Secdede,
sırf cemal olan “El-âlâ” ismini tespih ederiz.
Otururken bütün azalar sabittir.
Göz dahi hareket ettirilmez, secde noktasından ayrılmaz.
İhtiram ve dikkat, ciddiyet hat safhadadır.

Otururken;
Sağ ayak başparmağı dik olarak yere sabitlenirken,
Sol ayaküstüne oturulur.
Bütün bunların bir anlamı olduğunu açıklamak üzere;
Resulü Kibriya Efendimiz aleyhisselâm
“Namazda sol elinizi sağ elinizle bağlayın,
sol ayağınızın üstüne oturun ki, şeytan vuslat bulmasın” buyurmuştur.

Bu sırdan da anlayacağımız üzere vücudumuz bir hakikat kimyasıdır.
Sol yanımızla Allah’ın celâlini,
Sağ yanımızla cemâlini temsil ederiz.

Sol el ile iş yapmak en aza indirgenmiş, çoğunlukla sağ elin kullanılması istenmiştir.
Sol elle tespih çekmek kesin olarak yasaklanmıştır. “Kitabı sol tarafından verilenler, hüsrandadır” denilmiştir.
El işte göz oynaşta zikir yapılamaz…
Özellikle; namaz dışında, toplu zikir olmadığı bilinmelidir.

Geçmiş günahlarımızdan ve halen içinde bulunduğumuz sıkıntılardan;
ARINMA DUASIDIR.

Geçmişimizden kaynaklanan her ne olumsuzluk varsa tamamından kurtulmak, affedilmek, kutsanmak, arınmak için aşağıdaki dua tarif edildiği şekilde, en az kırk gün aralıksız her namazın ardından okunmalıdır…

Sağ el şahadet parmağı ile tespih taneleri teker teker çekilir. Eğer yanımızda tespih yoksa sağ el sağ diz üzerine konur, şahadet parmağı sürekli aşağı yukarı inip kalkarak hareket ederken, acele etmeden okunur. Bu efâl(hareket), yalnız esmâlara başlandığında başlar, iş bitinceye kadar kesintisiz devam ettirilir.

Niyet;
Öncelikle niyet edilir… Niyetsiz dua hedefsiz atılan ok gibidir. Tavsiye edilen niyet şöyledir.

“Ya Rabbim, okuyacağım esmaların ve yapacağım efâllerin zatımda ve sıfatımda tecellisiyle, zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ve talep ediyorum. Arş-ı âlâ’ndan, Mucip sıfatınla dua ve dileklerimi kabul buyur.
İstimdat ya Resulullah, istimdat ya Habibullah, istimdat ehl-i beyt-i Güzin, istimdat ashab-ı kiram ve’l istimdat cümle ruhaniyat…” dedikten sonra;

Dokuz kere istiğfar getirilir. Tavsiye edilen istiğfar ise şu şekildedir…
’’Subhanallahu ve bi hamdihi subhanalahul azıym, estağfirullah’’

Dokuz kere salâvat getirilir. Tavsiye edilen salavatı şerife şu tertip ile olanıdır..
’’Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed.’’

Ve bir kere euzü besmele çekildikten sonra dilediğin sayıda, zamanın el verdiğince ve kalp ile dil birliği sağlandığı süre;

“Ya latıfün ya latıyf. Bi lutfikel hafiyyü bil kudretilletiy isteveytü biha alel arş” esma tertibi okunur.
Tamamlamaya karar verildiğinde dokuz kere daha salâvat-ı şerife getirilir.

Zamanın yetersiz olduğunda zikir sayısı azaltılır, yeterli vaktin olduğunda artırılır, ancak her namazdan sonra en az dokuz kere zikredilmesi uygun olur. Yani zikirde kopukluk, ara vermek olmamalıdır. İbadetin ve zikirin az bile olsa devamlı olanı makbuldür.

Umulur ki geçmişe dair her tür olumsuz tecelli varsa tamamının ifnası bu zikirle gerçekleşir. Tecrübe edilen ve sık müracaat edilen bir zikirdir. İstiğfar ve salâvatlar dışında kalan bu bölüm yürürken dahi okunabilir… Namazlarda düzenli okunduysa,istendiğinde namaz aralarında da bu bölüm okunabilir.Bu zikiri samimi şekilde okuyup tecelli ettirenler,rüyalarında sağ önlerinden bir kitap yahut temiz sayfa aldıklarını görürler..’’Kitapları sağ önlerinden verilenler,kurtuluşa erenlerdir’’ayetinin muhatabı olurlar.

BU şekilde zikiri tamamlayan kardeşlerimiz, ihtiyaç halinde, telep eden yakınlarına verilebilirler.
Yani herkesin okuyabileceği bir cemâl duadır. İçinde celâl esması yoktur… Kalp gözünün açılmasına, okuyan kişinin alemi melekût ile temasa geçip nûr görmeye başlamasına vesile olur.

Bu arada zikire başlayan kardeşlerimiz, günde bir defa zikrini tamamladıktan sonra, aşağıda tarifi yapılan sağ devrini yaparlarsa yerde ve gökte negatif güçleri bağlamış, nefsanî ve şeytani baskılardan, düşmanlarından gelecek her türlü tehlikeden kendilerini korumuş olurlar… Sağ devri hacıların Kâbayı muazzamayı tavaf etmiş gibi sevap kazanaırlar. Kâbe insan kalbini temsil eder. Sağ devri ile kişi kendi kalbi üzerinde tavaf yapmış, allahın celalini temsil eden sol yanımızı daire içine alarak bütün celalullah’ı hapsetmiş, cemalullaha sığınmış olur… Bu devir kesretle yapılmaz. Günde bir defa yapılması yeterlidir. Daha fazlası ancak ileri derecede bir olumsuz tecelliden haberdar olunursa yapılır ki, ihtilaç namede hangi hallerde sağ devri ile savunma yapılacağı yazılır. Aşağıda ihtilaç name de mümin kardeşlerimizin hizmetine sunulacaktır… Yüzyıllar boyu halktan gizlenmiş bu efaller ve ihtilaçname günümüz insanının içinde bulunduğu zorluklardan dolayı açık edilmiştir.

Dünya döner, ay döner, güneş döner galaksiler döner, evren döner… Allah’ın bir ismi “devvar”dır. Ve bir gezegen dışında tamamı saat yönünün tersine yani soluna döner. Bu dönüşe ilm-i ledün dilinde sağ devri denir. Bedenin sol yanını içeri alır, hapseder. Sol Allah’ın celâl sıfatlarını, sağ Cemal’ini temsil eder. Celâl yıkıcı güç, cemâl yapıcı güç demektir. Ve evren düalite üzerine var edilmiştir. Varlık cemalden, yokluk celaldendir.

O nedenle Hz. Mevlana, “her şey döner ben neden dönmeyecekmişim dedi” semaya başladı. Ama kesrete gitti. Günde bir keresi yeter. Ehli şartlarına uyarak üç kere de devir yapabilir. Ancak üçten ziyadesi zarar-ı muciptir. İşte o mucize dönüşün nasıl yapıldığına dair yazımız;

Tam da Kâbe’de hacıların yaptığı farz ibadet şekliyle;

SAĞ DEVRİ:

Sağ devri efâl sırrında en büyük korunma efâlidir… Her türlü tehlike anında yapıldığı gibi, günlük olaylarda olması muhtemel olumsuzluklardan Allah’a sığınmaktır. Allah tealanın gazabından lutfuna sığınmaktır.
Ayet el Kürsî ile yapılan devire “devri âlâ” denir. Kişinin kendi kalbi etrafında tavaf etmesi demektir. Kâbe’nin tavafı ile eş anlamlıdır. Hz İbrahim Halilullah zamanından bu yana ehli tarafından bilinen bir ibadet şeklidir. Allah’ın celâl sıfatından, cemâl sıfatına sığınmak demektir.
Evrende her ne olursa Allah’ın sıfatlarının tecellisinden ibarettir. Gerek kaderin cilvesi, gerekse yine kader sırrının gereği olarak yaptığımız işlerin, söylediğimiz sözlerin sonucu olarak bize geri dönen olumsuz tecellilerin etkisinden korunmak üzere yapılır… Ayet el Kürsî’nin koruyucu etkisine sığınmaktır. Cenabı Hakk’ın bir sıfatı diğer sıfatını izale eder. San’iğ kudret ezelde böyle hükmetmiş… Açlığı, nimeti izale eder; hastalığı, şifa sıfatı iyileştirir.
Geçmişte bilmeden veya irademizle hayır zannıyla yaptığımız efâl ve dualarımız hikmette belli işlemlerden geçtikten sonra beşeriyete intikal ile bize mükâfat veya ceza olarak döner. Ceza olarak dönenlerden Allah’ın af ve koruyuculuğuna sığınmak üzere bu sağ devri seçilmişler tarafından yapılagelmiştir.

Her ne hikmetse hep gizlenmiş. Bu zamanda Mü’min’lerin imdadına yetişmek üzere bildirilmesinde bir sakınca görülmemiş, beyanına Hakk Teâlâ izin vermiştir. Bu efâli düzenli olarak yapan bir Allah yolcusu hem içten hem dıştan gelen saldırılara karşı korunmuş olur. Hasta ise şifa bulur, dertli ise deva bulur, süluku sırasında karşılaştığı engelleri kolay aşar. Kendisini emniyette hissedeceğinden Allah’a yolculukta cesareti artar. Şeytanın tuzaklarından, aklî yanılgılardan, vesvese ve evhamlarından arınır.

Günde bir defa yapılır…

Namaz kılanların herhangi bir vakit için bunu adet edinmesi ve her gün aynı vakitte yapması tavsiye edilir. Yirmi dört saatte bir yapılması yeterlidir.
Sağ devri besmeleye eklenecek ihtiyaca göre eklenen iki esma ile de okunur. Ancak bu esma bilgisi gerektirdiğinden daha zordur. En iyisi Ayet el Kürsî ile korunmaktır.
Her duada olduğu gibi niyet etmek gerekir. Niyetsiz ibadet olmaz. Abdestsiz ibadet olmadığı gibi niyetsiz ibadet de olmaz.
Niyetsiz ibadet hedefsiz ok gibidi, denilmiştir.

Bana bütün dualarımda şöyle niyet etmem emredildi:
“Allah’ım; okuyacağım esmâların ve yapacağım efâllerin sırrı mucibince(hikmeti gereğince)zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ve talep ederim. Dostuma dost düşmanıma düşman, zaman içinde an serian ve gariben mucip sıfatınla Arşı alandan tecelli buyur” derim.
Sonra; “İstimdat ya Resulullah
İstimdat ya Habibullah,
İstimdat ehli beyti güzin,
İstimdat ashabı-ı kiram,
ve’l istimdat cümle ruhaniyât” diyerek yardım dilerim.

Ve üç yahut dokuz kere salâvat-ı şerife getiririm.

“Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedîn ve âlâ âlihi ve sahbihi ecmain”
Veya
“Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedîn ve âlâ âli seyidine Muhammed”

Ellerini namazdaki gibi bağlar,

Bir Fatiha okur, ardından besmele çeker, Ayet’el Kürsî’yi bir defa okursun. Kırk beş derece, bir çeyrek daire soluna, ayaklarını yerden kaldırmadan, sağ ayağını ileri atarmış gibi sürükleyerek döner, sol ayağını yeni durumuna adapte eder, vücudun duruşunu düzeltirsin.
Yönün doğuya olur.

Yeniden aynı ayeti besmele ile birlikte okur, bir çeyrek daire dönüşle, yönün kuzeye gelir.
Yeniden aynı ayeti besmele ile birlikte okur, bir çeyrek daire dönersin, yüzün batıya dönmüş olur.
Yeniden okuyarak kıbleye dönersin ve devir tamamlanır.
Kendini ve sıfatını okuduğun esmâların(Ayet’el-Kürsi’nin) anlamıyla daireye aldın demektir.

Burada dilersen bir kere daha ayeti kebiri okur gökyüzüne nefes edersin.
Yeniden okur yere yönelerek üflersin.
Yeniden okur ve yutkunursun, yutarsın.

Böylece yedi yönden kendini korumuş olursun. Bu son üç okuyup üfleme iş her zaman şart değildir. Sıkıntı duyulduğunda yapılır. Ancak yapmakta bir sakınca da yoktur, pek güzeldir.

Eller yanlara bırakılır..Üç veya dokuz salâvat getirilerek devir tamamlanır.
Bir kere de;
“Lâ ilahe illallahü vahdehu lâ şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şey-ün kadir” okursun.
İşin tamam olur…

Daireden sol adımını ileriye, çizdiğin dairenin dışına atarak çıkarsın.

Sol ayakta kendi zatın vardır. O nedenle solla çıkarsın, kendini daireden çıkarmış olursun. Buna çok dikkat etmelisin. Aksi halde o dairede kendin dahi hapsolmuş olursun ki bu hikmette yasaktır; zarar görürsün. İptilaya uğrarsın. Bu yaptığın efâl ile hem kendini hem yakın çevreni, sevdiklerini, Mü’min’leri koruma altına aldın demektir. Tecellisi halinde seni üzecek her tecelli Allah’ın izniyle mahviyete gidecek, affedilecektir.
Sağ Devri bu demektir.

Hikmet ilminden haberdar olan Azizim;
Normal olarak günde bir defa bu devri Zühre saatinde yaparsan CELÂL sıfatını kontrol altına alırsın. Herhangi bir ihtilaç almamışsan bu şekilde yaparsın. Eğer bir ihtilaç varsa o ihtilacın gerektirdiği esmalardan ikisini besmeleye ekleyerek sağ devrini yaparsın.

SOL DEVRİ

Soldan devire gelince;
Azizim;
Bilirsen, çok değerli bir bilgi aşağıya alınmıştır. Efendimizden sonra gelmiş geçmiş en büyük âlim, hikmet ilminin kâşifi zatın, el yazması eserinden tercüme edilen bilgi faydanıza sunulmuştur…

Eğer zat soldan devir eder ise semada ve yerde celâl kuvvet bulacağından rahmet yağar.

Bu devir sadece zata mahsustur. Ki onda tevhit tecellisi mevcuttur. Bu efâl rahmeti davet eder. Bu demektir ki; Hikmetullâh’ta celâl kuvvet bulur, hava yükseklerde soğur, su buharı ağırlaşmaya başlar semada bulutlar oluşur. Beşerin bu işte nasibi yoktur. Nur-u tevhide mazhar olmuş, Zata ait ilahi yetki ve salahiyetin tecellilerinden birisidir.

Bu devir, zat evliyası tarafından bile olsa günlük üç defadan ziyade yapılmaz… Şiddet oluşur, tebdil edilmesi çok güç olur. Beşer için bir defası bile, akıl edilemeyecek kadar zararlara sebep olur. Kişi her yönden savunmasız kalır. Yerlerde ve göklerde ne kadar cemâl kuvvet ve kudreti (hayırlı gelişme) varsa bağlanır, bütün celâlî (olumsuz) güçler harekete geçer.

Celâlî güçler deyince her türlü olumsuzluklar akla gelmelidir.

Bu hareketle sağ ayak ve vücudun sağ tarafı tamamen devrin içinde mahsur kaldığından, yerlerde ve göklerde cemâl mahsur olur. Mahlûkatı koruyan melekî güçler esir alınmıştır. Bu efâl celâlin en muazzam kuvvetidir. Genelde hayatı cehenneme çevirir. O nedenle rahmet kapısı açıkken çok kazalar ve zararlar oluşur.

Yeterli rahmet yağar yağmaz zat hemen cemalde efâlini yapar, sağ devriyle önceki tecelliyi karşılar.
Sağ devri yapmak hayatı davet eder. Vücudun, aklın, ruhun ve nefsin kemali, sağ devri ile yerinde olur. Sol devir hemen her şeyi olumsuz etkiler. Kişi enfüsünde sıkıntıya maruz kalırken diğer yandan sıfatların tamamında (afakta) olumsuzluklar, aksilikler peş peşe gelir. İnsanı darlığa düşürür.
Hayat cehenneme döner. O nedenle ev içinde ve trafikte düzenli olarak sağ devrine uygun hareket edilmeli, sağ yanımızı içeriye alacak davranışlardan, kısıtlamaktan kaçınmalıyız.

Şimdi konumuza dönerek yeniden tembih ediyoruz ki asla sol devrine girilmemeli. Sıradan hareketlerimize dahi dikkat etmeliyiz.

Şeriatta farz ibadetlerin hikmetlerinden yaralanmak lazımdır.
Şöyle ki;
Namazda sağ el sol eli tutar. Buna günlük davranışlarımızda da uymalıyız. Aksini asla yapmamalıyız. Melekî âlemi kontrol eden bu efâl, celali melekleri efâlden mahrum eder ki zararları kişiye dokunmaz.
Sol ayak üzerine oturulur. Sağ ayakla yürüyüşümüze başlarız.
Hacılar sol kollarını içeri alarak tavaf yaparlar.
Kamet sağ el sağ kulağa götürülerek yapılır.
*Sol el sol yanakta tutulursa esef olur, insan sürekli kötümser senaryolar yazar. Olaylara umutsuzluk penceresinden bakılır.

Namaz kılmak sanıldığından daha fazla hayırlı, sağlık afiyetimiz için faydalı bir ibadettir. İnsanın kurtuluşunun vesilesi olduğundan ilahi emirdir. Yoksa Allah’ın ilahlığını tatmin için değildir. Namaz cennete açılan kapı, Allah’a ulaştıran Miraç merdivenidir. Ve asla vakit aksamasına sebebiyet vermemek, kazaya bırakmamak gerekir.
Beş vaktin üstüne kuşluk ve gece namazları ile takviye bile gerektiren bir zincirleme yükselme aracıdır.

Sol el ceza meleklerine davetiye çıkarır; sağ el lütuf, kerem meleklerini harekete geçirir. O nedenle sağ yanına yatarken sağ el baş altına konulur öylece uyunur. Sol yanına yatılırken el yanağa konulmaz.

Fahri Âlem Efendimiz bunları bile ümmetine bildirmiş, işlerinizi sağ eş ile yapın, sol el ile yiyip içmeyin buyurmuş, şeytan sol eli ile yer içer demiştir. Ama öğrenip uygulayacak akıl sahibi nerede…

Maalesef hayat bilgilerinden insanımız bî-haberdir. İlmihal bilgisi yetersiz veriliyor. İslam sağlıklı ve hür yaşamanın sistematiğini on dört asır önce gündeme yerleştirdiği halde zamanla birçok has bilgiye hurafe gözüyle bakılmış, hikmetleri üzerinde yeterince düşünülmemiştir.
İnsan vücudu yaratılırken hakikat kimyası ile donanmıştır.
Yerleri ve gökleri harekete geçirecek marifetullah insanın melekelerine yerleştirilmiş.

Ağzımızdan çıkan esmâlarla vücudumuzdan meydana gelen hareketler hikmet efâllerini oluşturur.

O hareket ve sözler melekleri Hikmetullâh’ın san-i kudret iktizasınca göreve davet eder.

Başımıza gelenler hep kendi hareketlerimizin ve sözlerimizin zahire çıkan sonuçlarıdır.
Biz talep etmişizdir, Kudretullâh (mucip sıfatının gereği olarak) icabet etmiştir. “Siz talep edersiniz, biz icabet ederiz” ayetinin sonucudur…

Kaderimizin büyük bir bölümü irademizle yahut istemeden yaptığımız efâllerimiz ve sözlerimizin tecellisi ile oluşur. Şeri yasaklar ve emirleri anlayabileceğimiz kadar kolaylaştırarak, dünya ve ahirette huzurlu yaşamamız için düzenlenmiştir. . Anne babamızı, cinsiyetimizi tayin edemeyiz ama iyilik ekerek iyilik biçebilir, hayır konuşup, hayırla karşılaşabiliriz.

İnsan ister ilahi yasalara inansın ister inanmasın her hareket ve sözüyle dua halindedir.
İnananların dua ve dilekleri nispeten düzenlidir, inanmayanlarınki ise daha düzensiz ama Hikmetullâh’ta hep geçerli (hareketler) dualardır

Unutmayalım ki ya Allah’a tapınıp, emir ve yasaklarını yapıyoruzdur yahut şeytana tapınıp nefsimizin ve şeytanın emirlerini yerine getiriyoruzdur. Allahın emir ve yasakları cennetin yolu üzerindeki işaret taşları, şeytanın emir ve yasakları ise cehenneme giden yolun işaret taşları gibidir. Dileyen cennete dileyen cennete gitmekle ancak kendisine hizmet eder. Allah tealanın kimsenin ibadetine ihtiyacı yoktur. O cehennemin de sahibidir… Kullarına karşı adildir. Dileyeni cennete sevk eder, dileyeni cehenneme sevk eder. Tercih nefis sahiplerine aittir… Selam ve dua ile.

Namazın kazasının olmadığını,kaçan fırsatın ebediyen kaçtığını yıllardır dostlarımızla paylaşıyorum..İlk defa görüşümüzü destekleyen bir değerli görüş sahibinin kısa izahına rastladım..Sayın Hayri Cara beyefendi bu meseleyi veciz bir anlatımla izah etmişler.
İşte o mükemmel anlatım;
’’Salat Yönelişti değilmi? Evet!
Bu yönelişte göreceğimiz VECHULLAH tı değilmi? Evet!
Vechullah “her an YENİ bir şe’n de ” değilmi? Evet!
Şimdi namazı tanrıya borcumuz olarak düşünmeden olaya bakarsak!
İkame olunmamış her salat geri gelmesi, telafisi imkansız, kaçırılmış bir fırsat demektir! Çünki o an ki şe’n, şimdiki şe’n değil! o görmen gereken, şimdiki görmen gereken değil!

Buna bir örnekte yeni doğan çocuklar!
Birbirlerine çok yakın, saniye farkıyla doğan bebeklerin beyin programları farklı olabiliyor! Farklı Burçların etkisi dolayısıyla…
Her an farklı fırsattır! Ya değerlendirirsin, ya kaçırırsın! Kaçan bir daha geri gelmez! Zira zaman geriye değil,ileriye dönük işlevdedir yeni bir şe’nde olarak!
Az da olsa,Neden”Salatın kazası olmaz!”sözünü açabildikmi acaba? Bilemiyorum!
Cuma salâtı haftada bir gelen FIRSATTIR! Değerlendirmek nasibimiz ola!.’’

Kaza namazı olarak kıldıklarınız,nafile namaz yerine geçer.Geçen vakte ilaç olmaz,kaçırdıklarınızı size geri getiremez. Vaktinde kılamadığınız yahut kılmadığınız o namazın size kazandıracaklarını geri getiremediğiniz gibi.kılmamaktan dolayı kaybettiklerimizi de yerine koyamaz.
Dün yapmadığınız işlerinizden dolayı kayıp kaçaklarınız nasıl giden fırsatalar olarak henenize yazıldıysa kılmadığınız namazlarınızın kayıpları da asla geri gelmeyecek zarar ziyan hanenize eklenecektir.selam ve dua ile.

42 YORUMLAR

  1. Hocam iyi akşamlar.. Bir vesileyle yazılarınızı okumak nasip oldu, Allah razı olsun. Nereye yazacağımı bilemedim umarım yanlış yazmıyorumdur. Senelerce anlamlarına göre zikir okudum, çeşitli dualar ettim. İbadetlerimi sürekli yapamadım ama. Bir sıkıntım, sorunum hastalığım olduğunda kurtulamıyorum, ne kadar maddi manevi çabalasam da hepsi üstüste birikti hocam. Bu arada az da olsa okudum nacizane, anlayabildiğim kadar. Derdim bana derman olur belki umuduyla. Bu yazınızdaki zikri 40 gün yapmayı çok istiyorum hocam, yazdıklarınız içimi çok ferahlattı.. Bu yazıdaki şekliyle mi başlamam gerekiyor, lütfen bana da yardımcı olur musunuz? Allah razı olsun

  2. Selamlar hocam, Zamanınızı alıyorum ama bir sorum daha var, bugün başladım Allahın izniyle. Bu süre boyunca başka zikrimiz olmayacak gibi anladım, Yasin okuyorum, okuduğum hacet duaları var, sizin burda paylaştığınız hacet duasını da okumak istiyorum. Tam olarak neleri zikretmememiz gerekiyor, celali isimleri zaten zikretmememizi yazmışsınız. Çok rica etsem kısaca yazar veya yazdığız bir bölümü referens gösterir misiniz ? Tekrar kusura bakmayın zamanınızı aldığı için, Allah razı olsun.

    • dua başka birşey zikir başka..zikir ısrarla bir sey üzerinde çalışmak gibi..işinize iş karıştırmayın..dua ise arada akla geldikçe bir iki kere sööylenen bir dilek..arada çok fark var değil mi..kuran okuyabilirsiniz.yani zikir ehli zikir süresince dilediği zaman dilediği sureyi oku..dua sayılır.selam es selame

  3. İyi akşamlar hocam, selam olsun. Henüz yeni başladım biliyorsunuz. Yaklaşık bir yıldır hem sağ hem sol gözkapaklarım sürekli seğirirdi. Bazen biri, bazen de diğeri, ama nerdeyse sürekli. ” Ya latiyfun ..” zikrine başladığımdan beri hiç seğirme yok ve açıkcası seğirmelerin bu denli önemli olduğunu bilmiyorum. Bu iyi mi,değil mi bilmiyorum. Bir de sayın hocam, bir akrabam var-eşimin akrabası- çok ciddi, hayati bir problem yaşatmışti bize. O zamandan beri, bu kadını ne zaman rüyamda görsem, çok ciddi zarar görecek şeyler yaşıyoruz. Geçen hafta yine rüyamda gördüm, korunmak için daha önce de dua etmiştim ama yeterli gelmemişti ya da hafifletmişti muhakkak.Sağ devir, bu tür bir durumdan korunmak için yeterli olur mu hocam, ya da tavsiyeniz var mı? Şimdiden teşekkür ederim saygılar.

    • sağ devri hertür kedere kötülüğe belaya karşı koruma sağlar..ancak o kadından korunmak için sağ derini ayetelkürsiye kafirun ekleyerek korun.selam esselame

  4. Selam olsun hocam. Bir haftadır elimden geldiğince okumaya, namazlarımı kılıp sağ devir yapmaya devam ediyorum. dediğiniz gibi Kafirun suresini de ekledim. Dün gece gördüğüm rüyayı sormak için rahatsız ediyorum sizi. İnşallah daha önce gördüklerim içinde danışmak, düşüncelerinizi almak fırsatım olur. Aklımda kalan kısmı beni çok üzdü, bir kadın elinde koyu kırmızı, üstündeki kıyafetle aynı renk ve kumaşta bir şal tutuşturdu elime,”bu gördüklerini kimseye anlatmazsan, bu senin” diyerek.kadife saten gibi hiç görmediğim yumuşaklıkta bir kumaştı. sonrasını çok hatırlamıyorum, camdan dışarı çıkıp gittim dünyanın üzerini kuş bakışı gördüm, elimde birkaç ismini bilmediğim ülkenin adı yazılmış kağıt, o ülkeleri görüyorum yukardan ” bu ülkeler burda mıymış? Bunlar adaymış, deniz kıyısıymış” diye düşünerek. Ne soracağımı bile bilemiyorum hocam…

  5. Selamlar hocam . Zaten pek anlatabileceğim, öğrenebileceğim bir ortamım da yok. Siz anlatma deyince, burdan da yazmamam mı gerekiyor? Genel olarak yeşil objeler görürdüm , ne yazık ki çok da rüyalarımı hatırlamıyorum, o yüzden belirgin olarak farklı bir renk görünce sormak istedim, dediğiniz gibi inşallah anlamak nasip olur. Allah razı olsun efendim, çok güzel bir insansınız, hayırlı cumalar.

    • tanıdıklarına yakınlarına seni sen olarak bilenlere anlatma.iyilik de kötülük de daha çok yakınlardan gelir nefisin kabartma demek istedik..öğrenmek için anlatmak başka övünmek başkadır.selam es selame

  6. Selamlar hocam. Haklısınız en yakınlarımızdan görüyoruz zararı, ben anlatmaya hâyâ ediyorum artık, umudu ve güveni öyle kırılıyor ki insanın, mutlak ki çok hatam var. Hocam devam ediyorum zikrime. dün gece bir rüya gördüm. Yerde miyim, gökte mi bilmiyorum, dört tane beyaz at koşuyor bana doğru,ama pırıl pırıl adeta nur saçan bir beyazlık, soldan ikincisi daha parlaktı. Sonra bana ulaştıklarında ne oldu bilmiyorum, atlar sanki arabaya koşulacak gibi birbirine bağlanmış ve yanılmıyorsam sayıları artıp beş olmuşlardı ve birlikte koşmaya devam ediyorlardı. Selam ve dua ile hocam

  7. Selamlar olsun güzel hocam. Kırk gün oldu ilk zikrimi okumaya devam ediyorum, elimden geldiği kadar, sıkıntıların elverdiği ölçüde, huzur hissettiğim tek zamanlar da o zamanlar. Ama henüz nur görmüyorum, bazen şimşek çakması gibi küçük noktalar var ama gözümden mi kaynaklanıyor bilmiyorum. Çünkü yıllar önce bir kaç defa, yattığımda üzerimde uçuşan yaklaşık yumurta büyüklüğünde onlarca pırıldayan beyaz küreler görmüştüm, ne olduğunu bilmediğim için çok korkmuştum. Hocam kıymetli zamanınızdan çalmak istemediğim için yazmadım rüyalarımı, zorlasam da pek hatırlamıyorum. yaklaşık onbeş gün önce eşim mutfağa beyaz bir havlu getirip bırakmıştı. Hatırladığım tek rüya buydu, birkaç gün önce de yan komşum ( biraz sorunluyuz kendileriyle) kendi evinin penceresinden bizim balkona geçip bizim eve geldi, öfkeyle bağırarak yine elinde beyaz kumaş vardı sanırım, bıraktı, bağırıp çağırarak çıktı , ben sakinleştirmeye uğraştım, yine balkondan penceresine atlamaya çalışırken, “düşersin yardım edeyim”deyip elinden tutup yardım ettim, gitti. Daha önceki rüyayı yazmadım diye mi böyle birşey gördüm bilemiyorum hocam. Dediğim gibi değerli zamanınızı da almak istemedim. Biraz daha fazla çaba göstermem gerekiyor farkındayım ama … Selamlar saygılar hocam.

    • selam es selame ..beratını alıncaya kadar devam et..nur görüyorsun o şimeşek gibi görünüp kaybolanlar nurdur.göz yanılgısı değil.
      selam es selame

  8. Selam es selame hocam. Sizin zikri görmeden önce üveys zikri yapıyordum. Sabah akşam zikirlerin dışında gün içinde sürekli abdestli abdestsiz salavat ve tevhid okuyordum. Öyle tavsiye etmişlerdi. Şimdi sizin zikre başlayınca boşluğa düştüm. Aralarda serbest olarak abdestli abdestsiz çekebileceğimiz zikir öneriniz var mı?
    Bir de namaz sonrası alıştığımız 33er kez subhanallah, elhamdülillah, Allahu Ekber i bırakayım mı?
    Teşekkürler.

    • yazıyı dikkatli oku…abdestsiz zikir yapma.zikri farz namaz gibidir.temiz olmadan olmaz.
      sen en iyisi yazıyı değişik zamanlarda tekrar tekrar oku.bu iş şaka değil.rabbinin huzuruna çıkıyorsun.türkü çağırmak için sahnede değilsin adabına uy da huzurdan kovulma.
      selam esselae

  9. Selam es selame kıymetli hocam, çok zamanınızı almak istemiyorum, kısaca birkaç şey paylaşmak istedim. Ya latiyfun zikrini ikinci 40 günü dolmak üzere. İlk onbeş günde bıngıldak denilen kafamın üstümdeki bölgede ve alnımın saçımın bitiminde yoğun seğirme oldu, oldukça uzun sürdü ve seğirmelerim ondan sonra çok arttı ama hem sağ hem sol aynı bölgelerde, sağ bacakta oluyorsa, bir iki dakika içinde sol bölgede mesela. Sabah ve akşam devir yapıyorum, seğirmelere göre yapsam belki on, onbeş devir yapmak gerekiyor, yapmalı mıyım bilmiyorum. Gördüğüm nurlar çok küçük parıltılar halinde kayboluyor. Sadece bir tanesi daha belirgin ve büyük, birkaç saniye seçebiliyorum , rengi koyu mavi yeşil arasıydı, son günlerde açık mavi oldu. Hep aynı yerde görüyorum seccadenin orta sol bölgesinde , namaz sırasında daha çok, selam veremiyorum, ama içim çok mutlu oluyor . Geçen hafta beyaz, yeşil kubbeli bir yer gördüm, askerler içinde operasyon hazırlığı yapıyordu, sonra aynı yeri dışardan tekrar gördüğümde hepsi öldürülmüş dışarı sarkıyorlardı ama kimdi , iyi mi kötü mü o askerler neyin operasyonuydu bilemedim, internetten neresi olabileceğini araştırdım, cahilliğimi mazur görün, efendimizin kabriymiş gördüğüm yer. Geçen gün apartmanın bahçesini temizliyorum, ama şu an oturduğum ya da bildiğim bir yer değil, kendi çöplerimi temizlerken, diğerlerini de temizlemeye başladım. “evin içinde kullandığım temiz pembe renkli bir viledayla, herkesin çöpünü niye temizliyorum diye soruyorum kendime, etrafta bana hırlayan bir kedi var ama temizledim heryeri. Dün gece de siyah bir köpeğim varmış sokakta, birileri alıp götürdü, boynunda ince beyaz bir pamuk ip sarılıydi net olarak gördüm, tasma yerine, götürenin arkasından bağırdım, bir anda sesim kısıldı.
    Hocam, hem kendi nefsimden hem çevremden ağır saldırıyla geçti son haftalarım, bazen kafamı yataktan kaldıramayacak, ölmüşlere özenecek hale geliyorum. Burdan kardeşlerimizden birinin okuduğu 6666 ya latif ve ayetel kursiyi okudum . Okurken tek hissettiğim sol ayaktan başlayarak sol tarafımda bir üşüme adeta donma oldu.geçti, bir kaç gün sonra tesadüf mü bilmiyorum sol ayağım, hiç darp veya burkulma olmadığı halde ağrımaya başladı, şişti, yürüyemedim, dün sağ devir bile yapamadım, namazımı çok zorlanarak da olsa kıldım bugün daha iyi şükür, ama şişi tam inmiş değil.
    Rabbim sağlık afiyet versin hocam, yariniz yardımcınız olsun, inşallah tek isteğim beratımı alıp madden ve manen biraz olsun huzur bulmak, aslında yazmak istediğim çok şey var ama kıymetli zamanınızı ve enerjinizi harcamayı istemem, Rabbime şükür ki sizi karşıma çıkardı. Selamlar, hürmetler, hayırlı geceler

    • -Selam es selame, Azizem; Okuduğun ‘’Ya kuddusün ya tahirun. Ya latıfün ya latıf. Bi lutfikel hafiyyu bil kudretilletiy isteveytü biha alel arş’ ’ zikri kişiyi hem geçmişindeki her günahından ve günahlarının neticesi olan davalarından mahkûmiyetlerinden kurtarır hem de her tür süfliyattan arındırarak nur âlem ile tanıştırır. Meleki âlem terfi etmek demek, mümin veli mertebesine terfi etmek demektir. Nedir bu mertebenin belirgin özellikleri; duaların kabul ediliyor, rabbine ulaşmanı kolaylaştıracak ilim irfan kapıları açılıyor demektir. İlk gelişen ilim İhtilaç ilmidir. Bu ilmin sana verildiğine dair işaret te başın tepesinin, senin deyimin ile bıngıldak kısmının ihtilacıdır.
      Arkasından başın yanları ihtilaç eder sonra da vücuttaki hemen hemen her damarda bir şifreli haber almaya devam edersin.
      Her bir damar bir farklı bir haberdir. Bir bakıma şifreli haberleşme sistemi ile ”el habir” esması sende tecelli etmeye başlar…
      Kişi bu haberleri kendiliğinden kolay çözemez.
      Tecrübe sahibi olmadan hemen her damardan birkaç kere haber alıp neye geldiğini sezmeden ihtilaçlarından faydalanamaz…

      İhtilaçname adlı yazımızda, binlerce yıldır dilden dile aktarılan, müminlerden kıskanılıp bildirilmeyen sırları izin verildi, biz yayınladık.
      Şimdi her zikir ehli neresi ihtilaç ederse girer sitemize ve hemen öğrenir. Kendisi de kolayca tecrübe etmeye başlar. Sende gelişen bu ilimdir…

      İkinci gelişen ilim sadık rüyalardır.
      Çözümü kolay değildir.
      Bunun için de rüya yorumlarından yararlanırsın.

      Üçüncü gelişen ilim nur ilmidir. Gördüğün her nur bir şeyleri sana haber verir. ancak tecrüben olmadığından okuyamazsın. Yani herşey şifrelidir. Cahilin, cühelanın, iblisin ve askerlerinin kullanımına kapalıdır. Ancak müminler muttakilere sırrını verir bu ledünni vahiyler.
      Vahiy işaret dili demektir.
      Çözmek her yiğidin karı değildir…
      Zikirlerine sadakatle devam edersen her kademede önün daha aydın olur.
      Sen temizlendikçe kitaba yaklaşmana izin verilir.
      Temiz olmayanlar bu ledünni sırlara yaklaşamazlar.

      Gördüğün nurlar senin konumunu belirler.
      Cennette misin, henüz cehennemde mi, hangi makamdasın, hangi mertebedesin.
      Sanki rütbe işareti gibi, renk ve şekillerle kişiliğini yansıtır. Rehberin senin gördüklerine dayanarak seni yeni zikirlerle destekler.
      Rehbersiz bu labirentlerden çıkmak imkânsızdır.
      Elinden tutan bir rahiym el yoksa trafiğe çıkman tehlikeli ve bir bakıma yasaktır. Sabi çocuk gibi saf ve cahilsindir.
      Okula seni annen götürüp getirmelidir.
      Her yer tehdit her yer tehlikelidir.herkese el verilecek zaman hiç değidir.deccalın altın yıllarıdır..herşey teryüzdür.dürüstlük enayilik sayılır bu çağda,rezillik şeytanlık zirvelerde ileri dereceli makamlardadır.herkese güvenilmez..alır gidet insanı terörist yaparlar da kendi ailesini katlettirirler insana.İblis de yana yakıla kalifiye elaman arıyor,saf müminlerden abdilerden tarikat orduları kurar da cehennemi körükletir.sen ibadet ettiğini sanırsın da meyvesi kafirin depoların dolar senin evde akmak yoktur.sana zırnık koklatmaz..götürür kefirciklerine servet yığdırır iblis.sen çalışırsan şeytanlar tatillerde villalarda yatlarda katlarda sefa sürerler.sana da eneyi muamelesi yaparlar.

      Gördüğün keşifler hayırlı olsun. Mübarek olsun. Bir kardeşimiz iki gün önce yazmış. Keşfimde kabinin çevresinde ne kadar bina varsa tamamı cayır yanıyordu, Kâbe ortada bu yangınlardan hiç etkilenmeden tavafa açıktır diyordu. Sen de benzer bir felaketten haber almışsın ki Ravza-i mutahharada terör ve katil var. Yani susuş yönetimi kâfirin etkisindedir, cezalanacaktır. Ya yarın ya yarıdan da yakın.
      Bir yeni evi temizliyorsun ya o yeni ev senin bedenin. Başkalarının çöplerini de sen atıyorsun ya, çevrene dua ediyorsun. Çöp demek ateşe atılması gereken mikrop yuvası Nefislerdir. Yakın zamanda çok çap yakılarak imha edilecek dünya bulaşıcı hastalıklardan koruncak kurtarılacaktır inşaallah.

      Gelelim yeni zikrine. Artık zikrini değiştireme zamanı gelmiş. Şimdi AYETİNİ zikir edin. Ya sin suresindedir. Rabbim yar ve yardımcın olsun. Adını bile bilmiyorum. Ama önemli değil. Rabbimin gülüsün ya bu yeter yardım etmek için. Sahi erkek misin dişi mi. Onu bile bilmiyorum. Azizem dedim. Kalbim seni bayan olarak ilham etti. Yanılmışsam bağışla.
      Selam es selame

  10. Selamlar hocam. Ben evladı için şifa ararken türlü zikirlerle tanışan bir anneyim. Bebeğime öyle bir teşhis kondu ki, şu anda Rabbim onu benden alsa şükredecek durumdayım.
    Bir kitapta okudum. Çok önemli bir dilek için 40 gün hayvansal gıda tüketmeyin ve 40 günün sonunda en güzel duanızı edin. Böyle bir şey denesem mi bilemedim. Size danışmak istedim.
    Saygılarımla.

    • selam es selame bu altına yorum yazdığın yazıyı dikkatle oku ve inşaallah hayatına uygula.beratını al ve bütün mahkemeler cezaların affolunsun,yeni bir sayfa açılsın önündeki hayatın düzene girsin inşaallah..kişi ya yaptığını çeker ye da imtihandadır.selam es selame

      • Bu kadar kısa sürede cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Zikre başladım Allah’ın izniyle. Sitenizde hacet için Bakara süresinden bir ayet paylaşmışsınız, içinde Allah ismi geçiyor. Zikirle birlikte onu da okusam sakıncası olur mu?

  11. Selam es selame kıymetli hocam, ne yazacağımı bilmiyorum, kaç defa okudum yazdıklarınızı. Öyle bir şey hissediyorum ki günlerdir, ben sizi tüm ömrüm boyu biliyordum gibi. Ama söylememe bile gerek yoktur muhakkak. Rabbim yariniz, yardımcınız olsun, sağlık, sıhhat, afiyet versin tekrar tekrar diliyorum hocam.

  12. Selam es selame kıymetli hocam, Rabbim sıhhat, afiyet, kuvvet versin, hayırlı cumalar.
    Selamünkavlem.. zikrime hemen başladım, ve sanki açlık çekiyormuşum gibi istekle okumaya başladım ilk gün ve yazmam gerektiğini düşündüm. İlk okuduğum gün zikir sırasında sağ gözümün kuyruk kısmından başlayarak, karartı gibi de değil, bir bulut gibi sola doğru bir geçiş oldu, çok yavaşça ..sadece görmedim , baskı olarak da gözümde hissettim şaşkınlıkla, gece yine zikir sırasında tekrar etti. İkinci gece başımın üzerinden ihtilaç aldım yine zikir sırasında, bu defa dıngıldak noktasının daha ilerisinde, ihtilaç süresince zikre devam etmek geldi içimden, biraz başımın arkasına meshettiğimiz bölge boyunca, sonra sol tarafta, çok emin olamadım sağ tarafta çok hafif, Yasin suresini okumaya başladım,bıngıldak bölgesine tekrar geldi ama ihtilaçtan çok dönen birşey varmış gibi hissettim. Bir saat kadar sürdü. seccademin bu kez sağ tarafında, yukarda tam formunu tanımlayamayacağım bazen iki tane çok açık mavi yeşil arası renkte parladığını gördüyorum yeni zikre başladığımdan beri, yine namaz sırasında.
    İki gün sönce sağ omzumda ihtilaç oldu, hemen baktım, tavsiye buyurduğunuz üzere sağ devrimden sonra dua okudum. Sol omzuma geçti, şükür dedim ama ,Bir gece öncesinde trafik kazası yaptığımı görmüştüm hocam, aracı yokuştan aşağı kullanırken, gidip öndeki arabaya çarptığını görüyorum ama arabada ben yokmuşum gibi, kazayı arkadan izleyip, sola doğru dönüp savruldum. Araba kullanmayı bilmiyorum , ama araç kullandığımı, kaza yaptığımı eskiden de görürdüm, Eşim dün gece eve dönerken gördüğüm yerin en fazla 50 metre öncesinde kaza geçirdi hocam, sağdan bir araba gelip vurmuş o da sola doğru savrulmuş arabayla. Şükür sadece maddi olarak hasar var, şükür ediyorum ama maddi olarak da çok çıkmazda olunca….. Sağ devri hakkıyla yapamadım mı diye şüpheye düştüm efendim, ya da başka bir hata mı yaptım. Tekrar hayırlı cumalar, Rabbim kuvvet versin.

  13. Selam es selame kıymeli hocam. Mümkün müdür bilmiyorum ama size danışmak istedim. Gece zikirlerimden sonra, ben de ismi azamımı öğrenebilir miyim? Diye el açtım Rabbime . Aslında aklımdan da pek çıkmıyor ama, 7-8 sene önce gördüğüm rüyalar geldi aklıma. Çok sıkıntıdayken yaşlı bor adam, yeşil bir kitap koydu önüme, üçü oku dedi. Ben Al-i imrandir diye düşünüp ordan ayetler okudum, şimdi çok emin degilim. Sonra duvarda bir resim ama canlıymış içine girdim, taşlardan bir tepenin üzerinde siyah cübbeli ağzı yeşil kumaşla kaplı bir adam bana bakıyor, 6 defa Musa dersen her istediğin olur, dedi bir ses. Ben de Musa aleyhisselamın dualarını araştırıp okumaya başladım ama bir ilerlemem olmadı. Gece acaba hz Musa peygamberde tecelli eden isim midir? Yoksa ebced değerine karşılık gelen isim midir diye aklıma geldi, üç ayrı isim buldum araştırıp. Ya Ali, Ya Muizz, Ya Kaviyy. Okusam mı, hepsini mi okumak gerekir, rüyam salih miydi, hem bunlar zikre başlamamdan çok önceydi, hocama sabah yazsam mı derken uyumaya çalıştım, kafamın içinde “hadi canım” diye bir ses öyle bir gürültüyle seslendi ki, vücudum titredi hocam, bilemedim. yine en doğrusunu en güzelini siz bilir,siz söylersiniz diye sormak istedim ne yapmam gerektiğini. Rabbim sağlık, afiyet, kuvvet versin kıymetli hocam.( hocam bir de aynı dönemlerde bir kadın taştan oyulmuş su dolu bir kabın üstene elimi açık olarak tutturmuştu yine rüyamda, saat yönünün tersine doğru elimi hareket ettirip,”böyle yapacaksın , bu tarafa” diye göstermişti, su elimin hareketiyle aynı yöne hareket etmeye başlamıştı, tekrar hayırlı günler dilerim)

    • selam es selame..bu altına yorum yazdığın yazıyı hayatına geçir..sana sağ devri öğretilmek istenmiş.su yani hayat sağ devrinde berkemaldir.
      geçmiş rüyaların hayatını yönlendirmiştir.zikir çekiyor musun bilemedim..binlece insanla bağım var.aklımda tutmam imkansız.rabbim yar ve yardımcımız olsun selam es selame

  14. Çok özür dilerim hocam, evet zikir çekiyorum ya latiyfün.. Zikrinden sonra, geçen hafta selamün kavlem.. Zikrini vermiştiniz. Ben sizin yazdıklarınızı okuduktan sonra sağ devrin bu rüyada gösterilmiş olabileceğini hissetmiştim , bu yüzden hep sizinle sanki daha önceden hep bağım varmış gibi hissediyorum. Ama ismi azamın Hz Musa ile bağlantısını ve bu isimlerden birini zikir edinmem de gerekir mi onu öğrenmeyi çok isterim zat-ı Alinizden.. Selam es selame hocam çok teşekkür ederim. Ama sanırım buna cevap yazmadığınıza göre belki beklemem gerekecek.

  15. Selam es selame kıymetli hocam, Rabbim sıhhat, afiyet, daha fazla mümin kardeşimize yardım edebilmeniz için kuvvet versin. Ya latiyfun zikrinden sonra, selamün kavlem.. Zikrini vermiştiniz onbeş gündür aksatmadan devam ediyorum Allahın izniyle. Gördüğüm nurlar genelde çok açık turkuaz renginde.Geçen hafta ev sahibimiz kendi ihtiyacı doğduğu için evden çıkarabileceğini söyleyince, zaten çok sıkıntıdaydık, 41 vakia suresi okumaya niye ettim 41 gün bir hafta okudum. Dün “her dua serbest değil” yazınızı okuyunca, bıraktım, ama niyet ettim içim de rahat etmedi.
    Rüyamda evime gelmişsiniz iki kişiyle, oturduğum eve de benziyor ama tam değil.. yemek masasında oturuyorsunuz,bir de komşum var, daha çok kadın olarak gördüm, bakamadım yüzünüze.. Evim dağınık nasıl ağırlarım diye içeri koştum yatak odasına baktım düzenli, yatağın üstü beyaz, kızıl kahve bir battaniye örtülü parlak.. Süt beyazı parlak bir gardrop, katlı yatak yorgan var. Bir telefon gördüm baktım benim değil. Odaya baktım tekrar eşyalar yer değiştirmiş, gardrp yok.. Çıkarken tekrar baktım gardrop tekrar gelmiş, eşyalar yine yer değiştirmiş. Bu telefona mesaj geldi “taşınalım mı?”yazıyor, ben de cevap yazmaya başladım, sonra bu telefon benim değildiki dedim, telefon elimde dağıldı, düzelttim , yerine koydum. Bu arada hocama birşey ikram edemedim, çok ayıp oldu deyip koşturdum, evde kahveden başka birşeyim de yok, belki çikolata bulur yanına ikram ederim diye yanınıza geldim, baktım yanınızdakilerden biri cezveye dört kişilik kahve koymuş hazırlıyor..
    Sizi de rüyamda görmek nasip oldu ama yorum anlayamadım hocam. Akşam zikrimi çekerken sol el avuç parmaklarıma yakın bölge sanki dağlanmış gibi yandı nerdeyse elimi dizimden ayırıyordum acıdan, zikirden sonra da omzumun ortasında çok şiddetli değilse de aynı acı kısa süreli oldu. İnşallah yanlış birşey yapmamışımdır niyetiyle tüm bunları yazmak istedim. Hayırlı günler,Rabbim yâr ve yardımcınız olsun, hürmetler, selam es selame efendim

    • selam es selame .verdiğimiz zikirlerin dışına çıkmayın,diğer zikirlerle etkileşir ve maksadı aşan tecelliler olur diye defalarca yazılarımda belirttim.eğer kendiniz geliştirmek istiyorsanız sadece birebir herşeyi sorarak anlama çalışmanız olacak iş değil.herkese yazdıklarımız hepimizedir.yazılarda kime ne yazdıysak sana yazmışız gibi algılamalısın.bu son okuduğun ayet seni çevreden gelen sıkıntılardan koruyacak.ilk zikirin senin zatını içini temizledi bu zikir ise sıfatını içinde yaşadığın çevreyi temizleyecek.böylece içten dıştan arındırılacak selamete kavuşacaksın.sen ne kadar temiz olsan etrafın dış şartların temiz değilse seni istemeden de kirletir.bu ayeti hiç aksaklık yapmadan günde 818 den az olmayacak şekilde kırkbir gün okumalısın selam es selame

  16. Selam es selame kıymetli hocam. Allah sıhhat afiyet versin. Biliyorum ki çok fazla uğraştığınız sorun var, o yüzden yazmayı istemiyordum ama o kadar kimsem yokki, yine size sormak istedim. İkinci zikrim selamun kavlem.. 32. günündeyim. Namazda kollarımın üzerine uzanmış şekilde açık yeşil ışıklar gördüm. Ellerime yakın, küçük beyaz..önümde bazen mavi bir seferde bir top büyüklüğünde beyaz renkli sarı damarları olan. Gözüm kapalıyken de görüyorum dönem dönem , o yüzden rüyamıydı gerçek mi hala ayırdında değilim, bir gece seccamen başımın ucunda dikilmiş duruyordu.
    Maddi sorunlarımız devam ediyor hocam, nerdeyse ekmek almayı bile düşünür haldeyim, evden de çıkmamız gerek.çocuğum olmasa bilmiyorum kimbilir ne yapardım.. onu bırakıp çalışamıyorum da, bir dönem aileme bırakıp çalıştım, nerdeyse canından oluyordu. Yardım isteyecek kimsem yok, olsa da boşanmamı istiyor herkes, ben yuvamı dağıtmak istemiyorum, eşim dünya iyisidir ama iyi insanların ne yazıkki alın teriyle uğraşması yetmiyor artık, ailesi bile dolandırıyor insanı. Zikrimden başka birşey okumuyorum hocam,ama kendimi veremiyorum da sıkıntıdan ağlamaktan, belki o yüzden tecelli ettiremiyorum, riyakar gibi hissediyorum kendimi bazen, üç kuruşluk dünya için mi dua ediyorum diye. İsterseniz hiç cevap yazmayın ama bana da dua edin efendim..hiç bilmiyorum hiç , sadece yazmak istedim

    • selam es selame ..nur görmeniz size menevi olarak yeter..devam edin..bu selam sayesi
      nde çevreniz değişir.selamete çıkarsınız..ayetin sonunda aleyküm selam ekle..selamünkavlemmirrabbirrahim aleyküm selam….şeklinde oku.selam es selame

  17. Selam es selame kıymetli hocam 2. Zikrim selamün kavlem .. 41 gün oldu efendim, son bir hafta ‘aleyküm selam eklememi” tavsiye etmiştiniz, maddi sıkıntılarım yoğunlaştığını söyleyince. Zikrimi değistirmem gerekiyor mu, yoksa ” aleyküm selam” eklenmiş haliyle 41 gün okumam gerekir mi? Selam esselame .

  18. Selam es selame kıymetli hocam, gözümüm nuru. Geçen hafta 3. Zikrim olarak “Allahummerzukna..” zikrini vermiştiniz, birkaç gün yazılarınızı göremeyince, zikri almak için yazarken bile sizi rahatsız etmekten çok çekindim. sağlık ve afiyetiniz için duacıyım hocam.
    inşallah rahatsızlık vermezsem gördüğüm rüya için yazıyorum hocam. İkinci zikrim ” selamun kavlem.. ” sırasında uzun zaman önce kaybettiğim rahmetli babamı gördüm. Birbirimizi çok severdik ama rüyamda hep benden uzakta, arkası dönük, yüzü asık gördüğüm babam, bu kez evimde kızımın en sevdiğim pembe renkte atletlerinden birini giymiş gülüyordu ” çok güzelleşmişsin babacım” dedim, sarıldım. Çok güzelleşmişti gerçekten.
    Ya latiyfun zikrine başladığımda gördüklerimi kimseye anlatmazsam bana bir kırmızı şal verileceği söylenmişti rüyamda. daha önce de yazmıştım, dediğiniz gibi kimseye anlatmadım. O muydu bilmiyorum hocam, kırmızı bir yazma gördüm, dörde katlanmış , bayrak tengi, çok güzel bir kumaş, çevresi işlemeliydi. Sonra bu örtüyü bir kadının başında gördüm, bir binanın duvarının yanında yürüyordu. Burası Ankaranın içi, bina da başkanlık sarayıymış, ama küçük, mütevazi bir bina, başkanı görmek istiyorum.” öteki sarayda” diyorlar, bir sarayda yaşar diğerinde çalışırmış, bir tek benim haberim yokmuş bu saraydan, üstelik diğer sarayı göremiyorum.. Sonra saray birden belirdi, yine mütevazi, güzel bir binaydı. Başkanı görmek için içeri girdim, ama evimin namaz kıldığım köşesi gibi burası, temiz tüller takıyorum pencereye, başkan ve adamları geliyorlar, toplantı yapıyorlar. Ama şu anki başkanımız değil, ellerinde pek çok ilçeyle ilgili bilgi var ve başkan aralarından bazılarının il olması gerektiğini söylüyor, “tekliflerinizi getirin onaylayayım” diyordu, ben de toplantıyı izliyordum. İnşallah hayırlar olsun hocam. Rabbim yar ve yardımcınız olsun, kuvvet versin.Selam es selame.

    • selam es selame ..Nesrincan..bir facebook hesabı aç benim hesaplardan bana yaz..kapalı bir gurubumuz var..senin kadar güzel rüya görmeye başlayanlarla daha derin sırlar ilimler paylaşıyoruz.oraya gel o il olacak yerlerden birine seni vali tayin etmesi için başkanla görüşelim dua edelim..olur mu selam es selame

CEVAP VER